bugün
- erkekler neden az yaşar7
- yazarların imza parfümleri10
- üni mezunu kız meslek lisesi mezunu erkek evliliği3
- andriy shevchenko3
- bana karpuzlu soda getir kardeşim diyen erkek3
- kıskanmak6
- bir insanı sevmek11
- devlet gücü6
- sevgilinin beni terk etme demesi3
- m r e r e c t o5
- akp'ye katılan belediye başkanları8
- çırılçıplak şekilde ağlarken dünya kupası izlemek2
- chp'nin belediyeleri kaybedecek olması7
- haitinin gol atmış olması5
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı13
- dünya kupasında başarısız olmamızın tesellisi2
- çırılçıplak şekilde uyurken yatağa işemek3
- oyuncu koltugu4
- 24 haziran 2026 venezuela depremi3
- 2026 dünya kupası23
- ibadet4
- fakirin sevmesi hak mıdır13
- mutluluğun fark edilmemesi6
- 80 yaşına yaklaşmış koltuk sevdalısı siyasiler7
- çalmak2
- güney afrika güney kore maçı saat 4 te trt spor da3
- aylık 386 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- kılıçdaroğlu tipi louserlık5
- insan5
- atatürk e yahudi diyen oç nin kaynağı3
- akp seçmeni2
- lionel messi11
- anlamak3
- cristiano ronaldo dos santos aveiro3
- my number one3
- zalican2
- naruto dayi3
- düşün ki o bunu okuyor16
- karsan jest2
- duygusal yankı2
- ameliyat olmak8
- futbol16
- 25 haziran 2026 venezuela depremi3
- dünya8
- falıma bakmak isteyen var mı24
- yazarların saç şekillendirme taktikleri4
- sözlük kızlarının vücutları15
- velvet13
- dil3
- meslek lisesi vs imam hatip lisesi9
mustafa kemal atatürk'ü anlatan film.filmi daha izlemedim ama yüksel aytuğ'un yorumu hoşuma gitti okumayanlar için eklemek istedim.
http://sabah.com.tr/gny/aytug.html
--spoiler--
bu kalp seni unutur mu?
mustafa belgeselini en anlamlı mekanda, dolmabahçe sarayı'nda izlemek büyük keyifti. ama yazının en başında söylemeliyim ki; hayalimde canlandırdığım o görkemli belgeseli bulamadım. oysa can dündar, sabancı grubu, goran bregoviç ve ntv isimlerinin bir araya gelmesi beni çok heyecanlandırmıştı. ama bu giriş cümlelerini okuyup da sakın mustafa'yı izlememezlik etmeyin. zira benim müşkülpesentliğim, can dündar'ın bugüne dek yaptığı işlere duyduğum muazzam saygıdan ve beklentimin yüksekliğinden kaynaklanıyor olabilir. ama kendi adıma söylemeliyim ki, "sarı zeybek"in bende yarattığı etki bambaşkaydı. yine de can dündar ve ekibi bugüne kadar atatürk'le ilgili film ve belgesellerde eksik bıraktığımız "insan" kesitini tamamlamak için olağanüstü çaba harcamış. biz bugüne kadar mustafa kemal atatürk'ü, üzerine giydirdiğimiz zırhlarla hantallaştırdık. onu böylece yücelteceğimizi sanırken, sadece "büstten" ibaret hale getirdik. can dündar ise onu olabildiğince sadeleştirip, "mustafa" düzeyinde saflaştırmış, durulaştırmış, arındırmış. kuşkusuz, bugüne kadar bize dikte ettirilen atatürk'le ilgili "büst-seller" eserlerin yanında mustafa çok daha sıcak, çok daha gerçekçi bir etki bırakıyor. bu haliyle "mustafa"nın da "atatürk" kadar görkemli ve etkileyici bir kişilik olduğunu fark ediyor, mustafa kemal atatürk'e daha çok saygı duyuyorsunuz... mustafa belgeseli, atatürk'ün derinlerde sakladığı gizli kaygılarını da gün ışığına çıkardı. büyük önder, sevdiklerine yazdığı mektupların tümünü "beni unutmayınız" sözüyle sonlandırırmış. ankara'daki istasyon binasında mum alacak paraları kalmayıp da karanlıklara gömüldükleri bir gecede, yaveri ali çavuş'a adeta yalvarmış: "ben karanlıkla uyuyamam be çocuk... çabuk bir hal çaresi bul..." ali çavuş, bir gaz lambası bulup, mustafa kemal'in başucuna asmış. belli ki atatürk'ümüzün hayatta iki büyük korkusu varmış: karanlıkta uyumak ve unutulmak... bugün karanlıklar içinde onu unutturmaya niyetlenenlere inat, bir kez daha haykırıyorum: paşam, bu kalp seni unutur mu?..
--spoiler--
http://sabah.com.tr/gny/aytug.html
--spoiler--
bu kalp seni unutur mu?
mustafa belgeselini en anlamlı mekanda, dolmabahçe sarayı'nda izlemek büyük keyifti. ama yazının en başında söylemeliyim ki; hayalimde canlandırdığım o görkemli belgeseli bulamadım. oysa can dündar, sabancı grubu, goran bregoviç ve ntv isimlerinin bir araya gelmesi beni çok heyecanlandırmıştı. ama bu giriş cümlelerini okuyup da sakın mustafa'yı izlememezlik etmeyin. zira benim müşkülpesentliğim, can dündar'ın bugüne dek yaptığı işlere duyduğum muazzam saygıdan ve beklentimin yüksekliğinden kaynaklanıyor olabilir. ama kendi adıma söylemeliyim ki, "sarı zeybek"in bende yarattığı etki bambaşkaydı. yine de can dündar ve ekibi bugüne kadar atatürk'le ilgili film ve belgesellerde eksik bıraktığımız "insan" kesitini tamamlamak için olağanüstü çaba harcamış. biz bugüne kadar mustafa kemal atatürk'ü, üzerine giydirdiğimiz zırhlarla hantallaştırdık. onu böylece yücelteceğimizi sanırken, sadece "büstten" ibaret hale getirdik. can dündar ise onu olabildiğince sadeleştirip, "mustafa" düzeyinde saflaştırmış, durulaştırmış, arındırmış. kuşkusuz, bugüne kadar bize dikte ettirilen atatürk'le ilgili "büst-seller" eserlerin yanında mustafa çok daha sıcak, çok daha gerçekçi bir etki bırakıyor. bu haliyle "mustafa"nın da "atatürk" kadar görkemli ve etkileyici bir kişilik olduğunu fark ediyor, mustafa kemal atatürk'e daha çok saygı duyuyorsunuz... mustafa belgeseli, atatürk'ün derinlerde sakladığı gizli kaygılarını da gün ışığına çıkardı. büyük önder, sevdiklerine yazdığı mektupların tümünü "beni unutmayınız" sözüyle sonlandırırmış. ankara'daki istasyon binasında mum alacak paraları kalmayıp da karanlıklara gömüldükleri bir gecede, yaveri ali çavuş'a adeta yalvarmış: "ben karanlıkla uyuyamam be çocuk... çabuk bir hal çaresi bul..." ali çavuş, bir gaz lambası bulup, mustafa kemal'in başucuna asmış. belli ki atatürk'ümüzün hayatta iki büyük korkusu varmış: karanlıkta uyumak ve unutulmak... bugün karanlıklar içinde onu unutturmaya niyetlenenlere inat, bir kez daha haykırıyorum: paşam, bu kalp seni unutur mu?..
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar