bugün
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması7
- binyamin netanyahu12
- kimseye zararı olmayan kişi2
- kelek çıkarsa gel götten sik beni abi diyen manav6
- nervio abla20
- heyt bea3
- trabzonspor4
- cumhuriyetten rahatsız olan insan5
- yerde para bulmak9
- laşon hara3
- ismail kartal23
- efendiler yarın cumhuriyet ilan edeceğiz6
- yeni evli çift aktiviteleri16
- herkese veren biri4
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- ayağını emojiyle kapatan insan3
- yazılımcıların flört edememesi8
- tuzlu kahve dizisi4
- sözlüğe hareket getirecek şey8
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- mavi4
- motorsiklet6
- salçalı makarna12
- görükle den moskova'ya yürümek5
- güzel bir kadının giydiği çorap5
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- madencilerin ankara'ya yürüyüşüne müdahale3
- türkiye cumhuriyeti3
- vajinaya limon sıkıp emmek3
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- araba almak3
- kedimin yatağıma kusması7
- porsche5
- mutlu günleri beklemek15
- şemsiye taşıyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- 28 ekim 2026 kars 36 spor antalyaspor maçı2
- en lezzetli balık12
- güney kore34
- sabahları sevilen şeyler6
- vajinaya dil atmak15
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar20
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı10
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum15
- sözlük kızlarının çorapları11
- kimsenin sizi sevmemesi16
- volkswagen beetle kullanan seri katil2
- bölücü yavşak duruşmada terledi2
- ümit kocasakal19
- neden herkes haklı olduğunu düşünüyor2
entry'ler (5)
ulan internet kazan ben kepçe arayıp duruyorum. arkadaş benim bir kaç sorum var,
1. bu dolgu mine seviyesinde temiz bir kaviteye uygulanmazsa bir sorun oluşturur mu ?
2. mine seviyesinde ki küçük bir oyuğu dolgu yaptırmadan diş ipi fırça macun gargara ile korumak mümkün mü ? mümkünse niye doldurtuyoruz ?
3. dolgu büyük azı dişte dolgu alçak yapılmışsa sorun olur mu ?
4. ben niye diş hekimliği okumadım lan ?
5. baba sen haklıydın.
sonuncusu soru olmadı sözlük.evet.
1. bu dolgu mine seviyesinde temiz bir kaviteye uygulanmazsa bir sorun oluşturur mu ?
2. mine seviyesinde ki küçük bir oyuğu dolgu yaptırmadan diş ipi fırça macun gargara ile korumak mümkün mü ? mümkünse niye doldurtuyoruz ?
3. dolgu büyük azı dişte dolgu alçak yapılmışsa sorun olur mu ?
4. ben niye diş hekimliği okumadım lan ?
5. baba sen haklıydın.
sonuncusu soru olmadı sözlük.evet.
ilk olarak bu hastalığa özenen ve bende de var yeaa tarzında takılanlara tez elden başınıza gelsin derdim eğer bu kazma kürek hastalığın ne olduğunu bilmeseydim. ama samimi söylüyorum arkadaşlar rabbim düşmanıma dahi vermesin. bu hastalığa veya vesveseye yakalanan kardeşlerime de tez elden şifa nasip etsin. girizgahı böyle yapalım.
tabii burada kimsenin kimseyi yargılama hakkı yok. isteyen okb der isteyen vesvese isteyen de semiramis der. ancak kendi tecrübelerime dayanarak bu hastalığın inanç ve hormonlarla yakından bir ilişkisi var. özellikle bu hastalığın kendisinde de olduğunu düşünen arkadaşlara tavsiyem buna siz kendiniz böyle saçma sapan forumlardan okuyarak asla karar vermeyin asla çıkarım yapmayın. bir psikiyatr görmeden düşünmeyin bile.
bu hastalığa müptezel arkadaşlara gelince buyrun beraber yiyelim bu tezeği. zaten profosyonel yardım alan arkadaşların çok iyi bildiği üzere iki aşamalı bir tedavisi var. ilaç tedavisi ilk aşama. kesinliği kanıtlanmamakla birlikte serotonin hormonunda ki düzensizliklerin okb yi tetiklediği veyahutta okb hastalarında bu düzensizliklere rastlandığı düşünülüyor. geri alım inhibitörleri grubunun kullanıldığı sık rastlanan bi durummuş en azından bana öyle anlatıldı.
ikinci aşama ise bilişsel terapidir ki bu terapi ilaçtan daha etkili denebilir. bir nevi kişinin saplantıları takıntıları ve davranışlarıyla yüzleşmesi durumudur. ilaveten alışkanlıkların yeniden düzenlenmesini de içerebiliyor. tam da daha önce ki arkadaşlarımın anlattığı zorluk yine bu aşamadadır. bazen o kadar bunalırsınız ki (hele ki kısıtlı imkanlar nedeniyle psikoloğa gidemiyorsanız)adeta deli gibi hissedersiniz. en önemli zorluk da budur aslında. deliler deli olduklarını bilmedikleri için düzeltilmesi gereken bişey olduğuna inanmazlar ve yaşamaya devam ederler. (asla imtihanlarını hafife almıyorum. akıl en büyük nimet, ve deli olma durumu eminim ki kendileri ve yakınları için en zor durumlardan biri rabbim yardım etsin, sadece durumu kıyasla ifade ediyorum )okb hastaları ise başkalarının delice kabul edebilceği düşüncelerin saçma ve delice olduğunu kabul ederler. hatta bir başka okb hastasının takıntı ve kompultasyonlarını gereksiz saçma olarak yorumlayabilir.
obsesyonlar kişilerde genetik, çevresel, çocukluğa dayalı öğretiler vb. sebeplerle ortaya çıkabilir. takıntıyı siz belirleyemezsiniz ya da hep aynı yönden gelmez. bu nedenle birini çözdüm bitti diyemezsiniz. ya da ataklar belli bir süre kesildikten sonra tekrar başlamayacağı özellikle bazı hastalar da asla garanti edilemez.
kompulsif (zorlayıcı) davranışlarsa kaçınılmaz bir şekilde takıntıları rahatlatmaya yönelik bir arayış sonucunda spontane gelişebilir. hedefler koyma, sayı belirleme, kendini sürekli onaylatma vb.
ilaç tedavisi ve bilişsel tedavi tamamen bitirebiliyormuş. ancak benim gibi doğası gereği detaycı bir insan, inançlı olduğuna inanan bir müslüman ve okb li iseniz kaçınılmaz şekilde hayat boyu bununla yaşamak zorundasınız. her gün yeni bir mücadele anlamına geliyor bu durumda!
bazen takıntı ve kompulsfi davranışları aşabiliyorsunuz. bazen saplanıp kalıyorsunuz. bir şey duyuyorsunuz. (hangi konu da hassassa zihniniz) ve artık o konuyu irdelemeye başlıyorsunuz. esasen kompulsif davranışlara bi süre sonunda ket vurulabiliyor ancak gerçekten yorucu olabiliyor. esas zorlayıcı kısım obsesyonlar benim için.
bazen içinden öyle çıkılmaz hale geliyor ki. hele çevrenizdekileri artık bıktırmışsanız. herkesin size yarı deli gözüyle bakması da canınızı yakabiliyor bittabii.
mesele buraya kadar karamsar. ancak bu meselede keşfettiğim bir şey var en azından benim için. şu an umursadığınız ve gözünüzde büyüyen bir mesele bir kaç ay içerisinde boş verip unutursanız ve dikkatinizi başka yöne çekebilirseniz daha ilerde takıntı havuzunuzdan çıkıyor. yerini eğer gerçekten ilginizi çekecek bir uğraşla doldurmazsanız takıntılar başka meselelerde karşınıza çıkabilir. yani hızlı çalışan zihninizi gerçekten meşgul etmeniz lazım. ilaveten fiziksel uğraşlar gözle görülür seviye de takıntılarınızı azaltıyor.
bir de meselenin dini boyutu var. kabul etmek isteyen ve buraya kadar dayanabilen arkadaşlar vesvese konusunu da iyice bir incelemeli kanaatimce. ancak fıkıhta bu konuyla alakalı gerekli literatüre tam anlamıyla ulaşamıyorum çoğu zaman. ya da kendi takıntılarım beni ileri seviye de zorluyo. ben meselenin hormonal ve diğer sebeplerle birlikte kesinlikle bir başka varlığın ki adına şeytan diyoruz vesvese yoluyla etki ettiğine ve duanın bu konu da etkili olduğuna inanıyorum. bilhassa muvazetteyn surelerini okumanızı, muminun 97-98 ayetleri dua şeklinde okumanızı,ayetel kursiyi okumanızı tavsiye ederim. ısrarcı olmanız gerekiyor. ibadetleri ısrarla takip ederseniz, bilhassa namazı bir süre sonra rahatlayacaksınız.
en büyük yanlışım her gördüğüm dini vesveseli meseleyi araştırma cesaretim. buna dur diyebilirseniz, yani gelen vesveseye cevap vermeden yokmuş gibi (bakın zıddını kendinize telkin edin demiyorum ) davranırsanız, yani orda dursun vesvese, gelsin, aksın işinize bakın reddetmeyin kabul etmeyin, düşünmeyin devam edin hayatınıza. aşan insanların bu şekilde aştığını biliyorum. yok ben illa vesveselerimi araştırcam derseniz burnunuz benim gibi tezekten çıkmaz.
konuyla alakalı buraya kadar ulaşmış, dini konularda salahhiyetli arkadaşlardan dm de mesaj da beklerim vesveseler konusunda yardımcı olabilirlerse bana ne ala.
ne kadar çok yazmışım arkadaş dolmuşum resmen. rahatladım biraz sözlük.
tabii burada kimsenin kimseyi yargılama hakkı yok. isteyen okb der isteyen vesvese isteyen de semiramis der. ancak kendi tecrübelerime dayanarak bu hastalığın inanç ve hormonlarla yakından bir ilişkisi var. özellikle bu hastalığın kendisinde de olduğunu düşünen arkadaşlara tavsiyem buna siz kendiniz böyle saçma sapan forumlardan okuyarak asla karar vermeyin asla çıkarım yapmayın. bir psikiyatr görmeden düşünmeyin bile.
bu hastalığa müptezel arkadaşlara gelince buyrun beraber yiyelim bu tezeği. zaten profosyonel yardım alan arkadaşların çok iyi bildiği üzere iki aşamalı bir tedavisi var. ilaç tedavisi ilk aşama. kesinliği kanıtlanmamakla birlikte serotonin hormonunda ki düzensizliklerin okb yi tetiklediği veyahutta okb hastalarında bu düzensizliklere rastlandığı düşünülüyor. geri alım inhibitörleri grubunun kullanıldığı sık rastlanan bi durummuş en azından bana öyle anlatıldı.
ikinci aşama ise bilişsel terapidir ki bu terapi ilaçtan daha etkili denebilir. bir nevi kişinin saplantıları takıntıları ve davranışlarıyla yüzleşmesi durumudur. ilaveten alışkanlıkların yeniden düzenlenmesini de içerebiliyor. tam da daha önce ki arkadaşlarımın anlattığı zorluk yine bu aşamadadır. bazen o kadar bunalırsınız ki (hele ki kısıtlı imkanlar nedeniyle psikoloğa gidemiyorsanız)adeta deli gibi hissedersiniz. en önemli zorluk da budur aslında. deliler deli olduklarını bilmedikleri için düzeltilmesi gereken bişey olduğuna inanmazlar ve yaşamaya devam ederler. (asla imtihanlarını hafife almıyorum. akıl en büyük nimet, ve deli olma durumu eminim ki kendileri ve yakınları için en zor durumlardan biri rabbim yardım etsin, sadece durumu kıyasla ifade ediyorum )okb hastaları ise başkalarının delice kabul edebilceği düşüncelerin saçma ve delice olduğunu kabul ederler. hatta bir başka okb hastasının takıntı ve kompultasyonlarını gereksiz saçma olarak yorumlayabilir.
obsesyonlar kişilerde genetik, çevresel, çocukluğa dayalı öğretiler vb. sebeplerle ortaya çıkabilir. takıntıyı siz belirleyemezsiniz ya da hep aynı yönden gelmez. bu nedenle birini çözdüm bitti diyemezsiniz. ya da ataklar belli bir süre kesildikten sonra tekrar başlamayacağı özellikle bazı hastalar da asla garanti edilemez.
kompulsif (zorlayıcı) davranışlarsa kaçınılmaz bir şekilde takıntıları rahatlatmaya yönelik bir arayış sonucunda spontane gelişebilir. hedefler koyma, sayı belirleme, kendini sürekli onaylatma vb.
ilaç tedavisi ve bilişsel tedavi tamamen bitirebiliyormuş. ancak benim gibi doğası gereği detaycı bir insan, inançlı olduğuna inanan bir müslüman ve okb li iseniz kaçınılmaz şekilde hayat boyu bununla yaşamak zorundasınız. her gün yeni bir mücadele anlamına geliyor bu durumda!
bazen takıntı ve kompulsfi davranışları aşabiliyorsunuz. bazen saplanıp kalıyorsunuz. bir şey duyuyorsunuz. (hangi konu da hassassa zihniniz) ve artık o konuyu irdelemeye başlıyorsunuz. esasen kompulsif davranışlara bi süre sonunda ket vurulabiliyor ancak gerçekten yorucu olabiliyor. esas zorlayıcı kısım obsesyonlar benim için.
bazen içinden öyle çıkılmaz hale geliyor ki. hele çevrenizdekileri artık bıktırmışsanız. herkesin size yarı deli gözüyle bakması da canınızı yakabiliyor bittabii.
mesele buraya kadar karamsar. ancak bu meselede keşfettiğim bir şey var en azından benim için. şu an umursadığınız ve gözünüzde büyüyen bir mesele bir kaç ay içerisinde boş verip unutursanız ve dikkatinizi başka yöne çekebilirseniz daha ilerde takıntı havuzunuzdan çıkıyor. yerini eğer gerçekten ilginizi çekecek bir uğraşla doldurmazsanız takıntılar başka meselelerde karşınıza çıkabilir. yani hızlı çalışan zihninizi gerçekten meşgul etmeniz lazım. ilaveten fiziksel uğraşlar gözle görülür seviye de takıntılarınızı azaltıyor.
bir de meselenin dini boyutu var. kabul etmek isteyen ve buraya kadar dayanabilen arkadaşlar vesvese konusunu da iyice bir incelemeli kanaatimce. ancak fıkıhta bu konuyla alakalı gerekli literatüre tam anlamıyla ulaşamıyorum çoğu zaman. ya da kendi takıntılarım beni ileri seviye de zorluyo. ben meselenin hormonal ve diğer sebeplerle birlikte kesinlikle bir başka varlığın ki adına şeytan diyoruz vesvese yoluyla etki ettiğine ve duanın bu konu da etkili olduğuna inanıyorum. bilhassa muvazetteyn surelerini okumanızı, muminun 97-98 ayetleri dua şeklinde okumanızı,ayetel kursiyi okumanızı tavsiye ederim. ısrarcı olmanız gerekiyor. ibadetleri ısrarla takip ederseniz, bilhassa namazı bir süre sonra rahatlayacaksınız.
en büyük yanlışım her gördüğüm dini vesveseli meseleyi araştırma cesaretim. buna dur diyebilirseniz, yani gelen vesveseye cevap vermeden yokmuş gibi (bakın zıddını kendinize telkin edin demiyorum ) davranırsanız, yani orda dursun vesvese, gelsin, aksın işinize bakın reddetmeyin kabul etmeyin, düşünmeyin devam edin hayatınıza. aşan insanların bu şekilde aştığını biliyorum. yok ben illa vesveselerimi araştırcam derseniz burnunuz benim gibi tezekten çıkmaz.
konuyla alakalı buraya kadar ulaşmış, dini konularda salahhiyetli arkadaşlardan dm de mesaj da beklerim vesveseler konusunda yardımcı olabilirlerse bana ne ala.
ne kadar çok yazmışım arkadaş dolmuşum resmen. rahatladım biraz sözlük.
herkes eş aramaya gelmiş başlığa. bana da lazım diş hekimi varsa aranızda fıkhi bi mesele danışmak için şöyle müslüman olanından.
inme geri mümkünse.
tamam bak susmayı da öğrenmem lazım. maalesef büyüklerim konuşmayı öğretmek konusunda başarılı oldukları kadar bu konuda başarısızlar. ayı ayıdır dayı da dayıdır gibi bir görüşün olmasına saygı duyuyorum ama bilmiyor musun insanlar bunun için sadece bir gençlik heyecanı diyecek ve geçecek. her doğru her yerde söylenmez demişler, söz gümüşse sükut altındır demişler, boşuna mı konuşmuş bunca adam. gel sanal çöplükte zırvala sonrada siktir git. hatta bunu behzat amirimin söylediğini düşün. fikirlerini o koca kafanın içinde tut. diline de kelepçe vur.