bugün
- karışık kızartma8
- amedspor9
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor6
- yallah arabistan a diyen tip10
- gocu ekşide yazar olmuş4
- ispanya daki hızlı tren kazasında 30 ölü7
- fuck taliban tişörtü7
- yemek yedikten sonra nabzın yükselmesi4
- ese dezze2
- ekşi sözlük2
- dom dom kurşunu5
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- asperger sendromu7
- günün sözü8
- 9 mayıs 2027 trabzonspor fenerbahçe maçı7
- trabzonspor17
- fatih terim'in fenerbahçe'nin başına geçmesi8
- anın turşusu4
- yerde para bulmak12
- halloween kutlayan dejenere tip5
- pastayı varoş gösteren detaylar4
- görükle den moskova'ya yürümek10
- kadın şoför9
- istanbul7
- true'nun çaylak olması12
- 29 ekim cumhuriyet bayramı5
- bütün sözlük kızlarının gocu'nun peşinden koşması6
- sel2
- şafak saymak5
- fenerbahçe yi ayağa kaldıracak teknik direktör7
- bu hafta türkiye'ye geliyorum2
- fenerbahçe'yi şampiyon yapacak teknik direktör3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- kedi sevmeyen insan5
- giresunlu olmanın zorlukları4
- bibi kazandı3
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması9
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması10
- 28 ekim 2026 kars 36 spor antalyaspor maçı4
- para kazanmak9
- nervio abla20
- milli bayramların kutlanmaması3
- eyyy aliyev2
- japonya5
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- turşu yemeye ıspartaya gitmek2
- binyamin netanyahu12
- bu kedi sevgisi nedir yahu5
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- yeni evli çift aktiviteleri16
Necip Fazıl’ın 1939 senesinde yazdığı bir fıkra.
KOLAY CÜMLE
Bazı dostlarım bana demiştir ki:
-Yazılarını kolaylıkla anlıyamıyoruz. Bazı cümleleri birkaç kere okumak lazım. Biraz daha hafif yazamaz mısın?
Bazı düşmanlarım da şöyle buyurmuştur:
-Ne dediği anlaşılmıyan adam! Muvaffakiyetini anlaşılmamakta arayan, zikzaklı, dolambaçlı, çetrefil cümlelerde kıymet vehmeden yazıcı!
Demek ki, bazı dostlarımla bazı düşmanlarım arasında yalnız nezaket farkı var...
Bir Fransız papazın (Poesie püre- Saf şiir ) isimli kitabı vaktiyle bütün dünyada bir sanat hadisesi kabul edilmişti. Bu kitabın ilk sayfasını açalım. Kainatı tek cümleye hapsetmiş bir vecize kadar güzel bir söze rastgeliriz:
"Dümdüz, çırçıplak, apaydınlık bir vuzuhla konuşan insanlara dikkat ettim. Her defasında karşımda bir APTAL vardı."
Akıl hastalıklarına dair bir kitapta da, bir delinin ağzından çıkmış şöyle bir cümle gördüm:
"Mavi hattın üstündeki sebep"
Papazın sevdiği girift cümle acaba bu muydu?
içi hayat dolu cümleyle, illetli bir kafanın deprenişi arasındaki fark inceliğini sezmek, o kadar zor olmasa gerek...
Bir odada ışıkları kıstıkça mesafeler ebedîleşir, ışık büsbütün söndürülünce mesafe kalmamıştır; aynı fark...
Dik bir yokuş karşısında dizlerimizin, ağır bir hindi dolması önünde midemizin, çıkacağı kapıyı bulamıyan şaşkınlar arasında sinirlerimizin yorgunluk hakkını kim teslim etmez? Fakat fikrin yorduğu insanları ister istemez mazur görürken için için ağlıyorum.
Bu zavallılara bütün bir kainattan mahrum oldukları söylense acaba anlaşılır mı?
Necip Fazıl
(1939)
KOLAY CÜMLE
Bazı dostlarım bana demiştir ki:
-Yazılarını kolaylıkla anlıyamıyoruz. Bazı cümleleri birkaç kere okumak lazım. Biraz daha hafif yazamaz mısın?
Bazı düşmanlarım da şöyle buyurmuştur:
-Ne dediği anlaşılmıyan adam! Muvaffakiyetini anlaşılmamakta arayan, zikzaklı, dolambaçlı, çetrefil cümlelerde kıymet vehmeden yazıcı!
Demek ki, bazı dostlarımla bazı düşmanlarım arasında yalnız nezaket farkı var...
Bir Fransız papazın (Poesie püre- Saf şiir ) isimli kitabı vaktiyle bütün dünyada bir sanat hadisesi kabul edilmişti. Bu kitabın ilk sayfasını açalım. Kainatı tek cümleye hapsetmiş bir vecize kadar güzel bir söze rastgeliriz:
"Dümdüz, çırçıplak, apaydınlık bir vuzuhla konuşan insanlara dikkat ettim. Her defasında karşımda bir APTAL vardı."
Akıl hastalıklarına dair bir kitapta da, bir delinin ağzından çıkmış şöyle bir cümle gördüm:
"Mavi hattın üstündeki sebep"
Papazın sevdiği girift cümle acaba bu muydu?
içi hayat dolu cümleyle, illetli bir kafanın deprenişi arasındaki fark inceliğini sezmek, o kadar zor olmasa gerek...
Bir odada ışıkları kıstıkça mesafeler ebedîleşir, ışık büsbütün söndürülünce mesafe kalmamıştır; aynı fark...
Dik bir yokuş karşısında dizlerimizin, ağır bir hindi dolması önünde midemizin, çıkacağı kapıyı bulamıyan şaşkınlar arasında sinirlerimizin yorgunluk hakkını kim teslim etmez? Fakat fikrin yorduğu insanları ister istemez mazur görürken için için ağlıyorum.
Bu zavallılara bütün bir kainattan mahrum oldukları söylense acaba anlaşılır mı?
Necip Fazıl
(1939)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar