bugün
- ciddi ciddi aşure seven insan28
- pandela 319
- velvet48
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar9
- fransa maçı varken sözlükte dolanan erkek5
- bir ilişkiyi kim yönetir12
- kürt hareketinin devşirme olması15
- aleyna tilki3
- paraguay milli futbol takımı5
- elektriği ödeyen adam8
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı15
- deniz göktaş'ın atatürk şakası4
- ciguli kral16
- m r e r e c t o4
- scary movie 63
- ismet el pedro nunez de balboa luis albertoevi3
- amedspor12
- samsung2
- mony tontana11
- taksim delisi cenk4
- birader yazarlar bey biraderlerdir3
- fuhuş operasyonunda veresiye defteri bulunması3
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği35
- recep tayyip erdoğan4
- memduh bashgan9
- 2026 dünya kupası33
- entry girerek kemalist devrim yapmak5
- allahım beni karı yaratmadığın için şükürler olsun2
- iki ayyaş5
- sözlükte kavga olacak hissi5
- çağlayı tanıyan yazarlar8
- yunanistan milli futbol takımı5
- meksika ilkokulu2
- yürüyüş flörtü9
- denizde karı kız kesen erkek3
- bilimsel tespitler2
- tabaktaki son bisküviyi yiyen tip3
- karpuzcu libos panda3
- fas7
- kanada8
- ahtapot yemek9
- bik bik kaç yaşında10
- futbol28
- sabah otuzbiri2
- dünya16
- evde kalmış kız kurusu7
- allah rahmet eylesin üstad kadir mısıroğlu3
- gizli oylamanın kim olduğunu bulma2
- 5 temmuz 2026 paraguay fransa maçı5
- true üniversitesi6
bir rengi sevmek...
siyah'ı-lacivert'i ya da kırmızı'yı...
ama başka sevmek, bir başka...
örnek olmak, örnek olunmak, o renge ait ne varsa hatırlatmak...
karşılıksız sevmek, karşılıksız sevmeyi öğretmek...
karıncaezmez'i öğrettin ilk. yazdın, çizdin, anlattın...
ona koştuk, öptük ellerinden, son bir kez bile olsa gördük onu...
sarıldık o güzel insana... sonra kaybettik...
ama okuduk hikayelerini sonradan, dinledik eskilerden,
büyüdükçe büyüdü içimizde...
yari geldi en büyük karıncaezmez olduk en zorlu maçlarda...
daha bir bağlandık renklere...
ali sami yen'i öğretirken
fahriye yen'i hatırlattın...koşun dedin...
fahriye annemize koştuk...
öptük güzel ellerinden, sarıldık...içimize çektik kokusunu...
çocuklarım dedi, milyonlarca çocuğun var dedik anne...
her tarafını sarı-kırmızı çiçeklerle donattık her gidişimizde.
her hafta her gün gümüşsuyu askeri hastaneye koştuk...
o artık konuşamasa bile, biz anladık her defasında,
o anlatamasa bile biz gördük gözlerindeki sevgiyi...
kaybettik...ağladık...
Metin Oktay ruhunu anlattın...
sen anlattın, biz dinledik...
renklere aşk'ın içinde paranın renginin olmadığını anlattın...
biz dinledik...
daha bir sevdik metin'i...
daha bir metin olmaya başladık...
kaybetsekte kazanmayı, kaybettikçe, daha bir sevmeyi öğrendik...
sarı-kırmızı, sadece stadyumda değil dedin...
basketbol'a, voleybol'a, su topu'na koştuk...
nerde galatasaray varsa orda olduk...
bizden olmayanları da sevin dedin...
içinde insan geçen herşeyi sevin...
arkadaşımız, dostlarımız oldular...
kavga'da etsek bazen, o en güzel kıvamında,
"ne yaptınız oğlum yine!" dedin...kendimize geldik...
yüzbinlerce fidan diktik...
onlarca şehitlik gezdik...
onlarca okul'a, onlarca kamyon gönderdik...
binlerce yaşlı'nın, evine "huzur" olduk...
"kan"lar verdik, "kemik iliği" nedir bilmezken, gönüllüsü olduk...
yardımlaşmayı, paylaşmayı, kardeşliği,,
saygıyı, sevgiyi herşeyi, herşeyi öğrendik...
yeri geldi bir simit, yeri geldi bir tek sigarayı paylaşmayı öğrendik
en uzun sarı-kırmızı yollarda...
tanımadığımızı sandığımız insanlarla "omuzomuza" durmayı
en ağır mağlubiyetlerde bile, "canınız sağolsun aslan"lar demeyi öğrendik...
dik durduğumuzda, kolkola girdiğimizde,
hiç bir zaman devrilmeyeceğimizi öğrettin...
ne zaman, ne şekilde ihtiyaç duysak,
mesafelere bakmadan, aradığımızda yanımızda olmayı...
super-man ya da batman ya da he-man, ama bi şekilde kahramanımız olmayı...
o güzel gözlerinle tebessümünü, kulağımızdan çıkmayan kahkahanı...
örnek alınacak yeni bir "metin" olmanı...
onbinlerce kişinin "ABi"Si OLMAnı...
öğrettiğin herşey için,
bazen baba, bazen dost, bazen sert bir öğretmen,
ama çoğu zaman "abi" olduğun için...
sadece türkiye sınırlarında değil,
çok uzaklarda vatan görevi yaparken bile "ben geldim lan ....." diyip,
"dünyanın en mutlu insanı" olmanın, nasıl bişey olduğunu öğrettiğin için...
aynı anda milyonlarca şey düşünüp,
ağlamaktan, cümleler kuramayacak kadar kendini sevdirdiğin için...
on yıldır "sırtında" taşıdığın için, teşekkürler abi'm...
yarın, ilk ve son kez biz taşıyacağız bu kez seni sırtımızda...
ama sonsuza kadar öğrettiğin herşeyle, sevginle,
adın gibi, sevgin gibi, "aslan" yüreğin,
yüreğimizdir artık...
Hepimiz "metin"dik, şimdi bir yanımız da "alpaslan"
mekanın cennet olsun...
siyah'ı-lacivert'i ya da kırmızı'yı...
ama başka sevmek, bir başka...
örnek olmak, örnek olunmak, o renge ait ne varsa hatırlatmak...
karşılıksız sevmek, karşılıksız sevmeyi öğretmek...
karıncaezmez'i öğrettin ilk. yazdın, çizdin, anlattın...
ona koştuk, öptük ellerinden, son bir kez bile olsa gördük onu...
sarıldık o güzel insana... sonra kaybettik...
ama okuduk hikayelerini sonradan, dinledik eskilerden,
büyüdükçe büyüdü içimizde...
yari geldi en büyük karıncaezmez olduk en zorlu maçlarda...
daha bir bağlandık renklere...
ali sami yen'i öğretirken
fahriye yen'i hatırlattın...koşun dedin...
fahriye annemize koştuk...
öptük güzel ellerinden, sarıldık...içimize çektik kokusunu...
çocuklarım dedi, milyonlarca çocuğun var dedik anne...
her tarafını sarı-kırmızı çiçeklerle donattık her gidişimizde.
her hafta her gün gümüşsuyu askeri hastaneye koştuk...
o artık konuşamasa bile, biz anladık her defasında,
o anlatamasa bile biz gördük gözlerindeki sevgiyi...
kaybettik...ağladık...
Metin Oktay ruhunu anlattın...
sen anlattın, biz dinledik...
renklere aşk'ın içinde paranın renginin olmadığını anlattın...
biz dinledik...
daha bir sevdik metin'i...
daha bir metin olmaya başladık...
kaybetsekte kazanmayı, kaybettikçe, daha bir sevmeyi öğrendik...
sarı-kırmızı, sadece stadyumda değil dedin...
basketbol'a, voleybol'a, su topu'na koştuk...
nerde galatasaray varsa orda olduk...
bizden olmayanları da sevin dedin...
içinde insan geçen herşeyi sevin...
arkadaşımız, dostlarımız oldular...
kavga'da etsek bazen, o en güzel kıvamında,
"ne yaptınız oğlum yine!" dedin...kendimize geldik...
yüzbinlerce fidan diktik...
onlarca şehitlik gezdik...
onlarca okul'a, onlarca kamyon gönderdik...
binlerce yaşlı'nın, evine "huzur" olduk...
"kan"lar verdik, "kemik iliği" nedir bilmezken, gönüllüsü olduk...
yardımlaşmayı, paylaşmayı, kardeşliği,,
saygıyı, sevgiyi herşeyi, herşeyi öğrendik...
yeri geldi bir simit, yeri geldi bir tek sigarayı paylaşmayı öğrendik
en uzun sarı-kırmızı yollarda...
tanımadığımızı sandığımız insanlarla "omuzomuza" durmayı
en ağır mağlubiyetlerde bile, "canınız sağolsun aslan"lar demeyi öğrendik...
dik durduğumuzda, kolkola girdiğimizde,
hiç bir zaman devrilmeyeceğimizi öğrettin...
ne zaman, ne şekilde ihtiyaç duysak,
mesafelere bakmadan, aradığımızda yanımızda olmayı...
super-man ya da batman ya da he-man, ama bi şekilde kahramanımız olmayı...
o güzel gözlerinle tebessümünü, kulağımızdan çıkmayan kahkahanı...
örnek alınacak yeni bir "metin" olmanı...
onbinlerce kişinin "ABi"Si OLMAnı...
öğrettiğin herşey için,
bazen baba, bazen dost, bazen sert bir öğretmen,
ama çoğu zaman "abi" olduğun için...
sadece türkiye sınırlarında değil,
çok uzaklarda vatan görevi yaparken bile "ben geldim lan ....." diyip,
"dünyanın en mutlu insanı" olmanın, nasıl bişey olduğunu öğrettiğin için...
aynı anda milyonlarca şey düşünüp,
ağlamaktan, cümleler kuramayacak kadar kendini sevdirdiğin için...
on yıldır "sırtında" taşıdığın için, teşekkürler abi'm...
yarın, ilk ve son kez biz taşıyacağız bu kez seni sırtımızda...
ama sonsuza kadar öğrettiğin herşeyle, sevginle,
adın gibi, sevgin gibi, "aslan" yüreğin,
yüreğimizdir artık...
Hepimiz "metin"dik, şimdi bir yanımız da "alpaslan"
mekanın cennet olsun...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar