bugün
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası28
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak17
- sevgilinizin sözlükte yazar olması4
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor10
- sapık olduğu için çaylak olan insan5
- gammaz çetesi7
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor5
- çağımızın hastalığı5
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum19
- bacınızın uluda yazar olmasını ister misiniz3
- kalabalıklar içinde yalnız olmak12
- hayattan zevk alamamak17
- nickten isim tahmini yapmak72
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- hava ne kadar güzel ya3
- gammazların gizli hesapları görebilmesi3
- arkadaşlar hoşçakalın4
- balkonda kitli kalmak4
- insana kendini güvende hissettiren şeyler6
- ülkenin kötü halinden gammazların sorumlu olması3
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu5
- yazarların sözlükte bulunma amaçları7
- albirader camus2
- venezia fc2
- hazret ktc5
- biber dolması olsa da yesek7
- g'i l d'e d l'i l y26
- alkollü sürücüye 602 bin lira ceza3
- gizem güven2
- hikayeyi devam ettir25
- önüne gelene ayar verebileceğini zanneden insan4
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- mohamed salah ghaly3
- sabah kahvaltısında menemen yiyen erkek3
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- narsisizm3
- arkadaşlar bir bakar mısınız9
- marmarayın 74 27 çekmesi3
- kurbağa öpüp prens beklemek14
- anok yai2
- yazarlara göre olması gereken insan ömrü süresi8
- gocunun nerede olması10
- pizzada ince hamur tercih eden erkek12
- makine mühendisliği4
- habire12 adamdır37
- rüyamda kadın olmuştum6
- deliğim ben götü kara deliğim2
- metalcilerin ihtiyar olması2
- uysaljakoben14
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey10
Esas adı Osman Nevres olan Gazeteci Hasan Tahsin, tarih sayfalarına adını altın harflerle yazdıran kahramanlarımızdandır.
Hasan Tahsin, hem kurucusu hem de başyazarlığını yaptığı Hukuk-u Beşer ( insan Hakları) gazetesindeki köşesinde şehit edilmeden 2 ay önce, 22 Mart 1919 tarihinde bakın neler yazmış.
alt tabaka
“Bizde en çok düşünülecek bir sınıf varsa, o da kuşkusuz alt tabakadır.Çiftçi, makineci, dükkancı, kısacası emekçilerin oluşturduğu bu sınıf ahali, alnının teriyle ekmeğini kazanır, devletin hazinesini emeğinden ayırdığı hissesiyle doldurur. Asker olur, kan vergisini de öder. Böyleyken çoğunlukla düşünülmesi ihmal edilir. Hatta bir siyasi oya , bir seçim hakkına bile sahip olamaz.
“Seçim hakkı az çok vergi veren , yani zengin olanların hakkıdır. Bedel ödeyerek, binbir dolap çevirerek askere gitmemek bunların hakkıdır. Hatırı sayılmak zenginlerin hakkıdır. Yoksul olmak, sefalete mahkum olmakla birdir. Herkese açık olması gereken okullar bile patronların çocukları içindir. Yoksul, sabahtan akşama dek kızgın güneşin altında çalışır, didinir. Ama bunca emek ve çabasıyla ailesini yine hakkıyla refaha erdiremez. Ve çocuğunun çalışmasına da muhtaç olur.Bu yüzden çocuklarını tarlada ya da dükkanda çalışmaya, çabalamaya yöneltir ve sonunda çocuklar öğrenim çağını geçirirler. Böyle okuryazar olmayanların sayıları çoğunluğu bulur.
“Bu yurt çocukları bilgisizlikleri yüzünden haklarını savunamazlar. Karaborsacıların, ağaların, zorbaların, mütegallibenin ( zorbanın) isteklerine oyuncak olurlar. Çünkü haklarını bilmezler. Çünkü hükümete, eşrafa ve nüfuzlulara karşı haklarını savunmaktan acizdirler.Bütün isteklerimiz iki noktada toplanıyor. Biri, hakim sınıfları hakkı kayırmaya zorlamak, öbürü de ezilen sınıfları uygun bir yolla haklarını elde etmeye güçlendirmek. Bunların her ikisi de birdir. Alt tabakayı düşünmek toplumsal mutluluğu getirir. Hükümet, yasaları uygularken hep bugünkü ezilen sınıfları gözönünde tutmalı, onların bilgisizliklerini gidermeye çalışmalı, haklarını kendileri savunamayan bu zavallıları korumalıdır. Alt tabaka, devlet denilen yapının temelidir. Onları düşünen bir hükümet, kendisini de düşünmüş olur.”
Hasan Tahsin, hem kurucusu hem de başyazarlığını yaptığı Hukuk-u Beşer ( insan Hakları) gazetesindeki köşesinde şehit edilmeden 2 ay önce, 22 Mart 1919 tarihinde bakın neler yazmış.
alt tabaka
“Bizde en çok düşünülecek bir sınıf varsa, o da kuşkusuz alt tabakadır.Çiftçi, makineci, dükkancı, kısacası emekçilerin oluşturduğu bu sınıf ahali, alnının teriyle ekmeğini kazanır, devletin hazinesini emeğinden ayırdığı hissesiyle doldurur. Asker olur, kan vergisini de öder. Böyleyken çoğunlukla düşünülmesi ihmal edilir. Hatta bir siyasi oya , bir seçim hakkına bile sahip olamaz.
“Seçim hakkı az çok vergi veren , yani zengin olanların hakkıdır. Bedel ödeyerek, binbir dolap çevirerek askere gitmemek bunların hakkıdır. Hatırı sayılmak zenginlerin hakkıdır. Yoksul olmak, sefalete mahkum olmakla birdir. Herkese açık olması gereken okullar bile patronların çocukları içindir. Yoksul, sabahtan akşama dek kızgın güneşin altında çalışır, didinir. Ama bunca emek ve çabasıyla ailesini yine hakkıyla refaha erdiremez. Ve çocuğunun çalışmasına da muhtaç olur.Bu yüzden çocuklarını tarlada ya da dükkanda çalışmaya, çabalamaya yöneltir ve sonunda çocuklar öğrenim çağını geçirirler. Böyle okuryazar olmayanların sayıları çoğunluğu bulur.
“Bu yurt çocukları bilgisizlikleri yüzünden haklarını savunamazlar. Karaborsacıların, ağaların, zorbaların, mütegallibenin ( zorbanın) isteklerine oyuncak olurlar. Çünkü haklarını bilmezler. Çünkü hükümete, eşrafa ve nüfuzlulara karşı haklarını savunmaktan acizdirler.Bütün isteklerimiz iki noktada toplanıyor. Biri, hakim sınıfları hakkı kayırmaya zorlamak, öbürü de ezilen sınıfları uygun bir yolla haklarını elde etmeye güçlendirmek. Bunların her ikisi de birdir. Alt tabakayı düşünmek toplumsal mutluluğu getirir. Hükümet, yasaları uygularken hep bugünkü ezilen sınıfları gözönünde tutmalı, onların bilgisizliklerini gidermeye çalışmalı, haklarını kendileri savunamayan bu zavallıları korumalıdır. Alt tabaka, devlet denilen yapının temelidir. Onları düşünen bir hükümet, kendisini de düşünmüş olur.”
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar