bugün
- islam barış dinidir7
- laik teyze4
- caddebostan3
- abur öldü mü lan4
- yeninur ada2
- ona bir şey söyle6
- yazarların favori oyun karakteri11
- futbol14
- nelerin koleksiyonu yapılabilir6
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı18
- osuruktan şiirler89
- film önerileri3
- para mı aşk mı sorunsalı8
- tütün eksperliği yüksekokulu2
- brezilya7
- tai lung26
- sözlük yazarlarının favori dizisi9
- dolar isterse 100 olsun41
- süper lig7
- milan skriniar8
- üniversite okumanın gereksiz olması9
- gezicilerin polisten dayak yerken çıkardığı sesler7
- nervio varıdı nerede o11
- velvet50
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- fenerbahçe17
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- araplar kuzey kıbrıs'ı neden tanımıyor5
- sözlük yazarlarının en son okuduğu kitaplar5
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- ismet gurbuz 202412
- 1948 arap israil savaşı8
- 22 ağustos 2026 çorum kasımpaşa maçı5
- anın görüntüsü20
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi13
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- imralı basılsın apo piçi asılsın6
- türkiye5
- ispanya3
- la liga3
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- madencilerin beştepe'ye yürüyeceğiz demesi4
- kasımpaşa4
- türkiye savaşa girerse yanında yer alacak ülkeler3
- çorum4
- kasımpaşa sk4
- çorum fk4
- sözlük kızlarının babaları5
- hakan fidan3
harbiden oha, oha oha. fifa serisinin kesinlikle en sağlam versiyonu. dandik bir takımda oynuyorsanız her maç için ayrı ayrı götünüzü yırtmanız, maç içerisinde sürekli mücadele halinde olmanız gerekiyor çünkü stamina şeysi düşük adamlar koşamıyor; bu yüzden de akıllı paslar atıp bol pozisyon aramalı, üzerinize gelen adamlardan da topu tek hamlede almalısınız. roket gibi geçip çakarlar yoksa.
2003'ten beri world class seviyesinde oynamaktaydım bu seriyi, en fazla 20 maçtan sonra 4 dakikalık oyunda gelene geçene 6-7 giderdim. amma velakin bunda yok öyle bir olay, yukarda bahsettiğim gibi mümkünatı yok öyle kolay maç kazanmanın, akılcı ve taktikle oynamak gerekiyor, her rakibi ayrı ayrı analiz edip ona göre takım kurmak lazım. ayrıca hakemler çok hassas ve şerefsiz olduğu için müdahaleleri de dikkati yapmalısınız, arkadan yapılan her müdahale direk kırmızı kart. bir oyuncunun eksikliği de feci derecede hissediliyor, adam topu atınca "kırmızıyı yiyen pezevenk tutuyordu bunu, aha gol" diyor insan ister istemez.
bursaspor ile yeni maceralara atılacağım demiş idim. hedefim ligi en azından ilk 3'te bitirmek, uefa'ya kalabilmek ve fortis türkiye kupası'nda hiç olmazsa bir çeyrek final yapabilmekti. yönetimin beklentileri de zaten sezonu ilk beşte kapatmam, kupada çeyrek finale gelmemdi. ve ben ki 2003'ten beri world class'ta yenmedik takım bırakmamış adamım, bakınız sezonuma:
22. haftaya girilirken 5 galibiyet 5 beraberlik 11 mağlubiyet; 20 puan. sonuncu sırada 15 puanla eskişehir var, önümde 21 puanla ankaragücü, onun da önünde yine 21 puanla antalyaspor. ligin ikinci yarısında yönetim ümidi kesti, ilk beşte kapatma beklentisi son 3'ten uzak dura dönüştü, kupada istedikleri de sadece ikinci tura çıkabilmek oldu.
8 kişi kaldım beşiktaş'a bursa'da 0-7 kaybettim. sivas'ta 6-2 mağlup oldum geldim. 21 maçta 55 gol yiyip 30 gol atarak sanırım bu alanda bir rekora imza attım. ama herşeyiyle seviyorum bu oyunu be, harika olmuş gerçekten bu sefer. mesela ligin başlarında son sıralarla ilk sıralar arasında fark fazla olmaz hani. beşinci sıradaki kayseri'nin puanı 20, on beşlerde geziniyorum puanım 15. kayseri'ye bir çaksam 5 sıra zıplayacağım. eski oyunlarda yapılabiliyordu bu rahatlıkla, oyna kazan çık yukarı, şampiyon ol; eğlencesi yok birşeysi yok. burda olmuyor işte. çakmaya gidip 4 tane yiyip geliyorsun.
2003'ten beri world class seviyesinde oynamaktaydım bu seriyi, en fazla 20 maçtan sonra 4 dakikalık oyunda gelene geçene 6-7 giderdim. amma velakin bunda yok öyle bir olay, yukarda bahsettiğim gibi mümkünatı yok öyle kolay maç kazanmanın, akılcı ve taktikle oynamak gerekiyor, her rakibi ayrı ayrı analiz edip ona göre takım kurmak lazım. ayrıca hakemler çok hassas ve şerefsiz olduğu için müdahaleleri de dikkati yapmalısınız, arkadan yapılan her müdahale direk kırmızı kart. bir oyuncunun eksikliği de feci derecede hissediliyor, adam topu atınca "kırmızıyı yiyen pezevenk tutuyordu bunu, aha gol" diyor insan ister istemez.
bursaspor ile yeni maceralara atılacağım demiş idim. hedefim ligi en azından ilk 3'te bitirmek, uefa'ya kalabilmek ve fortis türkiye kupası'nda hiç olmazsa bir çeyrek final yapabilmekti. yönetimin beklentileri de zaten sezonu ilk beşte kapatmam, kupada çeyrek finale gelmemdi. ve ben ki 2003'ten beri world class'ta yenmedik takım bırakmamış adamım, bakınız sezonuma:
22. haftaya girilirken 5 galibiyet 5 beraberlik 11 mağlubiyet; 20 puan. sonuncu sırada 15 puanla eskişehir var, önümde 21 puanla ankaragücü, onun da önünde yine 21 puanla antalyaspor. ligin ikinci yarısında yönetim ümidi kesti, ilk beşte kapatma beklentisi son 3'ten uzak dura dönüştü, kupada istedikleri de sadece ikinci tura çıkabilmek oldu.
8 kişi kaldım beşiktaş'a bursa'da 0-7 kaybettim. sivas'ta 6-2 mağlup oldum geldim. 21 maçta 55 gol yiyip 30 gol atarak sanırım bu alanda bir rekora imza attım. ama herşeyiyle seviyorum bu oyunu be, harika olmuş gerçekten bu sefer. mesela ligin başlarında son sıralarla ilk sıralar arasında fark fazla olmaz hani. beşinci sıradaki kayseri'nin puanı 20, on beşlerde geziniyorum puanım 15. kayseri'ye bir çaksam 5 sıra zıplayacağım. eski oyunlarda yapılabiliyordu bu rahatlıkla, oyna kazan çık yukarı, şampiyon ol; eğlencesi yok birşeysi yok. burda olmuyor işte. çakmaya gidip 4 tane yiyip geliyorsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar