bugün
- hamas11
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı28
- bir bela geliyor28
- özelden yürünen kızın sıranı bekle demesi18
- gocunun inanılmaz tartışma tekniği9
- hakan fidan'a türklere azınlık dedi iftirası3
- cedidacer6
- burcunu açıklamayan insan12
- liberteryan öğretmen olmak3
- filistin2
- chp'nin temyizden feragat kararı2
- sözlüğün çapkın erkekleri14
- sözlükte herkesin birine yavşıyor olması11
- film önerileri10
- tai lung'un yakışıklı olma ihtimali9
- damarlı kol kası fetişi11
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz20
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- kolejle devlet okulunun farkı10
- 14 eylül 2026 saçımı boyamaya karar vermem11
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı10
- bugün can sıkan şeyler10
- artık özlemek istemiyorum6
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- bik bik'in mutfağına konuk olmak24
- sözlükte kim kiminle sevgili7
- laf atan erkeklere tepki göstermeyen kızlar6
- depresyondaki bir kızla evlenilir mi7
- karması eksi olan bayan yazar6
- sonbaharda yapılacak en iyi şey15
- ismail kartal30
- gocu35
- uludağ sözlüğün inci sözlük clonuna dönüşmesi9
- atatürkün dirileceğine inanan insan9
- sözlük yazarlarının ölüm sonrası tahminleri7
- evliliğin ne mükemmel olduğunu bilmeyen kerizler7
- spor salonundan hiç fotoğraf paylaşmamış kız6
- her derdini içine atan insan5
- enayimiknatisina turşu kargolamak7
- cenap abi10
- bekarlık7
- duyusal biri olmak5
- sözlük yazarlarının yelekleri12
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı28
- g i l d e d l i l y4
- sarapci koala hatayi20
- anın görüntüsü25
- osmanlının tekrar kurulacağına inanan insan8
- beni seven var mı aranızda5
- anın fotoğrafı22
4 Ağustos 1901 de, Louisiana, New Orleans da fakir bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Louis in çocukluğu, annesi ve küçük kızkardeşine bakarak geçti. Baba William, Louis küçük yaştayken onları terk etmişti. Resmi bir eğitim almadı ancak zeki bir çocuktu ve hayatta kalmak için gerekli sokak bilgisini hemen edindi. Normal işlerin yanı sıra sokaklarda şarkı söyleyerek de para kazanmaya başladı. Ancak on lu yaşlarının başında yaşamında çok önemli bir değişiklik oldu: yılbaşı gecesi babasından kalan tabancayla sokakta rastgele ateş açmak suçuyla bir ıslahevine gönderildi. Aslında müzik yaşamında profesyonelliğe burada adım attığı söylenebilir.
1926'da Carroll Dickerson ve Erskine Tate'in orkestralarına katılarak iki müzisyen arkadaşıyla ortak bir klüp işletmeye başladı. 30'lara gelindiğinde artık ülkenin en aranan cazcılarından biriydi, tüm büyük şehirlerde konserler veriyordu. Bu yıllarda korneti bırakarak tamamen trompete yöneldi. Bazen orksetralarla, çoğu zaman da tek başına konser veriyordu. Los Angeles'ta Les Hite'ın, New York'ta da Chick Webb'in orkstrasıyla çalıştı. 1932 ve 33 yıllarında Avrupa'ya ilk ziyaretlerini yaptı. Bu seyahat sırasında, Melody Maker dergisinin editörü Percy Brooks Londra'da karşılaştığı Louis'e trompetin dudaklarında bıraktığı iz nedeniyle "satchmo" adını taktı. Bu söz "such a mouth/amma ağız" sözünün kısaltılmışıydı ve çok tuttu. Sanatçıyı sadece plaklarından dinlemiş olan elit Avrupalı cazseverler onun sahnedeki fazla samimi tavırlarına ve terlemesine pek alışamadılar.
Armstrong şarkılara, kendi bestecilerini bile hayrete düşüren bir derinlik ve anlam yükleyebiliyordu. Armstrong'un dünya çapında ünlü olması ona biraz eleştiri de getirdi. Amerikalı zenciler onun kendi ırkdaşları için daha fazla şey yapmasını istiyor, tavırlarını eleştiriyorlardı. Hatta sanatçı, insan hakları için yapılan gösterilere yeterince destek vermemekle suçlandı. O sıralarda 60 yaşında olan Armstrong, politikaya ayıracağı zamanı müziğe vermeyi tercih etti ve kalp rahatsızlığını basından saklayarak konserler vermeyi sürdürdü. 6 Temmuz 1971'de bir kalp krizi sonucu öldü.
1926'da Carroll Dickerson ve Erskine Tate'in orkestralarına katılarak iki müzisyen arkadaşıyla ortak bir klüp işletmeye başladı. 30'lara gelindiğinde artık ülkenin en aranan cazcılarından biriydi, tüm büyük şehirlerde konserler veriyordu. Bu yıllarda korneti bırakarak tamamen trompete yöneldi. Bazen orksetralarla, çoğu zaman da tek başına konser veriyordu. Los Angeles'ta Les Hite'ın, New York'ta da Chick Webb'in orkstrasıyla çalıştı. 1932 ve 33 yıllarında Avrupa'ya ilk ziyaretlerini yaptı. Bu seyahat sırasında, Melody Maker dergisinin editörü Percy Brooks Londra'da karşılaştığı Louis'e trompetin dudaklarında bıraktığı iz nedeniyle "satchmo" adını taktı. Bu söz "such a mouth/amma ağız" sözünün kısaltılmışıydı ve çok tuttu. Sanatçıyı sadece plaklarından dinlemiş olan elit Avrupalı cazseverler onun sahnedeki fazla samimi tavırlarına ve terlemesine pek alışamadılar.
Armstrong şarkılara, kendi bestecilerini bile hayrete düşüren bir derinlik ve anlam yükleyebiliyordu. Armstrong'un dünya çapında ünlü olması ona biraz eleştiri de getirdi. Amerikalı zenciler onun kendi ırkdaşları için daha fazla şey yapmasını istiyor, tavırlarını eleştiriyorlardı. Hatta sanatçı, insan hakları için yapılan gösterilere yeterince destek vermemekle suçlandı. O sıralarda 60 yaşında olan Armstrong, politikaya ayıracağı zamanı müziğe vermeyi tercih etti ve kalp rahatsızlığını basından saklayarak konserler vermeyi sürdürdü. 6 Temmuz 1971'de bir kalp krizi sonucu öldü.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar