bugün
- velvet hanım günaydın5
- sizin adınız yanınca doktorun yanına giren tip4
- en büyük korkunuz6
- ilk buluşmada ne getirilmeli6
- doktor bey vizitte2
- ahmet sezer bey11
- kabak yemeği vs hamburger11
- gemici çakmağı3
- 186 boyundaki erkek19
- put2
- ilk buluşmaya smokin ile gitmek2
- kemaliste dokundum ne yapmalıyım3
- topçu miralay ahmet sezer bey2
- çocukların şımarık olması2
- norveç futbolu3
- sabahın 6 sında uyanmak4
- yeni parti için alternatifli hazırlık3
- diktatörlükle yönetilen ülkeler2
- solculuğun bir virüs olması2
- google'ın üç yeni yapay zeka modeli2
- ahmet sezer bey köprü üstüne tamam2
- fatma soydaş5
- orduspor çocukları2
- dem parti7
- alevi erkek8
- bursalı erkekler9
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır10
- 32 yaşına girmek12
- nervionun merak ettiği yazar19
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- rest apilerde state yönetimi sorunsalı2
- erzincanlı erkekler6
- tavuk döner ısmarlayan erkek6
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- istanbullu erkekler5
- sivaslı yiğidolar6
- g'i l d'e d l'i l y20
- yalnizca deli yalnizca sair21
- zengin olsanız ne yapardınız9
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- din tartışması7
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- antalyalı erkekler5
- kürt erkek5
- habire1240
- norveçte bok olsam9
- adıyamanlı erkekler5
- bugün açılacağım sözlük kızı12
amerika'da başlayan ekonomik kriz, dünya'yı da etkisi altına alıyor (aslında aldı bile). diğer taraftan türkiye istediği kadar bize bir şey olmaz desin, yapılan açıklamalara göre geçen sene 170bin olan kredi kartı borçlu sayısı bu sene 300bine vurdu, bireysel ve konut kredilerinin bir çoğu geri dönemiyor, bu kredilerle alınan evler tıpkı krizin hemen öncesi amerikası gibi haczediliyor ama kimsede sıcak para olmadığı için bu gayrimenkullerin elde patlaması an meselesi.
diğer taraftan tüik'in açıkladığına göre geçen sene aynı dönem %8 olan işsizlik bu sene %9,8 olmuş durumda. yani reel sektör de ciddi bir darboğaza girdi. kaldı ki kredilerin geri döndürülememesi nedeniyle reel sektörün şu an lokomotifi konumunda olan inşaat sektörü de durma noktasına geldi. projelerin çoğu temeli dahi atılmadan âtıl halde duruyor. e bu da inşaatı besleyen demir-çelik, çimento gibi ağır sanayi kolları başta olmak üzere domino taşı gibi bir tetiklemeye sebebiyet vermekte.
merkez bankası şu aralar sıcak parada vergi indirimi ve faiz arttırımıyla avrupa ve amerikan devlerinin çektiği sıcak para açığını arap ve gurbetçi türklerle kapatma çabasında olsa da bu ancak kısa vadede krizin etkisini hafifletmekten, dünya finans krizinin türkiye'yi daha geç vurmasından öteye geçemez. eğer uzun vadeye yönelik yatırımlar yapılmazsa -ki yapılmıyor- sadece sıcak para politikalarıyla ekonomiye yön verilmesi imkansız. reel sektörse, bilhassa tekstil ve diğer tüketim maddelerinde zaten özellikle çin'den gelen ucuz maliyetli ithalat dalgasıyla durma noktasına gelmiş durumda.
reel sektörün bir başka candamarı tarım ve tarıma dayalı sanayi ise hem yanlış izlenen politikalar (organik tarıma geçilememesi, kalifiye tarım işçisi yetiştirilememesi, yetiştirilenlerin de istihdam edilmemesi, gap bölgesi, çukurova, konya ovası gibi tarıma elverişli arazilerin yanlış sulamalar yüzünden çöle dönmesi, hükümetin çiftçiyi subvanse etmemesi) hem de küresel ısınmanın yarattığı susuzluk ve türkiye'de üretimin düşmesinin yarattığı tüketim açığının ithal tarım ürünleriyle karşılanmaya çalışılması, e bunun da büyük bir ekstra çıktıya neden olması gibi nedenlerden bataklığa saplanmakta her geçen gün.
hülasa, yakında herkesi, hepimizi çok daha kötü günler bekliyor olacak. eğer birileri, bizler buna dur demezsek. aydınlık, gecenin en karanlık anından sonradır, yapmamız gereken güneşi gerekirse kendi ellerimizle doğurmak. ne diyor üstad? sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa!*
diğer taraftan tüik'in açıkladığına göre geçen sene aynı dönem %8 olan işsizlik bu sene %9,8 olmuş durumda. yani reel sektör de ciddi bir darboğaza girdi. kaldı ki kredilerin geri döndürülememesi nedeniyle reel sektörün şu an lokomotifi konumunda olan inşaat sektörü de durma noktasına geldi. projelerin çoğu temeli dahi atılmadan âtıl halde duruyor. e bu da inşaatı besleyen demir-çelik, çimento gibi ağır sanayi kolları başta olmak üzere domino taşı gibi bir tetiklemeye sebebiyet vermekte.
merkez bankası şu aralar sıcak parada vergi indirimi ve faiz arttırımıyla avrupa ve amerikan devlerinin çektiği sıcak para açığını arap ve gurbetçi türklerle kapatma çabasında olsa da bu ancak kısa vadede krizin etkisini hafifletmekten, dünya finans krizinin türkiye'yi daha geç vurmasından öteye geçemez. eğer uzun vadeye yönelik yatırımlar yapılmazsa -ki yapılmıyor- sadece sıcak para politikalarıyla ekonomiye yön verilmesi imkansız. reel sektörse, bilhassa tekstil ve diğer tüketim maddelerinde zaten özellikle çin'den gelen ucuz maliyetli ithalat dalgasıyla durma noktasına gelmiş durumda.
reel sektörün bir başka candamarı tarım ve tarıma dayalı sanayi ise hem yanlış izlenen politikalar (organik tarıma geçilememesi, kalifiye tarım işçisi yetiştirilememesi, yetiştirilenlerin de istihdam edilmemesi, gap bölgesi, çukurova, konya ovası gibi tarıma elverişli arazilerin yanlış sulamalar yüzünden çöle dönmesi, hükümetin çiftçiyi subvanse etmemesi) hem de küresel ısınmanın yarattığı susuzluk ve türkiye'de üretimin düşmesinin yarattığı tüketim açığının ithal tarım ürünleriyle karşılanmaya çalışılması, e bunun da büyük bir ekstra çıktıya neden olması gibi nedenlerden bataklığa saplanmakta her geçen gün.
hülasa, yakında herkesi, hepimizi çok daha kötü günler bekliyor olacak. eğer birileri, bizler buna dur demezsek. aydınlık, gecenin en karanlık anından sonradır, yapmamız gereken güneşi gerekirse kendi ellerimizle doğurmak. ne diyor üstad? sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa!*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar