bugün
- ak partililerin apoya villa yaptırması11
- ama kent uzlaşısı ve yeni parti tüzüğü8
- silvermist15
- sabahları nefret edilen şeyler16
- yogartiksen11
- dincilerin apoyu atatürk ten çok sevmesi9
- metrobüste kaslı erkeklerin arasında kalmak4
- hoşlanılan kızın utanıyorum hewal yapma demesi6
- sarman kedi beslemek4
- iltica8
- apoya statü verilen dönem3
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar4
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- tek başına hastaheneye gitmek4
- dantelli kefen giyen osmanlı çocukları3
- pusette kedi gezdiren kadın3
- 60 yaşında diskoya giden adam3
- sarapci koala hatayi'ye uygulanan dijital tecrit3
- ideal bira bardağı6
- gocu'nun çaylaklık durumu kaldırılsın8
- gocu'ya özgürlük11
- gitmek iyileştirir mi4
- kara kedi2
- sözlük hesabını sil perileri7
- said nursi nin ajdar anık a verdiği ayar4
- mors alfabesi ile dua etmek3
- kahve ve sigara ile yağmuru izlemek6
- fatma betül sayan kaya49
- gocu11
- kandırıldık allah bizi affetsin2
- civelek taburu2
- defter i hizan2
- yanlışlıkla başkasının külodunu giymek3
- aisu3
- hiz oğlanı2
- orta yaşlıların birbirilerine kanki demeleri3
- arkadaşlar beni neden sevmediniz4
- hacıosmanoğlu'nun hakem soruşturması açıklaması2
- dincilerin insanların yaşamına karışması3
- yasin kol6
- fon mağdurlarının ana para iadelerini beğenmemesi4
- yobaz ebeveynlere sahip olmak2
- yeşil parka giyen kız5
- aşk7
- farklı mısın4
- senden benden trilyonları çalanlar5
- yazılımcıların maaş pazarlığında yaptığı hatalar3
- şiiri ayak kokan kadın4
- ne yazarsam yazayım çaylak olmuyorum4
- müzik kursu2
Kafamız yönetiyordu bizi ve biz kafamızın yönetiminden şikayetçiydik.
Kafamıza suçlamalarda bulunuyorduk neden böyle kafa yapısına sahip oldun diye?
Kafamıza anestezi olmadan müdahalede bulunmak ve onu yenisiyle değiştirmek mümkün değildi.
Haksız mıydı sanki?
Ne güzel gidiyordu?
Dışarıdaki yaşamda maddi kayıplar ve küçülüp kendi haline çekilme olayına alışılmıştı ama bedendeki nüfus daralmasına tahammül etmek hayatın ona karşı nankörlüğü gibi geliyordu.
Çok para sahibi olmak istemiyoruz bari bizi rahat bırakın söylemi üzerine kurulan ateşkes eylemleri neticesinde karara bağlanan barış antlaşmaları sağlığımıza sıçrayan işgal hareketlerinde hükmünü yitiriyordu.
Biz okzijeni ve karbondioksitin sebebini bilip seviyorduk yaşamayı.
Hastalanmak şartlar arasında yoktu.
Kafa bu şartlar altında hastalanmasın da ne yapsın.
Kırılgan hareketleri yüzünden onu suçlamak sorunu görmezden gelmek demek.
Ne yapsın üzülmeden isyan etmeden olduğu gibi kabul edip üzerine teşekkür mü etmeli.
Rüzgar ters yönde esiyordu ve biz solunum olayımıza karışan sebebini bilmediğimiz mikrop diye tabir ettiğimiz şeylerin neticesinde soğuyorduk yaşamaktan.
Kafamız ve bedenimiz ortak çalışıyor gibi gözükmese de ortak bir karar alabiliyordu.
Kimin kimden şikayetçi olmasının bir önemi yoktu.
Birbirimiz hakkında konuştuğumuz her şeyi duyuyorduk.
Eğer bir gün bedenin kullanım süresinin dolduğuna inanırsak kafanın şalterini kapatacaktık.
Son antlaşma buydu.
ister kayda geçirin ister geçirmeyin.
Kafamıza suçlamalarda bulunuyorduk neden böyle kafa yapısına sahip oldun diye?
Kafamıza anestezi olmadan müdahalede bulunmak ve onu yenisiyle değiştirmek mümkün değildi.
Haksız mıydı sanki?
Ne güzel gidiyordu?
Dışarıdaki yaşamda maddi kayıplar ve küçülüp kendi haline çekilme olayına alışılmıştı ama bedendeki nüfus daralmasına tahammül etmek hayatın ona karşı nankörlüğü gibi geliyordu.
Çok para sahibi olmak istemiyoruz bari bizi rahat bırakın söylemi üzerine kurulan ateşkes eylemleri neticesinde karara bağlanan barış antlaşmaları sağlığımıza sıçrayan işgal hareketlerinde hükmünü yitiriyordu.
Biz okzijeni ve karbondioksitin sebebini bilip seviyorduk yaşamayı.
Hastalanmak şartlar arasında yoktu.
Kafa bu şartlar altında hastalanmasın da ne yapsın.
Kırılgan hareketleri yüzünden onu suçlamak sorunu görmezden gelmek demek.
Ne yapsın üzülmeden isyan etmeden olduğu gibi kabul edip üzerine teşekkür mü etmeli.
Rüzgar ters yönde esiyordu ve biz solunum olayımıza karışan sebebini bilmediğimiz mikrop diye tabir ettiğimiz şeylerin neticesinde soğuyorduk yaşamaktan.
Kafamız ve bedenimiz ortak çalışıyor gibi gözükmese de ortak bir karar alabiliyordu.
Kimin kimden şikayetçi olmasının bir önemi yoktu.
Birbirimiz hakkında konuştuğumuz her şeyi duyuyorduk.
Eğer bir gün bedenin kullanım süresinin dolduğuna inanırsak kafanın şalterini kapatacaktık.
Son antlaşma buydu.
ister kayda geçirin ister geçirmeyin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar