bugün
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri47
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı29
- yazarların akşam yemekleri7
- yaşanmamışların yası6
- buzdolabının kapağını açıp boş boş bakmak5
- claudian clouds33
- en iyi vampir filmi4
- insan ne ister5
- okulda zil sesinin felsefi anlamı3
- intothenirvana2
- cumartesi gecesi sıkıcılığı4
- en iyi kurt adam filmi3
- kadınlar7
- cok da abartmaya gerek uok6
- gece sokak kedileri tarafından saldırılmak4
- arkadaşlar ben olmasam ne yaparsınız7
- sözlük kızlarının kekleri24
- gary oldman2
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği7
- anın görüntüsü25
- çirkin2
- the crow2
- ermeni alfabesi2
- galatahahahahahaha3
- annem2
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- başkalarının istediği gibi yaşamak4
- true'nun engelli olması6
- okan buruk9
- meriç dükalığı8
- allah11
- günlük2
- sevdiğiniz yazarlar8
- sarapci koala hatayi33
- true ile tatlı sert3
- islamda namaz yoktur30
- ankara da yeni nesil suç örgütleri operasyonu2
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- önyargı2
- fusya semsiyeli yabanci22
- kürdistan10
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- dantelli sütyen takan erkek12
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- morkstar2
- true ve g'i l d'e d l'i l y birlikteliği4
- tai lung8
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak4
- gücünden sıkılıp kendini yok eden tanrı2
Lisztomania” ; Müzik bağımlılığı ,sürekli müzik dinleme ihtiyacı duyma…Kitap bağımlılığı ( Bibliyomani) gibi , olacaksa da bu türden olsun dedirten. Son zamanlarda oldukça yaygın olan alışveriş bağımlılığı, tatil bağımlılığı, yeme bağımlılığı ya da madde bağımlılığının yanında kulağa oldukça hoş geliyor şahsen. Hatta beğendiğimiz için sıklıkla dinlediğimiz müzik zihin-beden sürecimizde ve otonomik immun, endokrin ve nöropeptin sistemlerde değişime neden olduğundan beynimizi bir nevi formatlıyor.
Cambridge Üniversitesi’nde müzik dinleme alışkanlıklarına dair bir araştırmada sürekli aynı tür müziği dinleyen, dolayısıyla ruhuna müzik alışkanlığından çok belirli seslerin ve ritimlerin bağımlılığını kazandıran insanların hayata bakışlarının da kendi pencerelerinden olduğu , kendi kararlarını doğru zannettikleri ve yalnız kendi bildiklerini doğru kabul ettikleri görülmüş. Buna nazaran farklı tip müzikleri dinleyen ve dolayısıyla kendi derdini daha iyi açıklayabilecek seslere kulak kabartmayı seven insanların olan biten her şeye daha ılımlı yaklaşıp olayları çeşitli gerçeklerin süzgecinden geçirdikleri ve kendi fikirlerini de katarak dünyayı yorumlayabildikleri görülmüş. Duyguların , hafızanın ve cinsellik gibi güdülerin denetleyicisi
Limbik sistemimizi uyaran müzik rock dinleyeni yırtınırcasına bağırtabilirken, mozart dinleyeni sessizce ağlatabiliyor, müslümcüleri de malum jiletletebiliyor. Yani Müzikte duygularını harekete geçirenler, limbik sistemi kullanırlarken, müzikle düşüncelerini harekete geçirenler, öğrenirken ezgisel unsurları kullanarak, sol beyinlerini de işe katıyorlarmış, ve Müzik kulağı olanlar sağ beyinlerini daha iyi kullanırlarmış.
Eflatun’un işaret ettiği gibi “Hiçbir şey insanın içine ritim ve müzik kadar işlemez. Müzik eğitimi gerektiği gibi yapıldığında insanı yüceltir, özünü güzelleştirir. Kötü yapıldığında da bunun tersi olur…”
Bedenimizin bilinçaltı zihnimiz olduğunu belirten “Duygu Molekülleri” kitabının yazarı Dr. Candace Pert “Peptidler orkestranın – bedeninizin – bir bütün halinde müzik yapabilmesini sağlayan notalardır. Ve ortaya çıkan müzik de sübjektif olarak deneyimlediğiniz duygulardır.” demiş.
Yoksa bedenimiz belli bir duygu molekülüne mi bağımlı hale geliyor dedirtiyor Dr. Pert
O halde hepimize hayırlı ” Lisztomania”lar dilerim , sizi bilemem tabi ama net bildiğim benim ihtiyacımın çok olduğu …
Cambridge Üniversitesi’nde müzik dinleme alışkanlıklarına dair bir araştırmada sürekli aynı tür müziği dinleyen, dolayısıyla ruhuna müzik alışkanlığından çok belirli seslerin ve ritimlerin bağımlılığını kazandıran insanların hayata bakışlarının da kendi pencerelerinden olduğu , kendi kararlarını doğru zannettikleri ve yalnız kendi bildiklerini doğru kabul ettikleri görülmüş. Buna nazaran farklı tip müzikleri dinleyen ve dolayısıyla kendi derdini daha iyi açıklayabilecek seslere kulak kabartmayı seven insanların olan biten her şeye daha ılımlı yaklaşıp olayları çeşitli gerçeklerin süzgecinden geçirdikleri ve kendi fikirlerini de katarak dünyayı yorumlayabildikleri görülmüş. Duyguların , hafızanın ve cinsellik gibi güdülerin denetleyicisi
Limbik sistemimizi uyaran müzik rock dinleyeni yırtınırcasına bağırtabilirken, mozart dinleyeni sessizce ağlatabiliyor, müslümcüleri de malum jiletletebiliyor. Yani Müzikte duygularını harekete geçirenler, limbik sistemi kullanırlarken, müzikle düşüncelerini harekete geçirenler, öğrenirken ezgisel unsurları kullanarak, sol beyinlerini de işe katıyorlarmış, ve Müzik kulağı olanlar sağ beyinlerini daha iyi kullanırlarmış.
Eflatun’un işaret ettiği gibi “Hiçbir şey insanın içine ritim ve müzik kadar işlemez. Müzik eğitimi gerektiği gibi yapıldığında insanı yüceltir, özünü güzelleştirir. Kötü yapıldığında da bunun tersi olur…”
Bedenimizin bilinçaltı zihnimiz olduğunu belirten “Duygu Molekülleri” kitabının yazarı Dr. Candace Pert “Peptidler orkestranın – bedeninizin – bir bütün halinde müzik yapabilmesini sağlayan notalardır. Ve ortaya çıkan müzik de sübjektif olarak deneyimlediğiniz duygulardır.” demiş.
Yoksa bedenimiz belli bir duygu molekülüne mi bağımlı hale geliyor dedirtiyor Dr. Pert
O halde hepimize hayırlı ” Lisztomania”lar dilerim , sizi bilemem tabi ama net bildiğim benim ihtiyacımın çok olduğu …
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar