bugün
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak4
- merak etmemenin huzuru5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu5
- sapık7
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri5
- haluk levent vs serdar ortaç5
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali5
- siyah carlsberg3
- sözelci5
- bakkala sigara almaya yollanacak yazarlar3
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- sevgilisini aldatan doktor2
- gocu nerede8
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- mandy muse'nin poposu2
- aldatan karıya nafaka ödemek zorunda kalan erkek2
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı12
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- allah varsa beni milli yapsın6
- gocu bak bi2
- iş beğenmiyolarsa neden fazla kurye var2
- serbest vuruş pro2
- karaburun4
- unutulmayan sadakat örnekleri2
- uludağ sözlük ü ayağa kaldıracak fikir3
- tadıldığına pişman eden şeyler7
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak4
- bir kadının en güzel bölgesi13
- erdoğan'ın fedaisi olmak2
- true hanın gazabı2
- kadınlar için yapılan filmler2
- gocu'nun heykeli4
- allah neden cinselliği yarattı3
- dünyanın en güzel tatlısı12
- fena gizli aşk yaşıyoruz kadınla2
- günün şiiri8
- sözlüğün kanayan yarası2
- bozuk paraların kullanılmaz hale gelmesi6
- dernekler kanununa muhalefet2
- nick içeren başlıklar direk engellensin2
- true'nun iyice zıvanadan çıkması7
- nickli başlık sözlüğe ihanettir2
- hoşlanılan kızın evinde sırt kaşıyıcıya rastlamak4
- nickli başlık açanlar kucağa alınacak3
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı12
- migros ta 69 95 tl'ye satılan buzlu bardak5
- 6 eylül fenerbahçe beşiktaş maçı4
- türklerin ileri olduğu konular21
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları10
- iran'ın abd üslerine misilleme saldırıları2
Her yıl olduğu gibi bu yıl da artık "alması" alışkanlık yaptığı için aldığım oyun. Yılda ortalama 250 saat oynama sürelerine erişiyorum zaman zaman, tabi çalışırken bir yanda arka fonda oynayabileceğiniz bir oyun olduğu için bu değere rahatlıkla erişmek de mümkün.
Gel gelelim aldık ama naptık nettik faslına. pre-order döneminde eski oyunlara sahip olduğum için indirimle 80 tl ye düşmüştü ama almak için çıkmasını bekledim. Betalar çıkınca da fiyatı çat diye 110 tl'ye çektiler. Dedim vay efendim siz misiniz fiyatı arttıran gittim durmaplay'den aldım. Herhangi bir problem yaşamadığımı da belirteyim.
Oyunu açtığımızda karşımıza müzik sesi geliyor. Müzik fena değil aslında. Yıllardır oyunda değişiklik anlamında kadrolar dışında pek bir şey olmayınca böyle bir heyecanlanmadım değil, içim kıpraştı. Hele ki bu tür menejerlik simülasyonlarına Premier Manager 98 ile başlamış biri olarak, o eski günler canlandı gözümde. Tüm oyun boyunca arka fonda hafif, güzel ve rahatsız etmeyen bir tempoya sahip müzik. Bak 98 yılının oyunudur o zamanın teknolojisiyle maç grafikleri fifa gibiydi ! Görüntü kalitesi tartışılırdı tabi ama 3D gibi 3D idi.
Neyse, devam edecek olursak oyunun beta versiyonuna 2 kere Antalyaspor 1 kere de ingiltere 2. liginden bir takımla başlayıp ligin 7. haftasına kadar 0 galibiyetle gittim. Böyle oyun mu olur diye isyan ettim. Sesimi duydular sanıyorum ki betalar bittiğinde böyle bir problemle karşılaşmadım.
Antalyaspor'u aldım ki yıllardır hep Galatasaray'la başlarım. Dedim bu sene, elinde bu kadar kaliteli oyunlar varken Antalya nasıl maç kaybediyor. Kaybedilebiliyormuş...
Menejer profilini oluştururken antrenör özelliklerim biraz bir şeye benzesin diye eski futbolcu dedim ama itibar sıfıra yakın. La takım sallamıyor ya beni. Eto'o diyor sen hayırdır. Kim kopeksin sen de gelip bana laf edeceksin. Adam haklı şimdi. 28 yaşımda geçsem Antalya'nın başına ilk antrenmanda ayaklarımı kaba etime vura vura koşup gider göbeğime imzasını attırırım Eto'o'ya yani o derece. Velhasıl kelam kadro hiyerarşisi, oyuncuların sana saygı duyması, kadro uyumu falan güzel olmuş. Uyum sıfırsa takım zor maç kazanıyor.
Taktik ekranı değişmiş, inanılmaz ayar oldum. Adamı kadroya koymuşum adam sakat çıkıyor. Ama sakat olduğu taktik ekranında gözükmüyor. La nerden bilecem sakat olduğunu adamın sakat olduğunu ?! Taktik bölümünü ufaltıp oradan bakmak gerekiyor falan, sarmadı beni. Eski hali daha güzeldi net bir şekilde. Oyuncu sakat profilini açıyorum sakat olduğu hiç bir yerde gözükmüyor. Anca kadro listesinde yanındaki kocaman SKT yazısından onun sakatat değil de sakat olduğunu anlayabiliyorum. Bir yerde gözüküyorsa da ben bulamadım henüz oyuncu profilinde. Taktik ekranıyla ilgili tek güzel gelişme oyuncuların birbirleri ile olan uyumu Fifa'da olduğu gibi renkli ağlarla gösteriliyor. Örneğin 2 oyuncu birbirleri ile çok uyumlu ise yeşil renk bir bağ oluyor aralarında. Uyum söz konusu değil ise hiç ağ olmuyor. Ek olarak sahada hangi bölgelerde güçlüsünüz hangi bölgeleriniz zayıf bu da görselleştirilmiş, hoş olmuş. Orta saha için de ek yeni 2 pozisyon türü gelmiş.
Sağlık merkezi koymuşlar ki sevdiğim özelliklerden birisi oldu. Hangi oyuncu sakatlanmaya meyilli, hangisi yorgun vs. görebiliyorsunuz. Oyuncunun kondisyon ve maç kondisyonu 90 küsürlerde olsa bile maç yorgunluğundan artan bir sakatlık riski varsa burada görüp, "Sen bu maç dinlen yiğenim" diyebiliyorsunuz.
Takımda bulunan tüm gözlemcilerimin alnının çatına vurmak istiyorum. Adama diyorum ki, bana Türkiye'den oyuncu bul. Adam gidiyor brezilya'dan öneriyor. Eskide olduğu gibi bir ülkeyi ya da bir ligi seçip bir gözlemciyi oraya gönderemedim. Yapılabiliyor mu emin değilim. Uyruğu Türk olan adamları önerin bana diyemedim. Bunlar gıcık yanları. Güzel yanı da, bir gözlemci bütçemiz var artık. Yıllık gider olarak şu kadar kullan vs. diyebiliyoruz.
Bu gelişmelerin dışında Antalyaspor'la başladığım sezon beni çok yordu. Özellikle Eto'o ve Nasri gibi dünya yıldızlarını yönetmek cidden zor ve oyun bunu size daha çok hissettiriyor. ilk sezonun sonunda Eto'o'nun gitmesiyle hem finansal olarak hem de bu takım uyumunu yıpratmasından kurtulmam sebebi ile biraz daha toparladık. 2. Sezona kötü başladık ama süper devam ettik. ilk yarı bittiğinde 4. sıradaydım ve artık Nasri ile de yolları ayırmanın vakti gelmişti. Adamlara 1-2m teklif vereni zor bulduk, adamlar gittikleri takımda direk 12m oldular ona ayrı bir ayarım zaten de, neyse. ikinci yarıda coştuk arkadaşlar. Muhteşem bir sezon geçiyordu. Taa ki 23. haftaya kadar. Bak o hafta ne oldu hiç bilmiyorum. Her şey süper, uyum bozulmasın diye takım liderlerinin gözünün içine bakıyom, ayaklarını yıkayacam neredeyse, düzen aynen devam ama çat diye maç kazanamamaya başladık. 12 maç yaptık 2 galibiyet 4 beraberlik 6 mağlubiyetle bitti sezonun kalanı. Bak işin diğer garip yanı son haftaya kadar da 5.'yim hala bu leş performansla. Gidip lider beşiktaş'ı yeniyorum 2-1 gelip evimde 16.-17.-18. sıralarda olan takımlara yeniliyorum. Çözemedim ya sinirden duvarları kırıp tekrar yapıp bi daha kırasım geldi. Son hafta maç Bursa'yla. Bursa 4. ben 5. Bursa'yı yenersem avrupa kupalarına gidicem ki hedefim o. Tabi ben isterim de yenebilir miyim. Yedim 3 tane oturdum aşağı. Ligi de çat diye 8. likle bitirdim.
Son düzlükteki bu olaya anlam veremedim. Modum çok düştü. 2 tane genç yeteneğim var gazlıyorlar birbirlerini gidelim avrupaya ortamlara akalım diye. Pislikler. Bari avrupa kupalarına gideydim kalırlardı belki. Gidene kal demem asla. Çünkü takım uyumu. Akşam eve gidince satayım bari onları da para gelsin.
Şimdilik bu kadar sayın sözlük.
Edit 1 : 2 genç yeteneği bi kaç sezon daha satmadım. Sonra forveti sattım. Eski oyunlardaki gibi çat diye 20-30m na satamadım ama 15'e okuttum gene. Bu arada eski oyunlarda TSL'deki takımların -özellikle 4 büyüklerin- hiç transfer yapmamasından çok şikayetçiydim. Artık öyle bir olay yok arkadaşlar. Galatasaray 8-9m na oyuncu alıp satıyor. Diğer takımlar da aynı. Ya bu artık gerekmiyo bana satam para kazanam dediğim adamıma bursa falan sağlam teklifler veriyor yani. Sevdim transfer olayını.
Sevgiyle ve saygıyla kalın.
Gel gelelim aldık ama naptık nettik faslına. pre-order döneminde eski oyunlara sahip olduğum için indirimle 80 tl ye düşmüştü ama almak için çıkmasını bekledim. Betalar çıkınca da fiyatı çat diye 110 tl'ye çektiler. Dedim vay efendim siz misiniz fiyatı arttıran gittim durmaplay'den aldım. Herhangi bir problem yaşamadığımı da belirteyim.
Oyunu açtığımızda karşımıza müzik sesi geliyor. Müzik fena değil aslında. Yıllardır oyunda değişiklik anlamında kadrolar dışında pek bir şey olmayınca böyle bir heyecanlanmadım değil, içim kıpraştı. Hele ki bu tür menejerlik simülasyonlarına Premier Manager 98 ile başlamış biri olarak, o eski günler canlandı gözümde. Tüm oyun boyunca arka fonda hafif, güzel ve rahatsız etmeyen bir tempoya sahip müzik. Bak 98 yılının oyunudur o zamanın teknolojisiyle maç grafikleri fifa gibiydi ! Görüntü kalitesi tartışılırdı tabi ama 3D gibi 3D idi.
Neyse, devam edecek olursak oyunun beta versiyonuna 2 kere Antalyaspor 1 kere de ingiltere 2. liginden bir takımla başlayıp ligin 7. haftasına kadar 0 galibiyetle gittim. Böyle oyun mu olur diye isyan ettim. Sesimi duydular sanıyorum ki betalar bittiğinde böyle bir problemle karşılaşmadım.
Antalyaspor'u aldım ki yıllardır hep Galatasaray'la başlarım. Dedim bu sene, elinde bu kadar kaliteli oyunlar varken Antalya nasıl maç kaybediyor. Kaybedilebiliyormuş...
Menejer profilini oluştururken antrenör özelliklerim biraz bir şeye benzesin diye eski futbolcu dedim ama itibar sıfıra yakın. La takım sallamıyor ya beni. Eto'o diyor sen hayırdır. Kim kopeksin sen de gelip bana laf edeceksin. Adam haklı şimdi. 28 yaşımda geçsem Antalya'nın başına ilk antrenmanda ayaklarımı kaba etime vura vura koşup gider göbeğime imzasını attırırım Eto'o'ya yani o derece. Velhasıl kelam kadro hiyerarşisi, oyuncuların sana saygı duyması, kadro uyumu falan güzel olmuş. Uyum sıfırsa takım zor maç kazanıyor.
Taktik ekranı değişmiş, inanılmaz ayar oldum. Adamı kadroya koymuşum adam sakat çıkıyor. Ama sakat olduğu taktik ekranında gözükmüyor. La nerden bilecem sakat olduğunu adamın sakat olduğunu ?! Taktik bölümünü ufaltıp oradan bakmak gerekiyor falan, sarmadı beni. Eski hali daha güzeldi net bir şekilde. Oyuncu sakat profilini açıyorum sakat olduğu hiç bir yerde gözükmüyor. Anca kadro listesinde yanındaki kocaman SKT yazısından onun sakatat değil de sakat olduğunu anlayabiliyorum. Bir yerde gözüküyorsa da ben bulamadım henüz oyuncu profilinde. Taktik ekranıyla ilgili tek güzel gelişme oyuncuların birbirleri ile olan uyumu Fifa'da olduğu gibi renkli ağlarla gösteriliyor. Örneğin 2 oyuncu birbirleri ile çok uyumlu ise yeşil renk bir bağ oluyor aralarında. Uyum söz konusu değil ise hiç ağ olmuyor. Ek olarak sahada hangi bölgelerde güçlüsünüz hangi bölgeleriniz zayıf bu da görselleştirilmiş, hoş olmuş. Orta saha için de ek yeni 2 pozisyon türü gelmiş.
Sağlık merkezi koymuşlar ki sevdiğim özelliklerden birisi oldu. Hangi oyuncu sakatlanmaya meyilli, hangisi yorgun vs. görebiliyorsunuz. Oyuncunun kondisyon ve maç kondisyonu 90 küsürlerde olsa bile maç yorgunluğundan artan bir sakatlık riski varsa burada görüp, "Sen bu maç dinlen yiğenim" diyebiliyorsunuz.
Takımda bulunan tüm gözlemcilerimin alnının çatına vurmak istiyorum. Adama diyorum ki, bana Türkiye'den oyuncu bul. Adam gidiyor brezilya'dan öneriyor. Eskide olduğu gibi bir ülkeyi ya da bir ligi seçip bir gözlemciyi oraya gönderemedim. Yapılabiliyor mu emin değilim. Uyruğu Türk olan adamları önerin bana diyemedim. Bunlar gıcık yanları. Güzel yanı da, bir gözlemci bütçemiz var artık. Yıllık gider olarak şu kadar kullan vs. diyebiliyoruz.
Bu gelişmelerin dışında Antalyaspor'la başladığım sezon beni çok yordu. Özellikle Eto'o ve Nasri gibi dünya yıldızlarını yönetmek cidden zor ve oyun bunu size daha çok hissettiriyor. ilk sezonun sonunda Eto'o'nun gitmesiyle hem finansal olarak hem de bu takım uyumunu yıpratmasından kurtulmam sebebi ile biraz daha toparladık. 2. Sezona kötü başladık ama süper devam ettik. ilk yarı bittiğinde 4. sıradaydım ve artık Nasri ile de yolları ayırmanın vakti gelmişti. Adamlara 1-2m teklif vereni zor bulduk, adamlar gittikleri takımda direk 12m oldular ona ayrı bir ayarım zaten de, neyse. ikinci yarıda coştuk arkadaşlar. Muhteşem bir sezon geçiyordu. Taa ki 23. haftaya kadar. Bak o hafta ne oldu hiç bilmiyorum. Her şey süper, uyum bozulmasın diye takım liderlerinin gözünün içine bakıyom, ayaklarını yıkayacam neredeyse, düzen aynen devam ama çat diye maç kazanamamaya başladık. 12 maç yaptık 2 galibiyet 4 beraberlik 6 mağlubiyetle bitti sezonun kalanı. Bak işin diğer garip yanı son haftaya kadar da 5.'yim hala bu leş performansla. Gidip lider beşiktaş'ı yeniyorum 2-1 gelip evimde 16.-17.-18. sıralarda olan takımlara yeniliyorum. Çözemedim ya sinirden duvarları kırıp tekrar yapıp bi daha kırasım geldi. Son hafta maç Bursa'yla. Bursa 4. ben 5. Bursa'yı yenersem avrupa kupalarına gidicem ki hedefim o. Tabi ben isterim de yenebilir miyim. Yedim 3 tane oturdum aşağı. Ligi de çat diye 8. likle bitirdim.
Son düzlükteki bu olaya anlam veremedim. Modum çok düştü. 2 tane genç yeteneğim var gazlıyorlar birbirlerini gidelim avrupaya ortamlara akalım diye. Pislikler. Bari avrupa kupalarına gideydim kalırlardı belki. Gidene kal demem asla. Çünkü takım uyumu. Akşam eve gidince satayım bari onları da para gelsin.
Şimdilik bu kadar sayın sözlük.
Edit 1 : 2 genç yeteneği bi kaç sezon daha satmadım. Sonra forveti sattım. Eski oyunlardaki gibi çat diye 20-30m na satamadım ama 15'e okuttum gene. Bu arada eski oyunlarda TSL'deki takımların -özellikle 4 büyüklerin- hiç transfer yapmamasından çok şikayetçiydim. Artık öyle bir olay yok arkadaşlar. Galatasaray 8-9m na oyuncu alıp satıyor. Diğer takımlar da aynı. Ya bu artık gerekmiyo bana satam para kazanam dediğim adamıma bursa falan sağlam teklifler veriyor yani. Sevdim transfer olayını.
Sevgiyle ve saygıyla kalın.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar