bugün
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu26
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek15
- uyudun mu mesajı12
- boyumun 2 cm kısalması21
- sözlük yazarlarına güvenmek15
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı24
- küpe takan adama kız vermem diyen baba5
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar9
- dövme yaptıran erkeklerin genelde gay olması10
- prenses gibi büyüyen kızlar5
- fenerbahçe18
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü23
- fazla samimiyet9
- arabada sevişmek6
- arda turan3
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- marmara depremi için ezber bozan açıklama4
- sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler8
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- kiraz cicegi kolonyasi41
- atatürk ün döneminde hiç üniversite kurulmaması3
- otelde sevişmek8
- limon çekirdeği ile batarya şarj etmek2
- bugün elini paylaşan yarın neresini paylaşır7
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri13
- mal mıyım sorunsalı13
- nev10
- gece 3 te boş bir sokakta taksi beklemek5
- yazılımcıların flört edememesi3
- anın görüntüsü26
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- küt saçlı hatun12
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı9
- uzun saçlı küpeli dövmeli hukuk okuyan erkek5
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı50
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- teoman'ın 60 yaşına girmesi6
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- ismail kartal34
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı77
- duygusal yorgunluk3
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi6
- ilk buluşmada esnaf lokantasına gitmek14
- 64 5 yaşında yks'ye hazırlanmak4
- sabah ezan i okunurken entry girmek2
- 2027 2029 dönemi bütçe çağrısı resmi gazete de2
- mossad'ın kullandığı gizli ağ3
- sözlük kızlarının meme savaşı7
(bkz: #11501593)
eşi gül sunal'ın yazdığı kitapta kendisiyle ilgili yazmış olduğu bir anekdotu paylaşmak istedim:
--------------------------------------
Bir akşamüstü telefon çaldı... Antalya'dan arıyorlar... ''Biz Antalya'da oturuyoruz. Çocuğumuz çok hasta... Şaban gelirse yemek yerim, ilaç içerim diyor... Nasıl görüşebiliriz?..'' Telefon numarasını aldım... Akşam ona anlattım. Dizi çekimleri olduğu için gitmesi imkansızdı... Çok üzülmüştü... Hemen telefon etti... Çocuk onun sesini tanımış... Konuşurken yüzünde derin bir acı gördüm... Gözleri doldu, çocuğun annesine her akşam arayacağına söz verdi...
Bir ay kadar her akşam aradı... ''Aç ağzını.'' ''Köfteni al.'' ''Bir kaşık da yoğurt ye.'' ''ilacını yuttun mu?'' Annesinin söylediğine göre akşamı sabırsızlıkla bekliyor, yemeğini yiyor, ilacını alıyordu çocuk...
Bu telefon konuşmaları için çalışma odasına gidiyor, sanırım kapattıktan sonra bir müddet yalnız kalmak istiyordu...
Odadan çıkınca yüzü kıpkırmızı, gözleri yaşlı oluyordu...
Bir sabah çocuğun annesi aradı... ''Gül hanım, Kemal Bey'e söyleyin, artık aramasına gerek kalmadı.'' Nasıl bir duyguydu bu?.. Bir anda ne söyleyeceğimi şaşırdım... Sanki bir şeyler yapmalıydım... Ama ne?...
Akşam o geldi... Biraz gecikmişti... Çalışma odasına doğru giderken, ''Arama'' dedim. ''Neden, geç mi oldu?'' ''Yok, artık arama.'' Gözleri doldu... Oturma odasına gitti, kanepeye uzandı... Belli ki canı konuşmak istemiyordu... Akşam yemeği yemeden uyudu.. Bu konu bir daha hiç açılmadı...
-----------------------------------------
eşi gül sunal'ın yazdığı kitapta kendisiyle ilgili yazmış olduğu bir anekdotu paylaşmak istedim:
--------------------------------------
Bir akşamüstü telefon çaldı... Antalya'dan arıyorlar... ''Biz Antalya'da oturuyoruz. Çocuğumuz çok hasta... Şaban gelirse yemek yerim, ilaç içerim diyor... Nasıl görüşebiliriz?..'' Telefon numarasını aldım... Akşam ona anlattım. Dizi çekimleri olduğu için gitmesi imkansızdı... Çok üzülmüştü... Hemen telefon etti... Çocuk onun sesini tanımış... Konuşurken yüzünde derin bir acı gördüm... Gözleri doldu, çocuğun annesine her akşam arayacağına söz verdi...
Bir ay kadar her akşam aradı... ''Aç ağzını.'' ''Köfteni al.'' ''Bir kaşık da yoğurt ye.'' ''ilacını yuttun mu?'' Annesinin söylediğine göre akşamı sabırsızlıkla bekliyor, yemeğini yiyor, ilacını alıyordu çocuk...
Bu telefon konuşmaları için çalışma odasına gidiyor, sanırım kapattıktan sonra bir müddet yalnız kalmak istiyordu...
Odadan çıkınca yüzü kıpkırmızı, gözleri yaşlı oluyordu...
Bir sabah çocuğun annesi aradı... ''Gül hanım, Kemal Bey'e söyleyin, artık aramasına gerek kalmadı.'' Nasıl bir duyguydu bu?.. Bir anda ne söyleyeceğimi şaşırdım... Sanki bir şeyler yapmalıydım... Ama ne?...
Akşam o geldi... Biraz gecikmişti... Çalışma odasına doğru giderken, ''Arama'' dedim. ''Neden, geç mi oldu?'' ''Yok, artık arama.'' Gözleri doldu... Oturma odasına gitti, kanepeye uzandı... Belli ki canı konuşmak istemiyordu... Akşam yemeği yemeden uyudu.. Bu konu bir daha hiç açılmadı...
-----------------------------------------
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar