bugün
- dün gece sözlükte yaşanan ahlaksız olay6
- orta doğu'nun orta dünya gibi olması4
- dayatılmış güzellik algısı3
- kadınların kötü günde terk edip gitmeleri3
- kıyamet döneminde yaşanacak felaketler2
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı41
- ekşi sözlük11
- ismail kartal10
- düşün ki o bunu okuyor7
- gocu bak bi5
- yarın kpssye girecek yazarlar13
- kırbaç isteyen var mı4
- diamond bey biraderelle2
- anın görüntüsü26
- togg t6x5
- fenerbahçe12
- güne bir şarkı bırak7
- enayimiknatisii36
- suriye'nin medeniyete katkıları2
- köylü2
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- dansöz izleme keyfi12
- berhan şimşek'in kadına şiddet görüntüleri3
- ölüm9
- gocu51
- insan olmaya ceyrek kala26
- aziz yıldırım12
- hangi renksiniz17
- tek maçtan yatan iddaa kuponu2
- çocuklara verilen farklı isimler12
- bursa da yakıt dökülmesiyle zincirleme kaza2
- evliliği zorlaştırmak2
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- serhat kılıç13
- iltica2
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- beşiktaş9
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- uyuşturucu2
- tai lung34
- süper lig3
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- saraca finch house3
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- sözlükteki şer çetesi12
- futbol4
olmamış, olamamış film.
- mark wahlberg rolüne hiç gitmemiş, o max payne karizmasını yayamıyor etrafa, hatta filmdeki max payne hiç de öyle karizmatik falan bir adam değil. halbuki oyunu oynarken insan max'in o ezikliğinin altında yatan o müthiş karizmayı cayır cayır hissedebiliyordu.
- yaratıkların hayali olduğunu farkedince rahatladığımı hissetsem de, sırf görsellik için kullandıkları gerçeğini değiştirmiyor bu. aksiyon sahnelerinin %80ini ilacı temsil etsin diye bu kuşçuklar almış, çok belli oluyor.
- zaten oyunun konusu da çok ahım şahım değildi, ama onu mükemmelleştiren şey karanlık atmosferi ve konunun içine sizi şuursuzca çekmesiydi. film kesinlikle o atmosferi verememiş, özellikle ilk yarısında bazı sahnelerin benzerliği ve new york'ta sürekli yağdırılan karın dışında "hah işte max payne budur" denebilecek bir sahne yok. ikinci yarısında max'in bina içinde ilerlediği ve bullet time'ın kullanıldığı sahneler biraz işi kurtarıyor gibi olsa da, kendimi kolayca filmlere kaptıran ben bile filmin içine girmekte oldukça zorlandım.
- senaryoda çok anlamsız değişimler olmuş. özellikle bence oyunun ilk sahnelerinin birebir monte edilmemesi için hiç bir gerekçe yokken roscoe street station'ı aptalca dahil etmişler filme, yani sırf metroda bir sahnemiz olsun denmiş sanki. koy abi işte soygunuyla bir sahne, hem max'in metro kullandığı sahneden süper aksiyon sahnesi de çıkarırdın, çok mu zordu yani?
- kötü yanlarının yanında bazen oyuna yapılan ilginç göndermeler de dikkatli izleyici tarafından farkedilmiyor değil tabii. örneğin max'in dosyayı araştırdığı yerin "gognitti's storage" olması güzel bir eklentiydi.
- filmin şak diye bitmesi ikincisinin çekileceği izlenimini verdi bana. umarım daha sağlam bir kadroyla çekilir. hadi mark'a tahammül ettik diyelim, kopuk kopuk anlatınlan hikayenin kesinlikle daha sağlamlaştırılması lazım. "çok uzun, sığdıramayız" derseniz de "çekmeyin kardeşim o zaman" derim..
sonuç olarak, bence zaten oyun olarak da bir film niteliği taşıyan max payne'in kötü bir sinema uyarlaması olmuştur bu film. eğer oyunla fazla alakalı değilseniz belki daha çok keyif alabilirsiniz, ama oyunu defalarca bitirip giderseniz ilk yarının sonunda filmden çıkmak bile isteyebilirsiniz, o derece.
edit : bak en önemli şeyi atlamışız. max payne'i max payne yapan onun monologlarıdır. oyunu oynarken sürekli kendi kendine konuşur, iç sesiyle yorumlardı olayları max baba. filmin sadece ilk 15 saniyesinde var bu, bir daha da yapılmamış. eh be kardeşim, ver max'in inceden ayarlarını o monolog konseptiyle de biz de filmin oyundan esinlendiğini anlayalım. filmi yapanlara oyunu yanlış mı anlatmışlar acaba? kesinlikle yönetmen'in oyunu oynadığına inanmıyorum ben şahsen.
- mark wahlberg rolüne hiç gitmemiş, o max payne karizmasını yayamıyor etrafa, hatta filmdeki max payne hiç de öyle karizmatik falan bir adam değil. halbuki oyunu oynarken insan max'in o ezikliğinin altında yatan o müthiş karizmayı cayır cayır hissedebiliyordu.
- yaratıkların hayali olduğunu farkedince rahatladığımı hissetsem de, sırf görsellik için kullandıkları gerçeğini değiştirmiyor bu. aksiyon sahnelerinin %80ini ilacı temsil etsin diye bu kuşçuklar almış, çok belli oluyor.
- zaten oyunun konusu da çok ahım şahım değildi, ama onu mükemmelleştiren şey karanlık atmosferi ve konunun içine sizi şuursuzca çekmesiydi. film kesinlikle o atmosferi verememiş, özellikle ilk yarısında bazı sahnelerin benzerliği ve new york'ta sürekli yağdırılan karın dışında "hah işte max payne budur" denebilecek bir sahne yok. ikinci yarısında max'in bina içinde ilerlediği ve bullet time'ın kullanıldığı sahneler biraz işi kurtarıyor gibi olsa da, kendimi kolayca filmlere kaptıran ben bile filmin içine girmekte oldukça zorlandım.
- senaryoda çok anlamsız değişimler olmuş. özellikle bence oyunun ilk sahnelerinin birebir monte edilmemesi için hiç bir gerekçe yokken roscoe street station'ı aptalca dahil etmişler filme, yani sırf metroda bir sahnemiz olsun denmiş sanki. koy abi işte soygunuyla bir sahne, hem max'in metro kullandığı sahneden süper aksiyon sahnesi de çıkarırdın, çok mu zordu yani?
- kötü yanlarının yanında bazen oyuna yapılan ilginç göndermeler de dikkatli izleyici tarafından farkedilmiyor değil tabii. örneğin max'in dosyayı araştırdığı yerin "gognitti's storage" olması güzel bir eklentiydi.
- filmin şak diye bitmesi ikincisinin çekileceği izlenimini verdi bana. umarım daha sağlam bir kadroyla çekilir. hadi mark'a tahammül ettik diyelim, kopuk kopuk anlatınlan hikayenin kesinlikle daha sağlamlaştırılması lazım. "çok uzun, sığdıramayız" derseniz de "çekmeyin kardeşim o zaman" derim..
sonuç olarak, bence zaten oyun olarak da bir film niteliği taşıyan max payne'in kötü bir sinema uyarlaması olmuştur bu film. eğer oyunla fazla alakalı değilseniz belki daha çok keyif alabilirsiniz, ama oyunu defalarca bitirip giderseniz ilk yarının sonunda filmden çıkmak bile isteyebilirsiniz, o derece.
edit : bak en önemli şeyi atlamışız. max payne'i max payne yapan onun monologlarıdır. oyunu oynarken sürekli kendi kendine konuşur, iç sesiyle yorumlardı olayları max baba. filmin sadece ilk 15 saniyesinde var bu, bir daha da yapılmamış. eh be kardeşim, ver max'in inceden ayarlarını o monolog konseptiyle de biz de filmin oyundan esinlendiğini anlayalım. filmi yapanlara oyunu yanlış mı anlatmışlar acaba? kesinlikle yönetmen'in oyunu oynadığına inanmıyorum ben şahsen.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar