bugün
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- evde tekken yan odadan gelen khkaha ve ağlama sesi4
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- patatesin her ortama uyum sağlaması5
- uyuyan insanın asıl amacı3
- insanların durduk yere birbirine ayar vermesi2
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı10
- hangi yazarla çift olursunuz28
- yazarların sağlık sorunları4
- uzaylıların insanları belgeselde izlemesi2
- gölgenizin peşinizi bırakmaması2
- hurma gözlüm2
- dün biri gidicem diyordu2
- salllama ladino konuşuyoruz2
- tomtom mahallesi4
- biri için düşünülen kötü şeyin başa gelme ihtimali2
- gülüşü çirkin insan2
- kendinden zeki biriyle konuştuğunu anladığın an3
- mezar komşunuzun çok ses yapması3
- çindeki üç boğaz barajı dünyanın eksenini kaydırdı3
- cemil tugay12
- türkiye almanya'dan 10 kat daha iyi2
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- penis boyu takıntısı6
- durduk yere eski bir rezilliği hatırlamak2
- whatsapp telegram discord grupları sözlüğü bitirdi18
- ben ve sevdiklerim hariç herkes aptal hissi2
- solucanların bel fıtığı olmaması2
- herkesin kendini normal sanması2
- güne bir şiir dizesi bırak2
- ya bi siktirin gidin15
- hesabı siliyorum sözlük bir şey diyor musun19
- uyurken ağzına böcek girmiş olma ihtimali2
- silvermist sözlükten gitmesin kampanyası11
- ucan tekme atan hipopotam43
- sabah tostu3
- bir erkeğe ilk adım nasıl atılır18
- kazım karabekir ali fuat cebesoy ruf orbay2
- sözlükte eleştiri kaldıramayan küçük krallık19
- sözlükte bile yalnız olmak10
- sözlük çiftleştirme servisi11
- bakıp bakıp adım atmayan erkek17
- nick vermeden bir yazara seslen13
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- ulu sözlük telegram grubu12
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- üzülünce kime gidersiniz8
- şapka takar mısınız12
- sözlük yazarlarının eski sevgiliyi unutma süresi11
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz16
türev matematiksel anlamda bir fonksiyonun o noktadaki eğimidir. aslında basit ama bir o kadar da hassas bir olgudur. bundan dolayı zaten matematik literatürüne girmesi yüzyıllar ve newton (bu noktada calculusun yapımında ve yayımında emeği geçen diğer büyük matematikçi abilerimiz ki kendileri liebniz, cauchy, wierstrass saygıyla anıyoruz) gibi bir dahi gerektirmiştir.
şimdi türevi tanımlamak için birkaç şeye ihtiyaç var, teknik açıdan, ama evvela olayı bir kafamıza oturtmak lazım. türev dediğimiz şey gavurların 'instantaneous' yani anlık, bir an için, bir enstantanedeki değişimin oranıdır. bu ifade ilk atapta çok mantıksız gelir çünkü değişim dediğiniz olay bir süre çerçevesinde gelişir. yani bir akış vardır ama biz olayın bir enstantenesindeki değişim oranıyla ilgileniyoruz. yani ya değişim olmayacak ya da anlık olmayacak, ikisinin bir arada olması pek mümkün gözükmüyor. bunu anlamak için şöyle yapalım, en favori reel değerli tek değişkenli fonksiyonunuzu kapın gelin. bunu bildiğimiz koordinat düzlemine çizelim. şimdi, bunun herhangi bir noktasını işaretledik, ne istiyoruz, tam olarak bu noktadaki değişimin (burada değişimden kasıt fonksiyonunun değerindeki değişim) oranını istiyoruz. ama az önce bahsettiğim pardoksumsu olayın yüzünden nasıl yapacağımızı düşünmemiz lazım. matematikte mentalite şudur arkadaşlar, bildiğin şeyden başla sonra bunu bilmediğin şeye uydurmaya çalış. ne biliyoruz mesela iki nokta arasındaki değişimin oranını bulabiliriz. ortalama bir değer verir ama bulabiliriz. nasıl yaparız, iki noktayı seçeriz, bu iki noktadan bir doğru geçiririz, bu doğrunun eğimi bize iki nokta arasındaki değişimin değerini verir. buradan bir yerlere varabiliriz gibi. uzatmayacağım, bu iki noktayı birleştirsek bu sefer yine bir değişim yok, elimize bir şey geçmiyor dolayısıyla iki nokta arasındaki mesafeyi (fonksiyon üzerindeki mesafeleri) sıfır yapamayız ama bunu sıfıra yaklaştırabiliriz. ne kadar? istediğimiz kadar...olabildiği kadar.. dedim ya bildiğimiz şeyleri kullanırız ne biliyoruz elimizde ne var limit. o zaman bu iki fonksiyon üzerindeki noktaların arasındaki meseafenin sıfıra giderken limitini alsam bu bana işte o istediğim noktadaki değişimin oranını verir ki grafiksel anlamda bu da o noktadaki teğetin eğimidir. bakın anlık demiyorum, anlık değil çünkü mesafe sıfır değil, dx kadar bir fark. küçücük ama bir o kadar da mühim... ayrıca şunu da bir düşünün, dx'i istediğimiz kadar yani teori de en azından küçültebiliyoruz, fonksiyonumuz da var peki bu fonksiyonun altında kalan alanı düşünsek mesela. alan, dx, fonksiyon, türev... evet, evet doğru dedin. kalkülüsün temel teoremi...bağlantıyı görebildiniz mi?
yukarda yazdığım buluşsal tanımdan dolayı ilk limit, sonra süreklilik ardından türev öğretillir. çünkü kullanılan ana araç limittir. süreklilik ile ne alakası var derseniz, noktamızın dibinde istediğimiz gibi hareket edebiliyor olmamız lazım (dx'i düşünün), süreksizlik varsa bu hareketi yapamayız. yani süreklilik yoksa türev de yok. ama süreklilik varsa kesin türev var diyemeyiz bakmamız lazım olmayabilir. örnek olarak tüm reel sayılar üzerinde tanımlı mutlak değer fonksiyonu ve sıfır noktası. limit ve süreklilik olayı çözüldükten sonra aslında bu tanımı yapmak matematiksel anlamda kolay daha boyutu yüksek uzaylara da kolayca adapte edilebilir.
açıkcası, türevi kullanmak falan önemli şey tabii ama onu anlamak mesela onu tanımlayabilmek veya neden bu şekilde tanımlandığını anlamak çok daha mühim.
şimdi türevi tanımlamak için birkaç şeye ihtiyaç var, teknik açıdan, ama evvela olayı bir kafamıza oturtmak lazım. türev dediğimiz şey gavurların 'instantaneous' yani anlık, bir an için, bir enstantanedeki değişimin oranıdır. bu ifade ilk atapta çok mantıksız gelir çünkü değişim dediğiniz olay bir süre çerçevesinde gelişir. yani bir akış vardır ama biz olayın bir enstantenesindeki değişim oranıyla ilgileniyoruz. yani ya değişim olmayacak ya da anlık olmayacak, ikisinin bir arada olması pek mümkün gözükmüyor. bunu anlamak için şöyle yapalım, en favori reel değerli tek değişkenli fonksiyonunuzu kapın gelin. bunu bildiğimiz koordinat düzlemine çizelim. şimdi, bunun herhangi bir noktasını işaretledik, ne istiyoruz, tam olarak bu noktadaki değişimin (burada değişimden kasıt fonksiyonunun değerindeki değişim) oranını istiyoruz. ama az önce bahsettiğim pardoksumsu olayın yüzünden nasıl yapacağımızı düşünmemiz lazım. matematikte mentalite şudur arkadaşlar, bildiğin şeyden başla sonra bunu bilmediğin şeye uydurmaya çalış. ne biliyoruz mesela iki nokta arasındaki değişimin oranını bulabiliriz. ortalama bir değer verir ama bulabiliriz. nasıl yaparız, iki noktayı seçeriz, bu iki noktadan bir doğru geçiririz, bu doğrunun eğimi bize iki nokta arasındaki değişimin değerini verir. buradan bir yerlere varabiliriz gibi. uzatmayacağım, bu iki noktayı birleştirsek bu sefer yine bir değişim yok, elimize bir şey geçmiyor dolayısıyla iki nokta arasındaki mesafeyi (fonksiyon üzerindeki mesafeleri) sıfır yapamayız ama bunu sıfıra yaklaştırabiliriz. ne kadar? istediğimiz kadar...olabildiği kadar.. dedim ya bildiğimiz şeyleri kullanırız ne biliyoruz elimizde ne var limit. o zaman bu iki fonksiyon üzerindeki noktaların arasındaki meseafenin sıfıra giderken limitini alsam bu bana işte o istediğim noktadaki değişimin oranını verir ki grafiksel anlamda bu da o noktadaki teğetin eğimidir. bakın anlık demiyorum, anlık değil çünkü mesafe sıfır değil, dx kadar bir fark. küçücük ama bir o kadar da mühim... ayrıca şunu da bir düşünün, dx'i istediğimiz kadar yani teori de en azından küçültebiliyoruz, fonksiyonumuz da var peki bu fonksiyonun altında kalan alanı düşünsek mesela. alan, dx, fonksiyon, türev... evet, evet doğru dedin. kalkülüsün temel teoremi...bağlantıyı görebildiniz mi?
yukarda yazdığım buluşsal tanımdan dolayı ilk limit, sonra süreklilik ardından türev öğretillir. çünkü kullanılan ana araç limittir. süreklilik ile ne alakası var derseniz, noktamızın dibinde istediğimiz gibi hareket edebiliyor olmamız lazım (dx'i düşünün), süreksizlik varsa bu hareketi yapamayız. yani süreklilik yoksa türev de yok. ama süreklilik varsa kesin türev var diyemeyiz bakmamız lazım olmayabilir. örnek olarak tüm reel sayılar üzerinde tanımlı mutlak değer fonksiyonu ve sıfır noktası. limit ve süreklilik olayı çözüldükten sonra aslında bu tanımı yapmak matematiksel anlamda kolay daha boyutu yüksek uzaylara da kolayca adapte edilebilir.
açıkcası, türevi kullanmak falan önemli şey tabii ama onu anlamak mesela onu tanımlayabilmek veya neden bu şekilde tanımlandığını anlamak çok daha mühim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar