bugün
- sözlük kızlarının kekleri13
- kız sesi duymak için müşteri hizmetlerini aramak7
- bara giden erkeğin asıl amacı12
- ölümden korkuyor musunuz17
- yesene beni diyen kız5
- sözlük yazarları istanbul'un fethine katilsalardi3
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek15
- benim babamın siki kutu kola gibidir5
- matrix te yaşadığımız gerçeği8
- yahudi düşmanlığı4
- keki haddinden fazla kabaran kadın3
- amerikan küfürleri3
- sözlükte ne değişti6
- ben basit bir insanım5
- zalbert ramstein8
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı5
- meyhanede masayı yumruklayıp hancı hancı demek6
- uludağ itiraf18
- intihar düşüncesi6
- cumartesi kahvaltısı5
- sözlüğe resim yüklenememesi3
- flört etmeyen liberter öğretmen4
- cumartesi günü sözlükte takılan asosyaller4
- aşk6
- vombatların kakasının küp şeklinde olması2
- ghost rider3
- evliliği zorlaştırmak3
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya17
- hava su ateş toprak3
- queen feristah15
- anneanne3
- insan olmaya ceyrek kala11
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- idealizm vs materyalizm2
- at eti yiyen gay2
- bir kadından hoşlanmak4
- hafızayı sildirmek7
- bir bela geliyor28
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu39
- bugün ne oldu6
- iki yapay zekanın sohbeti2
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- işiniz gücünüz yok mu11
- seninleyken kendim olabiliyorum4
- hiç bir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez11
- sevgiliyle kavga etmeyi özlemek2
- yazarların cuma akşamı planları4
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
lise yıllarında birçok öğrenci için yazması dert olan yazı. lakin lise ve kompozisyon deyince benim zihnimde tek bir olay canlanıyor. Sanırım bu satırlar aracılığı ile bunu paylaşmak en doğrusu olacak. korkmayın hemen, yüz dolar karşılığında edebiyat hocama vermedim.
Efendim edebiyat hocalarının kalıplaşmış fantezileri vardır. Hele ki kompozisyon konuları hakkında. Geçen yaz tatilinde neler yaptınız, gezdiğiniz bir yeri anlatın, bilmem ne sözünü açıklayınız, çok gezen mi bilir çok okuyan mı belli başlı konulardır. Benim lise dönemindeki edebiyat hocam da ortalama bir edebiyat öğretmeni idi ve haliyle bu konularda biz de kompozisyonlar yazdık.
Bir kompozisyon dersinde kalıplaşmış konuların birisiyle ilgili bir kompozisyon yazılmamız istendi. "yaşadığınız ilginç bir olayı anlatınızdı" sanırım konu. herkes bir şeyler yazıyordu. ben düşündüm,dedim "ulan ne ki benim yaşadığım en ilginç olay". komşu kızı merve'yi röntgenlemek dışında pek de aksiyonlu bir hayatımın olduğu söylenemezdi. ee kağıta da merve'nin sutun bacaklarını, dik memelerini yazacak halimiz yok. O an tepemde bir lamba yandı, hani şu çizgi filmlerdekilerden.
Mahallemizin abilerinden, zamanının hızlı solcularından bir devrimcinin anlattığı hikayeler geldi aklıma. Hak, adalet, eşitlik, emek, işci sınıfı gibi laflarla dolu hikayeler ve komunizm. Komünizmle tanışmamı anlatmaya karar verdim *. Aslında o zamanlar komünizm ile ilgili bildiklerim bu abimizin anlattığı romantik hikayalerden ibaret idi. Bilgiyi geçtim, daha komünizm nasıl yazılır onu bile bilmiyordum. Neyse efendim herkes ülkemizin turistlik güzelliklerini, ilginç çocukluk anılarını falan filan yazarken ben komünizmle tanışmamı, komünizm rejimini anlatmıştım; komünizm hakkında doğru dürüst hiçbir şey bilmeden. 70 almıştım o sınavdan. Sonra edebiyat hocam beni çağırıp nasihat etmişti: akıllı uslu çocuksun, bırak bu işleri dersine bak, adam ol diye.
Şimdi düşününce manyakça bir şey yapmışım diyorum. Her ne kadar sol görüşlü bir insan olsam da hiç bir zaman kendimi komünist olarak adlandırmadım. ama 16 yaşında bunu yapmak nasıl bir psikolojinin ürünüdür, onu da çözemedim. Sanırım bunda "kızlar devrimcilere,komünistlere veriyormuş oğlum" şehir efsanesinin de bayı püyüktü.
biz o işleri bıraktık da yine de adam olamadık be hocam.
Efendim edebiyat hocalarının kalıplaşmış fantezileri vardır. Hele ki kompozisyon konuları hakkında. Geçen yaz tatilinde neler yaptınız, gezdiğiniz bir yeri anlatın, bilmem ne sözünü açıklayınız, çok gezen mi bilir çok okuyan mı belli başlı konulardır. Benim lise dönemindeki edebiyat hocam da ortalama bir edebiyat öğretmeni idi ve haliyle bu konularda biz de kompozisyonlar yazdık.
Bir kompozisyon dersinde kalıplaşmış konuların birisiyle ilgili bir kompozisyon yazılmamız istendi. "yaşadığınız ilginç bir olayı anlatınızdı" sanırım konu. herkes bir şeyler yazıyordu. ben düşündüm,dedim "ulan ne ki benim yaşadığım en ilginç olay". komşu kızı merve'yi röntgenlemek dışında pek de aksiyonlu bir hayatımın olduğu söylenemezdi. ee kağıta da merve'nin sutun bacaklarını, dik memelerini yazacak halimiz yok. O an tepemde bir lamba yandı, hani şu çizgi filmlerdekilerden.
Mahallemizin abilerinden, zamanının hızlı solcularından bir devrimcinin anlattığı hikayeler geldi aklıma. Hak, adalet, eşitlik, emek, işci sınıfı gibi laflarla dolu hikayeler ve komunizm. Komünizmle tanışmamı anlatmaya karar verdim *. Aslında o zamanlar komünizm ile ilgili bildiklerim bu abimizin anlattığı romantik hikayalerden ibaret idi. Bilgiyi geçtim, daha komünizm nasıl yazılır onu bile bilmiyordum. Neyse efendim herkes ülkemizin turistlik güzelliklerini, ilginç çocukluk anılarını falan filan yazarken ben komünizmle tanışmamı, komünizm rejimini anlatmıştım; komünizm hakkında doğru dürüst hiçbir şey bilmeden. 70 almıştım o sınavdan. Sonra edebiyat hocam beni çağırıp nasihat etmişti: akıllı uslu çocuksun, bırak bu işleri dersine bak, adam ol diye.
Şimdi düşününce manyakça bir şey yapmışım diyorum. Her ne kadar sol görüşlü bir insan olsam da hiç bir zaman kendimi komünist olarak adlandırmadım. ama 16 yaşında bunu yapmak nasıl bir psikolojinin ürünüdür, onu da çözemedim. Sanırım bunda "kızlar devrimcilere,komünistlere veriyormuş oğlum" şehir efsanesinin de bayı püyüktü.
biz o işleri bıraktık da yine de adam olamadık be hocam.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar