bugün
- hakkımda bilmeniz gerekenler27
- nick vermeden bir yazara seslen12
- tüysüz insan arayışı5
- kıl erkeğin süsüdür4
- zall olmasaydı hepimiz bir hiçtik4
- pişt bi baksanıza buraya kankalarım9
- edirne'ye yerleşen tokatlılar6
- nohut yaptım nası olmuş12
- özel güvenlik görevlisi sınavını kazanmak7
- 0 0 76
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası10
- sanki gerçek vs sanki hayal3
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- te allaam3
- nevşehirli olmak3
- sosyal medya kullanmıyorum diyen sözlük yazarı5
- yoğurt mayalayan kızı üzmek11
- babadan yenilen saçma azarlar3
- yazarların sormak istediği sorular4
- malatya6
- ioçk10
- nervio burak demirbilek evliliği13
- ölü bir sineği kafanızda canlandırabilir misiniz5
- necip fazıl3
- yorgun mermi vs nervio12
- mavi götlü küçük ibneler şafağında karşılıksız aşk5
- hayat fakirler için porno filmi gibidir3
- queen feristah11
- 45 bin liraya alınabilecek en iyi araba5
- şaka adı altında zorbolayan insan2
- sıkıldım abi4
- dünyaya çocuk getirmek4
- film önerisi5
- arkadaşlar bir şey soracağım15
- ayak fetişi2
- yazarların kısa film önerileri2
- bey biraderler5
- arkadaşlar çabuk bakın8
- uludağ sözlük discord grubu10
- birader ne demek11
- arkadaşlar5
- yazarların nickleri nereden geliyor11
- bir kadından duyulacak en güzel söz3
- yeni parti46
- filenin sultanları5
- grup seksin mantığı2
- uludağ sözlük partisi8
- kemal kılıçdaroğlu13
- ford taunus2
- diamond bosphorus16
Ilgimi en cok çeken bilimdir etimoloji. Dillerin doğuşu, birbirleriyle etkileşimi, yillar icindeki degisimi ve daha bir suru şey. Mesela kisaca şuna deginmek istiyorum;
1066’da Normandiya Dükü William, ingiltere’yi işgal etmiş ve Kral olmuştu. Uzun yıllar boyunca ingiltere’de halk ingilizce konuşurken soylular Norman Fransızcası konuştular. Bu dile de yansıdı: Hayvan isimleri sheep (koyun), cow (inek) gibi ingilizce iken o hayvanların etleri Fransızca oldu: Mutton (koyun eti), veal (dana eti). Zira bu hayvanları ingiliz köylüler besliyor, etlerini soylular yiyordu. Bu ikilik, bugün dahi belirgindir: Eski ingiliz yargıçlar aynı kavramı hem “öz ingilizce” hem de Latince-Fransızca ifade ederlerdi; birini muhatapları anlasın, diğerini hukukçular anlasın diye. Bu hala ingilizce’ye yerleşiktir: “Null and void”, “yok hükmünde” anlamına gelen bir terkip. “Care and attention” da “ilginize” gibi bir anlam taşıyor. Null ve void; biri Latin-Fransız, diğeri Germenik-ingiliz soylu ve “boş” anlamına gelen iki sözcük. Care ve attention da öyle, “ilgi” anlamı taşıyorlar. Bu terkipler onları yaratan neden ortadan kalksa da varlığını hukukta devam ettiriyor.
Bir toplulukta dinen, ırken ya da sınıf olarak (aristokrat-köylü vs.) aşağıda kabul edilen toplulukların dilinden yalnızca belli kelimeler alınır. Hangi alanda hangi soydan sözcüklerin yaygın olduğu, o toplumun teşkilatına dair bilgi verir: Osmanlı’da Türkçe en iyi orduda korunmuştur. Hukuk ve din için Arapçadan, edebiyat için Farsçadan yararlanılmıştır, bu diller ‘yüksek dil’ olarak görülmüştür.Ancak dinen aşağıda kabul edilen Rumcadan, Bizans saray jargonundan geçen sözcükler hariç, çok az sözcük Türkçe’ye girmiştir, girenler de genellikle Rumların mesleki uzmanlıklarına (balıkçılık vs.) dairdir, bu yüzden balık isimleri genellikle Rumca. Yine italyancadan yalnızca uzmanlık terimleri geçmiştir: Denizcilik terimleri. Yerleşik hayata geçtiğimizde yaşadığımız iran coğrafyasından hep tarım ve yerleşik yaşantıya dair terimleri almışızdır: Bağ, bahçe gibi. Argo ise genellikle Rumca, Ermenice, Cumhuriyet zamanı ve sonrası Kürtçeden alıntılar taşır: Kıro, hanzo, barzo gibi.
Bu daha en basit hali. Insanin tum dunya dillerini ogrenip bunlari arastirma sevki artiyor. En azindan bana olan o..
1066’da Normandiya Dükü William, ingiltere’yi işgal etmiş ve Kral olmuştu. Uzun yıllar boyunca ingiltere’de halk ingilizce konuşurken soylular Norman Fransızcası konuştular. Bu dile de yansıdı: Hayvan isimleri sheep (koyun), cow (inek) gibi ingilizce iken o hayvanların etleri Fransızca oldu: Mutton (koyun eti), veal (dana eti). Zira bu hayvanları ingiliz köylüler besliyor, etlerini soylular yiyordu. Bu ikilik, bugün dahi belirgindir: Eski ingiliz yargıçlar aynı kavramı hem “öz ingilizce” hem de Latince-Fransızca ifade ederlerdi; birini muhatapları anlasın, diğerini hukukçular anlasın diye. Bu hala ingilizce’ye yerleşiktir: “Null and void”, “yok hükmünde” anlamına gelen bir terkip. “Care and attention” da “ilginize” gibi bir anlam taşıyor. Null ve void; biri Latin-Fransız, diğeri Germenik-ingiliz soylu ve “boş” anlamına gelen iki sözcük. Care ve attention da öyle, “ilgi” anlamı taşıyorlar. Bu terkipler onları yaratan neden ortadan kalksa da varlığını hukukta devam ettiriyor.
Bir toplulukta dinen, ırken ya da sınıf olarak (aristokrat-köylü vs.) aşağıda kabul edilen toplulukların dilinden yalnızca belli kelimeler alınır. Hangi alanda hangi soydan sözcüklerin yaygın olduğu, o toplumun teşkilatına dair bilgi verir: Osmanlı’da Türkçe en iyi orduda korunmuştur. Hukuk ve din için Arapçadan, edebiyat için Farsçadan yararlanılmıştır, bu diller ‘yüksek dil’ olarak görülmüştür.Ancak dinen aşağıda kabul edilen Rumcadan, Bizans saray jargonundan geçen sözcükler hariç, çok az sözcük Türkçe’ye girmiştir, girenler de genellikle Rumların mesleki uzmanlıklarına (balıkçılık vs.) dairdir, bu yüzden balık isimleri genellikle Rumca. Yine italyancadan yalnızca uzmanlık terimleri geçmiştir: Denizcilik terimleri. Yerleşik hayata geçtiğimizde yaşadığımız iran coğrafyasından hep tarım ve yerleşik yaşantıya dair terimleri almışızdır: Bağ, bahçe gibi. Argo ise genellikle Rumca, Ermenice, Cumhuriyet zamanı ve sonrası Kürtçeden alıntılar taşır: Kıro, hanzo, barzo gibi.
Bu daha en basit hali. Insanin tum dunya dillerini ogrenip bunlari arastirma sevki artiyor. En azindan bana olan o..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar