bugün
- 31 ağustos 2026 amedspor trabzonspor maçı16
- hangi yazarı on üzerinden kaç seviyorsunuz21
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- hoşlanılan kızı çayı kıtlama içerken görmek5
- türk kızı3
- simko38
- bayansız olmak4
- sarapci koala77
- en son ne yediniz4
- yılmaz güney10
- renault 9 broadway4
- sırrı süreyya önder7
- kürt faşisti4
- arkadaşlar ben artık ayıyım6
- türk'ün olduğu her yerde kürt olması16
- kürtler olmasa türkler anadoluya giremezdi yalanı33
- aktrollerin akp'yi hiç eleştirmemesi14
- bilinçaltı yansımalarını reel dünyada görmek4
- ilişkilerden edinilen tecrübe2
- s'i l v'e r m'i s t13
- erkekler için mutlu evliliğin sırları7
- melih gökçek8
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan36
- gocu31
- türk seküler devrimi11
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası12
- ölümden öte köy yok3
- nasıl yakışıklı olunur5
- kürtler8
- yokuş yukarı arabayı geri kaçıran erkek10
- enayi burcu yazarlar3
- aktrollerin akp yalanlarını bile savunması2
- nurullah efe ankut2
- bir oturuşta 7 tane leyla yemek3
- fenerbahçe25
- kemal kılıçdaroğlu5
- mehmet okuyan4
- telefonun şarj bölgesi temassızlığı5
- dani olmo2
- hem bipolar hem ikizler olmak3
- şiveli konuşandan nefret etmek4
- fiat ın en iyi arabası8
- yaşlı insanlar neden huysuz olur9
- dokuzuncu nesil yazar karizması8
- mustafa kemal atatürk9
- adil ve eşit bir ekonomik düzen nasıl kurulur3
- burçlara inanan erkek2
- paraya onem vermemek6
- bu koyden olsam ne olacak20
- gocu abiyi akşamki boks maçına hazırlamak8
haftanın ilk günü olup, çoğu insan tarafından sevilmeyen gün.
(bkz: yenilgi günlüğü)
“benim adimi bagisla
. . . . . . . .
“sabah uyandirildiginda pazartesiydi
bunu iyice bildi, agzi çirisli
yersiz, ürkek, yeni yaratilmis gibi
coskun bir göke uyumsuz ama kararli
durmaya, direnmeye ask olmaya sanki
elleri ve beyni hemen çaliskan kesildi
sonra birden bir isik bir isik bir isik
hazir bir biçimlenmeyi aldi geldi
çünkü -anlar gibiydim- biraz yenildi
hemen bir coskuya gidiverir aliskanligi
oturur tiras olur, ekmek kizartip yer
kolunda sonsuz bir güç, elinde hüner
olagan saniverir doyumsuz karanligi
inanirim böyle baslar bütün pazartesiler.
yenilmenin tohumunu tasir her pazartesi
çünkü yoktur daglarin ve yaratilisin öncesi
insan uzatir ellerini bir perdeyi çeker
ve pazarsizlik kisiyi saskin eder
siner bugular gibi düsüncemize
her seyin en haklisi en incesi
beklemek bir tepenin mutlulugunu
bir acinin yakip geçmesini beklemek…”
karanlik!
aldim kocaman yapraklari yatagima getirdim
bir çesit zina gibi yaratilisla
ki ben kocaman baliklar tuttum, sonra biraktim
aksamlari ise biraktigim sorumsuzluk adina
benim adimi bagisla
ben iklimler cografyasinin ta kendisi
sanirim suyum baskalarinca isitilir
pazartesi.
kendimi bir yillarin içine kapadim
kendimi koyverdim bir sulara
çok öldüm çok dirildim anlamadim
kendimi kendi akrostisime adadim
kendimi gerekçesiz oralara buralara
karanligi düsündüm, kimler yapardi onu
karanlik bir simge degildir, bir yasama
durmadan bagiririm ona, bagiririm
ölümü ve gömülmeyi ayirdetmem ama.
aldim pazartesi aksami bir okka sucuk
öncesiz ve beceriksiz geldim odama
seni en sona sakladim alçakgönüllü isik
hizini hiç kessmeden avadanliklarimi bileyen
geliyorum. bana hazirlanan her seye hazirim
ki bu hazirligina katildigim sularin en güzelcesi
. . . . . .
çaldim kapiyi açtilar. odama
kravatimi çikardim
gökleri yadirgamadim
güleryüzlü ama yeni
çünkü ortada ben vardim.
turgut uyar
(bkz: yenilgi günlüğü)
“benim adimi bagisla
. . . . . . . .
“sabah uyandirildiginda pazartesiydi
bunu iyice bildi, agzi çirisli
yersiz, ürkek, yeni yaratilmis gibi
coskun bir göke uyumsuz ama kararli
durmaya, direnmeye ask olmaya sanki
elleri ve beyni hemen çaliskan kesildi
sonra birden bir isik bir isik bir isik
hazir bir biçimlenmeyi aldi geldi
çünkü -anlar gibiydim- biraz yenildi
hemen bir coskuya gidiverir aliskanligi
oturur tiras olur, ekmek kizartip yer
kolunda sonsuz bir güç, elinde hüner
olagan saniverir doyumsuz karanligi
inanirim böyle baslar bütün pazartesiler.
yenilmenin tohumunu tasir her pazartesi
çünkü yoktur daglarin ve yaratilisin öncesi
insan uzatir ellerini bir perdeyi çeker
ve pazarsizlik kisiyi saskin eder
siner bugular gibi düsüncemize
her seyin en haklisi en incesi
beklemek bir tepenin mutlulugunu
bir acinin yakip geçmesini beklemek…”
karanlik!
aldim kocaman yapraklari yatagima getirdim
bir çesit zina gibi yaratilisla
ki ben kocaman baliklar tuttum, sonra biraktim
aksamlari ise biraktigim sorumsuzluk adina
benim adimi bagisla
ben iklimler cografyasinin ta kendisi
sanirim suyum baskalarinca isitilir
pazartesi.
kendimi bir yillarin içine kapadim
kendimi koyverdim bir sulara
çok öldüm çok dirildim anlamadim
kendimi kendi akrostisime adadim
kendimi gerekçesiz oralara buralara
karanligi düsündüm, kimler yapardi onu
karanlik bir simge degildir, bir yasama
durmadan bagiririm ona, bagiririm
ölümü ve gömülmeyi ayirdetmem ama.
aldim pazartesi aksami bir okka sucuk
öncesiz ve beceriksiz geldim odama
seni en sona sakladim alçakgönüllü isik
hizini hiç kessmeden avadanliklarimi bileyen
geliyorum. bana hazirlanan her seye hazirim
ki bu hazirligina katildigim sularin en güzelcesi
. . . . . .
çaldim kapiyi açtilar. odama
kravatimi çikardim
gökleri yadirgamadim
güleryüzlü ama yeni
çünkü ortada ben vardim.
turgut uyar
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar