bugün
- nutellayı memelerine sürüp ikram eden kız13
- fenerin yeni hocası kim olacak6
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor20
- aleksey batrakov7
- türkiyeliyim ve mutluyum10
- nervio4
- türk solu8
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi21
- kimsenin 10 dakkadır entry girmemesi4
- sözlük kızlarının bir işe yaramaması4
- sözlüğün içler acısı hali ve zavallı yazarlar9
- 30 ekim 2026 adanaspor kırıkkalespor maçı2
- cedidacer tarzı entry girmek6
- edebi tetkik yapmak için kumarhaneye gitmek2
- pazartesi görünümlü cuma5
- arabistan'ın sınava çarşafla girmeyi yasaklaması3
- kafede kış çayı içen erkek5
- insan doğuştan iyi midir16
- oğlak burcu4
- sinem dedetaş11
- onaya ihtiyaç duymadan değerli hissedebilmek8
- fransa da 100 euroya satışa çıkarılan denizaltı2
- mahmud abbas5
- aykut kocaman3
- üçler yediler kırklar6
- baba olmak3
- bm deposunun israil saldırısında hasar görmesi4
- dabbet ul arz geldiğinde bilimin sıçacak olması3
- amedspor12
- istanbul da chp'li başkanlara soruşturma3
- apo çıkarsa ulusalcılar ne yapacak10
- parayı kaldırıp ortadan kaybolmak4
- nervio'nun başkalarının fotoğrafını paylaşması12
- ösym gözetmenlerinin tavan yapan egosu2
- 29 ekim cumhuriyet bayramı17
- ekşi sözlük toplu yazar alımı9
- hamid abim olsaydı bunlar başımıza gelmezdi2
- ölüm haberi almak2
- fon vurgunu12
- katalonya özerk bölgesi5
- anın görüntüsü14
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı62
- papatya çayı içen erkek7
- sözlükte 1 63 den uzun hanımefendi yazar olmaması7
- hoyrat gecelerde bazen anüs koklamak istersin7
- ismet inönü6
- gecenin şarkısı12
- hiç şişman kadınlar sevişmemiş erkek3
- ince çorap giyip üşümüyorum ama diyen bayan5
- cumhuriyet bayramı14
aslen balıkesir'li biri olarak uzun süredir hiçbir şehirde görmediğim misafirperverliği ve yardımseverliği gördüğüm bir şehir, elazığ. rönesans'ın bir sonraki hastane projesi için görev yerim elazığ seçildiğinde oldukça canım sıkılmıştı. doğukent'te, şehrin dışında sayılabilecek bir yerde ev tuttuk eşimle. bu arada elazığ'da eşyalı ev kiralamak neredeyse imkansız. neyse ilk günümüz, eve yerleştik tüm eşyalar kolilerde, mobilyalar yarısı gelmiş yarısı yok, her yer curcuna ve karnımız aç. biraz sonra kapı çalındı. eşimle birbirimize baktık, bu saatte kim olabilir diye. kapıyı bir açtık, karşımızda başı bağlı bir abla yanında iki kız çocuğu ve ellerinde tepsi tepsi yemek. kızların annesi, "merhaba abim, biz sizin üst komşunuzuz, hoş gelmişsiniz. siz şimdi yemek yapamasınız diye düşündük bir şeyler hazırladık size." dedi. daha önce şantiyeler sayesinde çok farklı şehirlerde yaşadım ve çok farklı kültürlerle tanıştım ama açık konuşayım ben böyle bir "samimiyet" hiç görmedim. zaten yorgundum ve açtım, karşımda o ablayı öyle görünce ne diyeceğimi bilemedim açıkçası. o kadar mutlu oldum ki... yemek değildi tabii ki beni mutlu eden, hala böyle insanların yaşıyor olmasıydı içimi ısıtan. elazığ'da yedi ay kaldık. bu anlattığım sadece bir örnekti. bunun gibi birçok güzel anımız oldu elazığ'da. insanlara sokakta adres sormaya korkuyorduk. çünkü kime ne sorsak sonunda bizi mahcup ediyorlardı. ya arabasına bindirip götürüyorlardı ya da kolumuza girip kapısına kadar eşlik ediyorlardı. bu arada oğlum da elazığ'da doğdu. çevremde çoğu kişi neden doğum yerini kendi memleketini yazdırmadın, oğlun doğulu muamelesi görecek ileride sıkıntı çekecek dediler. yazdırmadım. çünkü ileride oğlumun doğduğu yeri yani gakkoşların memleketini de tanımasını istiyorum. bundan utanmasını değil, gurur duymasını istiyorum. bu arada bir notta geçeyim. elazığ inanılmaz derecede milliyetçi bir halka sahip. tabii ki her yerde kanı bozuk var. ancak elazığ halkının çoğunluğunun pkk'ya karşı tavrı net ve oldukça sert. bu tarz olaylara kesinlikle fırsat vermiyor ve göz açtırmıyorlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar