bugün
- kadir inanır14
- dinci insanlar efkarlandığında ne içiyor sorunsalı10
- sözlüğü bırakmak istemek9
- true'nun çaylak olması11
- özlü sözler5
- türk soyu ve arap soyu birdir6
- velvet27
- evagreen2
- yürüyüş flörtü3
- yazarların iyi olduğu konular9
- the saturdays2
- seri gizli artı oy veren melek7
- erleg han ile revani yemek2
- yeni tanışılan kızdan istemek5
- egay bey birader2
- kemalist dünya19
- bana dönmek istiyormuşsun2
- sedat pekmez21
- aile evinde yaşamak13
- ana dilimiz kürtçe olsun kampanyası4
- pringles 12 tl oldu kimsenin umrunda değil3
- türklere devşirme diye laf atan kürt5
- kürtçülerin algıları5
- kürtçülük5
- salak erkek neden bu kadar çok7
- ekepe dönemindeki suç artışının sebebi3
- 26 haziran 20265
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı29
- feminist sloganı2
- kemalistlerin sanki biraz şey olması10
- gerçekliği sorgulatan 5 iddialı film2
- aylık 317 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- aylık 318 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
- arkadaşlar deja vu yaşıyorum2
- ktç abinin çaylak olması5
- ciguli kral3
- sözlük yazarlarının kombinleri10
- kadir mısıroğlu'nun soyu18
- eski sevgilinin dolgun göğüslerini özlemek7
- islam2
- ebu muhammed el culani4
- galatasaray lobisi11
- neden herkes evleniyor hala2
- kadir inanır'ın 58 yıllık kariyeri2
- savcı ile sevgili olan mafya2
- ingiliz aksanı6
- barda şişenin üstüne oturmuş kız görmek2
- erkeklerin her işi tek elle yapabilmesi11
- artık şaşırmıyorum2
- birader yazar olmak13
bu gece büyük bir yazarın güzel tahlil edilmiş hikayesini okudum. Dostoyevski yazarlığının ilk yıllarında yazmış olduğu bu eserle sonraki eserlerine ihtiyaç kalmadan rüştünü ispatlamış.
"sırf bunun için yaratılmadı mı o
bir anlığına da olsa,
yakın olmak için senin yüreğine? "
Turgenyev/
Dostoyevski daha ilk dizelerden yakalar okuyucuyu. bu dizeler ile hikayemizin sonundaki ifadeler, kahramanımız için bir teselli cümlesi olsa gerek.
__Dikkat! spoiler içerir__
isimsiz bir hayalperestin beş gecesini anlatan kitap; muazzam üslubu, aşırı akıcılığı, şehri harikulade tasvir edişi, gecenin hayal dünyasındaki yeri hakkında inanılmaz sözler sarf ediyor.
karakter, yalnızdır ve hayatı boyunca içine kapanık yaşamıştır. evi de tıpkı onun ruhu gibi, örümcek ağlarıyla kaplıdır ve köhnedir. yalnızca hayal kurabiliyor, yalnızca düşlerine sığınıyor ve geceleri yürüyordur. bir gün nastenka adlı bir kıza rastlar.
aslında burada klasik bir durum söz konusu olsa da, (yıllar sonra birini bulabilmenin heyecanını duyan karakter kıza aşık olur) dostoyevski bu iki insanın iki sıradan konuşmalarını öyle duygu yüklü, öyle içten ve öyle yalın kaleme alır ki, kendinizi hikayeye dahil etmemeniz artık mümkün değildir.
karakterimiz, en başta, nastenka dost kalmak istediği için ona aşık olduğunu hissettirmez. burada, hep yalnız kalmış bir adamın çaresizliğini iliklerimize dek hissederiz. gittikçe ona daha çok bağlanır. nastenka ise başkasına aşıktır. ve acımasızca aşık olduğu adamdan bahsediyor, hatta ona ulaşmak için bizim karakterimizi aracı olarak kullanıyordur. karakterimiz, ne pahasına olursa olsun, kızın istediklerini yapar ve en sonunda, adamın ülkede olmadığını sandıklarında, nastenka ona aşık olduğunu söyler. karakter, delirircesine mutlu olur. ikisi yürüyorlar, hayaller kuruyorlardır. okuyucu burada, ikisi ile birlikte "mutlu olduklarını" düşünür. taşınma, hatta evlenme planları kuruyorlardır... fakat biraz sonra, nastenka aşık olduğu adamı görünce onun boynuna atlar ve ortalıktan kaybolur.
karakter kahrolur. fakat beklediğimiz gibi, başını yerden yere vurmaz. yalnızca eve gidip uyur. bir mektup gelir, nastenka küstahça, vicdansızca kendisini sevmeye devam etmesini, fakat evlendiğini söyler.
karakterimiz sinirlenmez. boyun eğer. çünkü yalnızlıkla geçen ömrü, artık küçücük bir anıyla, yalnızca beş gecelik bir hatırayla şenlenmiş ve eline bağlanacak bir imge geçmiştir. o kadar aciz, o kadar çaresizdir ki, bu beş gecelik hatıra ona yetecektir. böylece o hatırayı sonradan hatırlayabilmek, geceleri onu düşleyebilmek için nastenka'ya kızmaz.
insanların yalnızlıkla mücadelesini, sevilme ihtiyacını ve yalnızlık ve hayal ilişkisini anlatan öykü, kısacık bir aşk hikayesidir de...
dostoyevski bu lirik ve küçük şaheseri ile adeta ahenkle dans etmiştir.
oturduğum, oturduğum gibi bir günde bitirdiğim bu başyapıt, eminim ki yazılmış en iyi uzun öykülerden biridir.
"sırf bunun için yaratılmadı mı o
bir anlığına da olsa,
yakın olmak için senin yüreğine? "
Turgenyev/
Dostoyevski daha ilk dizelerden yakalar okuyucuyu. bu dizeler ile hikayemizin sonundaki ifadeler, kahramanımız için bir teselli cümlesi olsa gerek.
__Dikkat! spoiler içerir__
isimsiz bir hayalperestin beş gecesini anlatan kitap; muazzam üslubu, aşırı akıcılığı, şehri harikulade tasvir edişi, gecenin hayal dünyasındaki yeri hakkında inanılmaz sözler sarf ediyor.
karakter, yalnızdır ve hayatı boyunca içine kapanık yaşamıştır. evi de tıpkı onun ruhu gibi, örümcek ağlarıyla kaplıdır ve köhnedir. yalnızca hayal kurabiliyor, yalnızca düşlerine sığınıyor ve geceleri yürüyordur. bir gün nastenka adlı bir kıza rastlar.
aslında burada klasik bir durum söz konusu olsa da, (yıllar sonra birini bulabilmenin heyecanını duyan karakter kıza aşık olur) dostoyevski bu iki insanın iki sıradan konuşmalarını öyle duygu yüklü, öyle içten ve öyle yalın kaleme alır ki, kendinizi hikayeye dahil etmemeniz artık mümkün değildir.
karakterimiz, en başta, nastenka dost kalmak istediği için ona aşık olduğunu hissettirmez. burada, hep yalnız kalmış bir adamın çaresizliğini iliklerimize dek hissederiz. gittikçe ona daha çok bağlanır. nastenka ise başkasına aşıktır. ve acımasızca aşık olduğu adamdan bahsediyor, hatta ona ulaşmak için bizim karakterimizi aracı olarak kullanıyordur. karakterimiz, ne pahasına olursa olsun, kızın istediklerini yapar ve en sonunda, adamın ülkede olmadığını sandıklarında, nastenka ona aşık olduğunu söyler. karakter, delirircesine mutlu olur. ikisi yürüyorlar, hayaller kuruyorlardır. okuyucu burada, ikisi ile birlikte "mutlu olduklarını" düşünür. taşınma, hatta evlenme planları kuruyorlardır... fakat biraz sonra, nastenka aşık olduğu adamı görünce onun boynuna atlar ve ortalıktan kaybolur.
karakter kahrolur. fakat beklediğimiz gibi, başını yerden yere vurmaz. yalnızca eve gidip uyur. bir mektup gelir, nastenka küstahça, vicdansızca kendisini sevmeye devam etmesini, fakat evlendiğini söyler.
karakterimiz sinirlenmez. boyun eğer. çünkü yalnızlıkla geçen ömrü, artık küçücük bir anıyla, yalnızca beş gecelik bir hatırayla şenlenmiş ve eline bağlanacak bir imge geçmiştir. o kadar aciz, o kadar çaresizdir ki, bu beş gecelik hatıra ona yetecektir. böylece o hatırayı sonradan hatırlayabilmek, geceleri onu düşleyebilmek için nastenka'ya kızmaz.
insanların yalnızlıkla mücadelesini, sevilme ihtiyacını ve yalnızlık ve hayal ilişkisini anlatan öykü, kısacık bir aşk hikayesidir de...
dostoyevski bu lirik ve küçük şaheseri ile adeta ahenkle dans etmiştir.
oturduğum, oturduğum gibi bir günde bitirdiğim bu başyapıt, eminim ki yazılmış en iyi uzun öykülerden biridir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar