bugün
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum12
- mor semsiyeli yabanci16
- altının düşüşü7
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- ahmet kaya'yı aşağılayan ülkücü2
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- sigara içen kızla öpüşülür mü13
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- yazarların şu an dinledikleri şarkı8
- cilgincapkin219
- sözlükte kavga etmek8
- aym'nin chp'nin 128 dolar yalanını tescillemesi2
- ona bir şey söyle12
- memeleri füze gibi kadın13
- buddy dude21
- altın fiyatları düşerken gelen altın alma isteği4
- 11 haziran 2026 meksika güney afrika maçı3
- chp'nin hali ne olacak46
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- seni yeşerteceğim diyen erkek4
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- kabuksuz kaplumbaga7
- masklavi'nin düşünceleri18
- kadınlar hakkında bazı mülahazalar4
- bisiklet marka tavsiyesi10
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- enayimiknatisii12
- karton toplayan abi7
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- sedat pekmez39
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- gammazlar çetesi15
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız6
- uysaljakoben17
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- yeşil gözlü kız11
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- insanlarda bıraktığımız iz5
- kocamı çalıştırmam diyen kadın3
- mermi abla4
- kızıl cin4
- chp kapatılsın kampanyası10
- gocu24
- neden herkes aynı şeyi söylüyor3
- sosyoloji ekonomi bilimi ilişkisi2
eşsiz bir deha, yirminci yüzyılın en büyük lideri, kendini vatanın kurtuluşuna adamış bir dava adamı... sadece bu kadar mı? onu severiz. ancak onun hakkında bildiklerimiz çoğu zaman klişelerden öteye geçmez.
Samsun'a nasıl geçtiğini biliriz. Çalıkuşu'nu okurken ne derece duygulandığından haberimiz yoktur. Çok kitap okuduğunu, okurken cümlelerin altını çizip kitabın kenarlarına notlar aldığını biliriz. Ancak aldığı notların içeriğinden haberimiz yoktur. Sözün özü, onun hakkında ne kadar çok şey biliyorsak, bilmediğimiz bir o kadar daha bilgi vardır. Bundan eminim. Bildiklerimi aktarayım:
Mustafa Kemal Atatürk'ün kızkardeşi Makbule'nin anlattığına göre baba tarafından çok uzak dedeleri Vidin'den ayrılarak Selanik'e göçmüştür. Aile, "Sarı Mustafalar" ismiyle de bilinirmiş.
Mustafa Kemal Atatürk'ün babası Ali Rıza Bey 1877 Osmanlı- Rus Harbi'nde gönüllü olarak orduya yazışmıştır.
Ali Rıza Bey'den oğlu Mustafa'ya iki adet kitap miras kalmıştır. Bunlar Osmanlı Lügati ve Mehmed Nuri Şemseddin Nakşibendi'nin yazdığı Mıhfatu'l - Kulub (Kalplerin Anahtarı) isimli kitaplardı.
Mustafa Kemal, Osmanlı döneminde, saraya yaptığı ziyaretlerde fiziği ve yakışıklılığından ötürü saray kadınlarının dikkatini çekmişti. Kadınlar ona "sarı gül" lakabını takmıştı.
Emrindekilerle birlikte Samsun'a geldiğinde "Mıntıka Palas" adındaki bir otelde kaldılar. Otel uzun bir süredir boştu. Hastahaneden yatak, komşu evlerden ise yorgan getirttiler.
Mustafa Kemal'in Milli Mücadele döneminde Anadolu'da yaptıklarından rahatsız olan ingilizler bir keresinde Zübeyde Hanım'ı Beşiktaş'taki evden kaçırma girişiminde bulundular. Bu bilgiyi alan Atatürk'ün yakın arkadaşları Zübeyde Hanım'ı bir süre Selanik Başkonsolosu Kamil irdelp'in evinde sakladılar.
Atatürk, yaşamı boyunca hep çok enerjikti. Uyku ile arası yoktu. Uykuda geçirdiği süreye acırdı.
Önemli şeyler düşünmeye başladığında sigara dumanından halkalar çıkartırdı.
Odaklanmak konusunda çok iyiydi. Bir işe el attığında onu halledene kadar motivasyonunu bozmazdı.
99'lu kehribar tespihini elinden hiç düşürmezdi.
Şikayet aldığında, şikayete konu olan kişileri kim olduğunu ayırt etmeden yüzleştirirdi.
Özgüvenli olmasının yanında utangaçtı da. Özellikle karşılık görememekten çok çekinirdi.
Aydınlığı severdi. Geceleri her yer ışıl ışıl olsun isterdi.
Güne bol şekerli kahvesi ile başlardı. Sigarasını peş peşe yakardı. Öte yandan, hanımlardan izin almadan sigara yakmazdı.
Sarı leblebi yemeyi çok severdi. irmik helvasını ise sofrasından eksik etmezdi. Onun sofrası yemek yemenin yanında çok önemli konuların da görüşüldüğü bir meclisti aynı zamanda.
Akşamları, sofrasına davet ettiklerini beklerken bilardo oynardı.
Silaha çok meraklıydı. Hep çifte tabanca ile gezerdi.
Şaka yapmayı çok severdi. Hizmetçi ve neferleriyle arkadaşça konuşurdu.
Hazreti Muhammed, Fatih Sultan Mehmet ve Timur'a hayrandı. Napolyon'u önemserdi.
Köpekleri çok severdi.
Çok sevdiği bir kitap olduğunda ne olursa olsun o kitabı bitirmeden elinden bırakmazdı.
Kaynaklar: Falih Rıfkı Atay - Çankaya , ipek Çalışlar - Mustafa Kemal Atatürk/ Mücadelesi ve Özel Hayatı
Samsun'a nasıl geçtiğini biliriz. Çalıkuşu'nu okurken ne derece duygulandığından haberimiz yoktur. Çok kitap okuduğunu, okurken cümlelerin altını çizip kitabın kenarlarına notlar aldığını biliriz. Ancak aldığı notların içeriğinden haberimiz yoktur. Sözün özü, onun hakkında ne kadar çok şey biliyorsak, bilmediğimiz bir o kadar daha bilgi vardır. Bundan eminim. Bildiklerimi aktarayım:
Mustafa Kemal Atatürk'ün kızkardeşi Makbule'nin anlattığına göre baba tarafından çok uzak dedeleri Vidin'den ayrılarak Selanik'e göçmüştür. Aile, "Sarı Mustafalar" ismiyle de bilinirmiş.
Mustafa Kemal Atatürk'ün babası Ali Rıza Bey 1877 Osmanlı- Rus Harbi'nde gönüllü olarak orduya yazışmıştır.
Ali Rıza Bey'den oğlu Mustafa'ya iki adet kitap miras kalmıştır. Bunlar Osmanlı Lügati ve Mehmed Nuri Şemseddin Nakşibendi'nin yazdığı Mıhfatu'l - Kulub (Kalplerin Anahtarı) isimli kitaplardı.
Mustafa Kemal, Osmanlı döneminde, saraya yaptığı ziyaretlerde fiziği ve yakışıklılığından ötürü saray kadınlarının dikkatini çekmişti. Kadınlar ona "sarı gül" lakabını takmıştı.
Emrindekilerle birlikte Samsun'a geldiğinde "Mıntıka Palas" adındaki bir otelde kaldılar. Otel uzun bir süredir boştu. Hastahaneden yatak, komşu evlerden ise yorgan getirttiler.
Mustafa Kemal'in Milli Mücadele döneminde Anadolu'da yaptıklarından rahatsız olan ingilizler bir keresinde Zübeyde Hanım'ı Beşiktaş'taki evden kaçırma girişiminde bulundular. Bu bilgiyi alan Atatürk'ün yakın arkadaşları Zübeyde Hanım'ı bir süre Selanik Başkonsolosu Kamil irdelp'in evinde sakladılar.
Atatürk, yaşamı boyunca hep çok enerjikti. Uyku ile arası yoktu. Uykuda geçirdiği süreye acırdı.
Önemli şeyler düşünmeye başladığında sigara dumanından halkalar çıkartırdı.
Odaklanmak konusunda çok iyiydi. Bir işe el attığında onu halledene kadar motivasyonunu bozmazdı.
99'lu kehribar tespihini elinden hiç düşürmezdi.
Şikayet aldığında, şikayete konu olan kişileri kim olduğunu ayırt etmeden yüzleştirirdi.
Özgüvenli olmasının yanında utangaçtı da. Özellikle karşılık görememekten çok çekinirdi.
Aydınlığı severdi. Geceleri her yer ışıl ışıl olsun isterdi.
Güne bol şekerli kahvesi ile başlardı. Sigarasını peş peşe yakardı. Öte yandan, hanımlardan izin almadan sigara yakmazdı.
Sarı leblebi yemeyi çok severdi. irmik helvasını ise sofrasından eksik etmezdi. Onun sofrası yemek yemenin yanında çok önemli konuların da görüşüldüğü bir meclisti aynı zamanda.
Akşamları, sofrasına davet ettiklerini beklerken bilardo oynardı.
Silaha çok meraklıydı. Hep çifte tabanca ile gezerdi.
Şaka yapmayı çok severdi. Hizmetçi ve neferleriyle arkadaşça konuşurdu.
Hazreti Muhammed, Fatih Sultan Mehmet ve Timur'a hayrandı. Napolyon'u önemserdi.
Köpekleri çok severdi.
Çok sevdiği bir kitap olduğunda ne olursa olsun o kitabı bitirmeden elinden bırakmazdı.
Kaynaklar: Falih Rıfkı Atay - Çankaya , ipek Çalışlar - Mustafa Kemal Atatürk/ Mücadelesi ve Özel Hayatı
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar