bugün
- yarın kpssye girecek yazarlar12
- çocuklara verilen farklı isimler12
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- gocu51
- enayimiknatisii36
- ölüm9
- dansöz izleme keyfi12
- iş kazasında ölen işçiye tali kusur3
- regex2
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- aziz yıldırım12
- kumral erkek3
- insan olmaya ceyrek kala26
- hangi renksiniz17
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- ismail kartal9
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- flört uygulaması eşleşme algoritması2
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- tai lung42
- online listesinden manita beğenmek7
- kerem aktürkoğlu8
- fusya semsiyeli yabanci8
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği4
- sözlükteki şer çetesi12
- reis2
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- uzak durulası insan modelleri5
- sözlükte herkesin avcı olması12
- geceye bir söz bırak8
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- sözlükteki zorbalar12
- s'i l v'e r m'i s t29
- anın görüntüsü24
- saraca finch house2
- öylesine bir şeyler yaz3
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- evde dondurma yapmak5
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- sürekli ilgi bekleyen erkek9
- flat white4
Yurtdışı yaşamı süregelmektedir, yılda bir ya da iki kez Türkiye/Ankara'ya dönülerek kâh iş yapılır, kâh eğlenilir, fakat yaşanılan yerin Türkiye olmaması sebebiyle, gelinen ev genellikle aile evidir ve çok zaman geçirilmez.
Türkiye günlerinde her gece bir mekâna gidilir, tanıdık mekânlar 'oho, abi hoşgeldin.' derler, tanımadık mekânlar ise bazen mayına dönüşebilir, şöyle ki bundan dört yıl önce, Ankara'nın hafif yokuşlu Arjantin caddesinde kısmen nezih bir mekâna gittiğimde, değerli karım ve arkadaşlarımla güzel vakit geçirdikten sonra çıkışta öpüşerek vedalaşıp dağıldığımız pek güzel bir gün olmuştu.
Sonra hastalıklı sırtlan timsâli bir takım kalın montlu erkekler benim ve karımın yanına çıkışta ilişmiş; 'Yalnız kardeş, otomobili bize vermen gerekirdi, sen bizim yere parketmişsin, sıkıntı çektik, bugün haftasonu, 20TL ücret alacağız.' demişlerdi.
Ben de gâvur damarı, yurt dışındaki sırtlansızlık vs. bir kenara; 'Fakat otomobilin anahtarı bendeydi, parkı ben yaptım, yol belediyenin, siz kimsiniz?' demiş bulundum.
'Kardeş ekmek parası' ilâ, 'Dalga mı geçiyosun lan' kalıpları ile bana yaklaşan kişilere karşı tehdit hissettiğimde ise, ufak bir gözlem yapma şansım oldu.
'Gözlüklü, şişman sırtlan', 'iri şişman sırtlan', 'Cılız ama gözleri parlak sırtlan', 'Uzakta oturarak beni gözleyen sessiz sırtlan', 'otomobildeki karım.'
Derhal gözlüklüye yumruk attım, o yere düşen ve yamulan gözlüğünü toparlarken, iri şişman sırtlanın boğazına bir yumruk daha.
Gerçek bir kahraman, mükemmel yumruktör, ve karımın tek prens olan benim için mükemmel olan bu dövüş sahnesinden sonra, uzaktaki sessiz sırtlan sur borusu gibi bir ıslık üfler, ve sonsuz sayıda vale ortama girer.
Fist of the north star gazına gelen ben hepsine dalar, fakat bu güzel anı, kafama ve vücûdumun her noktasına yediğim tekmelerle, bol bol kafa şişmesi ile tamamlanır.
En son sürücü koltuğundaki değerli karım, perdeyi indirircesine otomobile binmemi ünlemler, ben bir fırsatta binerim, kapıyı çekerim, kapıya da tekme yiyerek kapıyı çökertiriz ve, vın.
işte böyledir.
Türkiye günlerinde her gece bir mekâna gidilir, tanıdık mekânlar 'oho, abi hoşgeldin.' derler, tanımadık mekânlar ise bazen mayına dönüşebilir, şöyle ki bundan dört yıl önce, Ankara'nın hafif yokuşlu Arjantin caddesinde kısmen nezih bir mekâna gittiğimde, değerli karım ve arkadaşlarımla güzel vakit geçirdikten sonra çıkışta öpüşerek vedalaşıp dağıldığımız pek güzel bir gün olmuştu.
Sonra hastalıklı sırtlan timsâli bir takım kalın montlu erkekler benim ve karımın yanına çıkışta ilişmiş; 'Yalnız kardeş, otomobili bize vermen gerekirdi, sen bizim yere parketmişsin, sıkıntı çektik, bugün haftasonu, 20TL ücret alacağız.' demişlerdi.
Ben de gâvur damarı, yurt dışındaki sırtlansızlık vs. bir kenara; 'Fakat otomobilin anahtarı bendeydi, parkı ben yaptım, yol belediyenin, siz kimsiniz?' demiş bulundum.
'Kardeş ekmek parası' ilâ, 'Dalga mı geçiyosun lan' kalıpları ile bana yaklaşan kişilere karşı tehdit hissettiğimde ise, ufak bir gözlem yapma şansım oldu.
'Gözlüklü, şişman sırtlan', 'iri şişman sırtlan', 'Cılız ama gözleri parlak sırtlan', 'Uzakta oturarak beni gözleyen sessiz sırtlan', 'otomobildeki karım.'
Derhal gözlüklüye yumruk attım, o yere düşen ve yamulan gözlüğünü toparlarken, iri şişman sırtlanın boğazına bir yumruk daha.
Gerçek bir kahraman, mükemmel yumruktör, ve karımın tek prens olan benim için mükemmel olan bu dövüş sahnesinden sonra, uzaktaki sessiz sırtlan sur borusu gibi bir ıslık üfler, ve sonsuz sayıda vale ortama girer.
Fist of the north star gazına gelen ben hepsine dalar, fakat bu güzel anı, kafama ve vücûdumun her noktasına yediğim tekmelerle, bol bol kafa şişmesi ile tamamlanır.
En son sürücü koltuğundaki değerli karım, perdeyi indirircesine otomobile binmemi ünlemler, ben bir fırsatta binerim, kapıyı çekerim, kapıya da tekme yiyerek kapıyı çökertiriz ve, vın.
işte böyledir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar