bugün
- berna laçin'in gözaltına alınması39
- ben küfür etmedim adı altında küfür etmek9
- ucan tekme atan hipopotam38
- sabah sabah 500g çikolatalı puding yemek10
- hıçkırığı anında durduran formül7
- erkek olduğu halde ilgi duyduğunuz yazarlar9
- sizce karizma mıyım13
- yazarların şu an içtiği içecekler7
- tarihte musa diye birinin olmadığı iddiası4
- burak yılmazdaki taşşağın kimsede olmaması11
- arkadaşlar acilen bakmanız gerekiyor5
- maltepe'deki çöken binanın kaçak katları3
- kız olduğu halde ilgi duyduğunuz yazarlar7
- ak parti kimsesizlerin kimsesidir9
- roman karakteri olsaydınız hangisi olurdunuz2
- montella ile yolların ayrılması5
- selam kızlar hala evlenmedim7
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- güne bir resim bırak2
- herkesin herkese psikolojik teşhis koyması3
- koltukaltı kıllı kezo6
- kadınların aklı yoktur hiçbir şeyden anlamazlar9
- bir karıncaya yol tarif etmenin çok zor olması3
- güne kötü başlamak2
- 61 yaşında plank rekoru kırmak4
- herkesin haklı olması2
- arkadaşlar etkileşelim mi5
- özelden kuşum ötmüyor diyen yazar3
- cumadan bir gün önceki gün bugün perşembe4
- şuan ne olmak istersiniz2
- mezar taşına kullanıcı yorumları eklenmesi2
- seray sever3
- hangi manifest kızısın9
- sütte leke var cemil tugay da yok5
- takibe takip beğeniye beğeni diyen sözlük kızı4
- internette kavga ederek var olmaya çalışmak2
- muslettin amca6
- sizi müdüre şikayet eden arkadaş3
- arda turan milli takım teknik direktörü olacak3
- mezar taşında son görülme yazması2
- sevilmeyen yazara yaprak sarma ısmarlamak3
- hiç yutup izlememek4
- ne yapıyorsunuz lan kekolar3
- asansörün düğmesine birden fazla basmak2
- vicdanını kaybetmiş akpliler4
- sözlüğü boşverip plaja gitmek2
- s'i l v'e r m'i s t3
- arkadaşlar benim günüm neden aymadı3
- allah atatürk ten razı olsun2
- dolmuşta para üstü bekleme gerginliği3
Bulgarca isim, Türkçeden mot-a-mot (kelimesi kelimesine) tercüme ile oluşturulmuştur.
Bölge tarihte pehlivanları ile ün yapmıştır.
Bölgeye ilk gelen Türkler, Kıpçaklar ve Peçeneklerdir. Daha Osmanlı Devleti kurulmadan çok önceleri Selçuklu Prensi izzeddin Keykavus ve Hacı Bektaş-ı Veli'nin öğrencisi Sarı Saltuk binlerce Türkmen'le birlikte buraya gelmişler ve Kıpçak-Peçenek toplulukları ile karışmışlardır. Osmanlı Devleti kurulduktan sonra ilk zamanlar bölgeye pek fazla iskan olmamıştır, Osmanlı Devleti daha çok Güney Bulgaristan'daki şehirlere, ele geçirdiği beyliklerin ahalisini yerleştirmekteydi, fakat Kuzeyde bulunan Deliorman ve Dobruca'ya iskân yapmamaktaydı. Bu durum Yavuz Sultan Selim dönemiyle değişti, Şah ismail ile yapılan savaştan sonra Anadolu'daki Alevî inanışlı bâzı Türkmenler, Osmanlı Devleti'nden soğudular. Bunun üzerine Osmanlı yönetimi isyana katılan Türkmen aşiretlerini parçalayıp bir kısmını Balkan dağlarının ardında bulunan, Kuzey ülkelerinden ve Leh Kazaklarından gelecek saldırıda ilk zarara uğrayacak bölge olan Deliorman'a sürgün etmeye başladı. Kırşehir, Kırıkkale, Yozgat gibi illerdeki Alevi nüfusun önemli bir kısmı Deliorman'a sürüldü. Alevi Türkmenlerin ezici çoğunlukta olduğu Tokat, Sivas ve Malatya gibi şehirlerdeki Alevî nüfustan da büyük oranlarda Deliorman'a sürgün yaşandı. Sürgünle birlikte Deliorman'a gelen Türkmen toplulukları 16. yüzyılda Deliorman'da azınlık olan Türk nüfusunu çoğunluğa çevirdiler, yerli Sarı Saltuk Türkleriyle karışarak Deliorman Türk topluluğunu oluşturdular, 16. yüzyılda sürgün ile gelen Türkmenler Deliorman'a çabuk ısındılar çünkü burada 1200'lü yıllarla başlayan bir Horasani kültür vardı. Bu tarihi ve kültürel özelliklerinden dolayı Deliorman bölgesi Tasavvufi düşüncelerin ve özellikle de Bektaşilik, Babailik, Bedreddinilik gibi tarikatların çok yoğun olduğu bir bölge olarak anıldı, II. Mahmud döneminde özellikle Bektaşi tekkelerinin birçoğunun kapatılması açık kalanların ise birçoğuna Nakşibendi şeyhlerin atanması neticesinde Deliorman'ın Alevi-Bektaşi yönü azalmaya başladı, bir kısmı Sünnîleşti. Bulgaristan topraklarının elden çıkmasıyla halk Anadolu'ya göç etmeye başladı, özellikle Trakya ve Ege bölgesine ve Adana-Mersin civarına yerleşen Deliormanlılar toplu halde köyler kurarak kendi kültürlerini yaşattılar. Fakat 1950 sonrasında Türkiye'ye göç edenler, dağınık hâlde yerleştiler.
Kaynak:Vikipedi'ye
Bölge tarihte pehlivanları ile ün yapmıştır.
Bölgeye ilk gelen Türkler, Kıpçaklar ve Peçeneklerdir. Daha Osmanlı Devleti kurulmadan çok önceleri Selçuklu Prensi izzeddin Keykavus ve Hacı Bektaş-ı Veli'nin öğrencisi Sarı Saltuk binlerce Türkmen'le birlikte buraya gelmişler ve Kıpçak-Peçenek toplulukları ile karışmışlardır. Osmanlı Devleti kurulduktan sonra ilk zamanlar bölgeye pek fazla iskan olmamıştır, Osmanlı Devleti daha çok Güney Bulgaristan'daki şehirlere, ele geçirdiği beyliklerin ahalisini yerleştirmekteydi, fakat Kuzeyde bulunan Deliorman ve Dobruca'ya iskân yapmamaktaydı. Bu durum Yavuz Sultan Selim dönemiyle değişti, Şah ismail ile yapılan savaştan sonra Anadolu'daki Alevî inanışlı bâzı Türkmenler, Osmanlı Devleti'nden soğudular. Bunun üzerine Osmanlı yönetimi isyana katılan Türkmen aşiretlerini parçalayıp bir kısmını Balkan dağlarının ardında bulunan, Kuzey ülkelerinden ve Leh Kazaklarından gelecek saldırıda ilk zarara uğrayacak bölge olan Deliorman'a sürgün etmeye başladı. Kırşehir, Kırıkkale, Yozgat gibi illerdeki Alevi nüfusun önemli bir kısmı Deliorman'a sürüldü. Alevi Türkmenlerin ezici çoğunlukta olduğu Tokat, Sivas ve Malatya gibi şehirlerdeki Alevî nüfustan da büyük oranlarda Deliorman'a sürgün yaşandı. Sürgünle birlikte Deliorman'a gelen Türkmen toplulukları 16. yüzyılda Deliorman'da azınlık olan Türk nüfusunu çoğunluğa çevirdiler, yerli Sarı Saltuk Türkleriyle karışarak Deliorman Türk topluluğunu oluşturdular, 16. yüzyılda sürgün ile gelen Türkmenler Deliorman'a çabuk ısındılar çünkü burada 1200'lü yıllarla başlayan bir Horasani kültür vardı. Bu tarihi ve kültürel özelliklerinden dolayı Deliorman bölgesi Tasavvufi düşüncelerin ve özellikle de Bektaşilik, Babailik, Bedreddinilik gibi tarikatların çok yoğun olduğu bir bölge olarak anıldı, II. Mahmud döneminde özellikle Bektaşi tekkelerinin birçoğunun kapatılması açık kalanların ise birçoğuna Nakşibendi şeyhlerin atanması neticesinde Deliorman'ın Alevi-Bektaşi yönü azalmaya başladı, bir kısmı Sünnîleşti. Bulgaristan topraklarının elden çıkmasıyla halk Anadolu'ya göç etmeye başladı, özellikle Trakya ve Ege bölgesine ve Adana-Mersin civarına yerleşen Deliormanlılar toplu halde köyler kurarak kendi kültürlerini yaşattılar. Fakat 1950 sonrasında Türkiye'ye göç edenler, dağınık hâlde yerleştiler.
Kaynak:Vikipedi'ye
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar