bugün
- sevgiliyle dağ evindeyken şömine önünde sevişmek8
- geceye bir şarkı bırak15
- ilk adımı karşıdan bekleyen erkek19
- erkeklerin güzel kız görünce verdiği tepki8
- uludağ sözlükteki ayak fetişizmi14
- sözlüğün hemfikir olduğu tek konu10
- cips yedikten sonra parmakları tişörte silmek7
- sinir bozucu şeyler9
- henüz doğmamışlara tavsiyeler3
- ben geldim naneler30
- 10 bin lira verseler bu gece sokakta yatar mısın4
- limewiredan şarkı indirirken virüs yeme nostaljisi2
- nickaltı hoşgeldini olmayan yazarlar5
- sözlük için ne yapabiliriz10
- zengin kızların güzel olması5
- zamanda yolculuk mümkün olsa yapılacaklar2
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları13
- 90 ların özel olmasının nedeni3
- ölmeyi planladığınız yaş3
- sevilen kızın 1 haftadır giydiği naylon çorap4
- bir insana çirkin demek6
- nicki kısa olanın penisi küçük olur22
- sigarayı neden seviyoruz5
- clydeless bonnie8
- biri size sokakta yan baksa ne yaparsınız6
- 29 yaşında olmak3
- türkiye nin en güvenilir insanı11
- melda onur2
- kemal kılıçdaroğlu konuşuyor3
- kendin hakkında bir gerçek bırak7
- bizi kandırıyor olabilirler mi4
- kuranda namaz yok8
- fetiş nedir kime denir4
- pilavlı sohbet vs rakı balık6
- yurdum muhalifinin sürekli kandırılması3
- pasif içicilik3
- 40 yaşını aşmış bunaklar kulübü3
- sevilen kişi için yapılabilecek fedakarlıklar2
- sıcak ekmeğin arasına margarin sürmek3
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı20
- anılar o geceler2
- haluk levent'i karalama kampanyası17
- haluk levent'e para emanet etmek23
- babanın sarhoş olması5
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması19
- meme fetişizmi3
- astrolojiye inanan flörtten anında soğumak4
- yapay zeka şirketlerinin kitapları imha etmesi3
- kahvaltıda kola içmek3
- testere adamın dibidir3
görsel
Günümüzde tüm dünyanın tanıdığı bir sembol haline gelen ve Kendine Ait Bir Oda, Mrs. Dalloway gibi kitapların sahibi ingiliz yazar, hayatında pek çok dönüm noktasına sahiptir.
1895 yılında henüz 13 yaşındayken önce annesini kaybeder Virginia. Bu durum üzerine, o yıllarda kadınlara çok değer verilmemesinin de etkisi ile, okula gidemez. Kız kardeşi Vanessa Bell ile babalarının yardımı ile evde eğitim görürler ve Virginia bir yazar, kardeşi ise ressam olmaya karar verir. Yine aynı yıl içinde, henüz 13 yaşındayken, bir gazetede kısa hikayeleri yayınlanır. Çok küçük yaşta kafasına koyduğu yola adım atmıştır yani.
1904 yılında da babasını kaybedince, kardeşleri ile birlikte daha özgürlükçü ve açık görüşlü insanların yaşadığı Bloomsbury'ye taşınırlar. Viktoryan hayat tarzına karşı olan Virginia için, burası feminist düşüncelerinin ortaya çıktığı ve eşcinselliğinin farkına vardığı ilk nokta olarak düşünülebilir. Bu noktadan sonra profesyonel yazarlığının başladığını söyleyebileceğimiz Woolf, 1912 yılında evlendiği eşi Leonard Woolf'un bir basım evi açması üzerine kitaplarını yayınlatma şansı bulur. 28 Mart 1941 tarihinde intihar edene kadar da burada feminizm, eşcinsellik, özgürlük gibi konuları işlediği eserlerini yayınlar.
Kendisi sürekli yeniliği arayan bir yazardır ve yeteneğini kaybettiğini düşündüğü bir zamanda korku, dehşet ve bunalım onun için çok fazla bir hale gelmiş, ceplerine taşlar doldurarak kendisini evinin arkasındaki Ouse nehrine bırakmıştır. intiharı öncesi ise eşine şu sözleri yazdığı bir mektup bırakır: "Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum. Yaşadığım o korkunç anlara geri dönemem artık. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Artık benim için her şey bitti. Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum."
Günümüzde tüm dünyanın tanıdığı bir sembol haline gelen ve Kendine Ait Bir Oda, Mrs. Dalloway gibi kitapların sahibi ingiliz yazar, hayatında pek çok dönüm noktasına sahiptir.
1895 yılında henüz 13 yaşındayken önce annesini kaybeder Virginia. Bu durum üzerine, o yıllarda kadınlara çok değer verilmemesinin de etkisi ile, okula gidemez. Kız kardeşi Vanessa Bell ile babalarının yardımı ile evde eğitim görürler ve Virginia bir yazar, kardeşi ise ressam olmaya karar verir. Yine aynı yıl içinde, henüz 13 yaşındayken, bir gazetede kısa hikayeleri yayınlanır. Çok küçük yaşta kafasına koyduğu yola adım atmıştır yani.
1904 yılında da babasını kaybedince, kardeşleri ile birlikte daha özgürlükçü ve açık görüşlü insanların yaşadığı Bloomsbury'ye taşınırlar. Viktoryan hayat tarzına karşı olan Virginia için, burası feminist düşüncelerinin ortaya çıktığı ve eşcinselliğinin farkına vardığı ilk nokta olarak düşünülebilir. Bu noktadan sonra profesyonel yazarlığının başladığını söyleyebileceğimiz Woolf, 1912 yılında evlendiği eşi Leonard Woolf'un bir basım evi açması üzerine kitaplarını yayınlatma şansı bulur. 28 Mart 1941 tarihinde intihar edene kadar da burada feminizm, eşcinsellik, özgürlük gibi konuları işlediği eserlerini yayınlar.
Kendisi sürekli yeniliği arayan bir yazardır ve yeteneğini kaybettiğini düşündüğü bir zamanda korku, dehşet ve bunalım onun için çok fazla bir hale gelmiş, ceplerine taşlar doldurarak kendisini evinin arkasındaki Ouse nehrine bırakmıştır. intiharı öncesi ise eşine şu sözleri yazdığı bir mektup bırakır: "Sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumu hissediyorum. Yaşadığım o korkunç anlara geri dönemem artık. Ve ben bu kez iyileşemeyeceğim. Sesler duymaya başladım. Odaklanamıyorum. Bu yüzden yapılacak en iyi şey olarak gördüğüm şeyi yapıyorum. Sen bana olabilecek en büyük mutluluğu verdin. Benim için her şey oldun. Bu korkunç hastalık beni bulmadan önce birlikte bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemezdim. Artık savaşacak gücüm kalmadı. Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum. Bunu sen de göreceksin. Görüyorsun ya, bunu düzgün yazmayı bile beceremiyorum. Söylemek istediğim şey şu ki, yaşadığım tüm mutluluğu sana borçluyum. Bana karşı daima sabırlı ve çok iyiydin. Demek istediğim, bunları herkes biliyor. Eğer biri beni kurtarabilseydi, o kişi sen olurdun. Artık benim için her şey bitti. Sadece sana bir iyilik yapabilirim. Hayatını daha fazla mahvedemem. Bizim kadar mutlu olabilecek iki insan daha düşünemiyorum."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar