bugün
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- cumartesi kahvaltısı5
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller3
- sözlükte ne değişti5
- evliliği zorlaştırmak2
- at eti yiyen gay2
- intihar düşüncesi4
- insan olmaya ceyrek kala11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- zalbert ramstein6
- uludağ itiraf17
- ölümden korkuyor musunuz12
- sevgiliyle kavga etmeyi özlemek2
- queen feristah15
- hafızayı sildirmek7
- seninleyken kendim olabiliyorum4
- hava su ateş toprak2
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- bara giden erkeğin asıl amacı7
- türkşad kunthan uçuk2
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- bir bela geliyor28
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- hoşlanılan kızın küçük erkek kardeşi2
- işiniz gücünüz yok mu11
- anneanne2
- twitter hassasiyetçisi kadıköy feministi2
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- melatonin3
- gecenin şarkısı18
- ayıyla güreşmek7
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- ghost rider2
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- erkekler neden evlenmek ister15
- fahiş fiyat soruşturmasında 40 tutuklama2
- apo'nun villası11
- kürdü sevin21
- sözlükten korkmak5
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- kendin hakkında bir entry bırak9
- 195 kaslı pilot14
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- mazotun litresi 101 lira35
lise yıllarında birçok öğrenci için yazması dert olan yazı. lakin lise ve kompozisyon deyince benim zihnimde tek bir olay canlanıyor. Sanırım bu satırlar aracılığı ile bunu paylaşmak en doğrusu olacak. korkmayın hemen, yüz dolar karşılığında edebiyat hocama vermedim.
Efendim edebiyat hocalarının kalıplaşmış fantezileri vardır. Hele ki kompozisyon konuları hakkında. Geçen yaz tatilinde neler yaptınız, gezdiğiniz bir yeri anlatın, bilmem ne sözünü açıklayınız, çok gezen mi bilir çok okuyan mı belli başlı konulardır. Benim lise dönemindeki edebiyat hocam da ortalama bir edebiyat öğretmeni idi ve haliyle bu konularda biz de kompozisyonlar yazdık.
Bir kompozisyon dersinde kalıplaşmış konuların birisiyle ilgili bir kompozisyon yazılmamız istendi. "yaşadığınız ilginç bir olayı anlatınızdı" sanırım konu. herkes bir şeyler yazıyordu. ben düşündüm,dedim "ulan ne ki benim yaşadığım en ilginç olay". komşu kızı merve'yi röntgenlemek dışında pek de aksiyonlu bir hayatımın olduğu söylenemezdi. ee kağıta da merve'nin sutun bacaklarını, dik memelerini yazacak halimiz yok. O an tepemde bir lamba yandı, hani şu çizgi filmlerdekilerden.
Mahallemizin abilerinden, zamanının hızlı solcularından bir devrimcinin anlattığı hikayeler geldi aklıma. Hak, adalet, eşitlik, emek, işci sınıfı gibi laflarla dolu hikayeler ve komunizm. Komünizmle tanışmamı anlatmaya karar verdim *. Aslında o zamanlar komünizm ile ilgili bildiklerim bu abimizin anlattığı romantik hikayalerden ibaret idi. Bilgiyi geçtim, daha komünizm nasıl yazılır onu bile bilmiyordum. Neyse efendim herkes ülkemizin turistlik güzelliklerini, ilginç çocukluk anılarını falan filan yazarken ben komünizmle tanışmamı, komünizm rejimini anlatmıştım; komünizm hakkında doğru dürüst hiçbir şey bilmeden. 70 almıştım o sınavdan. Sonra edebiyat hocam beni çağırıp nasihat etmişti: akıllı uslu çocuksun, bırak bu işleri dersine bak, adam ol diye.
Şimdi düşününce manyakça bir şey yapmışım diyorum. Her ne kadar sol görüşlü bir insan olsam da hiç bir zaman kendimi komünist olarak adlandırmadım. ama 16 yaşında bunu yapmak nasıl bir psikolojinin ürünüdür, onu da çözemedim. Sanırım bunda "kızlar devrimcilere,komünistlere veriyormuş oğlum" şehir efsanesinin de bayı püyüktü.
biz o işleri bıraktık da yine de adam olamadık be hocam.
Efendim edebiyat hocalarının kalıplaşmış fantezileri vardır. Hele ki kompozisyon konuları hakkında. Geçen yaz tatilinde neler yaptınız, gezdiğiniz bir yeri anlatın, bilmem ne sözünü açıklayınız, çok gezen mi bilir çok okuyan mı belli başlı konulardır. Benim lise dönemindeki edebiyat hocam da ortalama bir edebiyat öğretmeni idi ve haliyle bu konularda biz de kompozisyonlar yazdık.
Bir kompozisyon dersinde kalıplaşmış konuların birisiyle ilgili bir kompozisyon yazılmamız istendi. "yaşadığınız ilginç bir olayı anlatınızdı" sanırım konu. herkes bir şeyler yazıyordu. ben düşündüm,dedim "ulan ne ki benim yaşadığım en ilginç olay". komşu kızı merve'yi röntgenlemek dışında pek de aksiyonlu bir hayatımın olduğu söylenemezdi. ee kağıta da merve'nin sutun bacaklarını, dik memelerini yazacak halimiz yok. O an tepemde bir lamba yandı, hani şu çizgi filmlerdekilerden.
Mahallemizin abilerinden, zamanının hızlı solcularından bir devrimcinin anlattığı hikayeler geldi aklıma. Hak, adalet, eşitlik, emek, işci sınıfı gibi laflarla dolu hikayeler ve komunizm. Komünizmle tanışmamı anlatmaya karar verdim *. Aslında o zamanlar komünizm ile ilgili bildiklerim bu abimizin anlattığı romantik hikayalerden ibaret idi. Bilgiyi geçtim, daha komünizm nasıl yazılır onu bile bilmiyordum. Neyse efendim herkes ülkemizin turistlik güzelliklerini, ilginç çocukluk anılarını falan filan yazarken ben komünizmle tanışmamı, komünizm rejimini anlatmıştım; komünizm hakkında doğru dürüst hiçbir şey bilmeden. 70 almıştım o sınavdan. Sonra edebiyat hocam beni çağırıp nasihat etmişti: akıllı uslu çocuksun, bırak bu işleri dersine bak, adam ol diye.
Şimdi düşününce manyakça bir şey yapmışım diyorum. Her ne kadar sol görüşlü bir insan olsam da hiç bir zaman kendimi komünist olarak adlandırmadım. ama 16 yaşında bunu yapmak nasıl bir psikolojinin ürünüdür, onu da çözemedim. Sanırım bunda "kızlar devrimcilere,komünistlere veriyormuş oğlum" şehir efsanesinin de bayı püyüktü.
biz o işleri bıraktık da yine de adam olamadık be hocam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar