bugün
- yoğurt mayalayan kızı üzmek10
- nervio burak demirbilek evliliği14
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- ioçk9
- hakkımda bilmeniz gerekenler15
- nohut yaptım nası olmuş5
- yorgun mermi vs nervio12
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası5
- arkadaşlar çabuk bakın8
- koala'nın bu hayatı yaşamaması5
- uludağ sözlük discord grubu10
- uludağ sözlük partisi8
- giden gider5
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- ben gidiyorum4
- filenin sultanları3
- börekitas2
- sıfır bir gökhan abi2
- limonlu makarna9
- diamond bosphorus16
- testo taylan true ziyareti2
- yolluk2
- birader ne demek10
- makarna abartılmış balon bir yemektir3
- yeni parti46
- aykolik'in hiç yaşlanmaması4
- çocuk olmanın çok güzel olması3
- tai lung18
- gammazı ispiyoncu sanmak15
- traktörü olan yazarlar7
- kitap önerir misiniz7
- ismet gürbüz10
- arabayı yavaş süren tipler16
- merfulu gitmesin kampanyası15
- nervio'nun ayaklarının ters olması6
- kız nick altı meriçleri12
- bir kadına itaat etmekten zevk almak4
- gocu meriç7
- artık bilgi içerikli entryleri tek tek okuyacağım6
- mentollü sigara3
- gammazların tarafsız olması gerekliliği13
- en sevilen yemek2
- pkk türk sanatını davar güder gibi güdüyor13
- baş meriç7
- sozlugun hafizasi6
- sözlüğe bilgi içerikli entry girmek6
- kılıçdaroğlu'nun malı götürenler sözü4
- mehdi beklentisi5
- dün gece sözlükte yaşanan o rezil olay14
Son dönemde kafamı iyice kurcalamaya başlayan gerçek.
Varoluşum, ben dahil kimsenin onayını almadan 21 yıl önce bu evrende boy göstermeye başladı. Bazen, hayatta bazı anlar vardır; iyi ki doğdum, iyi ki tanık oluyorum bu güzelliklere diye içlenir kendini kutlarsın. Çocukken her gününü kutlarsın! Ancak ne oldu nasıl olduysa, bu güzellemeler tükendi. içimde sadece sıkıntı, midemde bir bulantı, ellerimde hafif titreme ve öze dönmeye çalışırken özden uzaklaşmamın vermiş olduğu hasret var. Bunu birçok şeye bağlayabileceğimden dolayı bilmiyorum sorunun cevabını. Ama bir soru varsa ortada, elbet bir cevabı da vardır. Bulduğum gün ölmekten korkmayacağım. Ama şimdi öyle mi? Her an, ölmekten öyle çok korkuyorum ki...
Oh be diyemeden, ılık rüzgarlarda koşamadan, keyifle yağmur altında ıslanamadan ölmekten çok korkuyorum. Bir bu kadar kötü hissi de değer verdiğim insanlarımın adına yaşıyorum. Benden önce göçüp gitse ne olur diye düşünmekten kendimi alıkoyamadığım, alıkoyamadıkça daha da çok düşünüp derinlerde boğulduğum bir anafor gibi. Yaşamaktan bu kadar sıkılırken, ölmekten bu kadar korkmak; dünyada bunca güzellik varken, hep gri bir döngüde hissetmek beni tüketti. Nasıl eskisi kadar mutlu, renkli, umutlu olacağımı bilmiyorum. Ellerimi kaldıracağım yardım için ama sanki bağlıymış gibi zemine sıkıca. Başımın eğikliği de bundandır belki.
Savaşamıyorum artık, hiç gücüm kalmadı. Son nefesimi vermeden, ben de mutlu hissetmek istiyorum. Belki bir gün uyandığımda, ölmeyi unutacağım. Ve o gün geldiğinde emin olun, en çok doğayı seveceğim.
Varoluşum, ben dahil kimsenin onayını almadan 21 yıl önce bu evrende boy göstermeye başladı. Bazen, hayatta bazı anlar vardır; iyi ki doğdum, iyi ki tanık oluyorum bu güzelliklere diye içlenir kendini kutlarsın. Çocukken her gününü kutlarsın! Ancak ne oldu nasıl olduysa, bu güzellemeler tükendi. içimde sadece sıkıntı, midemde bir bulantı, ellerimde hafif titreme ve öze dönmeye çalışırken özden uzaklaşmamın vermiş olduğu hasret var. Bunu birçok şeye bağlayabileceğimden dolayı bilmiyorum sorunun cevabını. Ama bir soru varsa ortada, elbet bir cevabı da vardır. Bulduğum gün ölmekten korkmayacağım. Ama şimdi öyle mi? Her an, ölmekten öyle çok korkuyorum ki...
Oh be diyemeden, ılık rüzgarlarda koşamadan, keyifle yağmur altında ıslanamadan ölmekten çok korkuyorum. Bir bu kadar kötü hissi de değer verdiğim insanlarımın adına yaşıyorum. Benden önce göçüp gitse ne olur diye düşünmekten kendimi alıkoyamadığım, alıkoyamadıkça daha da çok düşünüp derinlerde boğulduğum bir anafor gibi. Yaşamaktan bu kadar sıkılırken, ölmekten bu kadar korkmak; dünyada bunca güzellik varken, hep gri bir döngüde hissetmek beni tüketti. Nasıl eskisi kadar mutlu, renkli, umutlu olacağımı bilmiyorum. Ellerimi kaldıracağım yardım için ama sanki bağlıymış gibi zemine sıkıca. Başımın eğikliği de bundandır belki.
Savaşamıyorum artık, hiç gücüm kalmadı. Son nefesimi vermeden, ben de mutlu hissetmek istiyorum. Belki bir gün uyandığımda, ölmeyi unutacağım. Ve o gün geldiğinde emin olun, en çok doğayı seveceğim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar