bugün
- kılık kıyafetle uğraşan zihniyet13
- fal bakabilen dünyalar tatlısı yazarlar10
- kemalistler iktidar olursa yapacakları ilk icraat10
- iltica18
- türk dizileri dünyayı ele geçirdi3
- sözlük kızları göreve7
- sözlük kızlarının sözlüğü adam etmesi7
- geceleri gizli gizli manifest dinlemek3
- keşke benim olsa denilen şeyler8
- usual emmi gel bakalım buraya7
- ak partililerin apoya villa yaptırması11
- arkadaşlar hissettiniz mi2
- silvermist15
- sözlükte sevmediğiniz yazar3
- aponun villası2
- sarman kedi beslemek7
- treasure island2
- sevilmeyen insan özellikleri4
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- yogartiksen11
- ama kent uzlaşısı ve yeni parti tüzüğü8
- saray4
- hindistan ve çin den futbolcu çıkmaması4
- dincilerin apoyu atatürk ten çok sevmesi9
- sabahları nefret edilen şeyler16
- 60 yaşında diskoya giden adam6
- israil ordusu kadar ahlaklı başka ordu yok5
- ebu hureyre4
- aniden sokakta porno diye bağırma isteği5
- ekonomik kriz4
- ev fiyatları artık düşmez3
- polat alemdar2
- game of thrones taki kerhaneci7
- haftanın gammazları listesi3
- hoşlanılan kızın utanıyorum hewal yapma demesi6
- devleti yüceltme aracı olarak kurtlar vadisi4
- kara kedi4
- mahinur özdemir göktaş2
- hangi manifest kızısın8
- gocu'ya özgürlük11
- ama yeni parti tüzüğü2
- sözlüğün en çirkef kızı2
- üzümü seven yaprağına katlanır2
- scottish fold3
- anın görüntüsü21
- gocu'nun çaylaklık durumu kaldırılsın8
- göksel arsoy2
- metrobüste kaslı erkeklerin arasında kalmak4
- fatma betül sayan kaya49
- açılış saatinde mağaza kapısına dayanan müşteri3
Bu isler icin bu kadar kucuk oldugumu hic bilemeyecektim gitmeseydi eğer. Çok küçüğüm. O kadar küçüğüm ki o hastaneden onu çıkarmaya gücüm yetmediği için tüm gücümle ağlayabiliyorum. 30 yaşında değil 90 yaşında da olsan olgunlukla karşılanabilecek türden değil çünkü bu kaybediş!
Ben babamı kaybettim. Kayboldu! Salondaki tekli koltuğa bakıyorum yok, mutfaktaki sandalyesi boş. Mutfakta belirip "Çay mı demlediniz? Ne yemek yaptınız? Ooo çok şahane!" demiyor artık. Omzumuza dokunda hissettiğimiz o güzel güven duygusu da kayboldu onunla.
Yaz tatili gibi adamdı babam. Onu düşününce yazlık bir mekanda zakkumların arasında ailecek yürüyormuş gibi hissediyorum. Babam birazdan yol kenarında hiç tatmadığımız bir meyve bulup bize ne olduğunu nerede nasıl yetiştiğini detaylarıyla anlatıp kendi deyimiyle "şaşıracak" yani tadımlık toplayacak bize yedirmek için. Beğenirsek ertesi gün gidip bi kaç tane daha "şaşırır".
Piknik planı yapmıştık tatile gitmeyi hayal etmiştik.. Daha neler neler! Belki söylemeyi unuttuğum birşeyler vardı ona bilemiyorum şimdi. Yeterince hissetti mi onu ne kadar sevdiğimizi? Hastanede onu kapı önünde beklediğimizi bildi mi giderken? Yalnız bırakmadık onu bizi çıkardılar ordan. Tedirgin olur çünkü hastanede. Kızdı mı çıktık odadan gidemedik yanına diye? Bilmiyorum ki. Biraz daha vaktimiz olsaydı diyorum. Ama sonsuza kadar vaktimiz olsa yetmeyecekti bunu da çok iyi biliyorum.
Öyle acilde çaresiz haber beklerken çorabından tanıyıp, sanki ayaklarına beton dökülmüş gibi yerinden kımıldayamamak, yanına gidip bakmaya korkmak.. Kelimelerle anlatılamıyor maalesef. "Ay ben ölüye bakamam" şımarıklığından öyle uzaklaştım ki. Değil bakmak; sarılıp öpesin, sırtlayıp götüresi geliyor insanın.
Velhasılı çok zormuş! Hep üçüncü sayfa haberi gibi gelirdi böyle haberler. Sanki hiç bize olmazmış gibi.
Şimdi içimizde sanki yüreğimize batan bişey gibi yokluğu kaldı.
Ben babamı kaybettim. Kayboldu! Salondaki tekli koltuğa bakıyorum yok, mutfaktaki sandalyesi boş. Mutfakta belirip "Çay mı demlediniz? Ne yemek yaptınız? Ooo çok şahane!" demiyor artık. Omzumuza dokunda hissettiğimiz o güzel güven duygusu da kayboldu onunla.
Yaz tatili gibi adamdı babam. Onu düşününce yazlık bir mekanda zakkumların arasında ailecek yürüyormuş gibi hissediyorum. Babam birazdan yol kenarında hiç tatmadığımız bir meyve bulup bize ne olduğunu nerede nasıl yetiştiğini detaylarıyla anlatıp kendi deyimiyle "şaşıracak" yani tadımlık toplayacak bize yedirmek için. Beğenirsek ertesi gün gidip bi kaç tane daha "şaşırır".
Piknik planı yapmıştık tatile gitmeyi hayal etmiştik.. Daha neler neler! Belki söylemeyi unuttuğum birşeyler vardı ona bilemiyorum şimdi. Yeterince hissetti mi onu ne kadar sevdiğimizi? Hastanede onu kapı önünde beklediğimizi bildi mi giderken? Yalnız bırakmadık onu bizi çıkardılar ordan. Tedirgin olur çünkü hastanede. Kızdı mı çıktık odadan gidemedik yanına diye? Bilmiyorum ki. Biraz daha vaktimiz olsaydı diyorum. Ama sonsuza kadar vaktimiz olsa yetmeyecekti bunu da çok iyi biliyorum.
Öyle acilde çaresiz haber beklerken çorabından tanıyıp, sanki ayaklarına beton dökülmüş gibi yerinden kımıldayamamak, yanına gidip bakmaya korkmak.. Kelimelerle anlatılamıyor maalesef. "Ay ben ölüye bakamam" şımarıklığından öyle uzaklaştım ki. Değil bakmak; sarılıp öpesin, sırtlayıp götüresi geliyor insanın.
Velhasılı çok zormuş! Hep üçüncü sayfa haberi gibi gelirdi böyle haberler. Sanki hiç bize olmazmış gibi.
Şimdi içimizde sanki yüreğimize batan bişey gibi yokluğu kaldı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar