bugün
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- siyah saçlı beyaz tenli kız5
- ofis pornosu7
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- nervionun mavi gözleri11
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir3
- kolye142
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- muslettin amca8
- teselli vermek5
- marka giyinmek3
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- diksiyon4
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- etek tıraşı4
- yer yön hafızası sıfır olan insan3
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak3
- sexting3
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- hem tipi hem fiziği iyi olan kadın3
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- engineer284
- migren2
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- kahve içmeden ayılamam terör örgütü4
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- bir insanı değiştirebileceğini sanmak2
- sineklikle sinek öldürmek3
- 900000 tlye otomatik vites araba önerileri3
- cep telefonu22
- iffet2
- durduk yere sinirlenmek3
- bik bik'in kraliçe olması10
- istanbul13
- beyaz önlük altından yayılan dişçi öfkesi3
- fransa11
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- nokia20
- bu kupon tutar mı sorunsalı3
- bira sigara cips ve radyo dörtlüsü3
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek3
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
yıllar sonra mezun olduğun okula bir iş için yolunun düşmesi gibidir.
arkadaşlarının hepsi mezun, öğretmenlerin ise emekli olmuştur. aratırsın nick'ini hatırladıklarını, hepsinin son entry'si yıllar öncesinden kalmadır.
sol frame'e bakarsın, nick'leri incelersin, herkes yabancıdır.
format değiştiğinden şaşkın ve tedirginsindir, sağa sola tıklarsın, hiç bilmediğin garip pencereler, istatistikler, grafikler açılır.
"başlık takip"i bulursun zar zor, takip ettiğin başlıklara en son 3 yıl önce entry girilmiştir.
mesaj kutuna girersin sonra, hatırlamadığın kişilerle hatırlamadığın sohbetler görürsün, o an için çok önemli gözüken; polemikler, dedikodular, şimdi hiçbir şey ifade etmiyordur okudukların.
sanki bir rüzgar eser ekranla suratının arasından, toz topakları yuvarlansın diye beklersin ardından, yuvarlanmaz.
şöyle bir bakarsın ekrana, ne günler geçirmiştik burada diye düşünürsün, zirveleri hatırlarsın, olayları, insanları, yazıları...
etrafımızı saran her şeyin zamanla nostalji olarak anılacağını düşünürsün birden, korkarsın.
hep 10 sene öncesini özlemek belki insanın yazgısı diye düşünürsün, anı anlamlandırması 10 sene sürdüğü için kızarsın gri beyin hücrelerine, pis beyin hücrelerine, iğrenç beyin hücrelerine.
bir entry gireyim, bir başlık kondurayım ben de hazır girmişken dersin. yazarsın yazarsın. uzun süredir böyle özgür yazmadığını fark edersin yazmaya başlayınca, özlemişsindir büyük harf kullanmamayı, virgülleri noktalara tercih etmeyi, editörsüz olmayı.
sonra tamam yeter bitireyim artık ben dersin, "acaba halen edit kullanıyor mu insanlar?" diye merak edersin tam bitirirken. inadın tutar, tarzımı bozmam der, gülümsersin.
kendikendinekonuşanedit:
- arkadaş ne işin var senin sözlükte?
+ inan çok canım sıkılıyor hocu...
- git köşe yazarı falan oku, gündemle ilgilen biraz!
+ ama varoluş sıkıntısı?
- yemişim seni de varoluş sıkıntını da!
arkadaşlarının hepsi mezun, öğretmenlerin ise emekli olmuştur. aratırsın nick'ini hatırladıklarını, hepsinin son entry'si yıllar öncesinden kalmadır.
sol frame'e bakarsın, nick'leri incelersin, herkes yabancıdır.
format değiştiğinden şaşkın ve tedirginsindir, sağa sola tıklarsın, hiç bilmediğin garip pencereler, istatistikler, grafikler açılır.
"başlık takip"i bulursun zar zor, takip ettiğin başlıklara en son 3 yıl önce entry girilmiştir.
mesaj kutuna girersin sonra, hatırlamadığın kişilerle hatırlamadığın sohbetler görürsün, o an için çok önemli gözüken; polemikler, dedikodular, şimdi hiçbir şey ifade etmiyordur okudukların.
sanki bir rüzgar eser ekranla suratının arasından, toz topakları yuvarlansın diye beklersin ardından, yuvarlanmaz.
şöyle bir bakarsın ekrana, ne günler geçirmiştik burada diye düşünürsün, zirveleri hatırlarsın, olayları, insanları, yazıları...
etrafımızı saran her şeyin zamanla nostalji olarak anılacağını düşünürsün birden, korkarsın.
hep 10 sene öncesini özlemek belki insanın yazgısı diye düşünürsün, anı anlamlandırması 10 sene sürdüğü için kızarsın gri beyin hücrelerine, pis beyin hücrelerine, iğrenç beyin hücrelerine.
bir entry gireyim, bir başlık kondurayım ben de hazır girmişken dersin. yazarsın yazarsın. uzun süredir böyle özgür yazmadığını fark edersin yazmaya başlayınca, özlemişsindir büyük harf kullanmamayı, virgülleri noktalara tercih etmeyi, editörsüz olmayı.
sonra tamam yeter bitireyim artık ben dersin, "acaba halen edit kullanıyor mu insanlar?" diye merak edersin tam bitirirken. inadın tutar, tarzımı bozmam der, gülümsersin.
kendikendinekonuşanedit:
- arkadaş ne işin var senin sözlükte?
+ inan çok canım sıkılıyor hocu...
- git köşe yazarı falan oku, gündemle ilgilen biraz!
+ ama varoluş sıkıntısı?
- yemişim seni de varoluş sıkıntını da!
Gündemdeki Haberler