bugün
- claudian clouds33
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı20
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- true'nun engelli olması5
- okan buruk8
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- meriç dükalığı8
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak3
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- habire124
- tai lung12
- islamda namaz yoktur31
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru2
- okan çık hesap ver4
- galatasaray10
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak2
- özürlü yazarlara yardım kampanyası2
- sevdiğiniz yazarlar8
- kadir inanır'ın mirası4
- okan buruk 102 puanı nasıl topladı sorunsalı2
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- uğurcan çakır2
- hadi birbirinize sarılın2
- arkadaşlar bana engel olun2
- fusya semsiyeli yabanci22
- habire12 istenmiyorsun algısı2
- sözlük kızlarının kekleri24
- insanları birbirine düşürmek4
- dualarımız bu akşam trabzonspor ile3
- etli biber dolması5
- trabzonspor5
- hoşlanılan kızın gel beni bubamdan iste demesi3
- sözlüğün ölü gibi olması5
- beşiktaş'ın amedspor'a döşeyeceği boru2
- kıçını yırtsan sonu tabut3
- bana onu sormayin8
- ölmek2
- kim koyarsa koysun gs'ye koyandan allah razı olsun2
- şemsiyeli benim3
- azerice bir not bırak2
- kürdistan10
- şemsiyeli lavuk5
- 18 eylül 2026 bayern münih union berlin maçı2
- sözlük yazarlarının anlık modu3
- thomas reis3
- bildiğiniz sure sayısı4
uktedir...
Maddenin atomlardan oluştuğunu ve evrendeki tek gerçekliğin "atom" olduğunu savunan felsefe öğretisidir. Yunancada ''A-tomos'' bölünemeyen, parçalanamayan anlamına gelir. Atomculuk öğretisine göre, maddenin artık daha fazla bölünemeyen ve daha küçük parçalara ayrılamayan en son parçaları ''atomlar'' dır. Nasıl ki, dilde her kelime bir takım harflerin birleşmesinden oluşuyorsa, eşya da, en küçük parçacıklar olan atomların birleşmesinden meydana gelmektedir.
Atomculuk öğretisinin başlıca temsilcileri, Abdera okulunun kurucuları olan Leukippos ve Demokrilos'tur. Fakat bunlardan önce, arada bazı farklar olmasına rağmen atomculuğun gelişmesinin iki basamağı olarak Empe-dokles ve Anaksagoras dünyayı bir takım nihai parçacıklardan oluşmuş sayıyorlardı. Hatta Anaksagoras bu parçacıkların sonsuz derecede küçük olduklarını bile söylemişti. Ne var ki, bu gözle görülemeyen sonsuz küçüklükteki unsurlara modern anlamıyla atom mahiyetini kazandıran ve atomculuğu inceden inceye işleyerek eşsiz bir maddeci okul yapısı özelliğine kavuşturan ilk düşünür Demokritos olmuştur.
Demokritos'a göre, eşyanın artık bölüncme-yen en son unsurları olan atomların ''sertlik'', yani nüfuz edilemezlik ve ''hareket'' gibi iki önemli özelliği vardır. Sertlik Özelliği, atomların evrendeki yegane gerçek olduklarım gösterir. Çünkü sertlik, "dolu" olan şeye işaret eder; Varlık adını almaya layık olan tek şey de ''dolu'' olan şeyler, yani atomlardır. Bu sert atomlar, yokluktan ibaret olan bir alanda hareket ederler. Buna ''boş mekan'' adı verilir. Boş mekan, gerçek değil, bir ''hiç'' tir. Evrendeki tek değişme de, işte atomların boş mekandaki bu hareketinden ibarettir.Varlıkları meydana getiren atomlar, birleşme ve ayrılmalar ile hareketi, o da evrendeki değişmeyi gerçekleştirir. Fakat bu değişmede ne Empedokles'in ileri sürdüğü gibi bir rastlantı, ne Anaksagoras'ın düşündüğü şekilde bir amaç(tetos) sözkonusudur. Çünkü atomların hareketi niceliklerine bağlı olarak zorunludur, dolayısıyla evrende bir zorunluluk bulunmaktadır. Ayrıca bu zorunluluk hep aynı şekilde sürüp gider. O halde evrendeki değişme mekaniktir. Çünkü zorunluluk ve nedensellik, atomların hareketinden dolayıdır ve bu da hareket ve değişmeye mekanik bir mahiyet kazandırır. Böylece, Demokritos atomculuğu mekanikçi bir evren görüşüne ulaşır.
Öteyandan Demokritos atomculuğu, Empe-doklcs ve Anaksagoras atomculuğundan da ayrılır. Demokritos atomlarda niceliksel özellikler bulunduğunu ileri sürerken, diğerleri atomların niteliksel özelliklere sahip olduklarım da savunur. Ayrıca, özellikle Anaksagoras, atomların parçalanacağını da kabul etmektedir.
Ne var ki, Demokritos ve dolayısıyla atomcular, bütün olarak herşeyin yalnızca atomlardan oluştuğunu ve gerçek olan tek şeyin atomlar olduğunu söyledikleri için bir katışıksız birer maddecidirler. Onlara göre her şey zorunlu ve mekanik bir nedensellik ile hareket etmektedir. Bu düşüncenin, yaratıcı ve düzenleyici bir Tanrı anlayışına yabancı olacağı doğaldır. Çünkü amaçsız ve zorunlu bir mekanik ortamda artık evreni belirli bir amaçla yaratan ve düzenleyen bir Tanrıya yer veya gerek yoktur. Aslında maddi olan atomların varolabil-mesi için, maddi olmayan (hiç olan) boş mekanın şart koşulması atomculuğun açıklanması ve çözümlenmesi mümkün olmayan temel bir çelişkisidir. Buna bir de şu noktayı eklemek gerekir: Demokritos, evrenin sonsuz olarak bölünemeyeceğini söylüyor. Çünkü evren sonlu olan parçalardan,yani atomlardan oluşmuştur. Fakat cisimlerin içinde bulunduğu mekan sonsuzca bölünebilen bir şeydir. Böylece bu ''boş mekan'' oldukça garip bir nitelik kazanmış oluyor: Bir yandan o bir ''hiç'' tir, varlıktan mahrumdur; öte yandan tek gerçek sayılan şeyin, yani maddenin varolmasının ve buna bağlı olarak hareket etmesinin, değişmesinin ve oluşumunun temel, hatta tek şartı kabul edilmektedir. Bu bakımdan Dcmokritos'un Atomculuk anlayışı düalist bir nitelik kazanmakta ve bu da onun maddeci felsefesinde giderilemeyecek bir çelişkiyi içinde barındırmaktadır.
devamı için:
http://209.85.135.104/sea...l=tr&client=firefox-a
Maddenin atomlardan oluştuğunu ve evrendeki tek gerçekliğin "atom" olduğunu savunan felsefe öğretisidir. Yunancada ''A-tomos'' bölünemeyen, parçalanamayan anlamına gelir. Atomculuk öğretisine göre, maddenin artık daha fazla bölünemeyen ve daha küçük parçalara ayrılamayan en son parçaları ''atomlar'' dır. Nasıl ki, dilde her kelime bir takım harflerin birleşmesinden oluşuyorsa, eşya da, en küçük parçacıklar olan atomların birleşmesinden meydana gelmektedir.
Atomculuk öğretisinin başlıca temsilcileri, Abdera okulunun kurucuları olan Leukippos ve Demokrilos'tur. Fakat bunlardan önce, arada bazı farklar olmasına rağmen atomculuğun gelişmesinin iki basamağı olarak Empe-dokles ve Anaksagoras dünyayı bir takım nihai parçacıklardan oluşmuş sayıyorlardı. Hatta Anaksagoras bu parçacıkların sonsuz derecede küçük olduklarını bile söylemişti. Ne var ki, bu gözle görülemeyen sonsuz küçüklükteki unsurlara modern anlamıyla atom mahiyetini kazandıran ve atomculuğu inceden inceye işleyerek eşsiz bir maddeci okul yapısı özelliğine kavuşturan ilk düşünür Demokritos olmuştur.
Demokritos'a göre, eşyanın artık bölüncme-yen en son unsurları olan atomların ''sertlik'', yani nüfuz edilemezlik ve ''hareket'' gibi iki önemli özelliği vardır. Sertlik Özelliği, atomların evrendeki yegane gerçek olduklarım gösterir. Çünkü sertlik, "dolu" olan şeye işaret eder; Varlık adını almaya layık olan tek şey de ''dolu'' olan şeyler, yani atomlardır. Bu sert atomlar, yokluktan ibaret olan bir alanda hareket ederler. Buna ''boş mekan'' adı verilir. Boş mekan, gerçek değil, bir ''hiç'' tir. Evrendeki tek değişme de, işte atomların boş mekandaki bu hareketinden ibarettir.Varlıkları meydana getiren atomlar, birleşme ve ayrılmalar ile hareketi, o da evrendeki değişmeyi gerçekleştirir. Fakat bu değişmede ne Empedokles'in ileri sürdüğü gibi bir rastlantı, ne Anaksagoras'ın düşündüğü şekilde bir amaç(tetos) sözkonusudur. Çünkü atomların hareketi niceliklerine bağlı olarak zorunludur, dolayısıyla evrende bir zorunluluk bulunmaktadır. Ayrıca bu zorunluluk hep aynı şekilde sürüp gider. O halde evrendeki değişme mekaniktir. Çünkü zorunluluk ve nedensellik, atomların hareketinden dolayıdır ve bu da hareket ve değişmeye mekanik bir mahiyet kazandırır. Böylece, Demokritos atomculuğu mekanikçi bir evren görüşüne ulaşır.
Öteyandan Demokritos atomculuğu, Empe-doklcs ve Anaksagoras atomculuğundan da ayrılır. Demokritos atomlarda niceliksel özellikler bulunduğunu ileri sürerken, diğerleri atomların niteliksel özelliklere sahip olduklarım da savunur. Ayrıca, özellikle Anaksagoras, atomların parçalanacağını da kabul etmektedir.
Ne var ki, Demokritos ve dolayısıyla atomcular, bütün olarak herşeyin yalnızca atomlardan oluştuğunu ve gerçek olan tek şeyin atomlar olduğunu söyledikleri için bir katışıksız birer maddecidirler. Onlara göre her şey zorunlu ve mekanik bir nedensellik ile hareket etmektedir. Bu düşüncenin, yaratıcı ve düzenleyici bir Tanrı anlayışına yabancı olacağı doğaldır. Çünkü amaçsız ve zorunlu bir mekanik ortamda artık evreni belirli bir amaçla yaratan ve düzenleyen bir Tanrıya yer veya gerek yoktur. Aslında maddi olan atomların varolabil-mesi için, maddi olmayan (hiç olan) boş mekanın şart koşulması atomculuğun açıklanması ve çözümlenmesi mümkün olmayan temel bir çelişkisidir. Buna bir de şu noktayı eklemek gerekir: Demokritos, evrenin sonsuz olarak bölünemeyeceğini söylüyor. Çünkü evren sonlu olan parçalardan,yani atomlardan oluşmuştur. Fakat cisimlerin içinde bulunduğu mekan sonsuzca bölünebilen bir şeydir. Böylece bu ''boş mekan'' oldukça garip bir nitelik kazanmış oluyor: Bir yandan o bir ''hiç'' tir, varlıktan mahrumdur; öte yandan tek gerçek sayılan şeyin, yani maddenin varolmasının ve buna bağlı olarak hareket etmesinin, değişmesinin ve oluşumunun temel, hatta tek şartı kabul edilmektedir. Bu bakımdan Dcmokritos'un Atomculuk anlayışı düalist bir nitelik kazanmakta ve bu da onun maddeci felsefesinde giderilemeyecek bir çelişkiyi içinde barındırmaktadır.
devamı için:
http://209.85.135.104/sea...l=tr&client=firefox-a
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar