bugün
- z kuşağı kitap okuyor mu5
- ekrem imamoğlu7
- davranışlardaki küçük ayrıntıları kafaya takmak6
- laik teyzelerin fenotipi34
- haydi güzelim şeker ezelim4
- geceye bir şiir bırak3
- abdülhamid'in sanat zevki3
- muhaliflere haşhaşi diyen butlancı vekil3
- 2 dünya savaşı'na katılmış yazarlar4
- kitap okumaya geç başlamak2
- kamp yapmaktan anlayan doğayı tanıyan erkek2
- hamam oğlanı3
- futbolu aşırı kafaya takmak3
- huzursuz insan4
- elektronik müzik2
- 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri6
- akp oyları yüzde 10'un üzerinde10
- ıssız bir yerde kamp yapmak2
- mansur yavaş11
- 23 ağustos 2026 alanyaspor beşiktaş maçı5
- kendiyle barışık olan insan3
- susan sontag2
- bir insanı hayatının merkezine koymak7
- sözlüğü bırakıyorum ajitasyonu4
- elif şafak3
- islam barış dinidir13
- ölürken söylenecek son söz2
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım18
- ankara7
- beyoğlu2
- 3 numara saç kirli sakal3
- halil konakçı'nın hatay işgalini savunması4
- koalanın arabaya binip para ödemeyip dövmek2
- baba parasıyla hava atan insan3
- kalp ritmini hızlandıran şeyler3
- boykot3
- beton kemalist olmak5
- yeni parti8
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- sözlük erkeklerinin yaptığı yemekler4
- sabahları nefret edilen şeyler9
- mustafa adıgüzel5
- mohamed salah ghaly4
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
- türkiyede genç siyasetçi olmaması6
- nuh ve tufan hikayesinin tora daki kıssası6
- anahtar partisi büyük birlik partisi ittifakı7
- iyi parti zafer partisi ittifakı6
- ilk tek tanrılı kutsal kitap4
- kendi aralarında anket yapıp iktidar olma heyecanı3
Geçtiğimiz Günlerde Çeşitli Üniversitelerden Arkadaşlarla Yaptığmız "Skype" Görüşmesinde Bir Arkadaş "Yerli Otomobil Hususunda" fikirlerimi sormuştu...
Öncelikli olarak şunu belirtmem lazım; yerli otomobili üretmektense, batarya teknolojilerine- enerji depolamaya, kritik ilaç üretimlerini içeren biyoteknolojik çalışmalar ve yapay zeka- robotik" gibi alanlara yatırım yapmak çok daha mantıklı ve geri dönüşü daha kısa sürelerde alınabilecek alanlar. Ayrıca, bu çalışmaların yaratacağı katma değeri özetlemek gerekirse, yerli otomobilin yaratacağı olası katma değeri ihmal edebilirsiniz diyebilirim. Ayrıca, artık dünyada "%100 Yerli ve Milli" diye bir konu maalesef yok. Bir ülke ne bütün teknolojilere sahip olabilir. Ne de bütün kaynakları sınırları içerisinde barındırabilir. Bu kaynaklara ulaşmak için geçmiş dönemde "Sömürge" denen kavram ortaya çıkarılmışken bu dönemde de modernleştirilmiş hali küçük ölçekte halen devam ettiriliyor.
Bir diğer zorlayıcı alan ise "Rekabet" dünyada "Know- How" geleneği çok gelişmiş olan firmalar ve bunların ülke bütçeleri kadar Ar- Ge yatırımları varken, rekabet edilebilir bir ürün ortaya koymak önünüzdeki en büyük handikap. Sadece iç pazarda bir talep yaratmak ise bir ülkenin mevcut küreselleşme sürecinde istemeyeceği bir durumdur. Çünkü sınırlı pazar, sınırlı gelişmeyi ortaya çıkaracaktır.
Tabi bunların haricinde de konular var. Geçmiş TÜBiTAK fiyaskosu gibi, SAAB' ın üretim bandını satın alarak vs. saçma sapan işlerle bu projenin yürütülmemesi lazım. 40 Milyon TL bir hiç uğruna çöpe atılmıştı.
Öncelikle iyi planlama ve fizibilite lazım. işin güzel tarafı, Devrim Projesinde olduğu gibi 5 babayiğitin önünde 138 günlük bir süre de yok. iyice etüt etmek ve olası en doğru kararlarla hareket ederek,en verimli süreci oluşturmak için çok yeterli süreleri de var.
Gelelim tekrar üretim aşamasına "Tasarım ve Endüstriyel Haklar" konusunda %100 özgün olmak ve gerçek anlamda milli olmak şart. Çünkü bu otomobil de "DEVRiM" gibi bize has olmalı ama modern çizgiler ile dünyaya da hitap edebilmeli. Alt sistemler mutlaka yerli üreticilere sahiplendirilmeli. Yatırım'da mutlaka ithal yerine yerli üretim bandı (montaj hattı vs.) kurulumu sağlanmalıdır. En azından %50 yani yarısı yerli olabilecek şekilde hedef konmalıdır.
Türkiye' de bulunmayan ekipman ve malzemeler için direkt olarak "Satın Alma" yoluna gidileceğine, ülkede bir teknoloji ve Ar- Ge iklimi yaratma adına "Teknoloji Transferi" mutlak suret ile düşünülmelidir.
Özellike "Pre- Order" kısmında ise "Kapora" alınarak ön sipariş alınmalıdır. Bakınız dünyada Tesla vb. özel üretim yapan firmalar her daim finansman dengesini de bu şekilde oluşturmaya çalışıyorlar. Geçen otomobil fiyaskosunda olduğu gibi Ahmet çıkıp bol keseden "Biz 50 tane alacağız", Mehmet çıkıp "Ahmet 50 tane alıyorsa ben 100 alıyorum kardeşim" gibi şovenist çıkışları, kapora alındığında görebiliyor muyuz bakalım? "Ahmet' cim 50 tane m istiyorsun? O zaman yapacaksın araç başına şu kadar ön ödeme ben de sana şu kadar sürede araçlarını telim edeceğim"
Ayrıca daha az maliyetli olacaksa ve daha geniş pazarlara yayılma fırsatını sunacaksa, yurtdışında üretim fırsatları bile değerlendirilebilir. Asya ve Avrupa havzalarında bir çok farklı teşvik ve destek mekanizmaları var. Yeter ki projeniz sağlam olsun.
Öncelikli olarak şunu belirtmem lazım; yerli otomobili üretmektense, batarya teknolojilerine- enerji depolamaya, kritik ilaç üretimlerini içeren biyoteknolojik çalışmalar ve yapay zeka- robotik" gibi alanlara yatırım yapmak çok daha mantıklı ve geri dönüşü daha kısa sürelerde alınabilecek alanlar. Ayrıca, bu çalışmaların yaratacağı katma değeri özetlemek gerekirse, yerli otomobilin yaratacağı olası katma değeri ihmal edebilirsiniz diyebilirim. Ayrıca, artık dünyada "%100 Yerli ve Milli" diye bir konu maalesef yok. Bir ülke ne bütün teknolojilere sahip olabilir. Ne de bütün kaynakları sınırları içerisinde barındırabilir. Bu kaynaklara ulaşmak için geçmiş dönemde "Sömürge" denen kavram ortaya çıkarılmışken bu dönemde de modernleştirilmiş hali küçük ölçekte halen devam ettiriliyor.
Bir diğer zorlayıcı alan ise "Rekabet" dünyada "Know- How" geleneği çok gelişmiş olan firmalar ve bunların ülke bütçeleri kadar Ar- Ge yatırımları varken, rekabet edilebilir bir ürün ortaya koymak önünüzdeki en büyük handikap. Sadece iç pazarda bir talep yaratmak ise bir ülkenin mevcut küreselleşme sürecinde istemeyeceği bir durumdur. Çünkü sınırlı pazar, sınırlı gelişmeyi ortaya çıkaracaktır.
Tabi bunların haricinde de konular var. Geçmiş TÜBiTAK fiyaskosu gibi, SAAB' ın üretim bandını satın alarak vs. saçma sapan işlerle bu projenin yürütülmemesi lazım. 40 Milyon TL bir hiç uğruna çöpe atılmıştı.
Öncelikle iyi planlama ve fizibilite lazım. işin güzel tarafı, Devrim Projesinde olduğu gibi 5 babayiğitin önünde 138 günlük bir süre de yok. iyice etüt etmek ve olası en doğru kararlarla hareket ederek,en verimli süreci oluşturmak için çok yeterli süreleri de var.
Gelelim tekrar üretim aşamasına "Tasarım ve Endüstriyel Haklar" konusunda %100 özgün olmak ve gerçek anlamda milli olmak şart. Çünkü bu otomobil de "DEVRiM" gibi bize has olmalı ama modern çizgiler ile dünyaya da hitap edebilmeli. Alt sistemler mutlaka yerli üreticilere sahiplendirilmeli. Yatırım'da mutlaka ithal yerine yerli üretim bandı (montaj hattı vs.) kurulumu sağlanmalıdır. En azından %50 yani yarısı yerli olabilecek şekilde hedef konmalıdır.
Türkiye' de bulunmayan ekipman ve malzemeler için direkt olarak "Satın Alma" yoluna gidileceğine, ülkede bir teknoloji ve Ar- Ge iklimi yaratma adına "Teknoloji Transferi" mutlak suret ile düşünülmelidir.
Özellike "Pre- Order" kısmında ise "Kapora" alınarak ön sipariş alınmalıdır. Bakınız dünyada Tesla vb. özel üretim yapan firmalar her daim finansman dengesini de bu şekilde oluşturmaya çalışıyorlar. Geçen otomobil fiyaskosunda olduğu gibi Ahmet çıkıp bol keseden "Biz 50 tane alacağız", Mehmet çıkıp "Ahmet 50 tane alıyorsa ben 100 alıyorum kardeşim" gibi şovenist çıkışları, kapora alındığında görebiliyor muyuz bakalım? "Ahmet' cim 50 tane m istiyorsun? O zaman yapacaksın araç başına şu kadar ön ödeme ben de sana şu kadar sürede araçlarını telim edeceğim"
Ayrıca daha az maliyetli olacaksa ve daha geniş pazarlara yayılma fırsatını sunacaksa, yurtdışında üretim fırsatları bile değerlendirilebilir. Asya ve Avrupa havzalarında bir çok farklı teşvik ve destek mekanizmaları var. Yeter ki projeniz sağlam olsun.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar