bugün
- ismet gurbuz 20245
- hey yavrum be gelenlere bak4
- osuruktan şiirler89
- dolar isterse 100 olsun41
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- bugün ne oldu2
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- kendi memleketinde yabancı hissetmek5
- vancouver'dan toronto'ya gitmek4
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- pazartesi işe gidecek olmak4
- vajinaya neden git gel yapıyoruz2
- 22 ağustos 20262
- g i l d e d l i l y28
- kapıma beyaz toros gelseydi eğer11
- kadınınızı çalıştırır mısınız14
- saw serisini bir gunde izlemek2
- victor osimhen20
- nasıl birisiniz15
- orospu çocuğu abdullah öcalan19
- crush grubu2
- nah sana oy17
- diamond bosphorus8
- velvet48
- tcg anadolu da robotik cerrahi denemesi2
- kürtler8
- 185 ve üstü kadınların çok havalı olması8
- game of thrones taki kerhaneci16
- velvet mi güzel g'i l d'e d l'i l y mi8
- beybi leydi7
- kadın olmanın çok güzel bir şey olması6
- gürcistan göçmenleri13
- sözlüğün en düşük iq sahibi yazarları12
- yeni parti de bölünebilir10
- türk solcusu6
- simko320
- dolar 100 tl mazot 100 tl13
- allah her şeyden çok tevhidi önemsiyor6
- tai lung mu güzel g'i l d'e d l'i l y mi6
- uludağ sözlük bakanlıkları3
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi10
- hiç çaylak olmamış yazar gizli eşcinseldir11
- evde kalmış olan 24 yaşında kız5
- iyi günler arkadaşlar nasibimi arıyorum12
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçmek12
- güzel kızların mutsuz olması5
- almancıları sevmemek11
- osimhen lukaku vlahovic salah5
- ısrarla ne iş yaptığını soran insanlar4
- ankara6
Bakın bu yazdıklarımı özellikle erkekler iyi okusun, okusun ki benzer hataları yapmasınlar. Geçmişte, evli bir kadınla ilişkim oldu fakat o boşanana kadar asla cinsel bir olay gerçekleşmedi.
Zaten bizi tanıştıran durum da ortak mutsuzluğumuzdu, ben göçmen bir insanım, Kafkas göçmeniyim, Anadolu insanıyla, daha doğrusu kadınlarıyla frekansım uymuyor, bu uyumsuzluğu da yıllardan beri ilişkilerimde çekiyorum, ben ülkesindeki kadınların sırf bakire diye ekstrem beklentilerini ve egolarını beslemek istemeyen, dinlere inanmayan, işinde gücünde yalnız yaşayan, kaliteli uğraşları ve hobileri olan hiç evlenmemiş bekar bir adamken, o 7 senelik evliliğinin artık son dönemlerindeydi, boşanmayı zaten koymuştu kafasına, 2 yaşında bir oğlu vardı. Benden 2 yaş da büyüktü ama 2 yaş farkı oldukça önemsiz ve az bir fark.
Öncelikle eski sevgilim Türk değil yabancıydı. Çocuğun bir şeyleri değiştirebileceğini, kocasının sorumluluk alabileceğini düşündürmüş ona fakat bu da beklediği gibi gitmemiş. Zaten Anadolu'da da yaygın bir harekettir bu, ''çocuk olduktan sonra değişir'' bok değişir. Huylu huyundan asla vazgeçmez. Bir kadın, bu duruma gelene kadar yuvasını kurtarmak için her bir şeyi yapmış, kocasına yalvarmıştır adeta evliliğini bitirmemek için. Kadın tüm çaresi tükendiğinde sessiz sedasız uzaklaşır önce maneviyattan, sonrasında da boşanma kağıdını elinize gönderir ve resmi olarak da çeker gider. işleri bu raddeye getirdikten sonra kadınları suçlamayın, biraz öngörüşlü bir adam olsanız zaten size ilgisini kaybetmiş bir kadını hisseder, alır karşınıza konuşur sonra yollarınızı ayırırsınız. Defalarca bu şekilde hayatımdan çıkıp gitmek isteyen kadınları işleri çirkinleştirmeden özgür bıraktım ve gitmelerine izin verdim. Ataerkil baskıcılığınız, kıskançlığınız sizin sonunuzu getiriyor, haberiniz yok.
Boşanana kadar 2 arkadaş gibi görüştük sadece, birbirimize karşı ilgimiz vardı ama bu ilgi asla cinsel temas aşamasına geçmedi, birbirimizin nefsine karşı koyacak olgunlukta ve dirayette insanlardık, her şeyden önce karşımda bir ''anne'' vardı ve anneler kutsaldır. Benim kendi ebeveynlerim de boşandı vakti zamanında, bu yüzden insanlar nasıl boşanma aşamasına geçer, neler olursa evlilik çatırdar, kusurlu hareketler nedir, kadınlar yuvalarını kurtarmak için uğraşırken erkekler neden siklemez sonra akılları başlarına gelir bunların hepsini sizden daha iyi biliyorum. Namusluluk ayaklarını bana yutturmayın o yüzden. Benimkiler boşandıklarında ben 15 yaşındaydım ve neyin ne olduğunu kavrayabilecek, analiz edebilecek bir yaştaydım.
Ha boşanmasına rağmen neden ayrıldık? enteresan bir şekilde kendi ailesi karşı çıktı bu duruma, Türkiye'nin itibarı zaten 0 Avrupa'da, haliyle burada çocuğuyla birlikte benimle yaşamasını istemediler, çocuk için travmatik olacağını düşündüler ki dil sorunumuz olmasına rağmen gayet iyi anlaşıyorduk oğluyla, ben de mavi gözlü sarışın olduğum için kolay benimsemişti beni, ama gel gelelim o çocuk Türkiye'de mutlu olabilir miydi ergenliğe kadar orası şaibeliydi. Sonrasında başta annem olmak üzere benim ailem de karşı çıktı, nedeni ise benim daha önce evlilik yaşamamış olmam ve sevgilimin çocuğunun olması, sanki biten evliliğin suçlusu o yavruymuş gibi. Anlamıyorum insanları.''Evlenmiyorum amk, kimseyi bulmayın bana bok beklersiniz torun torba, hep bekar kalacağım böyle'' dedim, daha da koptum artık gönül işlerinden. 2 senedir de yalnızım. Türk kadınlarının egoist hareketlerini ve bitmek tükenmeyen bilmeyen taleplerini gördükçe daha da soğuyorum.
Neyse, yeter bu kadar. Hayatımda o kadar kalp kırıklığından sonra ilk kez bir kadını sevdim, o da olmadı.
Zaten bizi tanıştıran durum da ortak mutsuzluğumuzdu, ben göçmen bir insanım, Kafkas göçmeniyim, Anadolu insanıyla, daha doğrusu kadınlarıyla frekansım uymuyor, bu uyumsuzluğu da yıllardan beri ilişkilerimde çekiyorum, ben ülkesindeki kadınların sırf bakire diye ekstrem beklentilerini ve egolarını beslemek istemeyen, dinlere inanmayan, işinde gücünde yalnız yaşayan, kaliteli uğraşları ve hobileri olan hiç evlenmemiş bekar bir adamken, o 7 senelik evliliğinin artık son dönemlerindeydi, boşanmayı zaten koymuştu kafasına, 2 yaşında bir oğlu vardı. Benden 2 yaş da büyüktü ama 2 yaş farkı oldukça önemsiz ve az bir fark.
Öncelikle eski sevgilim Türk değil yabancıydı. Çocuğun bir şeyleri değiştirebileceğini, kocasının sorumluluk alabileceğini düşündürmüş ona fakat bu da beklediği gibi gitmemiş. Zaten Anadolu'da da yaygın bir harekettir bu, ''çocuk olduktan sonra değişir'' bok değişir. Huylu huyundan asla vazgeçmez. Bir kadın, bu duruma gelene kadar yuvasını kurtarmak için her bir şeyi yapmış, kocasına yalvarmıştır adeta evliliğini bitirmemek için. Kadın tüm çaresi tükendiğinde sessiz sedasız uzaklaşır önce maneviyattan, sonrasında da boşanma kağıdını elinize gönderir ve resmi olarak da çeker gider. işleri bu raddeye getirdikten sonra kadınları suçlamayın, biraz öngörüşlü bir adam olsanız zaten size ilgisini kaybetmiş bir kadını hisseder, alır karşınıza konuşur sonra yollarınızı ayırırsınız. Defalarca bu şekilde hayatımdan çıkıp gitmek isteyen kadınları işleri çirkinleştirmeden özgür bıraktım ve gitmelerine izin verdim. Ataerkil baskıcılığınız, kıskançlığınız sizin sonunuzu getiriyor, haberiniz yok.
Boşanana kadar 2 arkadaş gibi görüştük sadece, birbirimize karşı ilgimiz vardı ama bu ilgi asla cinsel temas aşamasına geçmedi, birbirimizin nefsine karşı koyacak olgunlukta ve dirayette insanlardık, her şeyden önce karşımda bir ''anne'' vardı ve anneler kutsaldır. Benim kendi ebeveynlerim de boşandı vakti zamanında, bu yüzden insanlar nasıl boşanma aşamasına geçer, neler olursa evlilik çatırdar, kusurlu hareketler nedir, kadınlar yuvalarını kurtarmak için uğraşırken erkekler neden siklemez sonra akılları başlarına gelir bunların hepsini sizden daha iyi biliyorum. Namusluluk ayaklarını bana yutturmayın o yüzden. Benimkiler boşandıklarında ben 15 yaşındaydım ve neyin ne olduğunu kavrayabilecek, analiz edebilecek bir yaştaydım.
Ha boşanmasına rağmen neden ayrıldık? enteresan bir şekilde kendi ailesi karşı çıktı bu duruma, Türkiye'nin itibarı zaten 0 Avrupa'da, haliyle burada çocuğuyla birlikte benimle yaşamasını istemediler, çocuk için travmatik olacağını düşündüler ki dil sorunumuz olmasına rağmen gayet iyi anlaşıyorduk oğluyla, ben de mavi gözlü sarışın olduğum için kolay benimsemişti beni, ama gel gelelim o çocuk Türkiye'de mutlu olabilir miydi ergenliğe kadar orası şaibeliydi. Sonrasında başta annem olmak üzere benim ailem de karşı çıktı, nedeni ise benim daha önce evlilik yaşamamış olmam ve sevgilimin çocuğunun olması, sanki biten evliliğin suçlusu o yavruymuş gibi. Anlamıyorum insanları.''Evlenmiyorum amk, kimseyi bulmayın bana bok beklersiniz torun torba, hep bekar kalacağım böyle'' dedim, daha da koptum artık gönül işlerinden. 2 senedir de yalnızım. Türk kadınlarının egoist hareketlerini ve bitmek tükenmeyen bilmeyen taleplerini gördükçe daha da soğuyorum.
Neyse, yeter bu kadar. Hayatımda o kadar kalp kırıklığından sonra ilk kez bir kadını sevdim, o da olmadı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar