bugün
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları29
- ragnar rockefeller38
- gocu'nun sağlığı2
- insanların neden böyle olması3
- ilk buluşmada evden kek getiren kız19
- sözlük yazarlarının trileçeleri19
- kocaman kelebek girdi dışarıdan3
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey7
- daha önce başkasına nude atmış kızla evlenmek2
- arkadaşlar derin şeyler düşünüyorum6
- uysaljakoben3
- sevilen kadının orasını burasını yalamak2
- erkeklerin mental olarak daha güçlü olması12
- çocukken içine kapanık olmak5
- selülit kadına yakışıyor4
- aylık 336 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- günün şiiri14
- viski içen erkek seksiliği4
- bir amaca hizmet etmek4
- lahmacunun yanında ne içilir10
- eşinize kaç gram altın mehir verdiniz3
- ilk buluşmada masa altından aleti yoklayan kız13
- deniz göktaş37
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar18
- bacakları traş edip canlı show yapan erkek3
- türklerin tembel bir millet olması8
- ahmet sezar bey'e mesaj gitmemesi3
- cd devrinin bitmesi8
- gay sevgiliye lezbiyen bir kızın musallat olması7
- sevgiliye alınabilecek 200 tl altı hediyeler5
- babalarımız gibi erkeklerin yetişmemesi13
- babamın hiç 31 çekmemesi5
- erling braut haaland2
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- gocu meme ucu5
- evli olduğunu saklayan kişi8
- sözlüğe fotoğrafımı atacağım4
- bir ilişkiyi kim yönetir22
- velvet33
- oberyn martell vs ramsay bolton3
- gocu'ya yazdığım şiir3
- gürültüsü en rahatsız edici şey5
- 309 iş başvurusu yapıp sıfır dönüş almak2
- fsm köprüsü ndeki abd bayrağı ışıklandırması5
- uludağ sözlükte herkes birader yazardır5
- ilk buluşmaya giderken alınacak çiçek3
- tuzlu fıstık3
- hava soğuk mu ılık mı anlamadım4
- haçlı seferleri2
- modası geçmeyen şarkılar2
Bulgarca isim, Türkçeden mot-a-mot (kelimesi kelimesine) tercüme ile oluşturulmuştur.
Bölge tarihte pehlivanları ile ün yapmıştır.
Bölgeye ilk gelen Türkler, Kıpçaklar ve Peçeneklerdir. Daha Osmanlı Devleti kurulmadan çok önceleri Selçuklu Prensi izzeddin Keykavus ve Hacı Bektaş-ı Veli'nin öğrencisi Sarı Saltuk binlerce Türkmen'le birlikte buraya gelmişler ve Kıpçak-Peçenek toplulukları ile karışmışlardır. Osmanlı Devleti kurulduktan sonra ilk zamanlar bölgeye pek fazla iskan olmamıştır, Osmanlı Devleti daha çok Güney Bulgaristan'daki şehirlere, ele geçirdiği beyliklerin ahalisini yerleştirmekteydi, fakat Kuzeyde bulunan Deliorman ve Dobruca'ya iskân yapmamaktaydı. Bu durum Yavuz Sultan Selim dönemiyle değişti, Şah ismail ile yapılan savaştan sonra Anadolu'daki Alevî inanışlı bâzı Türkmenler, Osmanlı Devleti'nden soğudular. Bunun üzerine Osmanlı yönetimi isyana katılan Türkmen aşiretlerini parçalayıp bir kısmını Balkan dağlarının ardında bulunan, Kuzey ülkelerinden ve Leh Kazaklarından gelecek saldırıda ilk zarara uğrayacak bölge olan Deliorman'a sürgün etmeye başladı. Kırşehir, Kırıkkale, Yozgat gibi illerdeki Alevi nüfusun önemli bir kısmı Deliorman'a sürüldü. Alevi Türkmenlerin ezici çoğunlukta olduğu Tokat, Sivas ve Malatya gibi şehirlerdeki Alevî nüfustan da büyük oranlarda Deliorman'a sürgün yaşandı. Sürgünle birlikte Deliorman'a gelen Türkmen toplulukları 16. yüzyılda Deliorman'da azınlık olan Türk nüfusunu çoğunluğa çevirdiler, yerli Sarı Saltuk Türkleriyle karışarak Deliorman Türk topluluğunu oluşturdular, 16. yüzyılda sürgün ile gelen Türkmenler Deliorman'a çabuk ısındılar çünkü burada 1200'lü yıllarla başlayan bir Horasani kültür vardı. Bu tarihi ve kültürel özelliklerinden dolayı Deliorman bölgesi Tasavvufi düşüncelerin ve özellikle de Bektaşilik, Babailik, Bedreddinilik gibi tarikatların çok yoğun olduğu bir bölge olarak anıldı, II. Mahmud döneminde özellikle Bektaşi tekkelerinin birçoğunun kapatılması açık kalanların ise birçoğuna Nakşibendi şeyhlerin atanması neticesinde Deliorman'ın Alevi-Bektaşi yönü azalmaya başladı, bir kısmı Sünnîleşti. Bulgaristan topraklarının elden çıkmasıyla halk Anadolu'ya göç etmeye başladı, özellikle Trakya ve Ege bölgesine ve Adana-Mersin civarına yerleşen Deliormanlılar toplu halde köyler kurarak kendi kültürlerini yaşattılar. Fakat 1950 sonrasında Türkiye'ye göç edenler, dağınık hâlde yerleştiler.
Kaynak:Vikipedi'ye
Bölge tarihte pehlivanları ile ün yapmıştır.
Bölgeye ilk gelen Türkler, Kıpçaklar ve Peçeneklerdir. Daha Osmanlı Devleti kurulmadan çok önceleri Selçuklu Prensi izzeddin Keykavus ve Hacı Bektaş-ı Veli'nin öğrencisi Sarı Saltuk binlerce Türkmen'le birlikte buraya gelmişler ve Kıpçak-Peçenek toplulukları ile karışmışlardır. Osmanlı Devleti kurulduktan sonra ilk zamanlar bölgeye pek fazla iskan olmamıştır, Osmanlı Devleti daha çok Güney Bulgaristan'daki şehirlere, ele geçirdiği beyliklerin ahalisini yerleştirmekteydi, fakat Kuzeyde bulunan Deliorman ve Dobruca'ya iskân yapmamaktaydı. Bu durum Yavuz Sultan Selim dönemiyle değişti, Şah ismail ile yapılan savaştan sonra Anadolu'daki Alevî inanışlı bâzı Türkmenler, Osmanlı Devleti'nden soğudular. Bunun üzerine Osmanlı yönetimi isyana katılan Türkmen aşiretlerini parçalayıp bir kısmını Balkan dağlarının ardında bulunan, Kuzey ülkelerinden ve Leh Kazaklarından gelecek saldırıda ilk zarara uğrayacak bölge olan Deliorman'a sürgün etmeye başladı. Kırşehir, Kırıkkale, Yozgat gibi illerdeki Alevi nüfusun önemli bir kısmı Deliorman'a sürüldü. Alevi Türkmenlerin ezici çoğunlukta olduğu Tokat, Sivas ve Malatya gibi şehirlerdeki Alevî nüfustan da büyük oranlarda Deliorman'a sürgün yaşandı. Sürgünle birlikte Deliorman'a gelen Türkmen toplulukları 16. yüzyılda Deliorman'da azınlık olan Türk nüfusunu çoğunluğa çevirdiler, yerli Sarı Saltuk Türkleriyle karışarak Deliorman Türk topluluğunu oluşturdular, 16. yüzyılda sürgün ile gelen Türkmenler Deliorman'a çabuk ısındılar çünkü burada 1200'lü yıllarla başlayan bir Horasani kültür vardı. Bu tarihi ve kültürel özelliklerinden dolayı Deliorman bölgesi Tasavvufi düşüncelerin ve özellikle de Bektaşilik, Babailik, Bedreddinilik gibi tarikatların çok yoğun olduğu bir bölge olarak anıldı, II. Mahmud döneminde özellikle Bektaşi tekkelerinin birçoğunun kapatılması açık kalanların ise birçoğuna Nakşibendi şeyhlerin atanması neticesinde Deliorman'ın Alevi-Bektaşi yönü azalmaya başladı, bir kısmı Sünnîleşti. Bulgaristan topraklarının elden çıkmasıyla halk Anadolu'ya göç etmeye başladı, özellikle Trakya ve Ege bölgesine ve Adana-Mersin civarına yerleşen Deliormanlılar toplu halde köyler kurarak kendi kültürlerini yaşattılar. Fakat 1950 sonrasında Türkiye'ye göç edenler, dağınık hâlde yerleştiler.
Kaynak:Vikipedi'ye
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar