bugün
- arkadaşlar lütfen bilgi içerikli entry girelim12
- fusya semsiyeli yabanci27
- mehdi olmayı düşünmek4
- oruç açı anlamak içinse açlar neden oruç tutar5
- bezelye yemeği9
- macron koşacak diye park kapatan akepe29
- güzel zannedilen kadınların sıradan olmaları9
- aşırı çıplaklığın rahatsız edici olması34
- ilahi bir gücün sizi frenlediği düşüncesi7
- sözlük hatunlarının nefsimi kabartması sorunsalı10
- ekşi sözlükteki başlıkları uludağ sözlükte görmek7
- alaçatı da hayır lokmasını talan eden teyzeler8
- akp bitince ne olacak18
- otel odasında ölü bulunmak12
- vajina sıcaklığı6
- uzun zamandır yapmadığınız şeyler10
- çocuk istememe nedenleri2
- normal sözlükten gelenler için çalışma kampı2
- iran'ın makatından kan alan abd savunma bakanı2
- 6 aydır üstüne çalıştığım ktç taklidim5
- kol saati takmanın anlamsızlığı15
- yanık denizli yoğurdu2
- ölümün en iyi tanımı17
- true denilen yazar3
- futbol22
- ciguli kral20
- lahmacun4
- gocu nickli şahıs buraya bak arslanım9
- nato zirvesine sızan kedi4
- evlenince seni çalıştırmam diyen erkek10
- 12 temmuz 2026 arjantin isviçre maçı9
- sözlük yazarlarının lahmacunları10
- lex luthor karizması2
- kadınların erkek jinekolog tercihi5
- size nasıl yardımcı olabilirim3
- resim ogretmeni4
- 2026 dünya kupası26
- ayak saati4
- uludağ sözlük hatunlarının taş gibi olması7
- ikinci el otomobil piyayası rezaleti2
- günün şiiri26
- tefsiriyle okusak ülkenin yarısı dinden çıkar3
- her gün söylenen ufak tefek yalanlar9
- murat yakın6
- akrabalarla tüm alakayı kesmek3
- şiki şiki baba dinleyip iddia kuponu doldurmak3
- ted bundy2
- özgürlük ve güvenlik paradoksu6
- yiyecek başlığı açmayın orçolar3
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler9
ilk olarak bu hastalığa özenen ve bende de var yeaa tarzında takılanlara tez elden başınıza gelsin derdim eğer bu kazma kürek hastalığın ne olduğunu bilmeseydim. ama samimi söylüyorum arkadaşlar rabbim düşmanıma dahi vermesin. bu hastalığa veya vesveseye yakalanan kardeşlerime de tez elden şifa nasip etsin. girizgahı böyle yapalım.
tabii burada kimsenin kimseyi yargılama hakkı yok. isteyen okb der isteyen vesvese isteyen de semiramis der. ancak kendi tecrübelerime dayanarak bu hastalığın inanç ve hormonlarla yakından bir ilişkisi var. özellikle bu hastalığın kendisinde de olduğunu düşünen arkadaşlara tavsiyem buna siz kendiniz böyle saçma sapan forumlardan okuyarak asla karar vermeyin asla çıkarım yapmayın. bir psikiyatr görmeden düşünmeyin bile.
bu hastalığa müptezel arkadaşlara gelince buyrun beraber yiyelim bu tezeği. zaten profosyonel yardım alan arkadaşların çok iyi bildiği üzere iki aşamalı bir tedavisi var. ilaç tedavisi ilk aşama. kesinliği kanıtlanmamakla birlikte serotonin hormonunda ki düzensizliklerin okb yi tetiklediği veyahutta okb hastalarında bu düzensizliklere rastlandığı düşünülüyor. geri alım inhibitörleri grubunun kullanıldığı sık rastlanan bi durummuş en azından bana öyle anlatıldı.
ikinci aşama ise bilişsel terapidir ki bu terapi ilaçtan daha etkili denebilir. bir nevi kişinin saplantıları takıntıları ve davranışlarıyla yüzleşmesi durumudur. ilaveten alışkanlıkların yeniden düzenlenmesini de içerebiliyor. tam da daha önce ki arkadaşlarımın anlattığı zorluk yine bu aşamadadır. bazen o kadar bunalırsınız ki (hele ki kısıtlı imkanlar nedeniyle psikoloğa gidemiyorsanız)adeta deli gibi hissedersiniz. en önemli zorluk da budur aslında. deliler deli olduklarını bilmedikleri için düzeltilmesi gereken bişey olduğuna inanmazlar ve yaşamaya devam ederler. (asla imtihanlarını hafife almıyorum. akıl en büyük nimet, ve deli olma durumu eminim ki kendileri ve yakınları için en zor durumlardan biri rabbim yardım etsin, sadece durumu kıyasla ifade ediyorum )okb hastaları ise başkalarının delice kabul edebilceği düşüncelerin saçma ve delice olduğunu kabul ederler. hatta bir başka okb hastasının takıntı ve kompultasyonlarını gereksiz saçma olarak yorumlayabilir.
obsesyonlar kişilerde genetik, çevresel, çocukluğa dayalı öğretiler vb. sebeplerle ortaya çıkabilir. takıntıyı siz belirleyemezsiniz ya da hep aynı yönden gelmez. bu nedenle birini çözdüm bitti diyemezsiniz. ya da ataklar belli bir süre kesildikten sonra tekrar başlamayacağı özellikle bazı hastalar da asla garanti edilemez.
kompulsif (zorlayıcı) davranışlarsa kaçınılmaz bir şekilde takıntıları rahatlatmaya yönelik bir arayış sonucunda spontane gelişebilir. hedefler koyma, sayı belirleme, kendini sürekli onaylatma vb.
ilaç tedavisi ve bilişsel tedavi tamamen bitirebiliyormuş. ancak benim gibi doğası gereği detaycı bir insan, inançlı olduğuna inanan bir müslüman ve okb li iseniz kaçınılmaz şekilde hayat boyu bununla yaşamak zorundasınız. her gün yeni bir mücadele anlamına geliyor bu durumda!
bazen takıntı ve kompulsfi davranışları aşabiliyorsunuz. bazen saplanıp kalıyorsunuz. bir şey duyuyorsunuz. (hangi konu da hassassa zihniniz) ve artık o konuyu irdelemeye başlıyorsunuz. esasen kompulsif davranışlara bi süre sonunda ket vurulabiliyor ancak gerçekten yorucu olabiliyor. esas zorlayıcı kısım obsesyonlar benim için.
bazen içinden öyle çıkılmaz hale geliyor ki. hele çevrenizdekileri artık bıktırmışsanız. herkesin size yarı deli gözüyle bakması da canınızı yakabiliyor bittabii.
mesele buraya kadar karamsar. ancak bu meselede keşfettiğim bir şey var en azından benim için. şu an umursadığınız ve gözünüzde büyüyen bir mesele bir kaç ay içerisinde boş verip unutursanız ve dikkatinizi başka yöne çekebilirseniz daha ilerde takıntı havuzunuzdan çıkıyor. yerini eğer gerçekten ilginizi çekecek bir uğraşla doldurmazsanız takıntılar başka meselelerde karşınıza çıkabilir. yani hızlı çalışan zihninizi gerçekten meşgul etmeniz lazım. ilaveten fiziksel uğraşlar gözle görülür seviye de takıntılarınızı azaltıyor.
bir de meselenin dini boyutu var. kabul etmek isteyen ve buraya kadar dayanabilen arkadaşlar vesvese konusunu da iyice bir incelemeli kanaatimce. ancak fıkıhta bu konuyla alakalı gerekli literatüre tam anlamıyla ulaşamıyorum çoğu zaman. ya da kendi takıntılarım beni ileri seviye de zorluyo. ben meselenin hormonal ve diğer sebeplerle birlikte kesinlikle bir başka varlığın ki adına şeytan diyoruz vesvese yoluyla etki ettiğine ve duanın bu konu da etkili olduğuna inanıyorum. bilhassa muvazetteyn surelerini okumanızı, muminun 97-98 ayetleri dua şeklinde okumanızı,ayetel kursiyi okumanızı tavsiye ederim. ısrarcı olmanız gerekiyor. ibadetleri ısrarla takip ederseniz, bilhassa namazı bir süre sonra rahatlayacaksınız.
en büyük yanlışım her gördüğüm dini vesveseli meseleyi araştırma cesaretim. buna dur diyebilirseniz, yani gelen vesveseye cevap vermeden yokmuş gibi (bakın zıddını kendinize telkin edin demiyorum ) davranırsanız, yani orda dursun vesvese, gelsin, aksın işinize bakın reddetmeyin kabul etmeyin, düşünmeyin devam edin hayatınıza. aşan insanların bu şekilde aştığını biliyorum. yok ben illa vesveselerimi araştırcam derseniz burnunuz benim gibi tezekten çıkmaz.
konuyla alakalı buraya kadar ulaşmış, dini konularda salahhiyetli arkadaşlardan dm de mesaj da beklerim vesveseler konusunda yardımcı olabilirlerse bana ne ala.
ne kadar çok yazmışım arkadaş dolmuşum resmen. rahatladım biraz sözlük.
tabii burada kimsenin kimseyi yargılama hakkı yok. isteyen okb der isteyen vesvese isteyen de semiramis der. ancak kendi tecrübelerime dayanarak bu hastalığın inanç ve hormonlarla yakından bir ilişkisi var. özellikle bu hastalığın kendisinde de olduğunu düşünen arkadaşlara tavsiyem buna siz kendiniz böyle saçma sapan forumlardan okuyarak asla karar vermeyin asla çıkarım yapmayın. bir psikiyatr görmeden düşünmeyin bile.
bu hastalığa müptezel arkadaşlara gelince buyrun beraber yiyelim bu tezeği. zaten profosyonel yardım alan arkadaşların çok iyi bildiği üzere iki aşamalı bir tedavisi var. ilaç tedavisi ilk aşama. kesinliği kanıtlanmamakla birlikte serotonin hormonunda ki düzensizliklerin okb yi tetiklediği veyahutta okb hastalarında bu düzensizliklere rastlandığı düşünülüyor. geri alım inhibitörleri grubunun kullanıldığı sık rastlanan bi durummuş en azından bana öyle anlatıldı.
ikinci aşama ise bilişsel terapidir ki bu terapi ilaçtan daha etkili denebilir. bir nevi kişinin saplantıları takıntıları ve davranışlarıyla yüzleşmesi durumudur. ilaveten alışkanlıkların yeniden düzenlenmesini de içerebiliyor. tam da daha önce ki arkadaşlarımın anlattığı zorluk yine bu aşamadadır. bazen o kadar bunalırsınız ki (hele ki kısıtlı imkanlar nedeniyle psikoloğa gidemiyorsanız)adeta deli gibi hissedersiniz. en önemli zorluk da budur aslında. deliler deli olduklarını bilmedikleri için düzeltilmesi gereken bişey olduğuna inanmazlar ve yaşamaya devam ederler. (asla imtihanlarını hafife almıyorum. akıl en büyük nimet, ve deli olma durumu eminim ki kendileri ve yakınları için en zor durumlardan biri rabbim yardım etsin, sadece durumu kıyasla ifade ediyorum )okb hastaları ise başkalarının delice kabul edebilceği düşüncelerin saçma ve delice olduğunu kabul ederler. hatta bir başka okb hastasının takıntı ve kompultasyonlarını gereksiz saçma olarak yorumlayabilir.
obsesyonlar kişilerde genetik, çevresel, çocukluğa dayalı öğretiler vb. sebeplerle ortaya çıkabilir. takıntıyı siz belirleyemezsiniz ya da hep aynı yönden gelmez. bu nedenle birini çözdüm bitti diyemezsiniz. ya da ataklar belli bir süre kesildikten sonra tekrar başlamayacağı özellikle bazı hastalar da asla garanti edilemez.
kompulsif (zorlayıcı) davranışlarsa kaçınılmaz bir şekilde takıntıları rahatlatmaya yönelik bir arayış sonucunda spontane gelişebilir. hedefler koyma, sayı belirleme, kendini sürekli onaylatma vb.
ilaç tedavisi ve bilişsel tedavi tamamen bitirebiliyormuş. ancak benim gibi doğası gereği detaycı bir insan, inançlı olduğuna inanan bir müslüman ve okb li iseniz kaçınılmaz şekilde hayat boyu bununla yaşamak zorundasınız. her gün yeni bir mücadele anlamına geliyor bu durumda!
bazen takıntı ve kompulsfi davranışları aşabiliyorsunuz. bazen saplanıp kalıyorsunuz. bir şey duyuyorsunuz. (hangi konu da hassassa zihniniz) ve artık o konuyu irdelemeye başlıyorsunuz. esasen kompulsif davranışlara bi süre sonunda ket vurulabiliyor ancak gerçekten yorucu olabiliyor. esas zorlayıcı kısım obsesyonlar benim için.
bazen içinden öyle çıkılmaz hale geliyor ki. hele çevrenizdekileri artık bıktırmışsanız. herkesin size yarı deli gözüyle bakması da canınızı yakabiliyor bittabii.
mesele buraya kadar karamsar. ancak bu meselede keşfettiğim bir şey var en azından benim için. şu an umursadığınız ve gözünüzde büyüyen bir mesele bir kaç ay içerisinde boş verip unutursanız ve dikkatinizi başka yöne çekebilirseniz daha ilerde takıntı havuzunuzdan çıkıyor. yerini eğer gerçekten ilginizi çekecek bir uğraşla doldurmazsanız takıntılar başka meselelerde karşınıza çıkabilir. yani hızlı çalışan zihninizi gerçekten meşgul etmeniz lazım. ilaveten fiziksel uğraşlar gözle görülür seviye de takıntılarınızı azaltıyor.
bir de meselenin dini boyutu var. kabul etmek isteyen ve buraya kadar dayanabilen arkadaşlar vesvese konusunu da iyice bir incelemeli kanaatimce. ancak fıkıhta bu konuyla alakalı gerekli literatüre tam anlamıyla ulaşamıyorum çoğu zaman. ya da kendi takıntılarım beni ileri seviye de zorluyo. ben meselenin hormonal ve diğer sebeplerle birlikte kesinlikle bir başka varlığın ki adına şeytan diyoruz vesvese yoluyla etki ettiğine ve duanın bu konu da etkili olduğuna inanıyorum. bilhassa muvazetteyn surelerini okumanızı, muminun 97-98 ayetleri dua şeklinde okumanızı,ayetel kursiyi okumanızı tavsiye ederim. ısrarcı olmanız gerekiyor. ibadetleri ısrarla takip ederseniz, bilhassa namazı bir süre sonra rahatlayacaksınız.
en büyük yanlışım her gördüğüm dini vesveseli meseleyi araştırma cesaretim. buna dur diyebilirseniz, yani gelen vesveseye cevap vermeden yokmuş gibi (bakın zıddını kendinize telkin edin demiyorum ) davranırsanız, yani orda dursun vesvese, gelsin, aksın işinize bakın reddetmeyin kabul etmeyin, düşünmeyin devam edin hayatınıza. aşan insanların bu şekilde aştığını biliyorum. yok ben illa vesveselerimi araştırcam derseniz burnunuz benim gibi tezekten çıkmaz.
konuyla alakalı buraya kadar ulaşmış, dini konularda salahhiyetli arkadaşlardan dm de mesaj da beklerim vesveseler konusunda yardımcı olabilirlerse bana ne ala.
ne kadar çok yazmışım arkadaş dolmuşum resmen. rahatladım biraz sözlük.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar