bugün
- gocu29
- bi buçuk iskenderi bitirebilen kadın4
- cimere şikayet eden yazar tipi5
- kamosun şafak operasyonuyla ters kelepçe yemesi6
- sözlükteki karanlık kişiler4
- başkent istanbul olsun5
- dün gece sözlükte yaşanan akıl almaz olay9
- mutsuzluğa mahkum olduğunu sanan tipler3
- özel sektörün acımasız olması3
- mora katliamı4
- trump'ın erdoğan'ı yine övmesi6
- asrın soygunu11
- yağmurlu havaları seven insan6
- recep tayyip erdoğan3
- ingilizce bilmeyen akademisyenler6
- vay vay vay queen ravenna abla hoşgeldin2
- claudian clouds44
- iş yerindeki orospu çocukları6
- cinsel organla evlenen insanlar2
- ekrem imamoğlu2
- güzel ayak mevsiminin kapanmaya başlaması4
- selam verilen kızın siklememesi4
- s'i l v'e r m'i s t3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- true nickli yazar22
- günün sözü12
- karton toplarken cin musallat olması2
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tusubasanın türkiye maçında attığı gol2
- tai lung vs gocu22
- tai gocu kardeştir zall bizi birleştir2
- düşmanın sizi övmesi2
- purgatory2
- bahar feyzan3
- aşk5
- kendinden büyük bir kadınla evlenmek4
- yazılımcıların flört edememesi6
- manisada okul saldırısı18
- çocuk yetiştirmek2
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- sabahları sevilen şeyler9
- habire1227
- kader2
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- kürtler asimile edilmelidir11
- yağmur sabahında2
- sabahları nefret edilen şeyler7
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- sarı poşet kudurtması13
- sözlüktekiler kaç yaşında9
Nüfusu ve yüzölçümü ile hayli büyük olan, ama ekonomisi ve askeri gücüyle en büyük olan ülke. gelişmiş bir ülkedir. öyle sadece sanayide de değil, eğitimde, finans piyasalarında, bilimde, teknolojide filan da gelişmiş bir ülkedir. bunda bir çok faktörler etkilidir. misal vermek gerekirse abd, kendi vatandaşı ve kendi toprakları söz konusu olduğunda son derece özgürlükçüdür. abd'de bile bayraklarını yakabilirsiniz, bunu ifade özgürlüğünün bir metodu olarak görür yüksek mahkemeleri. ilk yazılı anayasaya sahiptirler. bu anayasa onlara "mutluluğu arama hakkı" verir. anayasa açık açık devlet bir gün sapıtır da özgürlüklere bir halel gelirse bu ülkenin vatandaşları bu devlete karşı silahlı mukavemet hakkına sahiptir ve dahi bu onların görevidir demektedir.
bir de vergilere bakalım isterseniz. diyelim ki 1000 birim brüt maaşınız var.
türkiye'de,
200 birim gelir vergisi
330 birim ssk primi
30 birim işsizlik sigortası primi
7,5 birim damga vergisi verirsiniz
sizin elinize net 432,5 birim kalır.
bununla bir mal satın almak isterseniz yüzde 8 ile yüzde 18 arasında da kdv ödersiniz.
kısaca brüt maaşınız 1000 birim ise yaklaşık 350-400 birimlik mal satın alabilirsiniz. (veya maaşınızı-gelirinizi az gösterirsiniz, vergi kaçırırsınız)
abd'de
70 birim federal vergi
0 ile 30 birim arasında eyalet vergisi verirsiniz.
bir mal satın alırken de kdv ödemezsiniz, orada yoktur.
yani 1000 birim brüt maaşla en az 900 birimlik mal alabilirsiniz.
düşük vergiler ekonomik ilerlemeyi teşvik etmektedir.
neymiş? sadece şuraya saldırdılar da burayı talan ettiler filan değilmiş... adamlar akıllıymış, liberal bir sistem kurmuşlar, üretiyorlarmış falan filan. ama bundan size ne? siz yine düşünmeden bağırın.
kahrolsun abd! 6. filo defol! derwish go home!
Not: ABD'li olan sosyal psikoloji hocamla 11 eylül'ün ertesi günü konuşuyorduk. bir arkadaş "siz bizi sömürerek zenginleştiniz" dedi, o da "benim eyaletimde bir tarlanın yanına gelirsin, arabayla bir ucundan bir ucuna 3 saatte gidersin, tarımı ülke halkımın sadece yüzde beşi yapar, dünya tarım üretiminin yarısını yapar bu yüzde beş. sadece detroit'in sanayi üretimi türkiye dahil tüm orta doğununkinden daha fazladır. tembel tembel yatıyorsunuz, bize bok atıyorsunuz, şimdi de bize saldırıyorsunuz, keşke ülkem dünya savaşlarına hiç karışmasaydı da hitler-stalin rejimi altında görseydiniz ebenizinkini" demişti, böyle 2 metrelik de bir adamdı, korkmuştum. boyundan posundan değil, haklılığından korkmuştum. o ülke bizim kendi başımıza sardığımız krizde**10 milyar dolar vermişti çünkü. bir daha yanımızda olmazlarsa kimlerin eline kalırız diye korkmuştum. o hoca da gitti zaten bir zaman sonra. türkiye'nin yaşanılabilirliğinden de bir parça alıp amerika'ya götürdü sanırım yanında. *
bir de vergilere bakalım isterseniz. diyelim ki 1000 birim brüt maaşınız var.
türkiye'de,
200 birim gelir vergisi
330 birim ssk primi
30 birim işsizlik sigortası primi
7,5 birim damga vergisi verirsiniz
sizin elinize net 432,5 birim kalır.
bununla bir mal satın almak isterseniz yüzde 8 ile yüzde 18 arasında da kdv ödersiniz.
kısaca brüt maaşınız 1000 birim ise yaklaşık 350-400 birimlik mal satın alabilirsiniz. (veya maaşınızı-gelirinizi az gösterirsiniz, vergi kaçırırsınız)
abd'de
70 birim federal vergi
0 ile 30 birim arasında eyalet vergisi verirsiniz.
bir mal satın alırken de kdv ödemezsiniz, orada yoktur.
yani 1000 birim brüt maaşla en az 900 birimlik mal alabilirsiniz.
düşük vergiler ekonomik ilerlemeyi teşvik etmektedir.
neymiş? sadece şuraya saldırdılar da burayı talan ettiler filan değilmiş... adamlar akıllıymış, liberal bir sistem kurmuşlar, üretiyorlarmış falan filan. ama bundan size ne? siz yine düşünmeden bağırın.
kahrolsun abd! 6. filo defol! derwish go home!
Not: ABD'li olan sosyal psikoloji hocamla 11 eylül'ün ertesi günü konuşuyorduk. bir arkadaş "siz bizi sömürerek zenginleştiniz" dedi, o da "benim eyaletimde bir tarlanın yanına gelirsin, arabayla bir ucundan bir ucuna 3 saatte gidersin, tarımı ülke halkımın sadece yüzde beşi yapar, dünya tarım üretiminin yarısını yapar bu yüzde beş. sadece detroit'in sanayi üretimi türkiye dahil tüm orta doğununkinden daha fazladır. tembel tembel yatıyorsunuz, bize bok atıyorsunuz, şimdi de bize saldırıyorsunuz, keşke ülkem dünya savaşlarına hiç karışmasaydı da hitler-stalin rejimi altında görseydiniz ebenizinkini" demişti, böyle 2 metrelik de bir adamdı, korkmuştum. boyundan posundan değil, haklılığından korkmuştum. o ülke bizim kendi başımıza sardığımız krizde**10 milyar dolar vermişti çünkü. bir daha yanımızda olmazlarsa kimlerin eline kalırız diye korkmuştum. o hoca da gitti zaten bir zaman sonra. türkiye'nin yaşanılabilirliğinden de bir parça alıp amerika'ya götürdü sanırım yanında. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar