bugün
- şeriat gelirse laikçilerin kaçacağı ülke16
- vurduranlar klübü5
- babanın 60 yaşından sonra spora başlaması9
- sevişmek istediğiniz yazarlar7
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi24
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı2
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu10
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği26
- sevişilen en ilginç yer6
- bik bik abla vs vurduranlar4
- penisden kot pantolunun belli olması3
- cehennem korkusu12
- yarın mala vuracak olmak3
- deniz göktaş26
- milliyet gazetesi onun arabası var şarkısı reklamı4
- 41 yaşına gelmiş hala daha sözlükte yazan adam15
- bıcır bıcır sözlük kızı vs maymun sözlük erkeği4
- evli hatunu kocası evdeyken hoplatmak9
- biraderikos6
- beraber huzurevine çıkılacak yazarlar16
- kalçasına kelebek dövmesi yaptıran erkek4
- geliyorum diyen kız5
- kadınlar memelerini birbirlerine gösteriyor mu12
- hayat hiç kolaylaşmayacak mı beyler6
- ezan sesinden rahatsız olmak6
- ölü balık eli7
- 3 temmuz 2026 avustralya mısır maçı5
- mesajlara geç cevap veren kız5
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları10
- kötülüğe kötülükle karşılık vermek6
- sözlükte flörtleşmek22
- geceye bir kadın yalanı bırak2
- yunus emrenin sik gibi şair olması4
- sözlük ibnelerine çok mühim bir soru2
- hardcore ne demek sorunsalı7
- cuckold4
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek18
- gündelik hayatta felsefenin gereksizliği2
- lise 1deki haliniz karşınızda olsa ne dersiniz12
- cem yılmaz4
- karışık kızartma6
- yazarlara verilmiş lakaplar13
- yeğen ile dondurma yemeye gitmek3
- ne kadar süreden beri mast yapmıyorsun5
- arkadaşlar bitlendim3
- pandela44
- üç çocuk yapacağım devlet kadın versin6
- mutsuz insan kendisine zarar verir4
- severus snape4
- çok çişi gelen insan9
(bkz: #11501593)
eşi gül sunal'ın yazdığı kitapta kendisiyle ilgili yazmış olduğu bir anekdotu paylaşmak istedim:
--------------------------------------
Bir akşamüstü telefon çaldı... Antalya'dan arıyorlar... ''Biz Antalya'da oturuyoruz. Çocuğumuz çok hasta... Şaban gelirse yemek yerim, ilaç içerim diyor... Nasıl görüşebiliriz?..'' Telefon numarasını aldım... Akşam ona anlattım. Dizi çekimleri olduğu için gitmesi imkansızdı... Çok üzülmüştü... Hemen telefon etti... Çocuk onun sesini tanımış... Konuşurken yüzünde derin bir acı gördüm... Gözleri doldu, çocuğun annesine her akşam arayacağına söz verdi...
Bir ay kadar her akşam aradı... ''Aç ağzını.'' ''Köfteni al.'' ''Bir kaşık da yoğurt ye.'' ''ilacını yuttun mu?'' Annesinin söylediğine göre akşamı sabırsızlıkla bekliyor, yemeğini yiyor, ilacını alıyordu çocuk...
Bu telefon konuşmaları için çalışma odasına gidiyor, sanırım kapattıktan sonra bir müddet yalnız kalmak istiyordu...
Odadan çıkınca yüzü kıpkırmızı, gözleri yaşlı oluyordu...
Bir sabah çocuğun annesi aradı... ''Gül hanım, Kemal Bey'e söyleyin, artık aramasına gerek kalmadı.'' Nasıl bir duyguydu bu?.. Bir anda ne söyleyeceğimi şaşırdım... Sanki bir şeyler yapmalıydım... Ama ne?...
Akşam o geldi... Biraz gecikmişti... Çalışma odasına doğru giderken, ''Arama'' dedim. ''Neden, geç mi oldu?'' ''Yok, artık arama.'' Gözleri doldu... Oturma odasına gitti, kanepeye uzandı... Belli ki canı konuşmak istemiyordu... Akşam yemeği yemeden uyudu.. Bu konu bir daha hiç açılmadı...
-----------------------------------------
eşi gül sunal'ın yazdığı kitapta kendisiyle ilgili yazmış olduğu bir anekdotu paylaşmak istedim:
--------------------------------------
Bir akşamüstü telefon çaldı... Antalya'dan arıyorlar... ''Biz Antalya'da oturuyoruz. Çocuğumuz çok hasta... Şaban gelirse yemek yerim, ilaç içerim diyor... Nasıl görüşebiliriz?..'' Telefon numarasını aldım... Akşam ona anlattım. Dizi çekimleri olduğu için gitmesi imkansızdı... Çok üzülmüştü... Hemen telefon etti... Çocuk onun sesini tanımış... Konuşurken yüzünde derin bir acı gördüm... Gözleri doldu, çocuğun annesine her akşam arayacağına söz verdi...
Bir ay kadar her akşam aradı... ''Aç ağzını.'' ''Köfteni al.'' ''Bir kaşık da yoğurt ye.'' ''ilacını yuttun mu?'' Annesinin söylediğine göre akşamı sabırsızlıkla bekliyor, yemeğini yiyor, ilacını alıyordu çocuk...
Bu telefon konuşmaları için çalışma odasına gidiyor, sanırım kapattıktan sonra bir müddet yalnız kalmak istiyordu...
Odadan çıkınca yüzü kıpkırmızı, gözleri yaşlı oluyordu...
Bir sabah çocuğun annesi aradı... ''Gül hanım, Kemal Bey'e söyleyin, artık aramasına gerek kalmadı.'' Nasıl bir duyguydu bu?.. Bir anda ne söyleyeceğimi şaşırdım... Sanki bir şeyler yapmalıydım... Ama ne?...
Akşam o geldi... Biraz gecikmişti... Çalışma odasına doğru giderken, ''Arama'' dedim. ''Neden, geç mi oldu?'' ''Yok, artık arama.'' Gözleri doldu... Oturma odasına gitti, kanepeye uzandı... Belli ki canı konuşmak istemiyordu... Akşam yemeği yemeden uyudu.. Bu konu bir daha hiç açılmadı...
-----------------------------------------
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar