bugün
- türklerin ileri olduğu konular21
- norm ender3
- en gey özelliğiniz10
- true nickli yazar11
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan3
- mutlak butlan kararının yargıtay'a gönderilmesi2
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- dinsize inanır mısın17
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- bir kadının en güzel bölgesi8
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- ruh hastası olan yazarlar6
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- abd vizesi5
- salak yazarlar7
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- arkadaşlar bakar mısınız11
- bir gün öleceğini unutmak10
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- bir insanı yaptığı ilk hatada hayatından çıkarmak2
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- kuran da neden namaz yok8
- pandela6
- gocu31
- ipek çiçek3
- deri ceketli serseri4
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- kültürün bireyi boğması4
- gocu pandela barışı4
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- geceye bir şarkı bırak23
- ioçke'nin elleri4
yokluğu çok yerde hissedilen.
6-7 yaşlarındaydım. kardeşim 4 yaşındaydı. şile'de daha önceleri de yaptığımız gibi denize gittik. yüzmeyi de biliyorum kendimce dalgalarla başa çıkmasını da. aldım başımı gittim bir akşamüstüydü. babamın seslendiğini hatırlıyorum "deniz kabarır" diye. çocuktum ya allah belamı versin çocuktum nereden bilecektim nasıl bir şey olacağını. allahın belası bir çocuktum. salak bir çocuk.
babam kardeşimle ilgileniyordu o sırada. onları görüyordum, o sırada karadeniz hırçınlaşmıştı, kıyıya doğru yüzmeye çalıştım ama o dalga beni içine aldığında çırpınmanın çok da anlamı kalmamıştı. yorulmuştum bir kaç saniye içinde. bir elin beni alıp da daha sığ kısıma attığını hatırlıyorum kim olduğunu görmediğim bilmediğim bir el. ayaklarım dibe çarpınca sıçradım bir an kıyıya doğru hamle yaptım. son gördüğüm yüz tanımadığım bir yüzdü.
beni tutan o tanımadığım eller anneminmiş. yuttuğum suyu boşalttıklarında başımda babamın ağladığını hatırlıyorum. ben olsam dövmekten gebertirdim beni ama babam ağlıyor bana sarılıp daha çok ağlıyordu. kardeşim de ağlıyordu. anne diye ağlıyordu denizi gösteriyordu. ölüm anında göreceğim son kare sanıyorum bu olacak. üzerinden neredeyse 20 yıldan fazla geçti hala biraz kendime kalınca gözümün önüne o manzara geliyor. nejatın küçük parmaklarıyla denizi işaret edip anne diye ağlayışı. ertesi gün kıyıya vurdu annem. denize olan bağlılığım da küskünlüğüm de bundan belki. hem çok sevip hem de nefret edişim bundan.
aylarca kimseyle konuşmadım. aylarca neden ölmediğimi düşündüm. yedi yaşındaydım benim suçumdu. babama kızdım kendimi bitirince. o babaydı güçlüydü annem gibi narin değildi. çiğdem isminden ömrüm boyunca kaçtım. kalbini kıracak bir şey yaparım kahır üstüne kahır olur diye kaçtım. kendime güvenemedim kaçtım. nejat büyüdü artık yakında evlenecek nasipse. ama ben kaçmaya devam edeceğim yaşamdan.
6-7 yaşlarındaydım. kardeşim 4 yaşındaydı. şile'de daha önceleri de yaptığımız gibi denize gittik. yüzmeyi de biliyorum kendimce dalgalarla başa çıkmasını da. aldım başımı gittim bir akşamüstüydü. babamın seslendiğini hatırlıyorum "deniz kabarır" diye. çocuktum ya allah belamı versin çocuktum nereden bilecektim nasıl bir şey olacağını. allahın belası bir çocuktum. salak bir çocuk.
babam kardeşimle ilgileniyordu o sırada. onları görüyordum, o sırada karadeniz hırçınlaşmıştı, kıyıya doğru yüzmeye çalıştım ama o dalga beni içine aldığında çırpınmanın çok da anlamı kalmamıştı. yorulmuştum bir kaç saniye içinde. bir elin beni alıp da daha sığ kısıma attığını hatırlıyorum kim olduğunu görmediğim bilmediğim bir el. ayaklarım dibe çarpınca sıçradım bir an kıyıya doğru hamle yaptım. son gördüğüm yüz tanımadığım bir yüzdü.
beni tutan o tanımadığım eller anneminmiş. yuttuğum suyu boşalttıklarında başımda babamın ağladığını hatırlıyorum. ben olsam dövmekten gebertirdim beni ama babam ağlıyor bana sarılıp daha çok ağlıyordu. kardeşim de ağlıyordu. anne diye ağlıyordu denizi gösteriyordu. ölüm anında göreceğim son kare sanıyorum bu olacak. üzerinden neredeyse 20 yıldan fazla geçti hala biraz kendime kalınca gözümün önüne o manzara geliyor. nejatın küçük parmaklarıyla denizi işaret edip anne diye ağlayışı. ertesi gün kıyıya vurdu annem. denize olan bağlılığım da küskünlüğüm de bundan belki. hem çok sevip hem de nefret edişim bundan.
aylarca kimseyle konuşmadım. aylarca neden ölmediğimi düşündüm. yedi yaşındaydım benim suçumdu. babama kızdım kendimi bitirince. o babaydı güçlüydü annem gibi narin değildi. çiğdem isminden ömrüm boyunca kaçtım. kalbini kıracak bir şey yaparım kahır üstüne kahır olur diye kaçtım. kendime güvenemedim kaçtım. nejat büyüdü artık yakında evlenecek nasipse. ama ben kaçmaya devam edeceğim yaşamdan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar