bugün
- foşik törklörön liginde birinci amedspor20
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok17
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm13
- betray me masklavi frank lucas kerhaneci yagmurcu7
- parcalandim toparlanamiyorum313
- düşün ki o bunu okuyor6
- basketbol2
- 29 yaşında erkek 40 yaşında kadın evliliği5
- türkiye'deki hoşgörü hristiyanlıktan geliyor4
- türkler ile moğollar kardeştir11
- anın görüntüsü28
- hollanda'nın deniz seviyesinin altında bulunması2
- emeviler6
- kendinden büyük bir kadınla evlenmek3
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- ktç camdan atladı apandisti patladı2
- terör örgütünün silah bırakmaması3
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı30
- kürdistan11
- game of thrones taki kerhaneci17
- betray me2
- claudian clouds43
- arap örfü mü yahudi örfü mü2
- ölümden korkuyor musunuz34
- amedspor'un götü kalkan beşiktaş'a döşeyeceği boru2
- ittihat terakki döneminde gerçekleşen soykırımlar6
- dar mini etekli kadın2
- eyüpspor2
- filenin sultanları'nın siklenmemesi5
- nervio16
- sahilde ağlamak2
- serok dediği için hasan atilla uğur'un ürkütülmesi2
- memduh bashgan3
- güzel türkiyem3
- herkese benden karı2
- taksicinin iltifatına maruz kalmak5
- imamoğlu'nun erdoğan'ın abd ziyaretine tepkisi2
- medyanın yunanla savaşı adeta körüklemesi2
- uludağ itiraf11
- vercenmi3
- sözlük kızları dertleşiyor14
- şarapçı'nın taksici fantezileri4
- çok güzel bir kız havla deyince havlamayan erkek5
- emre fel2
- alkolsüz pornosuz ve ekmeksiz yaşam2
- istanbul da para harcanacak çok yer olması3
- 20274
- beşiktaş7
- ortaçağda kadına yüklenen değer4
- başlık açma3
1975 yılında Université Vincennes'de verdiği derste şu sözleri kaydetmiştir:
Çeviri: Murat Erşen
"Size emir veriyorlar enformasyon iletmiyorlar, öyle bir biçimde ki sanki aşikarmış gibi geliyor, aşikar. Televizyonda haberleri açıyoruz, ne alıyoruz? Önce enformasyon almıyoruz, önce emirleri alıyoruz. Okulda ne oluyor peki? Hadi ciddi olalım! Okulda, küçük çocuklar enformasyon almıyorlar okul örneği, Felix Guattari, bir metninde çok iyi diyor: Dil bu bakımdan tam olarak şuna benzer. "Çocukların ağzına dil vermekle, işçilerin eline kazmayla kürek vermek aynı şey."
"Ha tabii bununla bir altyapının söz konusu olduğunu söylemek istemiyor ama kastettiği şu: bu, emrin alanıdır, öğretmen çocukları topladığında onlara alfabeyi öğretmek için falan yapmaz bunu. onlara bir emir sistemini öğretmek için. burada şunu da söylemek lazım. sadece daha sonra Chomsky taraftarlarıyla zorunlu hesaplaşmamızı yapıp hesabı kapatmak pahasına, demek gerekir ki, aslında onların meşhur sentaksla ilgili belirleyicisi (marker) her şeyden önce iktidarın belirleyicisidir ve bir sentaks, bir emir sistemidir, bir buyruk sistemidir
bu sistem bireylerin hakim sözcelere uygun sözceler oluşturmasına imkan verir ya da onları buna zorlar ve de okul her şeyden önce buna hizmet eder. o halde dil öncelikle enformasyon açısından değil emir açısından düşünülür. enformasyon iletimi yönünden değil, emrin aktarılması yönünden görülür. Bunun elbette bizim için içerimlediği şey, bunu söylüyorum, aşikar ve kolay tarafı, ama bizim için elbette içerimlediği şey iktidara dair bir başka kavrayışın aranması. zira gerçekten de Stalin'in saptamaları çok doğrudur. sentaksa karar veren biri yoktur. bu kuşkusuz basitçe iktidarın bambaşka bir şey olduğu anlamına gelir. belli bir zamanda bir bireyin ya da grubun mülkiyetidir."
"sadece şunu söyleyelim ki şu an itibarıyla dil ifadenin biçimselleştirilmesidir. her ifade dilsel değildir. dil, ifadenin özel bir biçimseleştirilmesidir. ki bunun işlevi bir toplumda emirlerin aktarılmasıdır. Bir kez daha bunun neyi imlediğini biliyoruz. Marksist anlayıştan başka bir anlayış elde ediyoruz. ama şu anlamda sentaks da dahil olmak üzere dil araç bile dememek lazım iktidarın bileşeni ve unsurudur. öyleyse enformasyonla ilgili olmayan bir anlamdadır. bununla birlikte bir şekilde enformasyonla da ilgilidir. yani asgari enformasyon verir ve asgari düzeyde zorunlu seçime rehberlik eder. bağlantılı enformasyonların, sınırlı enformayanların iyice anlaşılmasına yönelik olarak yapar bunları. neyle bağlantılı? verilen emirlerle bağlantılı.
"sokakta biri 'yangın var!' (au feu) diye bağırırsa çocukların bunu "haydi oyuna!" (au jeu) diye duymaması gerekir. öyleyse gayet de bir enformasyon ve tercihler var ve de kestirimler var ama bunlar dil tarafından iletilen emirlere bağlıdır.
"[Lewis Carroll'un hikayesini anlatıyor] herkes bilir ki öğretmenin soruları emirlerdir. bir öğretmen iki kere iki kaç eder dediğinde çocuk panikler. açıktır ki bir bilgi talep etmemektedir, bir emir vermektedir. bana diyeceksiniz ki çocuğun önce bilgilendirilmesi gerekir. çocuk önce gelen bir emir sistemi tarafından bilgilendirilmiştir, yani bir enformasyon daima emri varsayar, tersi olmaz. burada emir (ordre) kesinlikle düzen anlamında değil buyruk anlamındadır."
"böylece ilk uşak [kendisine bahçenin ucundan iletilen, öğretmenin sorusunu] tekrarlar sonra ikinci uşak, ilk uşak tarafından tekrarlanan soruyu tekrarlar. sonra üçüncü de aynı şeyi yapar vs. ve dilden aşağıya doğru inen hiyerarşiyi belirlemek için öğrenci bahçenin tam diğer ucundadır. ardından o da cevabını gönderir. Böylece Lewis Carroll'ın mektubunda -bilerek yanımda getirmedim, ilgilenen varsa bulsun- [tıpkı soru öğrenciye kadar gelirken olduğu gibi] cevap da her seferinde tamamen dönüşerek geri gider.
çünkü ilk uşak hiçbir şey duymaz. iki kere iki kaç eder diye başlar. ilk uşak onu deforme ederek başka bir soruya dönüştürür. ikinci daha da deforme eder. üçüncüsü iyice bozar. öğrenci sonunda bambaşka bir soru duyar. panikle yanıtlar. onun cevabı da aynı yolu tersine ve yine aynı şekilde deforme olarak gider. işte tüm bunlarda tam bir sistem vardır. her seferinde seçim ıskalanmıştır. fakat seçim her seferinde emir ve buyruk sitemi tarafından belirlenmiştir."
https://www.youtube.com/watch?v=fU5GkXO7hQc&t=1s
Çeviri: Murat Erşen
"Size emir veriyorlar enformasyon iletmiyorlar, öyle bir biçimde ki sanki aşikarmış gibi geliyor, aşikar. Televizyonda haberleri açıyoruz, ne alıyoruz? Önce enformasyon almıyoruz, önce emirleri alıyoruz. Okulda ne oluyor peki? Hadi ciddi olalım! Okulda, küçük çocuklar enformasyon almıyorlar okul örneği, Felix Guattari, bir metninde çok iyi diyor: Dil bu bakımdan tam olarak şuna benzer. "Çocukların ağzına dil vermekle, işçilerin eline kazmayla kürek vermek aynı şey."
"Ha tabii bununla bir altyapının söz konusu olduğunu söylemek istemiyor ama kastettiği şu: bu, emrin alanıdır, öğretmen çocukları topladığında onlara alfabeyi öğretmek için falan yapmaz bunu. onlara bir emir sistemini öğretmek için. burada şunu da söylemek lazım. sadece daha sonra Chomsky taraftarlarıyla zorunlu hesaplaşmamızı yapıp hesabı kapatmak pahasına, demek gerekir ki, aslında onların meşhur sentaksla ilgili belirleyicisi (marker) her şeyden önce iktidarın belirleyicisidir ve bir sentaks, bir emir sistemidir, bir buyruk sistemidir
bu sistem bireylerin hakim sözcelere uygun sözceler oluşturmasına imkan verir ya da onları buna zorlar ve de okul her şeyden önce buna hizmet eder. o halde dil öncelikle enformasyon açısından değil emir açısından düşünülür. enformasyon iletimi yönünden değil, emrin aktarılması yönünden görülür. Bunun elbette bizim için içerimlediği şey, bunu söylüyorum, aşikar ve kolay tarafı, ama bizim için elbette içerimlediği şey iktidara dair bir başka kavrayışın aranması. zira gerçekten de Stalin'in saptamaları çok doğrudur. sentaksa karar veren biri yoktur. bu kuşkusuz basitçe iktidarın bambaşka bir şey olduğu anlamına gelir. belli bir zamanda bir bireyin ya da grubun mülkiyetidir."
"sadece şunu söyleyelim ki şu an itibarıyla dil ifadenin biçimselleştirilmesidir. her ifade dilsel değildir. dil, ifadenin özel bir biçimseleştirilmesidir. ki bunun işlevi bir toplumda emirlerin aktarılmasıdır. Bir kez daha bunun neyi imlediğini biliyoruz. Marksist anlayıştan başka bir anlayış elde ediyoruz. ama şu anlamda sentaks da dahil olmak üzere dil araç bile dememek lazım iktidarın bileşeni ve unsurudur. öyleyse enformasyonla ilgili olmayan bir anlamdadır. bununla birlikte bir şekilde enformasyonla da ilgilidir. yani asgari enformasyon verir ve asgari düzeyde zorunlu seçime rehberlik eder. bağlantılı enformasyonların, sınırlı enformayanların iyice anlaşılmasına yönelik olarak yapar bunları. neyle bağlantılı? verilen emirlerle bağlantılı.
"sokakta biri 'yangın var!' (au feu) diye bağırırsa çocukların bunu "haydi oyuna!" (au jeu) diye duymaması gerekir. öyleyse gayet de bir enformasyon ve tercihler var ve de kestirimler var ama bunlar dil tarafından iletilen emirlere bağlıdır.
"[Lewis Carroll'un hikayesini anlatıyor] herkes bilir ki öğretmenin soruları emirlerdir. bir öğretmen iki kere iki kaç eder dediğinde çocuk panikler. açıktır ki bir bilgi talep etmemektedir, bir emir vermektedir. bana diyeceksiniz ki çocuğun önce bilgilendirilmesi gerekir. çocuk önce gelen bir emir sistemi tarafından bilgilendirilmiştir, yani bir enformasyon daima emri varsayar, tersi olmaz. burada emir (ordre) kesinlikle düzen anlamında değil buyruk anlamındadır."
"böylece ilk uşak [kendisine bahçenin ucundan iletilen, öğretmenin sorusunu] tekrarlar sonra ikinci uşak, ilk uşak tarafından tekrarlanan soruyu tekrarlar. sonra üçüncü de aynı şeyi yapar vs. ve dilden aşağıya doğru inen hiyerarşiyi belirlemek için öğrenci bahçenin tam diğer ucundadır. ardından o da cevabını gönderir. Böylece Lewis Carroll'ın mektubunda -bilerek yanımda getirmedim, ilgilenen varsa bulsun- [tıpkı soru öğrenciye kadar gelirken olduğu gibi] cevap da her seferinde tamamen dönüşerek geri gider.
çünkü ilk uşak hiçbir şey duymaz. iki kere iki kaç eder diye başlar. ilk uşak onu deforme ederek başka bir soruya dönüştürür. ikinci daha da deforme eder. üçüncüsü iyice bozar. öğrenci sonunda bambaşka bir soru duyar. panikle yanıtlar. onun cevabı da aynı yolu tersine ve yine aynı şekilde deforme olarak gider. işte tüm bunlarda tam bir sistem vardır. her seferinde seçim ıskalanmıştır. fakat seçim her seferinde emir ve buyruk sitemi tarafından belirlenmiştir."
https://www.youtube.com/watch?v=fU5GkXO7hQc&t=1s
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar