bugün
- salat namaz değildir12
- eski sevgilisine dönenlerden tavsiyeler4
- cemil tugay7
- kuran allah kelamı olarak ezeli mi5
- tombik döner dünyanın en iyi sandviçi4
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri13
- izmir'in mis gibi kokması4
- dudak dolgusu yaptıran kadınların ördeğe dönüşmesi6
- kudüs üç semavi din için önemlidir3
- denize düşsen nervio'ya mı sarılırsın bik bik'e mi4
- tekrar izlenebilecek diziler2
- game of thrones taki kerhaneci24
- 40 yaşında bekar erkek5
- enayimiknatisi9
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması9
- anın görüntüsü30
- bu durumda ne yapardınız9
- salah namazdır2
- bir gün herkes ak partili olacak14
- okul saldırısı5
- arkadaşlar çüş3
- hiçbir şey yapası olmamak2
- çarşamba akşamı evde oturmak2
- oytunkaran nerde sorunsalı4
- ak partiye geçen herkesin mutlu olması6
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler9
- mezut barzani nin yahudi olması18
- nokia2
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- cedidacer8
- 5 yıl önceye geri gitmek4
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması10
- gina abi2
- iranlı kızlar2
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi11
- karasburg2
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi14
- çocuğa israil diye isim koymak17
- bik bik'in çıkartıp masaya vurması4
- bir kızın size aşık olduğunu gösteren detaylar3
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı17
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen19
- gavur izmir den mümin izmir e7
- meksika açmazı macerası12
- cesete hakaret13
- parcalandim toparlanamiyorum314
- arkadaşlar şifalandım11
- çığlık filmindeki çığlık ın kovaladığı kızın adı5
- küfür etmeyi maharet sanan insan modeli5
Esas adı Osman Nevres olan Gazeteci Hasan Tahsin, tarih sayfalarına adını altın harflerle yazdıran kahramanlarımızdandır.
Hasan Tahsin, hem kurucusu hem de başyazarlığını yaptığı Hukuk-u Beşer ( insan Hakları) gazetesindeki köşesinde şehit edilmeden 2 ay önce, 22 Mart 1919 tarihinde bakın neler yazmış.
alt tabaka
“Bizde en çok düşünülecek bir sınıf varsa, o da kuşkusuz alt tabakadır.Çiftçi, makineci, dükkancı, kısacası emekçilerin oluşturduğu bu sınıf ahali, alnının teriyle ekmeğini kazanır, devletin hazinesini emeğinden ayırdığı hissesiyle doldurur. Asker olur, kan vergisini de öder. Böyleyken çoğunlukla düşünülmesi ihmal edilir. Hatta bir siyasi oya , bir seçim hakkına bile sahip olamaz.
“Seçim hakkı az çok vergi veren , yani zengin olanların hakkıdır. Bedel ödeyerek, binbir dolap çevirerek askere gitmemek bunların hakkıdır. Hatırı sayılmak zenginlerin hakkıdır. Yoksul olmak, sefalete mahkum olmakla birdir. Herkese açık olması gereken okullar bile patronların çocukları içindir. Yoksul, sabahtan akşama dek kızgın güneşin altında çalışır, didinir. Ama bunca emek ve çabasıyla ailesini yine hakkıyla refaha erdiremez. Ve çocuğunun çalışmasına da muhtaç olur.Bu yüzden çocuklarını tarlada ya da dükkanda çalışmaya, çabalamaya yöneltir ve sonunda çocuklar öğrenim çağını geçirirler. Böyle okuryazar olmayanların sayıları çoğunluğu bulur.
“Bu yurt çocukları bilgisizlikleri yüzünden haklarını savunamazlar. Karaborsacıların, ağaların, zorbaların, mütegallibenin ( zorbanın) isteklerine oyuncak olurlar. Çünkü haklarını bilmezler. Çünkü hükümete, eşrafa ve nüfuzlulara karşı haklarını savunmaktan acizdirler.Bütün isteklerimiz iki noktada toplanıyor. Biri, hakim sınıfları hakkı kayırmaya zorlamak, öbürü de ezilen sınıfları uygun bir yolla haklarını elde etmeye güçlendirmek. Bunların her ikisi de birdir. Alt tabakayı düşünmek toplumsal mutluluğu getirir. Hükümet, yasaları uygularken hep bugünkü ezilen sınıfları gözönünde tutmalı, onların bilgisizliklerini gidermeye çalışmalı, haklarını kendileri savunamayan bu zavallıları korumalıdır. Alt tabaka, devlet denilen yapının temelidir. Onları düşünen bir hükümet, kendisini de düşünmüş olur.”
Hasan Tahsin, hem kurucusu hem de başyazarlığını yaptığı Hukuk-u Beşer ( insan Hakları) gazetesindeki köşesinde şehit edilmeden 2 ay önce, 22 Mart 1919 tarihinde bakın neler yazmış.
alt tabaka
“Bizde en çok düşünülecek bir sınıf varsa, o da kuşkusuz alt tabakadır.Çiftçi, makineci, dükkancı, kısacası emekçilerin oluşturduğu bu sınıf ahali, alnının teriyle ekmeğini kazanır, devletin hazinesini emeğinden ayırdığı hissesiyle doldurur. Asker olur, kan vergisini de öder. Böyleyken çoğunlukla düşünülmesi ihmal edilir. Hatta bir siyasi oya , bir seçim hakkına bile sahip olamaz.
“Seçim hakkı az çok vergi veren , yani zengin olanların hakkıdır. Bedel ödeyerek, binbir dolap çevirerek askere gitmemek bunların hakkıdır. Hatırı sayılmak zenginlerin hakkıdır. Yoksul olmak, sefalete mahkum olmakla birdir. Herkese açık olması gereken okullar bile patronların çocukları içindir. Yoksul, sabahtan akşama dek kızgın güneşin altında çalışır, didinir. Ama bunca emek ve çabasıyla ailesini yine hakkıyla refaha erdiremez. Ve çocuğunun çalışmasına da muhtaç olur.Bu yüzden çocuklarını tarlada ya da dükkanda çalışmaya, çabalamaya yöneltir ve sonunda çocuklar öğrenim çağını geçirirler. Böyle okuryazar olmayanların sayıları çoğunluğu bulur.
“Bu yurt çocukları bilgisizlikleri yüzünden haklarını savunamazlar. Karaborsacıların, ağaların, zorbaların, mütegallibenin ( zorbanın) isteklerine oyuncak olurlar. Çünkü haklarını bilmezler. Çünkü hükümete, eşrafa ve nüfuzlulara karşı haklarını savunmaktan acizdirler.Bütün isteklerimiz iki noktada toplanıyor. Biri, hakim sınıfları hakkı kayırmaya zorlamak, öbürü de ezilen sınıfları uygun bir yolla haklarını elde etmeye güçlendirmek. Bunların her ikisi de birdir. Alt tabakayı düşünmek toplumsal mutluluğu getirir. Hükümet, yasaları uygularken hep bugünkü ezilen sınıfları gözönünde tutmalı, onların bilgisizliklerini gidermeye çalışmalı, haklarını kendileri savunamayan bu zavallıları korumalıdır. Alt tabaka, devlet denilen yapının temelidir. Onları düşünen bir hükümet, kendisini de düşünmüş olur.”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar