bugün
- yazarların favori giyim markası7
- friedrich hegel la bi cay icek11
- sigara içmeyi bırakmak istememek8
- velvet57
- sekiz aydır masturbasyon yapmıyor olmak3
- erotik şiir4
- yargıya güvenen varsa yazsın9
- sözlükte güzel kız olmaması sorunsalı8
- evde soğuk kahve yapımı7
- yalnızlıkla sevişmek5
- kadınları aşağılamanın moda olması7
- migros'tan alışveriş yapınca elit olduğunu sanmak6
- insan olmaya ceyrek kala14
- hayattaki en değerli şeyler5
- arkadaşlarla bir anda nepal'e gitmek4
- kavgada söylenen tehdit cümleleri3
- sınıfın en güzel kızı4
- 2026 ekonomik krizi16
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry8
- tombul efes3
- bilinçaltı algılama5
- aleksey batrakov28
- migros'a sorulacak tek soru23
- victor osimhen20
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- hurdacıya gidiyorum7
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı2
- sokrates in bilgi doğuştan gelir demesi3
- yazarlara gelen son mesaj5
- merve2
- yolcudurgider3
- arkadaşlar sözlük hesabımı siliyorum3
- tevellüt kaç2
- ioçk silik yesin kampanyası6
- mutlu ama uzak olsun birader3
- kaos show2
- osuruktan şiirler60
- enayimiknatisii6
- arkadaşlar çok hastayım ya10
- erecto ibn birader el biraderi2
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar7
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- ioçk'un arto'ya benzemesi5
- testo taylan aykolik ziyareti2
- mohamed salah ghaly2
- g i l d e d l i l y16
- tostumu yaptım11
- akıl2
- başbirader kitap sayfalarını sözlüğe koysun2
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
bundan sonra her yağmurda sel tehlikesi olan 20 milyonluk şehir! yağmur, toprağa karışır. karışamayınca sel olur. istanbul'da toprak kalmadı. heryer asfalt. heryer beton. heryer bina. şu an istanbul'da bulunan tüm ağaçlara, ufak tefek parklara, hatta elde kalan ormanlarına bile bina dikmek için göz koyan müteahhitler var. hiç uğruna gezi parkına, göz dikenler tarafından yönetilen bir ülke için bunlar artık şaşırtıcı değil.
bunlar iyi günlerimiz. çünkü rakamlar ortada. 20 milyona yetecek yeşil alan, ağaç, orman yok istanbul'da. ve bu sorun için harekete geçen yok. ağaçlar kesilmeye, ormanlar yok olmaya, binalar dikilmeye devam ediyor! yani istanbul sona yaklaşıyor! istanbul, doğu-batı doğrultusunda uzanan dikdörtgen bir şehir. ve bu uzanış şehrin kurulduğu gün, güneyinde marmara kıyılarında başlamış. ve günümüze uzanan süreçte, kuzeye doğru yükselmeye ağaçları keserek, ormanları yok ederek, binaları dikerek devam ediyorlar.
yol göçü çağırır. üçüncü köprü ve kanalistanbul gibi yollar etrafında planlı, plansız(!) kitleleri istanbul'a çekmeye ne yazık ki devam edecek. üçüncü köprü ve kanalistanbul gibi yollar yapılsın, yapılmasın demiyorum. o ayrı konu. ama bilime ve akla bağlı kalarak. siyasi çıkarlar uğruna, göçlerle gelecek eğitimsiz iş gücünden oluşacak nüfustan oy toplamak için değil! bir şehrin nüfusu 20 milyon da olur, 30 milyon da. ama sorun şu ki; bugün istanbul, 20 milyonluk bir şehri yönetebilecek kişiler tarafından yönetilmiyor.
kaldı ki istanbul, bugün 20 milyonun su, hava, toprak gibi doğal kaynaklarını tüketmesinden dolayı can çekişiyor. bu doğal kaynakları tekrar kazanmanın tek yolu; o binaları yıkıp, beton ve asfaltların altındaki toprağa ağaçlar dikerek, ormanlar yapmaktır. aksi takdirde... sel yapar cezalandırır. deprem yapar. o binaları başınıza yıkar. doğa, insandan güçlüdür. ve insan onu bu şekilde kızdırmaya devam ederse... doğa bunu yanınıza bırakmaz.
iyisi mi siz bundan sonra istanbul'da yağmur yağdığı zaman, şemsiyenin yanında kürek ve botunuzu da alın. olmadı belediyenin yağmurlu günler için kiralayacağı, gondollar için şimdiden rezervasyonunuzu yaptırın. eskiden sadece dere yataklarında sel olurdu. şimdi ise bu risk yağmurun şiddetli olduğu her yer için geçerli.
ilginizi çekeceğine inanıyorum: https://www.youtube.com/watch?v=maEcPKBXV0M
bunlar iyi günlerimiz. çünkü rakamlar ortada. 20 milyona yetecek yeşil alan, ağaç, orman yok istanbul'da. ve bu sorun için harekete geçen yok. ağaçlar kesilmeye, ormanlar yok olmaya, binalar dikilmeye devam ediyor! yani istanbul sona yaklaşıyor! istanbul, doğu-batı doğrultusunda uzanan dikdörtgen bir şehir. ve bu uzanış şehrin kurulduğu gün, güneyinde marmara kıyılarında başlamış. ve günümüze uzanan süreçte, kuzeye doğru yükselmeye ağaçları keserek, ormanları yok ederek, binaları dikerek devam ediyorlar.
yol göçü çağırır. üçüncü köprü ve kanalistanbul gibi yollar etrafında planlı, plansız(!) kitleleri istanbul'a çekmeye ne yazık ki devam edecek. üçüncü köprü ve kanalistanbul gibi yollar yapılsın, yapılmasın demiyorum. o ayrı konu. ama bilime ve akla bağlı kalarak. siyasi çıkarlar uğruna, göçlerle gelecek eğitimsiz iş gücünden oluşacak nüfustan oy toplamak için değil! bir şehrin nüfusu 20 milyon da olur, 30 milyon da. ama sorun şu ki; bugün istanbul, 20 milyonluk bir şehri yönetebilecek kişiler tarafından yönetilmiyor.
kaldı ki istanbul, bugün 20 milyonun su, hava, toprak gibi doğal kaynaklarını tüketmesinden dolayı can çekişiyor. bu doğal kaynakları tekrar kazanmanın tek yolu; o binaları yıkıp, beton ve asfaltların altındaki toprağa ağaçlar dikerek, ormanlar yapmaktır. aksi takdirde... sel yapar cezalandırır. deprem yapar. o binaları başınıza yıkar. doğa, insandan güçlüdür. ve insan onu bu şekilde kızdırmaya devam ederse... doğa bunu yanınıza bırakmaz.
iyisi mi siz bundan sonra istanbul'da yağmur yağdığı zaman, şemsiyenin yanında kürek ve botunuzu da alın. olmadı belediyenin yağmurlu günler için kiralayacağı, gondollar için şimdiden rezervasyonunuzu yaptırın. eskiden sadece dere yataklarında sel olurdu. şimdi ise bu risk yağmurun şiddetli olduğu her yer için geçerli.
ilginizi çekeceğine inanıyorum: https://www.youtube.com/watch?v=maEcPKBXV0M
Gündemdeki Haberler