bugün
- filistin37
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek7
- sözlüğün azması7
- 10 ekim 2026 rizespor fenerbahçe maçı6
- özelden şeftalisini atan yazar14
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu5
- arkadaşlar bir şey soracağım12
- mantısıyla meşhur olan ilimiz10
- bir karpuz falan sikin de bitsin bu çile8
- silvermist'e iki şey söyle20
- karnabahar5
- ekmeği tuza bandırarak yemek4
- antipanik'e bir şey söyle22
- bende sağlam patlıcan var diyen manavcı8
- sapık şarkı sözleri3
- pıttık fırlatma akımı6
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi8
- sözlük kızlarının kombinleri17
- tarhana çorbası10
- kayseri pastırması ile meşhur şehrimiz4
- yanındakiyle yaşar aklındakiyle ölürsün4
- parcalandim toparlanamiyorum323
- yaş ilerledikçe arkadaşların azalması2
- bana iyi geliyorsun diyen kız5
- uçağımı uçuracak pilot arıyorum4
- tavuk tantuni6
- herkes adam olsun lan2
- bamya sever misin diyen yazar4
- karnabahar brokoli mantar yemeyen insan3
- whatsapptan beni tanıdın mı yazıp engelleyen insan3
- geçmişte zina yapmış ama tövbe etmiş insan2
- sözlüğü boşverip plaja gitmek4
- sarapci koalayi denize atmak6
- cumartesi günleri yalnızlığın daha beter olması4
- aniden gelen adam tokatlama isteği3
- traveler konuşursa sözlükte yer yerinden oynar8
- birazdan kalkacak3
- anın görüntüsü26
- koruk turşusu3
- 44 yaşında psikolog olmak7
- allah5
- alttaki yazara bir şey söyle24
- altın fiyatları3
- çivi çiviyi söker diyen kız5
- coleslaw2
- galette3
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel7
- bir yazar vardı canı sıkılan2
- canı damarlı manisa yaprağ çeken sözlük erkekleri2
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
milliyetçiliğin kökenleri ve yayılması üzerine duran bir kitaptır.
BUGÜN içinde yaşadığımız dünya bir uluslar sistemidir. Çok değil, yalnızca 150 yıl önce, bugün varolan ulusal devletlerin yarısı bile henüz ortada yoktu. Son iki yüzyıldır milyonlarca insan, kendi uluslarına olan bağlılıkları nedeniyle başkalarına kin ve düşmanlık besledi, farklı ulustan insanları katletti. Bu bir yana, insanları bile bile ölüme gidecek kadar fedakar kılan bu bağlılığı, bir ulusa ait olma duygusunu nasıl anlayabiliriz? Benedict Anderson, milliyetçi siyasal hareketler üzerine yapılmış çoğu çalışmanın sormadığı bir soruya yanıt arıyor: Ulusların doğuşunu ve gelişimini, dinsel cemaatlerle, hanedanlıkların çöküşüyle, kapitalizm ve yayıncılığın gelişmesi, resmi devlet dillerinin oluşumu ve "zaman" kavrayışımızın değişmesiyle ilişkilendiriyor. Ulusu, kan bağı ve din gibi eski tip cemmatlerin yerin alan hayal edilmiş bir toplulk olarak ele alan yazar, milliyetçiliğin, ilk kez Amerika'da ortaya çıktıktan sonra emperyallist güçler ve nihayet Üçüncü dünya'nın anti-emperyalist mücadeleleri tarafından kopyalanıp çoğaltılabilir bir model oluşturduğunu savunuyor.insanlığı ve coğrafyayı ulusal sınırlara bölerek, herbiri kendinin "en eski ve en köklü olduğunu" iddia eden ve sürekli "dış düşmanlara" karşı bir "biz" kimliğiyle kendilerini meşrulaştıran ulus-devletlerden kurtulmak mümkün mü? Anderson, ulus ve milliyetçilik üzerine, resmi-tarihten gelen önyargılarımızı ve inançlarımızı sarsacak ve yeniden düşünmemizi sağlayacak tezleriyle, ilgiyle okunacak bir tarih sunuyor bize...
BUGÜN içinde yaşadığımız dünya bir uluslar sistemidir. Çok değil, yalnızca 150 yıl önce, bugün varolan ulusal devletlerin yarısı bile henüz ortada yoktu. Son iki yüzyıldır milyonlarca insan, kendi uluslarına olan bağlılıkları nedeniyle başkalarına kin ve düşmanlık besledi, farklı ulustan insanları katletti. Bu bir yana, insanları bile bile ölüme gidecek kadar fedakar kılan bu bağlılığı, bir ulusa ait olma duygusunu nasıl anlayabiliriz? Benedict Anderson, milliyetçi siyasal hareketler üzerine yapılmış çoğu çalışmanın sormadığı bir soruya yanıt arıyor: Ulusların doğuşunu ve gelişimini, dinsel cemaatlerle, hanedanlıkların çöküşüyle, kapitalizm ve yayıncılığın gelişmesi, resmi devlet dillerinin oluşumu ve "zaman" kavrayışımızın değişmesiyle ilişkilendiriyor. Ulusu, kan bağı ve din gibi eski tip cemmatlerin yerin alan hayal edilmiş bir toplulk olarak ele alan yazar, milliyetçiliğin, ilk kez Amerika'da ortaya çıktıktan sonra emperyallist güçler ve nihayet Üçüncü dünya'nın anti-emperyalist mücadeleleri tarafından kopyalanıp çoğaltılabilir bir model oluşturduğunu savunuyor.insanlığı ve coğrafyayı ulusal sınırlara bölerek, herbiri kendinin "en eski ve en köklü olduğunu" iddia eden ve sürekli "dış düşmanlara" karşı bir "biz" kimliğiyle kendilerini meşrulaştıran ulus-devletlerden kurtulmak mümkün mü? Anderson, ulus ve milliyetçilik üzerine, resmi-tarihten gelen önyargılarımızı ve inançlarımızı sarsacak ve yeniden düşünmemizi sağlayacak tezleriyle, ilgiyle okunacak bir tarih sunuyor bize...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar