bugün
- hiçbir işin rast gitmemesi4
- nervio abla22
- sedat pekmez43
- aptal insan tarifi3
- erkekte fizik mi giyim mi daha önemli8
- grok vs gemini vs chatgpt6
- feministlerin sınırsız nafaka iptaline kızmaları14
- teklif edip asla ısrar etmeyen insan9
- sözlükte yalnız bir hayat sürmek3
- hoşlanan erkeğin adım atmama sebebi6
- 30 yaşından sonra ne yapacağız hissi5
- türkiye de yaşanacak tek yerin izmir olması3
- gavurlar niye müslüman olmuyor3
- gençler iş beğenmiyor diyen genç patron16
- aykut kocaman4
- izmir2
- eşiyle kavga eden goril2
- cedidacer'in fenerbahçeli bir ezik olması19
- köşe başı dükkanlar erotik shop olsun11
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük19
- türkiye'de iyi bir insan olmak11
- satrançta at mı daha değerlidir fil mi5
- kepaze bir hayat sürmek2
- sözlükteki arkadaş çevresi6
- yaşamak3
- 25 yıllık akp iktidarından çıkarılacak ders12
- her günün aynı rutinlikte geçmesi2
- sözlükte içinden geçeni özgürce yazamama2
- aşka inanmayan insan4
- chp'nin hali ne olacak34
- türkiye de yaşanabilir en ideal şehir2
- haklı olduğu halde susan insan7
- ıslak kek bile yapamayan kız5
- ömürlük arabalar3
- 6'ncı nesil uçakta dünyada söz sahibi olmamız11
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- adalet var mı2
- hiç gelmeyecek birini beklemek9
- uyku bozuldu iyice2
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini17
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- m r e r e c t o21
- fatoş pınar türker4
- seküler erkek muhafazakar kız birlikteliği7
- yuvarlak popolu kadın3
- toy story 53
- sömürge valisi3
- astrolojiye inanan insanlara yapılan zorbalık3
- ten uyumu vs kafa uyumu2
- evli insanların bekarlara sen de evlen baskısı5
“Mantra yoğunlaşmış kozmik gücün toplandığı çekirdektir...Temel mantra tek heceli bir sestir. Girift mantra ise hece kombinasyonlarından oluşur. En kutsal hece “Om”dur. Ateş, kalp mantralarının enerji verdiğine inanılırken Tüm, cinslerin birlemesinin enerjisini toplar. Mantralar titreşim yoluyla etkileşim sağlarlar.”
Önce söz vardı...
“Hava ve ateşe dair mantralar zor ve çetin deneyimlere neden olurken; toprak ve suya dair olanlar yardım edici koloylaştırıcı etki yaparlar.”
“Mandala (Daire) Hindu Tantrik Budizm’de kutsal ayinde kullanılan simgesel çizimdir. Evreni temsil eder, kutsanmış bölge ve evrensel güçlerin toplanma noktasıdır. insan düşünceleriyle mandalaya girip merkeze doğru ilerlerken simgesel olan kozmik parçalanma ve yeniden bütünleşme süreçlerinden geçerler. Tibet’te kumaş üzerindeki mandalalar merkezden dört köşeye çizilmiş çizgilerle kesilen bir karenin çevresindeki bir ya da daha çok içiçe geçmiş daireyi çevreleyen bir dış daireden oluşur. Mandalayı çevreleyen kenarlardan birincisi hem mezhebe kabul edilmemiş olanların girişini engelleyen, hem de cehaletin yansımasını simgeleyen ateş çemberidir. ikincisi aydınlanmayı temsil eden elmas çemberdir. Sonra sırasıyla bireyselleştirici bilginin sekiz yönü yeralır. Ruhsal yeniden doğuşu simgeleyen lotus yapraklan ve merkezde tasvirlerin yerleştirildiği mandalarım kendisi yeralır.”
Hinduizm ve Budizm harici kültürlerde mesela kum resimlerinde benzer törensel çizimler mevcuttur. Jung hastaların elinden çıkmış mandala benzeri çizimler yayınlamıştır.
“Mimaride mandala formlan önemli rol oynar. Kent planlamacılığında bu form kullanılmıştır. Plutarkhos’a göre Roma kentinin planı kare ve daire planında tasarlanmıştır. Roma “Urbs quadrata)dır. Hem dünya, hem de evren olan sıfır noktasıdır.”
“1000’li yıllarda Avrupa’da birçok mezhep ve hareket arasında simyacılar büyük önem taşır. Simyager’in arayışı insanın bedeni ve ruhunu bütünlüğe ulaştırmaktır. En önemli sembollerinden biri “Quadratura circuli” yuvarlağı kare ile sarmak olan simyanın asal mandalasıdır.”
“Levy-Bruhl’un öznenin kendisinde nesneden açıklıkla ayırdedemediği yerlerde nesne ile garip bir psikolojik bağlantının ortaya çıktığı durumlarda kullandığı terim “Participation mystique-Katılım mistiği”dir. Doğuda mandala ayinler esnasında derin düşünceye dalmaya yardımcı olarak kulanılmaktadır. Ortaçağların başlarından itibaren oluşturulmuş Hıristiyan mandalaları da vardır. Tarihsel olarak mandala tanrısallığın doğasını temsil eden tanrısallığa felsefi açıdan açıklık kazandıran ve tapınma amacına hizmet eden imgedir.”
Jung’a göre mandala temel kavramlardan biri olan bireyleşme sürecinde bir aşamadır ve bilinç dışı birikimi bilinçli benlikle bütünleştirme çabasını temsil eder.
“Jung mandala şekillerinde en son olarak ortaya konan tecrübenin, tanrısal imajı yansıtmaya artık muktedir olmayan yani Tanrıyı kendi dışlarından, başka bir yerde bulamayıp ve bu yüzden de “şişme” tehlikesi ile karşı karşıya kalan insanların tipik özelliği olduğunu tesbit etti. Yuvarlak ve kare hacimler sihirli koruyucu duvarlar gibi bir patlamayı ve kişilik dağılmasını engellemekte ve de içe dönük bir amacı savunmaktadırlar. Onlarla eski çağlarda tanrıları korumak için sıkça yapılan tapınaklar arasında bir benzerlik vardır. Fakat çağdaş bir mandala hakkındaki önemli gerçek şudur ki merkezinde nadiren Tanrı bulunmaktadır. Çağdaş mandala garip bir zihin duruluğunun gönülsüz bir itirafıdır. Çağdaş mandalada hiç tanrısallık yoktur. Ne de tanrısallığa boyun eyiş ve uzlaşma vardır. Tanrısallığın yerini insanın bütünlüğü almış gibi görünmektedir.”
Önce söz vardı...
“Hava ve ateşe dair mantralar zor ve çetin deneyimlere neden olurken; toprak ve suya dair olanlar yardım edici koloylaştırıcı etki yaparlar.”
“Mandala (Daire) Hindu Tantrik Budizm’de kutsal ayinde kullanılan simgesel çizimdir. Evreni temsil eder, kutsanmış bölge ve evrensel güçlerin toplanma noktasıdır. insan düşünceleriyle mandalaya girip merkeze doğru ilerlerken simgesel olan kozmik parçalanma ve yeniden bütünleşme süreçlerinden geçerler. Tibet’te kumaş üzerindeki mandalalar merkezden dört köşeye çizilmiş çizgilerle kesilen bir karenin çevresindeki bir ya da daha çok içiçe geçmiş daireyi çevreleyen bir dış daireden oluşur. Mandalayı çevreleyen kenarlardan birincisi hem mezhebe kabul edilmemiş olanların girişini engelleyen, hem de cehaletin yansımasını simgeleyen ateş çemberidir. ikincisi aydınlanmayı temsil eden elmas çemberdir. Sonra sırasıyla bireyselleştirici bilginin sekiz yönü yeralır. Ruhsal yeniden doğuşu simgeleyen lotus yapraklan ve merkezde tasvirlerin yerleştirildiği mandalarım kendisi yeralır.”
Hinduizm ve Budizm harici kültürlerde mesela kum resimlerinde benzer törensel çizimler mevcuttur. Jung hastaların elinden çıkmış mandala benzeri çizimler yayınlamıştır.
“Mimaride mandala formlan önemli rol oynar. Kent planlamacılığında bu form kullanılmıştır. Plutarkhos’a göre Roma kentinin planı kare ve daire planında tasarlanmıştır. Roma “Urbs quadrata)dır. Hem dünya, hem de evren olan sıfır noktasıdır.”
“1000’li yıllarda Avrupa’da birçok mezhep ve hareket arasında simyacılar büyük önem taşır. Simyager’in arayışı insanın bedeni ve ruhunu bütünlüğe ulaştırmaktır. En önemli sembollerinden biri “Quadratura circuli” yuvarlağı kare ile sarmak olan simyanın asal mandalasıdır.”
“Levy-Bruhl’un öznenin kendisinde nesneden açıklıkla ayırdedemediği yerlerde nesne ile garip bir psikolojik bağlantının ortaya çıktığı durumlarda kullandığı terim “Participation mystique-Katılım mistiği”dir. Doğuda mandala ayinler esnasında derin düşünceye dalmaya yardımcı olarak kulanılmaktadır. Ortaçağların başlarından itibaren oluşturulmuş Hıristiyan mandalaları da vardır. Tarihsel olarak mandala tanrısallığın doğasını temsil eden tanrısallığa felsefi açıdan açıklık kazandıran ve tapınma amacına hizmet eden imgedir.”
Jung’a göre mandala temel kavramlardan biri olan bireyleşme sürecinde bir aşamadır ve bilinç dışı birikimi bilinçli benlikle bütünleştirme çabasını temsil eder.
“Jung mandala şekillerinde en son olarak ortaya konan tecrübenin, tanrısal imajı yansıtmaya artık muktedir olmayan yani Tanrıyı kendi dışlarından, başka bir yerde bulamayıp ve bu yüzden de “şişme” tehlikesi ile karşı karşıya kalan insanların tipik özelliği olduğunu tesbit etti. Yuvarlak ve kare hacimler sihirli koruyucu duvarlar gibi bir patlamayı ve kişilik dağılmasını engellemekte ve de içe dönük bir amacı savunmaktadırlar. Onlarla eski çağlarda tanrıları korumak için sıkça yapılan tapınaklar arasında bir benzerlik vardır. Fakat çağdaş bir mandala hakkındaki önemli gerçek şudur ki merkezinde nadiren Tanrı bulunmaktadır. Çağdaş mandala garip bir zihin duruluğunun gönülsüz bir itirafıdır. Çağdaş mandalada hiç tanrısallık yoktur. Ne de tanrısallığa boyun eyiş ve uzlaşma vardır. Tanrısallığın yerini insanın bütünlüğü almış gibi görünmektedir.”
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
