bugün
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- şeyhine sakso çekip şeriat isteyen tip5
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri23
- şeriatçıların konserleri yasaklatması6
- ben sizin anonim10
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar9
- slip mayo giyen erkek4
- kıskançlık krizi geçiren kadına yapılacak müdahale8
- sevgiliyle girilmiş en saçma tartışmalar7
- hz isa'nın fiziksel annesi ve babası yoktu7
- vexillarius the slayer5
- olduğunuz yerde kuyu kazarsanız nerede çıkarsınız3
- insan olmaya ceyrek kala15
- diz üstü şort giyen erkek3
- ahmet davutoğlu'na soruşturma açılması10
- sözlük kadınlarının birbirini çekememesi8
- pkklı anaları3
- enayimiknatisii12
- sonbaharda yapılacak en iyi şey4
- arkadaşlar neden beni kıskanıyorsunuz6
- hiç kimse fikirleri yüzünden hapis yatmasın4
- sarapci koala60
- s'i l v'e r m'i s t19
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz24
- sözlükte kıskançlık oluyor hissi6
- lev tolstoy denilince akla gelenler3
- arkadaşlar döner mi yesem schnitzel mi9
- fondöteni sakala bulaştırmama sanatı2
- hz isa'yı yaratan yumurta ve sperm yoktu4
- sözlükteki kıskanç teyzeler6
- bik bik'in usuldan herkese sallaması6
- mantı5
- o kadar uğraşıp bir kavga çıkaramamak4
- fondoten süren erkek2
- şarkı isimlerinden dizi yapmak2
- kombin atıp kudurmamızı bekleyen kadın yazar6
- kolay gelsin denilen esnafın cevap vermemesi13
- sevgiliyle aynı iş yerinde çalışmak8
- tribünlerde apoya küfür edilmesinin yasaklanması2
- escort bakmaya gideceklere tavsiyeler5
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı5
- masklavi'nin biraz gergin olması10
- rakipleri gözaltına alıp seçim kararı almak12
- sözlük kızlarını kıskanan asosyal tipler5
- beni ne kadar seviyorsunuz2
- kombin atılınca kuduran erkek yazar5
- sözlüğe adanmış bir ömür4
- hanımlar5
- transparan çorap giyen sözlük amcası4
- 3 eylül 2026 tüik enflasyon açıklaması3
Ekşiden alıntıdır.
dünya ortalamasını bilmem ama türkiye'de yaşayan bir erkeğin bir kıza açıldığında %95 ihtimalle başına gelen olaydır. tabi sorabilirsiniz: birlikte olanlar %5'e mi giriyor, diye. hayır efendim. birlikte olan insanların ilişkisi zaman içerisinde öyle bir gelişiyor ki birinin ötekine açılmasına gerek kalmıyor. sadece var olan duruma bir ad koymak gerekiyor. kendi türdeşlerime şu nasihatlerde bulunmak isterim: maalesef doğa bizi dişinin peşinde koşan mağdur canlı rolüne sokmuştur. hayvanlarda da bu böyledir, erkekler sırnaşır, dişi istediğini seçer. o nedenle size karşı duygularından emin olmadığınız bir insan evladına açılacaksanız %95'lik dumur olma durumunu göze alın. sakın sırf güzel olduğu için yeşillenmeyin bir kıza, çünkü bu yaratıklar, girdikleri her ortamda sizin sürüyle emsallerinizin ilgi odağı olduğu için siz de onun gözünde o sürünün parçasından ibaret olacaksınız ve hep yaptığı şeyi yapıp reddedecektir sizi.
bir erkeğin yakışıklı olması ya da on numara bir kişiliğe sahip olması yeterli değildir kabul görmesi için; çünkü sanılanın aksine erkekler bu konuda daha duygusaldır. kadınlar kurnazdırlar bu hususta, mantık denen canavarı bütün heybetiyle kullanırlar, kendileri için en iyi, en rahat hayatı sağlayacağına inandığını seçer. para, güç, güven duygusu vs... açılmak, açılan tarafın zayıflığını ilan etmesidir maalesef. bu zayıflığın, bu zaafın ortaya konması karşı cins tarafından hemen cezalandırılır.
yeri gelmişken "reddedilmek, içinde tutmaktan iyidir"cilere de bir çift lafımız olmalı: öyle değildir yoldaşlar, açılmazsanız "acaba o da beni seviyor muydu" diye diye yer bitirirsiniz kendinizi, bunun adı pişmanlıktır. açılırsanız ve reddedilirseniz de azıcık gurur denen şeye de sahipseniz işte o zaman "neden söyledim ki şimdi" gibi yağmurda ıslanmış köpek modunda beddualar edersiniz kendinize . yani aslında insan hoşlandığı ya da aşık olduğu andan itibaren boğazına kadar boka batmıştır. açılmayın, derim. ortamı oluşturmaya çalışın, karşı tarafın niyeti varsa zaten belli eder ve iş kendiliğinden gelişir, baktınız ki o elektriği alamıyorsunuz, onu isteyen nefsinize lanet edip noktalayın ilişkiyi. çünkü reddedilmek insandan çok şey götürür. mesela çok gamsız değilseniz kendine güven duygusu, yaşama sevinci, kendine saygı gibi. zamanla pasifleştirir bu konularda insanı. sonuç itibarı ile sizi bu durumlara sürükleyen içinizdeki romantiği öldürürsünüz kendi ellerinizle, olgunlaşırsınız, kadınlardan nefret etme duygunuz güçlenir, hayatınızın kadınını seçerken samimi duygularınızı değil, öğrendiğiniz tuzakları kullanırsınız ve nihayetinde birisi o tuzağa düşer. böyle olmasa yaşı gelen insanların %95'i nasıl evlenirdi?
dünya ortalamasını bilmem ama türkiye'de yaşayan bir erkeğin bir kıza açıldığında %95 ihtimalle başına gelen olaydır. tabi sorabilirsiniz: birlikte olanlar %5'e mi giriyor, diye. hayır efendim. birlikte olan insanların ilişkisi zaman içerisinde öyle bir gelişiyor ki birinin ötekine açılmasına gerek kalmıyor. sadece var olan duruma bir ad koymak gerekiyor. kendi türdeşlerime şu nasihatlerde bulunmak isterim: maalesef doğa bizi dişinin peşinde koşan mağdur canlı rolüne sokmuştur. hayvanlarda da bu böyledir, erkekler sırnaşır, dişi istediğini seçer. o nedenle size karşı duygularından emin olmadığınız bir insan evladına açılacaksanız %95'lik dumur olma durumunu göze alın. sakın sırf güzel olduğu için yeşillenmeyin bir kıza, çünkü bu yaratıklar, girdikleri her ortamda sizin sürüyle emsallerinizin ilgi odağı olduğu için siz de onun gözünde o sürünün parçasından ibaret olacaksınız ve hep yaptığı şeyi yapıp reddedecektir sizi.
bir erkeğin yakışıklı olması ya da on numara bir kişiliğe sahip olması yeterli değildir kabul görmesi için; çünkü sanılanın aksine erkekler bu konuda daha duygusaldır. kadınlar kurnazdırlar bu hususta, mantık denen canavarı bütün heybetiyle kullanırlar, kendileri için en iyi, en rahat hayatı sağlayacağına inandığını seçer. para, güç, güven duygusu vs... açılmak, açılan tarafın zayıflığını ilan etmesidir maalesef. bu zayıflığın, bu zaafın ortaya konması karşı cins tarafından hemen cezalandırılır.
yeri gelmişken "reddedilmek, içinde tutmaktan iyidir"cilere de bir çift lafımız olmalı: öyle değildir yoldaşlar, açılmazsanız "acaba o da beni seviyor muydu" diye diye yer bitirirsiniz kendinizi, bunun adı pişmanlıktır. açılırsanız ve reddedilirseniz de azıcık gurur denen şeye de sahipseniz işte o zaman "neden söyledim ki şimdi" gibi yağmurda ıslanmış köpek modunda beddualar edersiniz kendinize . yani aslında insan hoşlandığı ya da aşık olduğu andan itibaren boğazına kadar boka batmıştır. açılmayın, derim. ortamı oluşturmaya çalışın, karşı tarafın niyeti varsa zaten belli eder ve iş kendiliğinden gelişir, baktınız ki o elektriği alamıyorsunuz, onu isteyen nefsinize lanet edip noktalayın ilişkiyi. çünkü reddedilmek insandan çok şey götürür. mesela çok gamsız değilseniz kendine güven duygusu, yaşama sevinci, kendine saygı gibi. zamanla pasifleştirir bu konularda insanı. sonuç itibarı ile sizi bu durumlara sürükleyen içinizdeki romantiği öldürürsünüz kendi ellerinizle, olgunlaşırsınız, kadınlardan nefret etme duygunuz güçlenir, hayatınızın kadınını seçerken samimi duygularınızı değil, öğrendiğiniz tuzakları kullanırsınız ve nihayetinde birisi o tuzağa düşer. böyle olmasa yaşı gelen insanların %95'i nasıl evlenirdi?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar