bugün
- darıca da bulunan 3 cesedin kimlikleri10
- dolar isterse 100 olsun15
- ölmedeyiz uludağ sözlük10
- ayvalık tostu7
- sözlük yazarlarının 2027 kararları11
- nilgün marmara3
- sabahları nefret edilen şeyler3
- adblue2
- öz eleştiri yaparken dikkat edilmesi gerekenler8
- kaşarlı tost4
- saç kestirme perileri3
- arkadaşlar iyileştim2
- attila ilhan3
- evde soğuk kahve yapımı10
- ömer çelik ten israil e1 planı açıklaması2
- vincenzo italiano2
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar11
- israile atom bombası atmak8
- reis3
- velvet55
- sevgili2
- yemeksepetinde sipariş saati olmaması3
- kadın4
- uzaylılar3
- yaşlı vatandaşlar günü2
- aleksey batrakov29
- sözlüğün en harbi kızı9
- ad kavmi2
- yazarların favori giyim markası14
- harut ve marut2
- migros'a sorulacak tek soru24
- osuruktan şiirler61
- yakışıklı erkek denince akla gelen isim10
- arabayla dağdan inerken dinlenecek şarkılar10
- 2026 ekonomik krizi17
- insan olmaya ceyrek kala15
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak10
- sözlüğün en harbi erkeği7
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- inanılmaz sıkıcısınız ya6
- kadınların cinsel başlıkları eksilemesi7
- hayattaki en değerli şeyler8
- sözlüğün en cool erkek yazarı6
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- friedrich hegel la bi cay icek12
- victor osimhen20
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak7
- seninle sevişirken ölmek istiyorum7
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
Bu isler icin bu kadar kucuk oldugumu hic bilemeyecektim gitmeseydi eğer. Çok küçüğüm. O kadar küçüğüm ki o hastaneden onu çıkarmaya gücüm yetmediği için tüm gücümle ağlayabiliyorum. 30 yaşında değil 90 yaşında da olsan olgunlukla karşılanabilecek türden değil çünkü bu kaybediş!
Ben babamı kaybettim. Kayboldu! Salondaki tekli koltuğa bakıyorum yok, mutfaktaki sandalyesi boş. Mutfakta belirip "Çay mı demlediniz? Ne yemek yaptınız? Ooo çok şahane!" demiyor artık. Omzumuza dokunda hissettiğimiz o güzel güven duygusu da kayboldu onunla.
Yaz tatili gibi adamdı babam. Onu düşününce yazlık bir mekanda zakkumların arasında ailecek yürüyormuş gibi hissediyorum. Babam birazdan yol kenarında hiç tatmadığımız bir meyve bulup bize ne olduğunu nerede nasıl yetiştiğini detaylarıyla anlatıp kendi deyimiyle "şaşıracak" yani tadımlık toplayacak bize yedirmek için. Beğenirsek ertesi gün gidip bi kaç tane daha "şaşırır".
Piknik planı yapmıştık tatile gitmeyi hayal etmiştik.. Daha neler neler! Belki söylemeyi unuttuğum birşeyler vardı ona bilemiyorum şimdi. Yeterince hissetti mi onu ne kadar sevdiğimizi? Hastanede onu kapı önünde beklediğimizi bildi mi giderken? Yalnız bırakmadık onu bizi çıkardılar ordan. Tedirgin olur çünkü hastanede. Kızdı mı çıktık odadan gidemedik yanına diye? Bilmiyorum ki. Biraz daha vaktimiz olsaydı diyorum. Ama sonsuza kadar vaktimiz olsa yetmeyecekti bunu da çok iyi biliyorum.
Öyle acilde çaresiz haber beklerken çorabından tanıyıp, sanki ayaklarına beton dökülmüş gibi yerinden kımıldayamamak, yanına gidip bakmaya korkmak.. Kelimelerle anlatılamıyor maalesef. "Ay ben ölüye bakamam" şımarıklığından öyle uzaklaştım ki. Değil bakmak; sarılıp öpesin, sırtlayıp götüresi geliyor insanın.
Velhasılı çok zormuş! Hep üçüncü sayfa haberi gibi gelirdi böyle haberler. Sanki hiç bize olmazmış gibi.
Şimdi içimizde sanki yüreğimize batan bişey gibi yokluğu kaldı.
Ben babamı kaybettim. Kayboldu! Salondaki tekli koltuğa bakıyorum yok, mutfaktaki sandalyesi boş. Mutfakta belirip "Çay mı demlediniz? Ne yemek yaptınız? Ooo çok şahane!" demiyor artık. Omzumuza dokunda hissettiğimiz o güzel güven duygusu da kayboldu onunla.
Yaz tatili gibi adamdı babam. Onu düşününce yazlık bir mekanda zakkumların arasında ailecek yürüyormuş gibi hissediyorum. Babam birazdan yol kenarında hiç tatmadığımız bir meyve bulup bize ne olduğunu nerede nasıl yetiştiğini detaylarıyla anlatıp kendi deyimiyle "şaşıracak" yani tadımlık toplayacak bize yedirmek için. Beğenirsek ertesi gün gidip bi kaç tane daha "şaşırır".
Piknik planı yapmıştık tatile gitmeyi hayal etmiştik.. Daha neler neler! Belki söylemeyi unuttuğum birşeyler vardı ona bilemiyorum şimdi. Yeterince hissetti mi onu ne kadar sevdiğimizi? Hastanede onu kapı önünde beklediğimizi bildi mi giderken? Yalnız bırakmadık onu bizi çıkardılar ordan. Tedirgin olur çünkü hastanede. Kızdı mı çıktık odadan gidemedik yanına diye? Bilmiyorum ki. Biraz daha vaktimiz olsaydı diyorum. Ama sonsuza kadar vaktimiz olsa yetmeyecekti bunu da çok iyi biliyorum.
Öyle acilde çaresiz haber beklerken çorabından tanıyıp, sanki ayaklarına beton dökülmüş gibi yerinden kımıldayamamak, yanına gidip bakmaya korkmak.. Kelimelerle anlatılamıyor maalesef. "Ay ben ölüye bakamam" şımarıklığından öyle uzaklaştım ki. Değil bakmak; sarılıp öpesin, sırtlayıp götüresi geliyor insanın.
Velhasılı çok zormuş! Hep üçüncü sayfa haberi gibi gelirdi böyle haberler. Sanki hiç bize olmazmış gibi.
Şimdi içimizde sanki yüreğimize batan bişey gibi yokluğu kaldı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar