bugün
- filistin50
- astral seyahat gerçek mi5
- mossat yaptı abi heralde yani5
- fransız arabaları7
- cossack3
- kadın cinayetlerinin asıl sebebi3
- zeynep bastık'ın minik dudakları4
- türklere karınız nasıl diye sormak2
- hülagü'nün çin varken suriye'ye saldırması5
- fon kurdum para yatırır mısınız12
- fransızlar düşmandır2
- ne kadar yaşlısın10
- kia stonic3
- altın fiyatları5
- cuckold yaparken birden türkü söylemek2
- istanbul da mide küçültme sonrası şüpheli ölüm4
- dinciler4
- pazar sabahı3
- bu yazar sadece arkadaşlarından mesaj alıyor3
- 198119813
- oğuzhan'ın ölümünde ağırlaştırılmış müebbet talebi2
- çeyrek depo2
- cennete gideceğini sanıp cehenneme gidip göt olmak3
- karton toplayan çocuk4
- meclis te fon krizi araştırma komisyonu tartışması5
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel10
- kamal4
- arjantin2
- brezilya4
- en son ne aldınız2
- bedelini ödeyen yazarlar17
- anın görüntüsü28
- ikinci mustafa2
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- iftira atmak2
- ten uyumu vs kafa uyumu5
- sözlükte kız taklidi yapmak16
- pazar günü aktiviteleri3
- antipanik'e bir şey söyle22
- 11 ekim 2026 beşiktaş kocaelispor maçı2
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- trump'ın yanındaki garip tipli kadın2
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi7
- silvermist'e iki şey söyle19
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan7
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- sözlük kızlarının içli köfteleri10
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- alttaki yazara bir şey söyle24
murathan mungan'ın mırıldandıklarım adlı kitabından enfes bir şiir. yitirilmiş bir kuşağın acısını duyumsatır;
.........
umutlar kiralamıyoruz artık, kullanılmış umutlar da karşılamıyor siparişlerimizi, ilkeler rehin, değerler eksiğine bozdurulmuş büyük pazarda, operadaki hayalet yer gösteriyor ölen bir kültürün üyelerine, beşeri günahlarımıza makbuz kesiliyor, vergi yerine hayat iadesi topluyor kent idareleri, kolluk kuvvetleri kurusuz düzenleri dağıtıyor görüldüğü her yerde, eski plâk kapaklarını okşuyoruz yalnızlıktan, eski bir sıcaklığı arıyoruz magmalaşmış fotoğraflarda, kantaşıyla dindirilmiş kelimeler akıp gidiyor konuşamadıklarımızın üzerinden, takma yüreklerle sürdürdüğümüz alışkanlıklar geri tepiyor, çekimine girdiğimiz her yeni imkanın aydınlığında, tekrarlana tekrarlana içi boşalan gizleri pazarlıyoruz hayatına manşet arayanlara, naylon tadında maceralar, kalp para değerinde gecelik aşklar kırk kupona, hayatı birbirinden kopya çeken çocuklara slogan ve cıngıl üretiyor, ödüller veriyoruz düşü dar, yüreği ensiz gündüz yıldızlarına, buzlu ve hüzünlü rakılarla çınlattığımız içimizin kırılgan korunağı, iyi paketlenmiş vahşet sürüyor piyasaya. görüldüğü gibi herkes kadar biz de benziyoruz düşmanımıza.
biz ki, 45'lik plâkların, radyo istek programlarının, yazlık sinemaların çocuklarıydık, yarım kalmış devrimimizi emanet ettik doların ve markın dalgalanmalarına
yedi askı boynumuzda, elimizde yedinci mühür, koynumuzda akrep azap karşıdan karşıya geçerken selam veriyoruz anılarımızı arkadan vuranlara
ne verili koşulların ufkundaki umut
ne mutlak huzur arayıcıları
oyalamıyor içinden geçtiğimiz karanlığı
çıkıp geliyor toz duman içinde
kavganın taş, aşkın tunç, kendimizin demir çağındayken
bütün masalları dolaşmış kahraman
poz veriyor içimizdeki kuraklığın peyzajına
tarih sürüp giderken
sırlarımızı ve çeliğimizi verdiğimiz sular
çekiliyor eski topraklardan
yeni volta boyları ufukta
yepyeni tanımlar aranıyor
dünyayı değiştirmek isteyen varoluşumuza
biliyoruz ki buradan görünmez
çünkü büyük umutsuzlardır dünyayı değiştirecek olan
dipsiz bir öfke kadar derin
dipsiz bir banknot gibi dolaşımda
ne kadar uzak görünüyordu bize
oysa geldik. işte burasındayız
adını 'imagine' koyduğumuz şiirin.
(copy/paste) *
.........
umutlar kiralamıyoruz artık, kullanılmış umutlar da karşılamıyor siparişlerimizi, ilkeler rehin, değerler eksiğine bozdurulmuş büyük pazarda, operadaki hayalet yer gösteriyor ölen bir kültürün üyelerine, beşeri günahlarımıza makbuz kesiliyor, vergi yerine hayat iadesi topluyor kent idareleri, kolluk kuvvetleri kurusuz düzenleri dağıtıyor görüldüğü her yerde, eski plâk kapaklarını okşuyoruz yalnızlıktan, eski bir sıcaklığı arıyoruz magmalaşmış fotoğraflarda, kantaşıyla dindirilmiş kelimeler akıp gidiyor konuşamadıklarımızın üzerinden, takma yüreklerle sürdürdüğümüz alışkanlıklar geri tepiyor, çekimine girdiğimiz her yeni imkanın aydınlığında, tekrarlana tekrarlana içi boşalan gizleri pazarlıyoruz hayatına manşet arayanlara, naylon tadında maceralar, kalp para değerinde gecelik aşklar kırk kupona, hayatı birbirinden kopya çeken çocuklara slogan ve cıngıl üretiyor, ödüller veriyoruz düşü dar, yüreği ensiz gündüz yıldızlarına, buzlu ve hüzünlü rakılarla çınlattığımız içimizin kırılgan korunağı, iyi paketlenmiş vahşet sürüyor piyasaya. görüldüğü gibi herkes kadar biz de benziyoruz düşmanımıza.
biz ki, 45'lik plâkların, radyo istek programlarının, yazlık sinemaların çocuklarıydık, yarım kalmış devrimimizi emanet ettik doların ve markın dalgalanmalarına
yedi askı boynumuzda, elimizde yedinci mühür, koynumuzda akrep azap karşıdan karşıya geçerken selam veriyoruz anılarımızı arkadan vuranlara
ne verili koşulların ufkundaki umut
ne mutlak huzur arayıcıları
oyalamıyor içinden geçtiğimiz karanlığı
çıkıp geliyor toz duman içinde
kavganın taş, aşkın tunç, kendimizin demir çağındayken
bütün masalları dolaşmış kahraman
poz veriyor içimizdeki kuraklığın peyzajına
tarih sürüp giderken
sırlarımızı ve çeliğimizi verdiğimiz sular
çekiliyor eski topraklardan
yeni volta boyları ufukta
yepyeni tanımlar aranıyor
dünyayı değiştirmek isteyen varoluşumuza
biliyoruz ki buradan görünmez
çünkü büyük umutsuzlardır dünyayı değiştirecek olan
dipsiz bir öfke kadar derin
dipsiz bir banknot gibi dolaşımda
ne kadar uzak görünüyordu bize
oysa geldik. işte burasındayız
adını 'imagine' koyduğumuz şiirin.
(copy/paste) *
Gündemdeki Haberler