bugün
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek8
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı15
- 18 haziran 2026 yusuf ziya gümüşel'in tahliyesi4
- sivas divriğiye yerleşmek3
- karakalpakistan2
- kilo verdiren gıda4
- vedat muriqi3
- linkedin4
- izinli yazarın entry girebilmesi6
- ismail kartal10
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- yıllık yazısı3
- org vs synthesizer4
- tripofobisi olanlar revani yemezler4
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- azizlik neden ispanyollara mahsus5
- insan sanatsal bir varlıktır8
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu3
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- koyun yoğurdu3
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj2
- islam düşmanlarına epstein şoku12
- 2026 dünya kupası13
- asansörde kalmak2
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler8
- 18 haziran 2026 moskova drone saldırısı2
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- gecenin şarkısı5
- sokak röportajı veren sıradan vatandaş2
- kemal derviş5
- ulukışla2
- çiftehan2
- bugün ne yedin10
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması4
- sistem patlamış4
- şu anda ne yapıyorsun19
- en iyi yanık kremi5
- ortalama bir insan olmak2
- egay sucukcu7
- bir gün ölecek olmak6
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- en iyi terapi6
- sokaktaki çocuk sesleri4
- aydın da bir tonluk balyanın altında kalan adam2
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- çekya2
- 9000 iş günü prim ödemek2
- yanlışlıkla erkek sikmek8
- kemal kılıçdaroğlu12
- kademeli emeklilik sistemi2
Atatürk için söylene gelen bir söz vardır: o olmasaydı da kurtuluş savaşı yapılırdı, şeklinde.
Öncelikle bu söz doğru. Bakıldığında o dönemde Anadolu'da direniş hareketi söz konusu. Osmanlı'nın genç yaşta çok iyi yetişmiş vatanperver subayları ki bunlar on yıl boyunca cephe cephe dolaşmış fedakar kişilerdir, bu hareketin içindeler. Atatürk de bunlardan birisi.
Lakin kurtuluş Savaşı'nın yapılması demek onun kazanılması demek değildir. Atatürk dışında bir komutan, tarihe şimdiki zamandan bakmak ve olsaydı etseydi ile konuşmak doğru değil ama, yine de Atatürk dışında bir komutan böylesi bir savaşı başarıya ulaştırmakta muvaffak olamazdı.
Atatürk'ü çevresindeki tüm subaylardan daha farklı daha özel yapan kendisinin son derece realist ülkelere sahip olmasıdır. Bunun en iyi örneği izmir'de düşmanı mağlup ettikten sonra ömrü boyunca hasreti ile yaşayacak olsa da misakı milli içinde yer alsa da Selanik'e ordusunu yürütmemiş olmasıdır.
O anda Atatürk Selanik'te kazanacağı hiçbir şey olmadığını fark etmiş olmalı. Çevresindeki herkes, her subay ilk defa tek ağızdan bir galibiyete inanıp Selanik için hemfikir olurken Atatürk durmayı seçti. Bu büyük bir irade ve kuvvetli bir bilincin göstergesidir. Atatürk ömrü boyunca Selanik hasreti ile yaşadı son gününde dahi Selanik'i afet inan'a anlattı ama oraya ordusunu sürmedi.
Oysa Yunan ordusu tüm kuvvetleri ile son bir savunma savaşı için orada Türk ordusunu bekliyordu. Peki gerçekten kazanmış olsaydık ne olurdu?
Bu sefer belki de tarihi bir mirası uyandırır ve Türkler Avrupa'da korkusu ile zaten kendi içinde münakaşa halinde bulunan batılı devletleri kısa süreliğine de olsa bir birlik anına sürüklerdik. Sonucunda zaten hali yıllarca savaşmaktan (15 seneyi buluyordu neredeyse) ordu ne kadar direnebilirdi? Meçhul.
Kaybedilse zaten Ankara'ya kadar bir yol Yunan kuvvetleri için açılmış olurdu.
Atatürk'ü büyük yapan işte durması gereken, ilerlemesi gereken, çekilmesi gereken noktaları tayin etmedeki bu kuvvetli irade ve büyük bilinçtir. Kişisel özlemlerini, bir acıya dönüştürme pahasına milleti ön plana alan bu kişiye karşın ister sevin ister sevmeyin ama bir devlet büyüğü olarak kendisine Atatürk'e saygı duymak her devletini seven insanın yerine getirmesi gereken bir vefa borcudur.
Öncelikle bu söz doğru. Bakıldığında o dönemde Anadolu'da direniş hareketi söz konusu. Osmanlı'nın genç yaşta çok iyi yetişmiş vatanperver subayları ki bunlar on yıl boyunca cephe cephe dolaşmış fedakar kişilerdir, bu hareketin içindeler. Atatürk de bunlardan birisi.
Lakin kurtuluş Savaşı'nın yapılması demek onun kazanılması demek değildir. Atatürk dışında bir komutan, tarihe şimdiki zamandan bakmak ve olsaydı etseydi ile konuşmak doğru değil ama, yine de Atatürk dışında bir komutan böylesi bir savaşı başarıya ulaştırmakta muvaffak olamazdı.
Atatürk'ü çevresindeki tüm subaylardan daha farklı daha özel yapan kendisinin son derece realist ülkelere sahip olmasıdır. Bunun en iyi örneği izmir'de düşmanı mağlup ettikten sonra ömrü boyunca hasreti ile yaşayacak olsa da misakı milli içinde yer alsa da Selanik'e ordusunu yürütmemiş olmasıdır.
O anda Atatürk Selanik'te kazanacağı hiçbir şey olmadığını fark etmiş olmalı. Çevresindeki herkes, her subay ilk defa tek ağızdan bir galibiyete inanıp Selanik için hemfikir olurken Atatürk durmayı seçti. Bu büyük bir irade ve kuvvetli bir bilincin göstergesidir. Atatürk ömrü boyunca Selanik hasreti ile yaşadı son gününde dahi Selanik'i afet inan'a anlattı ama oraya ordusunu sürmedi.
Oysa Yunan ordusu tüm kuvvetleri ile son bir savunma savaşı için orada Türk ordusunu bekliyordu. Peki gerçekten kazanmış olsaydık ne olurdu?
Bu sefer belki de tarihi bir mirası uyandırır ve Türkler Avrupa'da korkusu ile zaten kendi içinde münakaşa halinde bulunan batılı devletleri kısa süreliğine de olsa bir birlik anına sürüklerdik. Sonucunda zaten hali yıllarca savaşmaktan (15 seneyi buluyordu neredeyse) ordu ne kadar direnebilirdi? Meçhul.
Kaybedilse zaten Ankara'ya kadar bir yol Yunan kuvvetleri için açılmış olurdu.
Atatürk'ü büyük yapan işte durması gereken, ilerlemesi gereken, çekilmesi gereken noktaları tayin etmedeki bu kuvvetli irade ve büyük bilinçtir. Kişisel özlemlerini, bir acıya dönüştürme pahasına milleti ön plana alan bu kişiye karşın ister sevin ister sevmeyin ama bir devlet büyüğü olarak kendisine Atatürk'e saygı duymak her devletini seven insanın yerine getirmesi gereken bir vefa borcudur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar