bugün
- aslan burcu6
- hava muhalefeti4
- sabahları nefret edilen şeyler20
- güne almanca bir cümle bırak5
- bal tereyağ kaşar peynir ve çay4
- saddam hüseyin5
- mazotun yarım litresi 50 tl4
- kanadalı ünlüler10
- tavuk kanadı ne işe yarıyor sorunsalı8
- 28 bine çalışmak7
- cb külliyesinde türk bayrağı olmaması7
- allah7
- 17 eylül 2026 beşiktaş marsilya maçı15
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- gagavuzları çok seviyorum ne yapmalıyım4
- amerika3
- sözlüğün kalitesinin bu aralar düşmesi4
- sevilen hitap şekilleri5
- bir erkeğe objektif bakma yetisini kaybetmek6
- iblis'in sesini duymak12
- alarmı kapatıp beş dakika daha uyuma3
- kürdü sevin11
- çizgi filmleri en iyi yapan ülkeler3
- eski sevgilinin aylar sonra yazması17
- herkese garip size normal gelen şeyler4
- pipinin ortasında kıllar çıkması4
- mazotun litresi 101 lira35
- beni kaybettin diyen erkek14
- arkadaşlar yeni işe başladım16
- gecenin korkunç yaratıkları4
- sabahları sevilen şeyler8
- yazarların yapmayı düşündükleri çocuk sayısı15
- reddedilince brad pitt ten neyim eksik diyen erkek4
- iç sıkıntısı7
- türkiye'ye gelip türk erkeklerini yolmak2
- ekonomi iyiken de akpye oy vermeyenler26
- tecrübe edilen en korkunç şey7
- gülsen tuncer2
- anın görüntüsü24
- ikinci abdülhamid abartılmış bir balondur2
- bir sevgiliden beklenen şeyler11
- sözlükteki kaliteli yazarlar41
- bin entry girmek2
- durduk yere bir yere rezervasyon yaptırmak2
- vardiyalı çalışmak2
- sadece filistin'i önemsemek15
- ekşiye gidiyorum ben10
- kıbrıs barış harekatını ecevit'e mal etmek21
- kahvaltıda kaç zeytin yersiniz16
- arkadaşlar bir şey danışacağım10
Atatürk için söylene gelen bir söz vardır: o olmasaydı da kurtuluş savaşı yapılırdı, şeklinde.
Öncelikle bu söz doğru. Bakıldığında o dönemde Anadolu'da direniş hareketi söz konusu. Osmanlı'nın genç yaşta çok iyi yetişmiş vatanperver subayları ki bunlar on yıl boyunca cephe cephe dolaşmış fedakar kişilerdir, bu hareketin içindeler. Atatürk de bunlardan birisi.
Lakin kurtuluş Savaşı'nın yapılması demek onun kazanılması demek değildir. Atatürk dışında bir komutan, tarihe şimdiki zamandan bakmak ve olsaydı etseydi ile konuşmak doğru değil ama, yine de Atatürk dışında bir komutan böylesi bir savaşı başarıya ulaştırmakta muvaffak olamazdı.
Atatürk'ü çevresindeki tüm subaylardan daha farklı daha özel yapan kendisinin son derece realist ülkelere sahip olmasıdır. Bunun en iyi örneği izmir'de düşmanı mağlup ettikten sonra ömrü boyunca hasreti ile yaşayacak olsa da misakı milli içinde yer alsa da Selanik'e ordusunu yürütmemiş olmasıdır.
O anda Atatürk Selanik'te kazanacağı hiçbir şey olmadığını fark etmiş olmalı. Çevresindeki herkes, her subay ilk defa tek ağızdan bir galibiyete inanıp Selanik için hemfikir olurken Atatürk durmayı seçti. Bu büyük bir irade ve kuvvetli bir bilincin göstergesidir. Atatürk ömrü boyunca Selanik hasreti ile yaşadı son gününde dahi Selanik'i afet inan'a anlattı ama oraya ordusunu sürmedi.
Oysa Yunan ordusu tüm kuvvetleri ile son bir savunma savaşı için orada Türk ordusunu bekliyordu. Peki gerçekten kazanmış olsaydık ne olurdu?
Bu sefer belki de tarihi bir mirası uyandırır ve Türkler Avrupa'da korkusu ile zaten kendi içinde münakaşa halinde bulunan batılı devletleri kısa süreliğine de olsa bir birlik anına sürüklerdik. Sonucunda zaten hali yıllarca savaşmaktan (15 seneyi buluyordu neredeyse) ordu ne kadar direnebilirdi? Meçhul.
Kaybedilse zaten Ankara'ya kadar bir yol Yunan kuvvetleri için açılmış olurdu.
Atatürk'ü büyük yapan işte durması gereken, ilerlemesi gereken, çekilmesi gereken noktaları tayin etmedeki bu kuvvetli irade ve büyük bilinçtir. Kişisel özlemlerini, bir acıya dönüştürme pahasına milleti ön plana alan bu kişiye karşın ister sevin ister sevmeyin ama bir devlet büyüğü olarak kendisine Atatürk'e saygı duymak her devletini seven insanın yerine getirmesi gereken bir vefa borcudur.
Öncelikle bu söz doğru. Bakıldığında o dönemde Anadolu'da direniş hareketi söz konusu. Osmanlı'nın genç yaşta çok iyi yetişmiş vatanperver subayları ki bunlar on yıl boyunca cephe cephe dolaşmış fedakar kişilerdir, bu hareketin içindeler. Atatürk de bunlardan birisi.
Lakin kurtuluş Savaşı'nın yapılması demek onun kazanılması demek değildir. Atatürk dışında bir komutan, tarihe şimdiki zamandan bakmak ve olsaydı etseydi ile konuşmak doğru değil ama, yine de Atatürk dışında bir komutan böylesi bir savaşı başarıya ulaştırmakta muvaffak olamazdı.
Atatürk'ü çevresindeki tüm subaylardan daha farklı daha özel yapan kendisinin son derece realist ülkelere sahip olmasıdır. Bunun en iyi örneği izmir'de düşmanı mağlup ettikten sonra ömrü boyunca hasreti ile yaşayacak olsa da misakı milli içinde yer alsa da Selanik'e ordusunu yürütmemiş olmasıdır.
O anda Atatürk Selanik'te kazanacağı hiçbir şey olmadığını fark etmiş olmalı. Çevresindeki herkes, her subay ilk defa tek ağızdan bir galibiyete inanıp Selanik için hemfikir olurken Atatürk durmayı seçti. Bu büyük bir irade ve kuvvetli bir bilincin göstergesidir. Atatürk ömrü boyunca Selanik hasreti ile yaşadı son gününde dahi Selanik'i afet inan'a anlattı ama oraya ordusunu sürmedi.
Oysa Yunan ordusu tüm kuvvetleri ile son bir savunma savaşı için orada Türk ordusunu bekliyordu. Peki gerçekten kazanmış olsaydık ne olurdu?
Bu sefer belki de tarihi bir mirası uyandırır ve Türkler Avrupa'da korkusu ile zaten kendi içinde münakaşa halinde bulunan batılı devletleri kısa süreliğine de olsa bir birlik anına sürüklerdik. Sonucunda zaten hali yıllarca savaşmaktan (15 seneyi buluyordu neredeyse) ordu ne kadar direnebilirdi? Meçhul.
Kaybedilse zaten Ankara'ya kadar bir yol Yunan kuvvetleri için açılmış olurdu.
Atatürk'ü büyük yapan işte durması gereken, ilerlemesi gereken, çekilmesi gereken noktaları tayin etmedeki bu kuvvetli irade ve büyük bilinçtir. Kişisel özlemlerini, bir acıya dönüştürme pahasına milleti ön plana alan bu kişiye karşın ister sevin ister sevmeyin ama bir devlet büyüğü olarak kendisine Atatürk'e saygı duymak her devletini seven insanın yerine getirmesi gereken bir vefa borcudur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar