bugün
- akşamki tantana9
- hayatta başarısı olmayıp güzel hapşıran insan4
- sözlük erkeklerinin bicepsleri36
- sude sendromu3
- fatma betül sayan kaya14
- yarayı ateşle dağlamak5
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması14
- ilişkide kıskançlık ve mülkiyet4
- kanada başbakanı'nın türkiye ziyareti4
- uzaylı kadın dünyalıdan hamile kalır mı3
- kargaların insanları fişlemesi2
- sözlük yazarlarının tatlıları18
- kassız erkekler sözlükten gitsin3
- özlale'nin fon krizinde gönüllü iade eleştirisi6
- cedidacer8
- travesti uzaylılar var mı4
- fenerbahçe taraftarı2
- kokoreç8
- muzlu centro4
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması7
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı19
- carlsberg4
- günaydın allahın belası sözlük3
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- tantuni3
- kısa boylu olup uzun palto giyen erkek2
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- fenerbahahahahahçe8
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- victor osimhen6
- fon vurgunu43
- arap kahvesi2
- kolye140
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- from gold'un bicepsleri10
- vedat muriqi3
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- uludağ sözlüğe ilk üyelik yılı7
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak20
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması12
- antipanik'in sözlüğe vedası18
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat7
- kolpa insanlar6
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- özelden gelen saçma mesajlar12
- anın görüntüsü21
- sergen yalçın10
bir entel için değil ama duyarlı gerçek bir edebiyat aşığı için overrated bir eser. özellikle yasunari kawabata'yı yaşamış bir ruh için edebi duyarlılık anlamında kıyaslanamaz bile. bilinç akışı açısından; ingeborg bachmann'ın malina ;virginia woolf'un dalgalar eserlerindeki baştan sona hakim olan o musiki, şiir gibi derin, iz bırakıcı akıştan, içine alıştan da eser yok malesef. elbette farklı, o dönem için ilginç ama tek başına (tüm şöhreti, okunamaması vs hariç) saf edebiyat ve duyarlılık olarak ele alınınca öyle derin bir iz ve his bırakmıyor ruhta. misal bendeki en unutulmaz etkisi ikincil bir etkiydi. 3 ayda anca bitirdiğim ulysses, yanında yirmi kitap okumamı sağlamıştı. joyce'un bazı çevrelerce yerlere göklere sığdırılamayan bu bol şöhretli eseri hakkında virginia woolf'un ilk izlenimleri şöyle:
''ulysses'i bitirdim, bence karavana. deha var içinde, diye düşünüyorum; ama ikinci sınıf. kitap dağınık. acımtrak. kurumlu. görgüsüz, sadece bildiğimiz anlamda değil, edebi anlamda da. yani, birinci sınıf bir yazar, yazmaya numara yapmaya gerek görmeyecek kadar değer verir; irkiltmeye; perendeler atmaya gerek görmeyecek kadar. okurken hep tüysüz bir mektepli geldi gözümün önüne, her yanından zeka fışkırıyor fakat o kadar kendi kendiyle meşgul ve bencil ki başı dönüyor, abartılı, yapmacıklı, gürültücü oluyor, elini ayağını nereye koyacağını bilemiyor, iyi yürekli insanlar onun için üzülüyorlar, sert kimselerse sadece ona kızıyorlar; insan, büyüyünce geçer umarım, diyor; ama joyce 40'ında olduğuna göre bu hiç mi hiç mümkün görünmüyor. dikkatli okumadım; üstelik sadece bir kere; kitap da karmakarışık; bu yüzden kuşkusuz erdemlerini birazdan fazla ayaklar altına aldım. binlerce minik kurşun yağıyor, dökülüyor insanın üzerine; ama insan tam suratının ortasından ölümcül bir yara almıyor hiçbir zaman - tolstoy'dan aldığı gibi, mesela; ama onu tolstoy'la karşılaştırmak hepten saçma. ( 6 eylül 1922 bir yazarın güncesi - virginia woolf)
''ben bunları yazmıştım ki, l., amerikan nation dergisinde çıkmış, ulysses'le ilgili çok zekice bir kitap yazısı tutuşturdu elime; ilk kez kitabı çözümleyen bir yazı; ve benim bulduğumdan çok daha etkileyici bir hale getiriyor kitabı; gene de ilk izlenimlerde doğruluk ve kalıcı bir gerçeklik payı olduğunu düşünüyorum; bu yüzden benimkileri iptal etmiyorum. bölümlerden bazılarını yeniden okumalıyım. ola ki, bir yazının nihai güzelliği çağdaşları tarafından hiçbir zaman hissedilemiyor; ama gene de, bana kalırsa çağdaşlarını sersemletmesi gerekir, ki ben sersemlemedim. ama şu da var, bunun için çaba göstermedim de şu da var. tom'un övgüleriyle fazlaca kışkırtıldım.''
( 7 eylül 1922 bir yazarın güncesi - virginia woolf)
son tahlilde virginia woolf ile aynı fikirde olduğumu öğrendiğim şu an yıllar önce okuduğum ulysses'le ilgili unutamadığım şey hakkında aynı noktadayım. ulysses tek başına, bir edebi eser olarak ulaşılamaz bir zirve, emsalsiz bir hazine değil ama ikincil etkileriyle yarattığı dalga mühim. şöyle ki bana yanında ethica gibi derin bir eser dahil 20 kitabı çok rahat okutmuştu. zira, bilinç akışının en yetkin ve şiirsel eserlerini yıllar sonra vermeleri için woolf ve bachmann 'a ilham vermiş olması mümkün. yani edebi olarak değil ama mühendislik olarak, bilinç akışının en yetkin örneklerine, şiir gibi emsalsiz eserlere kuantum sıçraması yolunu açmış gibi duruyor, yazar bilinçaltında. aynı dalgalar ve malina eserleri gibi da vinci'nin simplicity is the ultimate sophistication- tanımına ses olmuş şiirlerin çağlamasına su taşımış diyebiliriz. ama tabii ki ortada 19.yy'da yazılmış böyle buyurdu zerdüşt gibi igauzu şelalesi bir eser var ki bunu nietzsche'nin mühendislik dehasına ve coşkun şairliğine bırakmamız gerekiyor . posbıyıklım her zamanki gibi unique...
''ulysses'i bitirdim, bence karavana. deha var içinde, diye düşünüyorum; ama ikinci sınıf. kitap dağınık. acımtrak. kurumlu. görgüsüz, sadece bildiğimiz anlamda değil, edebi anlamda da. yani, birinci sınıf bir yazar, yazmaya numara yapmaya gerek görmeyecek kadar değer verir; irkiltmeye; perendeler atmaya gerek görmeyecek kadar. okurken hep tüysüz bir mektepli geldi gözümün önüne, her yanından zeka fışkırıyor fakat o kadar kendi kendiyle meşgul ve bencil ki başı dönüyor, abartılı, yapmacıklı, gürültücü oluyor, elini ayağını nereye koyacağını bilemiyor, iyi yürekli insanlar onun için üzülüyorlar, sert kimselerse sadece ona kızıyorlar; insan, büyüyünce geçer umarım, diyor; ama joyce 40'ında olduğuna göre bu hiç mi hiç mümkün görünmüyor. dikkatli okumadım; üstelik sadece bir kere; kitap da karmakarışık; bu yüzden kuşkusuz erdemlerini birazdan fazla ayaklar altına aldım. binlerce minik kurşun yağıyor, dökülüyor insanın üzerine; ama insan tam suratının ortasından ölümcül bir yara almıyor hiçbir zaman - tolstoy'dan aldığı gibi, mesela; ama onu tolstoy'la karşılaştırmak hepten saçma. ( 6 eylül 1922 bir yazarın güncesi - virginia woolf)
''ben bunları yazmıştım ki, l., amerikan nation dergisinde çıkmış, ulysses'le ilgili çok zekice bir kitap yazısı tutuşturdu elime; ilk kez kitabı çözümleyen bir yazı; ve benim bulduğumdan çok daha etkileyici bir hale getiriyor kitabı; gene de ilk izlenimlerde doğruluk ve kalıcı bir gerçeklik payı olduğunu düşünüyorum; bu yüzden benimkileri iptal etmiyorum. bölümlerden bazılarını yeniden okumalıyım. ola ki, bir yazının nihai güzelliği çağdaşları tarafından hiçbir zaman hissedilemiyor; ama gene de, bana kalırsa çağdaşlarını sersemletmesi gerekir, ki ben sersemlemedim. ama şu da var, bunun için çaba göstermedim de şu da var. tom'un övgüleriyle fazlaca kışkırtıldım.''
( 7 eylül 1922 bir yazarın güncesi - virginia woolf)
son tahlilde virginia woolf ile aynı fikirde olduğumu öğrendiğim şu an yıllar önce okuduğum ulysses'le ilgili unutamadığım şey hakkında aynı noktadayım. ulysses tek başına, bir edebi eser olarak ulaşılamaz bir zirve, emsalsiz bir hazine değil ama ikincil etkileriyle yarattığı dalga mühim. şöyle ki bana yanında ethica gibi derin bir eser dahil 20 kitabı çok rahat okutmuştu. zira, bilinç akışının en yetkin ve şiirsel eserlerini yıllar sonra vermeleri için woolf ve bachmann 'a ilham vermiş olması mümkün. yani edebi olarak değil ama mühendislik olarak, bilinç akışının en yetkin örneklerine, şiir gibi emsalsiz eserlere kuantum sıçraması yolunu açmış gibi duruyor, yazar bilinçaltında. aynı dalgalar ve malina eserleri gibi da vinci'nin simplicity is the ultimate sophistication- tanımına ses olmuş şiirlerin çağlamasına su taşımış diyebiliriz. ama tabii ki ortada 19.yy'da yazılmış böyle buyurdu zerdüşt gibi igauzu şelalesi bir eser var ki bunu nietzsche'nin mühendislik dehasına ve coşkun şairliğine bırakmamız gerekiyor . posbıyıklım her zamanki gibi unique...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar