bugün
- sözlüğü siliyorum dostlar13
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması9
- velvet ile revani yemek7
- çevrimiçi olanlar arık neden görünmüyor2
- evlenmekten korkmak8
- pandela38
- alttaki yazara aşık ol11
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- izlenmiş en kusursuz film5
- hayat pahalılığının giderek artması3
- azgın türbanlı2
- arkadaşlar ben hapise giriyorum2
- menülerde içerik belirtme zorunluluğu5
- cumhurbaşkanlığı sistemi3
- seks yapmayı zevkli sanmak11
- iskeleden atlarken pişmek2
- dikkat dikkat tai lung kız11
- gerdek namazı10
- yerde yuvarlanarak öpüşmek3
- canımın hamburger çekmesi3
- sözlüğün kahve olması12
- türkiye de en güvenilen kurumlar6
- amerika israil arası kızışma7
- deniz göktaş17
- sokuk yazarlar2
- üstteki yazar kimle evlensin5
- normal sozluk2
- sevgiliye seni seviyorum diyememek2
- senegal6
- kemalistlerdeki devran dönünce takıntısı4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- türklerin uygur türkleri için yapabilecekleri5
- sözlükteki sapık başlıkların amacı3
- yapay zeka sevgili2
- bukowski okuyup nick cave dinleyen çirkin hatun2
- 2026 dünya kupası36
- çırılçıplak uyumak4
- antalya2
- 17 dosyam var diye hava atan tip7
- futbol31
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi16
- anal istanbul4
- kadın bir yazarın entry girmesi5
- dünya15
- amedspor3
- diz çökerek evlilik teklifi eden erkek5
- velvet41
- intihar eden adama ne denir3
- sevgilisi olan bir kızdan hoşlanmak5
- erkek yazar entrysi4
harbiden oha, oha oha. fifa serisinin kesinlikle en sağlam versiyonu. dandik bir takımda oynuyorsanız her maç için ayrı ayrı götünüzü yırtmanız, maç içerisinde sürekli mücadele halinde olmanız gerekiyor çünkü stamina şeysi düşük adamlar koşamıyor; bu yüzden de akıllı paslar atıp bol pozisyon aramalı, üzerinize gelen adamlardan da topu tek hamlede almalısınız. roket gibi geçip çakarlar yoksa.
2003'ten beri world class seviyesinde oynamaktaydım bu seriyi, en fazla 20 maçtan sonra 4 dakikalık oyunda gelene geçene 6-7 giderdim. amma velakin bunda yok öyle bir olay, yukarda bahsettiğim gibi mümkünatı yok öyle kolay maç kazanmanın, akılcı ve taktikle oynamak gerekiyor, her rakibi ayrı ayrı analiz edip ona göre takım kurmak lazım. ayrıca hakemler çok hassas ve şerefsiz olduğu için müdahaleleri de dikkati yapmalısınız, arkadan yapılan her müdahale direk kırmızı kart. bir oyuncunun eksikliği de feci derecede hissediliyor, adam topu atınca "kırmızıyı yiyen pezevenk tutuyordu bunu, aha gol" diyor insan ister istemez.
bursaspor ile yeni maceralara atılacağım demiş idim. hedefim ligi en azından ilk 3'te bitirmek, uefa'ya kalabilmek ve fortis türkiye kupası'nda hiç olmazsa bir çeyrek final yapabilmekti. yönetimin beklentileri de zaten sezonu ilk beşte kapatmam, kupada çeyrek finale gelmemdi. ve ben ki 2003'ten beri world class'ta yenmedik takım bırakmamış adamım, bakınız sezonuma:
22. haftaya girilirken 5 galibiyet 5 beraberlik 11 mağlubiyet; 20 puan. sonuncu sırada 15 puanla eskişehir var, önümde 21 puanla ankaragücü, onun da önünde yine 21 puanla antalyaspor. ligin ikinci yarısında yönetim ümidi kesti, ilk beşte kapatma beklentisi son 3'ten uzak dura dönüştü, kupada istedikleri de sadece ikinci tura çıkabilmek oldu.
8 kişi kaldım beşiktaş'a bursa'da 0-7 kaybettim. sivas'ta 6-2 mağlup oldum geldim. 21 maçta 55 gol yiyip 30 gol atarak sanırım bu alanda bir rekora imza attım. ama herşeyiyle seviyorum bu oyunu be, harika olmuş gerçekten bu sefer. mesela ligin başlarında son sıralarla ilk sıralar arasında fark fazla olmaz hani. beşinci sıradaki kayseri'nin puanı 20, on beşlerde geziniyorum puanım 15. kayseri'ye bir çaksam 5 sıra zıplayacağım. eski oyunlarda yapılabiliyordu bu rahatlıkla, oyna kazan çık yukarı, şampiyon ol; eğlencesi yok birşeysi yok. burda olmuyor işte. çakmaya gidip 4 tane yiyip geliyorsun.
2003'ten beri world class seviyesinde oynamaktaydım bu seriyi, en fazla 20 maçtan sonra 4 dakikalık oyunda gelene geçene 6-7 giderdim. amma velakin bunda yok öyle bir olay, yukarda bahsettiğim gibi mümkünatı yok öyle kolay maç kazanmanın, akılcı ve taktikle oynamak gerekiyor, her rakibi ayrı ayrı analiz edip ona göre takım kurmak lazım. ayrıca hakemler çok hassas ve şerefsiz olduğu için müdahaleleri de dikkati yapmalısınız, arkadan yapılan her müdahale direk kırmızı kart. bir oyuncunun eksikliği de feci derecede hissediliyor, adam topu atınca "kırmızıyı yiyen pezevenk tutuyordu bunu, aha gol" diyor insan ister istemez.
bursaspor ile yeni maceralara atılacağım demiş idim. hedefim ligi en azından ilk 3'te bitirmek, uefa'ya kalabilmek ve fortis türkiye kupası'nda hiç olmazsa bir çeyrek final yapabilmekti. yönetimin beklentileri de zaten sezonu ilk beşte kapatmam, kupada çeyrek finale gelmemdi. ve ben ki 2003'ten beri world class'ta yenmedik takım bırakmamış adamım, bakınız sezonuma:
22. haftaya girilirken 5 galibiyet 5 beraberlik 11 mağlubiyet; 20 puan. sonuncu sırada 15 puanla eskişehir var, önümde 21 puanla ankaragücü, onun da önünde yine 21 puanla antalyaspor. ligin ikinci yarısında yönetim ümidi kesti, ilk beşte kapatma beklentisi son 3'ten uzak dura dönüştü, kupada istedikleri de sadece ikinci tura çıkabilmek oldu.
8 kişi kaldım beşiktaş'a bursa'da 0-7 kaybettim. sivas'ta 6-2 mağlup oldum geldim. 21 maçta 55 gol yiyip 30 gol atarak sanırım bu alanda bir rekora imza attım. ama herşeyiyle seviyorum bu oyunu be, harika olmuş gerçekten bu sefer. mesela ligin başlarında son sıralarla ilk sıralar arasında fark fazla olmaz hani. beşinci sıradaki kayseri'nin puanı 20, on beşlerde geziniyorum puanım 15. kayseri'ye bir çaksam 5 sıra zıplayacağım. eski oyunlarda yapılabiliyordu bu rahatlıkla, oyna kazan çık yukarı, şampiyon ol; eğlencesi yok birşeysi yok. burda olmuyor işte. çakmaya gidip 4 tane yiyip geliyorsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar