bugün
- yazarların sabah kahvaltısı5
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi18
- araba kullanırken uyumak4
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak2
- halka filmini izlerken telefonun çalması4
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- ölüyorum lan ölüyorum3
- from gold from dust13
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması12
- emekçilerin çalışma yaşamı talepleri2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- fiziği güzel sözlük kızları47
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- rujlu erkekle öpüşmek3
- hoşlanılan kızın dörtte üçünün su olması2
- çin'e demokrasi gelsin10
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- recep tayyip erdoğan27
- nervio23
- truesuz sözlük8
- hastalık havası8
- rujlu kadınla öpüşmek6
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler7
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- vajinanın iç sıcaklığı10
- uzun süre ayakkabı içinde kalmış ayak6
- silikon memenin patlaması10
- çok makyaj yapan kız vs doğal kız10
- anında dolan göz neyin belirtisidir6
- burna tuzlu su çekmek6
- bu saatte hala uluyamama sebebi3
- geceleri yapmaktan zevk alınan şeyler5
- gocu19
- uykuya dalmak istememek neyin belirtisidir5
- fatma betül sayan kaya59
- kopya çekmenin etiği5
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği9
- adalet ve kalkınma partisi4
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- ekrem imamoğlu6
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis18
- gurbet3
- seni terkedeceğim4
- iyi dostlar biriktirdim7
- gece gece gelen kızarmış patates isteği3
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl8
- karton toplarken şarampole yuvarlanmak5
- yazarların akşama dair planları9
levent bulut'un bugün köşesinde dile getirdiği durum.
Yazı şöyle:
Ülkemizde maalesef siyaset anlayışı etik değil. Dün kara dediğine bugün ak demek, siyasî anlayış olarak yerleşmiş ülkemize. 2002'den bu yana kendileri ve AK Parti'yle ilgili yapılan her eleştiride devamlı olarak sandığı işaret ederek, "Millet sandıkta neyi, kimi işaret ediyorsa, herkes buna boyun eğmek zorundadır." diyorlardı. Sanki "Demokrasi amaç değil araçtır." sözünü ben söylemişim gibi 16 yıldır her seçimde demokrasiden dem vuruyorlardı.
Ee... Ne oldu? Gördünüz işte demokrasiden ne anladıklarını. Sandıktan birinci çıkarlarsa; millî irade, halkın kararı, herkes saygı duymalıyken, sonuç aleyhlerine olduğunda ise, "13-14 bin oy farkla kimsenin kazandım deme hakkı yok." oluverdi.
*
AKP kurulduğu günden bu yana sürekli mağdur edebiyatı yaptı. Ülkeyi yönetiyor olmalarına rağmen sel bassa, dere taşsa mağdur bir tek AKP oldu ve mağduriyetleri hiç bitmedi. ilk 6 büyükşehirden 5'ini kaybettiler, sonucu kabullenip rakibi tebrik etmek yerine yine bir mağduriyet çıkardılar. 31 Mart'tan önce muhalefetin seçim güvenliği ile ilgili eleştirilerine AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali ihsan Yavuz YSK'nın, güvenilir, şeffaf ve aleni bir süreç işlettiğinin altını çizerek, "Ben YSK'nın Türkiye'nin en güvenilir kurumlarının başında olduğunu düşünüyorum. Dünyada da YSK'dan daha iyi bu işi işleten başka bir seçim kurulu olduğunu düşünmeyenlerden biriyim." derken, sandıktan imamoğlu çıkınca, "Bu işin içinde organize bir iş var." deyiverdi.
*
31 Mart'tan bugüne AKP'li idarecilerin açıklamalarına bir göz atın. Seçimde hile olduğunu ve usulsüzlükler tespit ettiklerimi söylediler. Hatta sandık komisyonunda bulunanları töhmet altında bırakacak şekilde "Sistematik bir hırsızlık var." dediler. Devamlı suçladılar ama ifadeleri soyuttu. Neymiş efendim seçimde hile varmış ve bunu organize bir şekilde yapmışlar. Sanki sandık başkanlarını atayan Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin müşahitlerini atayan Meral Akşener'di. Nasıl bir organize iş olabilir Allah aşkına! Ak Partili müşahitler sandığın başında ıslak imzalı birer nüsha almadılar mı? O belgeler AKP genel merkezine gönderilmedi mi? O belgelerle YSK'daki uymasa zaten çarşaf çarşaf havuz medyasında milletin gözünün önüne sermezler miydi?
*
16 yıldır her seçim sonrası muhalefet AKP'yi seçim güvenliğiyle ilgili eleştirirken, seçim sistemiyle ilgili itirazda bulunan partiler için "Bir kısım partiler, sırf seçim mağlubiyetine bahane olsun diye maalesef bir sürü şey söylüyor. Ama bunlar kesinlikle mağlubiyete kılıf bulmanın ötesinde değildir." diyerek sistemi savunuyorlardı. Şimdi ne diyeceklerini ne yapacaklarını şaşırdılar.
*
Oysa şapkayı önlerine koyup nerede hata yaptık, seçmen bizi neden uyardı diye düşünmeleri gerek. Aslında bu seçimlerin ardından yaşananlara bakıp özeleştiri yapacak olursak; ülkede artık her şeyin çivisi çıktı. Özellikle utanma duygumuzu kaybettik. Ahlâkta ikiyüzlüyüz. Adam kayırarak, torpille, rüşvetle, yalanla iş görürken toplumsal ahlâkı da çökerttik. Sonunda iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı "Bizden-onlardan" ayrımı ile şekillendiren bir ülke olup çıktık.
*
Meclisimiz bile değişti. Sadece bir kişi istiyor diye çıkardıkları torba paketlerin içeriğini bilmeyen, sorgulamayan, talimat doğrultusunda sadece parmak kaldırıp indiren vekillerin olduğu bir meclise sahibiz.
Sorsan milletin seçilmiş vekiliyiz diye kasım kasım kasılırlar. Fakat yanlış gördükleri bir konuyla alakalı şahsi fikirlerini bile beyan edemezler.
*
Kısacası; değişti denilen Türkiye evet gerçekten değişti. Mazlumun yanında zulme boyun eğmeyen adaletli bir millet iken, güçlünün ve mağrurun yanında yer alan, bizden sizden diyerek partizanlaşan bir millete dönüştük. Bölgemizde rol model ülkeyken, demokrasinin dumura uğradığı Orta Doğu ülkelerine benzedik. Partizanlaştıkça hür irademizi kişiye teslim ettik. Şimdi imamoğlu'na yapılanlara bakıp, sonuçları kabullenmeyip türlü türlü yollara başvuranları gördükçe; ne hâle geldik, diyorum. Bu yaşananları anlamayan ve hâlâ partisinin yanlışını savunanlar içinse inanın ne söylesek boş.
KEMAL BEY'iN ŞEHADETi
"Çocuklarımı asil Türk milletine emanet ediyorum. Eminim bu kahraman millet gereğini yapacaktır." (Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey).
Bugün Boğazlıyan Kaymakamı Millî Şehit Kemal Bey'in şehadetinin 100. yıl dönümü. Allah rahmet eylesin, ruhu şad olsun.
Kaynak: http://www.gunboyugazetes...iradeye-ipotek-2530yy.htm
Yazı şöyle:
Ülkemizde maalesef siyaset anlayışı etik değil. Dün kara dediğine bugün ak demek, siyasî anlayış olarak yerleşmiş ülkemize. 2002'den bu yana kendileri ve AK Parti'yle ilgili yapılan her eleştiride devamlı olarak sandığı işaret ederek, "Millet sandıkta neyi, kimi işaret ediyorsa, herkes buna boyun eğmek zorundadır." diyorlardı. Sanki "Demokrasi amaç değil araçtır." sözünü ben söylemişim gibi 16 yıldır her seçimde demokrasiden dem vuruyorlardı.
Ee... Ne oldu? Gördünüz işte demokrasiden ne anladıklarını. Sandıktan birinci çıkarlarsa; millî irade, halkın kararı, herkes saygı duymalıyken, sonuç aleyhlerine olduğunda ise, "13-14 bin oy farkla kimsenin kazandım deme hakkı yok." oluverdi.
*
AKP kurulduğu günden bu yana sürekli mağdur edebiyatı yaptı. Ülkeyi yönetiyor olmalarına rağmen sel bassa, dere taşsa mağdur bir tek AKP oldu ve mağduriyetleri hiç bitmedi. ilk 6 büyükşehirden 5'ini kaybettiler, sonucu kabullenip rakibi tebrik etmek yerine yine bir mağduriyet çıkardılar. 31 Mart'tan önce muhalefetin seçim güvenliği ile ilgili eleştirilerine AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali ihsan Yavuz YSK'nın, güvenilir, şeffaf ve aleni bir süreç işlettiğinin altını çizerek, "Ben YSK'nın Türkiye'nin en güvenilir kurumlarının başında olduğunu düşünüyorum. Dünyada da YSK'dan daha iyi bu işi işleten başka bir seçim kurulu olduğunu düşünmeyenlerden biriyim." derken, sandıktan imamoğlu çıkınca, "Bu işin içinde organize bir iş var." deyiverdi.
*
31 Mart'tan bugüne AKP'li idarecilerin açıklamalarına bir göz atın. Seçimde hile olduğunu ve usulsüzlükler tespit ettiklerimi söylediler. Hatta sandık komisyonunda bulunanları töhmet altında bırakacak şekilde "Sistematik bir hırsızlık var." dediler. Devamlı suçladılar ama ifadeleri soyuttu. Neymiş efendim seçimde hile varmış ve bunu organize bir şekilde yapmışlar. Sanki sandık başkanlarını atayan Kemal Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin müşahitlerini atayan Meral Akşener'di. Nasıl bir organize iş olabilir Allah aşkına! Ak Partili müşahitler sandığın başında ıslak imzalı birer nüsha almadılar mı? O belgeler AKP genel merkezine gönderilmedi mi? O belgelerle YSK'daki uymasa zaten çarşaf çarşaf havuz medyasında milletin gözünün önüne sermezler miydi?
*
16 yıldır her seçim sonrası muhalefet AKP'yi seçim güvenliğiyle ilgili eleştirirken, seçim sistemiyle ilgili itirazda bulunan partiler için "Bir kısım partiler, sırf seçim mağlubiyetine bahane olsun diye maalesef bir sürü şey söylüyor. Ama bunlar kesinlikle mağlubiyete kılıf bulmanın ötesinde değildir." diyerek sistemi savunuyorlardı. Şimdi ne diyeceklerini ne yapacaklarını şaşırdılar.
*
Oysa şapkayı önlerine koyup nerede hata yaptık, seçmen bizi neden uyardı diye düşünmeleri gerek. Aslında bu seçimlerin ardından yaşananlara bakıp özeleştiri yapacak olursak; ülkede artık her şeyin çivisi çıktı. Özellikle utanma duygumuzu kaybettik. Ahlâkta ikiyüzlüyüz. Adam kayırarak, torpille, rüşvetle, yalanla iş görürken toplumsal ahlâkı da çökerttik. Sonunda iyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı "Bizden-onlardan" ayrımı ile şekillendiren bir ülke olup çıktık.
*
Meclisimiz bile değişti. Sadece bir kişi istiyor diye çıkardıkları torba paketlerin içeriğini bilmeyen, sorgulamayan, talimat doğrultusunda sadece parmak kaldırıp indiren vekillerin olduğu bir meclise sahibiz.
Sorsan milletin seçilmiş vekiliyiz diye kasım kasım kasılırlar. Fakat yanlış gördükleri bir konuyla alakalı şahsi fikirlerini bile beyan edemezler.
*
Kısacası; değişti denilen Türkiye evet gerçekten değişti. Mazlumun yanında zulme boyun eğmeyen adaletli bir millet iken, güçlünün ve mağrurun yanında yer alan, bizden sizden diyerek partizanlaşan bir millete dönüştük. Bölgemizde rol model ülkeyken, demokrasinin dumura uğradığı Orta Doğu ülkelerine benzedik. Partizanlaştıkça hür irademizi kişiye teslim ettik. Şimdi imamoğlu'na yapılanlara bakıp, sonuçları kabullenmeyip türlü türlü yollara başvuranları gördükçe; ne hâle geldik, diyorum. Bu yaşananları anlamayan ve hâlâ partisinin yanlışını savunanlar içinse inanın ne söylesek boş.
KEMAL BEY'iN ŞEHADETi
"Çocuklarımı asil Türk milletine emanet ediyorum. Eminim bu kahraman millet gereğini yapacaktır." (Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey).
Bugün Boğazlıyan Kaymakamı Millî Şehit Kemal Bey'in şehadetinin 100. yıl dönümü. Allah rahmet eylesin, ruhu şad olsun.
Kaynak: http://www.gunboyugazetes...iradeye-ipotek-2530yy.htm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar