bugün
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı72
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor8
- ara vereceğim diyen kız4
- zemzem suyunun yüzyıllardır bitmemesi7
- ismail kartal20
- fenerbahçelilerin ağlak olması6
- yazarların sözlükten kaçması4
- korkut kanadoğlu3
- hazırlanırken ebru gündeş dinlemek4
- şarkıyı devam ettiriyoruz6
- vajinaya dil atmak6
- sevgiliyle araya mesafe koymak9
- atatürk ün hataları19
- ngark5
- attaristan3
- atatürkün yakışıklı olması6
- siz hayırdır2
- kimsenin sizi sevmemesi12
- güney kore34
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması13
- karı istiyorum5
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı7
- dinci3
- motorcuların trafikte terör yaratması6
- platin sarısı saç2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek6
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi4
- sözlükteki galatasaraylılar6
- ümit kocasakal9
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları3
- oktay saral14
- en son alınan iltifat8
- cadılar bayramı temalı fotoğraf çekilen kızlar4
- okan buruk10
- sabah erken kalkma erdemi5
- ok atmak4
- galatasaray11
- muşlettin bey amca birader bey6
- above the below2
- sözlükteki fenerbahçe li yazarlar8
- metalcilere satanist muamelesi yapan piçler4
- mert hakan yandaş6
- victor osimhen13
- yazılımcının flört algoritması3
- sınavlarda kopya çekmenin etiği4
- netanyahu3
- mahmut tuncer şarkılarında geçen anlamlı sözler2
- alışveriş3
- 2 şairin kullandığı denizcilik ve sanayi terimleri2
Ebu Hureyre’ye yapılan itirazlardan bir kısmını ve cevaplarını özet olarak verelim:
Ebû Hureyre'nin hadis konusundaki güvenilirligine gölge düşürecek şüphe kaynaklarından biri, onun Rasûlullah (s.a.s.)'den:
"Bir kimse Ramazan ayında cünüp olarak sabahlarsa, o gün oruç tutmasın."
hadisini nakletmesi ve halka bu yolda fetvâ vermesidir. Onun böyle rivâyet ettigini Âişe ve Ümmü Seleme haber alınca, onun bu rivâyetini kabul etmemişler, şöyle demişlerdir:
"Hz. Peygamber (s.a.s) ailesiyle birlikte olması neticesinde cünüp olarak sabahlar, sonra da boy abdesti alıp orucunu tutardı."
Bunun üzerine Ebû Hureyre onların dediklerini kabul etmiş ve demiştir ki:
"Bu hadisi bana Fadl b. Abbâs ile Üsâme b. Zeyd Hz. Peygamber'den nakletmişlerdi. Mü'minlerin anneleri ise bu gibi konuları erkeklerden daha iyi bilirler." (Buhâri; Savm, 23; ibn Hacer, Fethu'l-Bâri, Mısır, 1300, IV, 123-124; Muhammed Ebû Zehv, a.g.e., 155).
Buna şu cevap verilmiştir: Ebû Hureyre söz konusu hadisi Rasûlullâh (s.a.s.)'den kendisi işitmemiştir. Hadisi Fadl ve Üsâme vasitasiyle rivâyet etmiştir. Bu iki sahâbî ise dogru ve güvenilir kişilerdir. Âişe ile Ümmü Seleme'nin hadisi, onun yanında ağırlık kazanınca, onların rivâyetine dönmüş, hakka uyarak önceki fetvâsından vazgeçmistir. (ibn Hacer, a.g.e., IV, 126; M. Eba Zehv, a.g.e, 155).
Fadl ve Üsâme'nin naklettiği hadise gelince, âlimler bu konuda şunları söylediler:
Birincisi, bu hadis kendisinden daha kuvvetli hadisle çelişmektedir; dolayısıyle onunla değil kuvvetli olanla amel edilir.
ikincisi, bu iki sahâbînin hadisi orucun farz kılındığı dönemin başlarına aittir. O sırada oruçlunun uyuduktan sonra yemesi, içmesi, cinsel münasebette bulunması haramdı. Daha sonra Allah tanyeri ağrıncaya kadar bütün bunları mübah kıldı. Onun için karı-koca ilişkisi sabaha kadar devam ederdi. Fecrin doğuşundan sonra da yıkanması gerekmekteydi. Bu da gösteriyor ki Âişe ile Ümmü Seleme'nin naklettigi hadisin hükmünü neshetmiştir. Ne Fadl ile Üsamenin ne de Ebû Hureyre 'nin bu son hükmü bildiren hadisten haberleri vardı. Bu yüzden Ebû Hureyre hâlâ önceki hadise göre fetvâ vermeye devam ediyordu. Kendisine bu haber ulaşınca da bu fetvâsından dönmüştür. (ibn Hacer, a.g.e., IV, 127-128). ibn Hacer şöyle der: "Ebû Hureyre 'nin hakkı teslim edip ona dönmesi onun faziletini gösterir." (a.g.e. ve yer; Kastallâni, irsâdü's-Sâri, Mısır 1326. IV, 443; M. Ebû Zehv, a.g.e., 155).
https://sorularlaislamiye...inin-nedenleri-nelerdir-0
Ebû Hureyre'nin hadis konusundaki güvenilirligine gölge düşürecek şüphe kaynaklarından biri, onun Rasûlullah (s.a.s.)'den:
"Bir kimse Ramazan ayında cünüp olarak sabahlarsa, o gün oruç tutmasın."
hadisini nakletmesi ve halka bu yolda fetvâ vermesidir. Onun böyle rivâyet ettigini Âişe ve Ümmü Seleme haber alınca, onun bu rivâyetini kabul etmemişler, şöyle demişlerdir:
"Hz. Peygamber (s.a.s) ailesiyle birlikte olması neticesinde cünüp olarak sabahlar, sonra da boy abdesti alıp orucunu tutardı."
Bunun üzerine Ebû Hureyre onların dediklerini kabul etmiş ve demiştir ki:
"Bu hadisi bana Fadl b. Abbâs ile Üsâme b. Zeyd Hz. Peygamber'den nakletmişlerdi. Mü'minlerin anneleri ise bu gibi konuları erkeklerden daha iyi bilirler." (Buhâri; Savm, 23; ibn Hacer, Fethu'l-Bâri, Mısır, 1300, IV, 123-124; Muhammed Ebû Zehv, a.g.e., 155).
Buna şu cevap verilmiştir: Ebû Hureyre söz konusu hadisi Rasûlullâh (s.a.s.)'den kendisi işitmemiştir. Hadisi Fadl ve Üsâme vasitasiyle rivâyet etmiştir. Bu iki sahâbî ise dogru ve güvenilir kişilerdir. Âişe ile Ümmü Seleme'nin hadisi, onun yanında ağırlık kazanınca, onların rivâyetine dönmüş, hakka uyarak önceki fetvâsından vazgeçmistir. (ibn Hacer, a.g.e., IV, 126; M. Eba Zehv, a.g.e, 155).
Fadl ve Üsâme'nin naklettiği hadise gelince, âlimler bu konuda şunları söylediler:
Birincisi, bu hadis kendisinden daha kuvvetli hadisle çelişmektedir; dolayısıyle onunla değil kuvvetli olanla amel edilir.
ikincisi, bu iki sahâbînin hadisi orucun farz kılındığı dönemin başlarına aittir. O sırada oruçlunun uyuduktan sonra yemesi, içmesi, cinsel münasebette bulunması haramdı. Daha sonra Allah tanyeri ağrıncaya kadar bütün bunları mübah kıldı. Onun için karı-koca ilişkisi sabaha kadar devam ederdi. Fecrin doğuşundan sonra da yıkanması gerekmekteydi. Bu da gösteriyor ki Âişe ile Ümmü Seleme'nin naklettigi hadisin hükmünü neshetmiştir. Ne Fadl ile Üsamenin ne de Ebû Hureyre 'nin bu son hükmü bildiren hadisten haberleri vardı. Bu yüzden Ebû Hureyre hâlâ önceki hadise göre fetvâ vermeye devam ediyordu. Kendisine bu haber ulaşınca da bu fetvâsından dönmüştür. (ibn Hacer, a.g.e., IV, 127-128). ibn Hacer şöyle der: "Ebû Hureyre 'nin hakkı teslim edip ona dönmesi onun faziletini gösterir." (a.g.e. ve yer; Kastallâni, irsâdü's-Sâri, Mısır 1326. IV, 443; M. Ebû Zehv, a.g.e., 155).
https://sorularlaislamiye...inin-nedenleri-nelerdir-0
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar