bugün
- velvet34
- habire1233
- bebeği gibi sevip düşmanı gibi siken erkek5
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- oğlum bir baktım da buradaki ekip bok gibi lan3
- 5 takipçim olması5
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi7
- bot beğeni6
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması4
- kadınların çok gamsız ve dertsiz olması meselesi4
- 22 yaş5
- dem parti3
- bir kilo kiraz yemek2
- berhan şimşek'in kadına şiddet faili olması3
- aptallara laf yetiştirmem yazar geçerim2
- kartlı işlem yapmayan esnaf8
- incelikli erkek5
- şaka maka true'nun 60 ında da kaldıracak olması6
- kabataş olayı görüntüleri27
- sözlük yazarlarının oy vereceği partiler3
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- 6 oku görünce dayanamadım4
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- küfür etkisi yaratan ama küfür olamayan cümleler3
- istanbul un çok pahalı olması27
- kürde kürt demenin ırkçılık olduğu ülke4
- türkiye islamcı kemalist kavgasıyla vakit kaybetti7
- yeni parti7
- hangi manifest kızısın12
- 30 kasım 2007 ısparta uçak kazası4
- cumhurbaşkanı erdoğan'ın rinkevics le görüşmesi2
- her şeyin üst üste gelmesi8
- lahmacun yiyecek kadar düşmek8
- en sevilmeyen ev işleri14
- bildirim panelim çalışmıyor2
- ikinci haluk levent vakası geliyor2
- citroen c4 robot2
- broadway vs doğan slx2
- gönül almaya çalışan erkek11
- ispanya'nın amerika'ya kafa tutması7
- mel mel bakan gibson ve 0 0 710
- safran7
- meyveli lahmacun7
- kürtler5
- gocu23
- mehdiyete dair hayalleriniz7
- nargilenin hint icadı olması3
- arkadaşlar ne oldu size böyle7
ulusalcı bünyelerin artık hergün rutin halinde karaladığı gazete...sabah kalk, kahvaltı yap, sözlüğe gir, tarafı karala...! ha, tek bir belge gösterebiliyorlar mı? hayır.
"ılımlı islamcı lan bunlar"
belgen nerede arkadaşım?
"fetocu lan bunlar"
ee, daha sonra cevat?
"pkk'lı lan bunlar"
hadi bea...harbiden mi?
biliyorum, gerçekler acı veriyor bu ulusalcı kesime ama, onlara demokrasi de acı veriyor...!
böyle bir gazeteye ihtiyacımız var kesinlikle.
daha önceden bu konulara açıklık getirmiş ahmet altan. okumak isteyen için;
-------------
"insanın doğru bir yolda ilerleyip ilerlemediğini arada sırada kontrol etmesi gerekir.
başkalarını bilmiyorum ama benim bu konuda bir ölçüm vardır.
eğer tartıştığınız kişiler, yalandan başka bir şey söyleyemiyorlarsa, doğru yoldasınız demektir.
ben size bir iki örnek vereyim.
biz ergenekon çetesiyle ilgili çeşitli belgeler yayınlıyoruz ve bu çetenin bütün bağlantılarının ortaya çıkmasını istiyoruz ya...
bizim bu yaklaşımımıza gelen cevaplar ne?
psikolojik savaş elemanı gibi çalışan gazetecilerin hakkımızda söyledikleri.
bir tanesi, bizim gazetenin zaman gazetesi'nin matbaasında basıldığını söyledi.
basılabilir de, neticede bir yerde bastıracağız bu gazeteyi.
ama söylediği yalandı.
sadece bizim gazetenin künyesine bakması yeterdi gerçeği görmesi için.
orada yazıyor gazetenin hangi matbaada basıldığı.
ama o yalan söylemek istiyordu ve utanmıyordu.
bir tanesi, bu gazetenin sahibinin çocuğunun parasızlık yüzünden kolejden alıp devlet okuluna verdiğini yazdı... hâlbuki gazetenin sahibi iki kardeşin de çocuğu yok.
bir başkası, genç kuşağın en ilgi çekici edebiyatçılarından biri olan, bizim gazetenin yazarlarından leyla ipekçi'nin amerikaya fethullah gülen'in bursuyla gittiğini yazdı.
ipekçi açıklama yaptı.
"hayatımda amerika'ya gitmedim."
yalanı söyleyen utandı mı?
yoo... zaten bu çocukların "görevli" olduklarından kuşkulanmamın nedeni bu inanılmaz arsızlıkları... bu kadar utanmazca davranabilmek için "görevli" olmak gerekiyor bence... ancak özel bir eğitimle insan bütün vicdanını ve utanç duygusunu böylesine kaybedebilir çünkü.
bizim gazetenin "fethullahçılar'dan" para aldığını da ileri sürdüler.
böyle bir para aldığımıza dair "belge" değil, en küçük bir kuşku yaratacak "bağlantı" göstersinler gazeteyi kapatacağız... bunu söyledik.
bizim bu söylediğimize bir cevap verebildiler mi?..
hayır.
yalan söylemeye devam ediyorlar mı?
evet.
niye peki?
yalandan başka sığınacakları bir yer yok çünkü.
geçen gün de ayda 30 milyar maaş aldığımı okudum.
yılda 360 milyar lira ediyor.
bu parayı bir yerde harcıyor ya da biriktiriyor olmalıyım.
benim ayda bu kadar para aldığımı kanıtlayan herkese bu parayı da, bundan sonra kazanacağım bütün paraları da bağışlayacağım.
işte zengin olma fırsatı.
böyle biri çıkacak mı?
hayır.
niye yalan söylüyorlar?
yalan söylemekten başka ne yapabilirler ki?
sadece bu adamlar değil, "sureti haktan" görünen bazı eski dostlar da bizim için "para kaynaklarını açıklasınlar"; diyorlar.
"para kaynağı" bu gazetenin sahipleri... epeyce zorlanıyorlar... bu zor durumda sadece mehmet betil yardım etti, gerekirse de ortak olacak...
başka bir kaynak olduğunu gösterin, gazeteyi kapatalım.
benim söylediklerimin doğru olmadığını gösteren tek bir belge ya da tek bir "işaret" bulun, bir daha gazetecilik yapmayayım.
bu yazdıklarımdan sonra yalanlarından vazgeçecekler mi?
sanmam...
çünkü görevleri yalan söylemek...
ve utanmamak.
şimdi bizi böyle yalanlarla geriletmeyi aklından geçirenlere söyleyeyim.
biz, böyle yalanlarla gerilemeyiz.
bütün hesaplarımız açık.
siz, cesaretiniz yetiyorsa kendi gazetelerinizin ve patronlarınızın hesapları hakkında aynı açıkyüreklilikle yazsanıza...
batırılan bankaların, kendi bankasından kendi şirketine aktarılan paraların, devlet eliyle zenginleşmenin hesabını versenize.
kendi patronlarınızın paraları nerelerden bulduğunu açıklasanıza.
birinizin bile böyle bir yazı yazmaya yüreği yetmez.
patronlarınıza "parayı nerden buldun" diye soramazsınız.
onlar da zaten açıklayamaz.
hadi, bütün gazete patronları hesaplarını açıklasın... biz varız... siz var mısınız?
yetiyor mu cesaretiniz?
o yazıları basan patronlarınızın cesareti yetiyor mu?
cesaretleri yetiyorsa, hodri meydan.
siz yalancısınız...
dürüst tek kelime yazma yeteneğiniz ve gücünüz yok.
şimdi bizimle ilgili yalanlara açıklık getirdiğimize göre...
üç günden beri sorduğum ve bir türlü kimseden cevabını alamadığım soruyu bir daha sorayım.
zamanında susurluk'a karşı çıkan gazetelerle yazarlar şimdi neden ergenekon'u savunuyorlar?
susurluk'un varlığı konusunda onları ikna eden kanıt neydi ki o kanıtı ergenekon için bulamıyorlar?
işte bu soruya cevap veremiyorlar.
bütün bu yalanlar da bu soruya verilemeyen cevabı saklamak için zaten."
http://www.taraf.com.tr/yazar.asp?mid=1249
"ılımlı islamcı lan bunlar"
belgen nerede arkadaşım?
"fetocu lan bunlar"
ee, daha sonra cevat?
"pkk'lı lan bunlar"
hadi bea...harbiden mi?
biliyorum, gerçekler acı veriyor bu ulusalcı kesime ama, onlara demokrasi de acı veriyor...!
böyle bir gazeteye ihtiyacımız var kesinlikle.
daha önceden bu konulara açıklık getirmiş ahmet altan. okumak isteyen için;
-------------
"insanın doğru bir yolda ilerleyip ilerlemediğini arada sırada kontrol etmesi gerekir.
başkalarını bilmiyorum ama benim bu konuda bir ölçüm vardır.
eğer tartıştığınız kişiler, yalandan başka bir şey söyleyemiyorlarsa, doğru yoldasınız demektir.
ben size bir iki örnek vereyim.
biz ergenekon çetesiyle ilgili çeşitli belgeler yayınlıyoruz ve bu çetenin bütün bağlantılarının ortaya çıkmasını istiyoruz ya...
bizim bu yaklaşımımıza gelen cevaplar ne?
psikolojik savaş elemanı gibi çalışan gazetecilerin hakkımızda söyledikleri.
bir tanesi, bizim gazetenin zaman gazetesi'nin matbaasında basıldığını söyledi.
basılabilir de, neticede bir yerde bastıracağız bu gazeteyi.
ama söylediği yalandı.
sadece bizim gazetenin künyesine bakması yeterdi gerçeği görmesi için.
orada yazıyor gazetenin hangi matbaada basıldığı.
ama o yalan söylemek istiyordu ve utanmıyordu.
bir tanesi, bu gazetenin sahibinin çocuğunun parasızlık yüzünden kolejden alıp devlet okuluna verdiğini yazdı... hâlbuki gazetenin sahibi iki kardeşin de çocuğu yok.
bir başkası, genç kuşağın en ilgi çekici edebiyatçılarından biri olan, bizim gazetenin yazarlarından leyla ipekçi'nin amerikaya fethullah gülen'in bursuyla gittiğini yazdı.
ipekçi açıklama yaptı.
"hayatımda amerika'ya gitmedim."
yalanı söyleyen utandı mı?
yoo... zaten bu çocukların "görevli" olduklarından kuşkulanmamın nedeni bu inanılmaz arsızlıkları... bu kadar utanmazca davranabilmek için "görevli" olmak gerekiyor bence... ancak özel bir eğitimle insan bütün vicdanını ve utanç duygusunu böylesine kaybedebilir çünkü.
bizim gazetenin "fethullahçılar'dan" para aldığını da ileri sürdüler.
böyle bir para aldığımıza dair "belge" değil, en küçük bir kuşku yaratacak "bağlantı" göstersinler gazeteyi kapatacağız... bunu söyledik.
bizim bu söylediğimize bir cevap verebildiler mi?..
hayır.
yalan söylemeye devam ediyorlar mı?
evet.
niye peki?
yalandan başka sığınacakları bir yer yok çünkü.
geçen gün de ayda 30 milyar maaş aldığımı okudum.
yılda 360 milyar lira ediyor.
bu parayı bir yerde harcıyor ya da biriktiriyor olmalıyım.
benim ayda bu kadar para aldığımı kanıtlayan herkese bu parayı da, bundan sonra kazanacağım bütün paraları da bağışlayacağım.
işte zengin olma fırsatı.
böyle biri çıkacak mı?
hayır.
niye yalan söylüyorlar?
yalan söylemekten başka ne yapabilirler ki?
sadece bu adamlar değil, "sureti haktan" görünen bazı eski dostlar da bizim için "para kaynaklarını açıklasınlar"; diyorlar.
"para kaynağı" bu gazetenin sahipleri... epeyce zorlanıyorlar... bu zor durumda sadece mehmet betil yardım etti, gerekirse de ortak olacak...
başka bir kaynak olduğunu gösterin, gazeteyi kapatalım.
benim söylediklerimin doğru olmadığını gösteren tek bir belge ya da tek bir "işaret" bulun, bir daha gazetecilik yapmayayım.
bu yazdıklarımdan sonra yalanlarından vazgeçecekler mi?
sanmam...
çünkü görevleri yalan söylemek...
ve utanmamak.
şimdi bizi böyle yalanlarla geriletmeyi aklından geçirenlere söyleyeyim.
biz, böyle yalanlarla gerilemeyiz.
bütün hesaplarımız açık.
siz, cesaretiniz yetiyorsa kendi gazetelerinizin ve patronlarınızın hesapları hakkında aynı açıkyüreklilikle yazsanıza...
batırılan bankaların, kendi bankasından kendi şirketine aktarılan paraların, devlet eliyle zenginleşmenin hesabını versenize.
kendi patronlarınızın paraları nerelerden bulduğunu açıklasanıza.
birinizin bile böyle bir yazı yazmaya yüreği yetmez.
patronlarınıza "parayı nerden buldun" diye soramazsınız.
onlar da zaten açıklayamaz.
hadi, bütün gazete patronları hesaplarını açıklasın... biz varız... siz var mısınız?
yetiyor mu cesaretiniz?
o yazıları basan patronlarınızın cesareti yetiyor mu?
cesaretleri yetiyorsa, hodri meydan.
siz yalancısınız...
dürüst tek kelime yazma yeteneğiniz ve gücünüz yok.
şimdi bizimle ilgili yalanlara açıklık getirdiğimize göre...
üç günden beri sorduğum ve bir türlü kimseden cevabını alamadığım soruyu bir daha sorayım.
zamanında susurluk'a karşı çıkan gazetelerle yazarlar şimdi neden ergenekon'u savunuyorlar?
susurluk'un varlığı konusunda onları ikna eden kanıt neydi ki o kanıtı ergenekon için bulamıyorlar?
işte bu soruya cevap veremiyorlar.
bütün bu yalanlar da bu soruya verilemeyen cevabı saklamak için zaten."
http://www.taraf.com.tr/yazar.asp?mid=1249
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar