bugün
- sevişirken video çekmek10
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı8
- en son aldığınız iltifat13
- cem küçük10
- yunanistan24
- türk ateisti2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- la ilahe illallah2
- douglas adams okuyanların kanser riski taşımaması2
- sözlük kızları nerede2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- dekolteye bakar mısınız15
- irmik helvası vs un helvası18
- nebiye salat ve resule itaat4
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- japonya23
- adalet ve kalkınma partisi4
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- bir ayın daha bitmesi3
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- demet akalın'ın bacakları2
- üşüyen erkek12
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- hayvan gibi acı salça yemek5
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- sözlük yazarı dövmek2
- bütün gün topladığın gazı gece yatakta çıkarmak3
- gürcistan26
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- yeğenin başa kalması2
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- daş göprü sarmsağ geldih4
- instagram7
- aşka düşmek4
- adanalı ateist10
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- ketçap aromalı ruffles10
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- gelecek partisi'nin kapanması12
- evli bir kadın neden süslenir3
- gocu12
- bik bikle yemek yapmak9
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- gammaz çetesi çökertildi8
- salat vakitleri2
- arkadaşlar burada ne yazıyor2
- ilk buluşmaya bugatti veyron ile gelen kız7
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
charlotte chandlerın "billy wilder" biyografisini bitirdim bu sabah. ünlü yönetmenin anılarını ve hayatını kaleme almış. açık konuşmak gerekirse bilinmeyen pek çok saklı bilgileri de açığa çıkarmış...
billy wilder zaten tartışılacak bir sinemacı değil sadece saygı duyabileceğiniz bir adam ama kitaptaki en can alıcı hikaye beni çok etkiledi;
Avusturya-Macaristan imparatoru Franz-Joseph'in cenaze töreni... 1916 yılının soğuk ve sevimsiz bir kasım günü...
Cenazeyi ünlü Kapuzinergruft'a defnetmek üzere Kaertnerstrasse'den doğru getiriyorlar... En önde yeni ve genç imparator Karl yürüyor, yanında eşi Zita, dört yaşındaki oğlunu da elinden tutmuş...
Billy Wilder da ondan azıcık büyük bir çocuk, o da babasının elini tutmuş, bir kaldırım kenarından töreni izliyor.
Babası demiş ki: "Bak oğlum, bu tabutun içinde giden senin eski imparatorundur, bu tabutun önünde yürüyen senin yeni imparatorundur, onun yanındaki çocuk da senin gelecekteki imparatorundur."
Otuzlu yıllar... Viyana çocuğu Billy Wilder önce Berlin'de şansını denemiş, Naziler'in elinden kurtulmak için kapağı Amerika'ya atmış, orada ünlü bir sinema yönetmeni olmuştur...
Diyor ki: "Hollywood'da, büromda oturmuş bir senaryo üzerinde çalışıyordum... Sekreterim, bir 'hemşerimin' beni görmek istediğini söyledi... içeri buyur ettim... Siyasi mülteciymiş, işsizmiş, zor durumdaymış, çeviri falan yapabilirmiş, bir Viyanalı olarak kendisine yardım edebileceğimi düşünmüş..."
Wilder ekliyor: "Benden iş isteyen bu sessiz ve çekingen genç, babamın bana 'bak oğlum, bu da senin gelecekteki imparatorundur' demiş olduğu çocuktu!"
ismini söylememe gerek var mı bilmiyorum ama o çocuk 2011 yılında ölen tahtın varisi Otto von Habsburg!
Otto, hiçbir zaman "olmayan tahtta hak iddia etmek" saçmalığına kalkışmadığı gibi kraliyetin zevkini sürmek yerine "herkes" gibi yaşamayı tercih etmişti.
bunu biliyordum ama billy wilder'ın ayağına kadar gidip iş istediğini bilmiyordum...
ne hikaye ama?
billy wilder zaten tartışılacak bir sinemacı değil sadece saygı duyabileceğiniz bir adam ama kitaptaki en can alıcı hikaye beni çok etkiledi;
Avusturya-Macaristan imparatoru Franz-Joseph'in cenaze töreni... 1916 yılının soğuk ve sevimsiz bir kasım günü...
Cenazeyi ünlü Kapuzinergruft'a defnetmek üzere Kaertnerstrasse'den doğru getiriyorlar... En önde yeni ve genç imparator Karl yürüyor, yanında eşi Zita, dört yaşındaki oğlunu da elinden tutmuş...
Billy Wilder da ondan azıcık büyük bir çocuk, o da babasının elini tutmuş, bir kaldırım kenarından töreni izliyor.
Babası demiş ki: "Bak oğlum, bu tabutun içinde giden senin eski imparatorundur, bu tabutun önünde yürüyen senin yeni imparatorundur, onun yanındaki çocuk da senin gelecekteki imparatorundur."
Otuzlu yıllar... Viyana çocuğu Billy Wilder önce Berlin'de şansını denemiş, Naziler'in elinden kurtulmak için kapağı Amerika'ya atmış, orada ünlü bir sinema yönetmeni olmuştur...
Diyor ki: "Hollywood'da, büromda oturmuş bir senaryo üzerinde çalışıyordum... Sekreterim, bir 'hemşerimin' beni görmek istediğini söyledi... içeri buyur ettim... Siyasi mülteciymiş, işsizmiş, zor durumdaymış, çeviri falan yapabilirmiş, bir Viyanalı olarak kendisine yardım edebileceğimi düşünmüş..."
Wilder ekliyor: "Benden iş isteyen bu sessiz ve çekingen genç, babamın bana 'bak oğlum, bu da senin gelecekteki imparatorundur' demiş olduğu çocuktu!"
ismini söylememe gerek var mı bilmiyorum ama o çocuk 2011 yılında ölen tahtın varisi Otto von Habsburg!
Otto, hiçbir zaman "olmayan tahtta hak iddia etmek" saçmalığına kalkışmadığı gibi kraliyetin zevkini sürmek yerine "herkes" gibi yaşamayı tercih etmişti.
bunu biliyordum ama billy wilder'ın ayağına kadar gidip iş istediğini bilmiyordum...
ne hikaye ama?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar