bugün
- ölüm7
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- dansöz izleme keyfi12
- enayimiknatisii36
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- aziz yıldırım12
- yarın kpssye girecek yazarlar9
- öylesine bir şeyler yaz3
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği2
- uzak durulası insan modelleri5
- insan olmaya ceyrek kala26
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- ismail kartal9
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- online listesinden manita beğenmek7
- hangi renksiniz17
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- kerem aktürkoğlu8
- fusya semsiyeli yabanci8
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- geceye bir söz bırak8
- flat white4
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- evde dondurma yapmak5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı8
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- anın görüntüsü24
- sözlükteki şer çetesi12
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- gocu50
- şu an dinlediğiniz şarkı2
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- limonlu dondurma4
- s'i l v'e r m'i s t29
- sözlükte herkesin avcı olması12
- milan skriniar5
- sözlükteki zorbalar12
- ragnarın memeleri5
- tai lung42
- fenerbahçe nin liverpool ile karşılaşacak olması4
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
- sözlük kızlarındaki libido yüksekliği4
- beşiktaş8
- seri eksici6
30 yıl evvelinin kamu çalışanının sosyal güvence ve ücret durumuyla bugün onların özel sektörde çalışan çocuklarının durumunu dahi kıyasladığımızda 'komünizm vs. kapitalizm' sorunsalı nihayetinde komünizmi işaret eder.
neden mi? çünkü 30 sene öncesinin dünyası iki kutuplu bir dünya idi ve soğuk savaşın kazananı olma heveslisi kapitalizm allı-pullu görünmek için sosyal güvenceleri işçi sınıfına vermek 'mecburiyetinde' kaldı. yani ortada yıpranmış bir sscb'nin varlığı dahi işçi sınıfına kapitalist ülkede de olsa yarıyordu.
şimdilerde ise komünist ideolojinin örgütlü gücünün hayli zayıfladığının farkında olan kapitalist dünyanın egemenleri sosyal hakları budadıkça buduyor. konuya türkiye'den bakalım; 24 ocak kararları falan bir kenara, 90 kuşağının hafızasına ışık tutalım. akp iktidarının ilk dönemlerinde özelleştirme hamleleri almış yürürken her yerde bir özelleştirme güzellemesi var idi. taşeron cennet, özel sektör üretken, kamu hantal falan naraları bas bas bağırtılıyordu. esasen kamu işlevsizleştirilmiş, özel sektör ise işveren karları katlanabilsin diye üretkenliğin sembolü gibi gösterilmeye başlamıştı. o dönem taşerona 'cennet' diyen bir işçi bile yoktur ki hali hazırda pişman olmasın. süreç özel istihdam bürolarına değin vardı. şimdi de kıdem tazminatı gasp aşamasında. işçi sınıfı örgütlü olmadıkça da bu böyle gider. 'nereye kadar gidebilir ki yahu' deyip götü yayacaksanız şunu söyleyeyim ki kapitalizmin ilk dönemlerinde - 18. yy- çalışma saatleri 19 saati bulur imiş. işçilerin ömrü de 30'u geçmez. gider yani!
bir de bu özelleştirme süreçlerini akp mahareti sanmamak lazım. burjuva normlarla siyaset yapan bütün partiler - chp, mhp, hdp, sp... - bunları illa ki yapacaktı. bir eksik, bir fazla... tabi burdan akp'ye karşı politika geliştirmeyelim anlamı çıkmaz. 24 ocak kararlarıyla margaret tatcher'ın kararları aynı dönemde işlerlik kazandı. ya da avrupa'da faşizm dört koldan gelişti. bugün ise hem türkiye'de hem dünya'da savaş ve gericilik yükseliyor. faşizmi berlin'in göbeğine örgütlü işçiler gömdü. bugün adı bilinen sosyal hakların pek çoğu sscb topraklarında peydah oldu.
elbette ki komünizm. ancak, örgütlü ve bilinçli kitlelerin gücüyle. ötesi anarşizm. ondan da kapitalizm zerre korkmaz. ondandır george orwell ve nietzsche'nin ekmek-peynir gibi basılması. aydın olacaksanız örgütsüz aydın olun düşüncesi.
neden mi? çünkü 30 sene öncesinin dünyası iki kutuplu bir dünya idi ve soğuk savaşın kazananı olma heveslisi kapitalizm allı-pullu görünmek için sosyal güvenceleri işçi sınıfına vermek 'mecburiyetinde' kaldı. yani ortada yıpranmış bir sscb'nin varlığı dahi işçi sınıfına kapitalist ülkede de olsa yarıyordu.
şimdilerde ise komünist ideolojinin örgütlü gücünün hayli zayıfladığının farkında olan kapitalist dünyanın egemenleri sosyal hakları budadıkça buduyor. konuya türkiye'den bakalım; 24 ocak kararları falan bir kenara, 90 kuşağının hafızasına ışık tutalım. akp iktidarının ilk dönemlerinde özelleştirme hamleleri almış yürürken her yerde bir özelleştirme güzellemesi var idi. taşeron cennet, özel sektör üretken, kamu hantal falan naraları bas bas bağırtılıyordu. esasen kamu işlevsizleştirilmiş, özel sektör ise işveren karları katlanabilsin diye üretkenliğin sembolü gibi gösterilmeye başlamıştı. o dönem taşerona 'cennet' diyen bir işçi bile yoktur ki hali hazırda pişman olmasın. süreç özel istihdam bürolarına değin vardı. şimdi de kıdem tazminatı gasp aşamasında. işçi sınıfı örgütlü olmadıkça da bu böyle gider. 'nereye kadar gidebilir ki yahu' deyip götü yayacaksanız şunu söyleyeyim ki kapitalizmin ilk dönemlerinde - 18. yy- çalışma saatleri 19 saati bulur imiş. işçilerin ömrü de 30'u geçmez. gider yani!
bir de bu özelleştirme süreçlerini akp mahareti sanmamak lazım. burjuva normlarla siyaset yapan bütün partiler - chp, mhp, hdp, sp... - bunları illa ki yapacaktı. bir eksik, bir fazla... tabi burdan akp'ye karşı politika geliştirmeyelim anlamı çıkmaz. 24 ocak kararlarıyla margaret tatcher'ın kararları aynı dönemde işlerlik kazandı. ya da avrupa'da faşizm dört koldan gelişti. bugün ise hem türkiye'de hem dünya'da savaş ve gericilik yükseliyor. faşizmi berlin'in göbeğine örgütlü işçiler gömdü. bugün adı bilinen sosyal hakların pek çoğu sscb topraklarında peydah oldu.
elbette ki komünizm. ancak, örgütlü ve bilinçli kitlelerin gücüyle. ötesi anarşizm. ondan da kapitalizm zerre korkmaz. ondandır george orwell ve nietzsche'nin ekmek-peynir gibi basılması. aydın olacaksanız örgütsüz aydın olun düşüncesi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar