bugün
- tanımadığınız birinin sorunlarını önemser misiniz7
- ekonomi kötüyse neden ekonomimiz büyüyor8
- gün tabağı6
- imf den borç almayı zenginlik sanan malum zihniyet5
- sözlükte fosilleşmek6
- kısa ve vurucu yazmak4
- bu erkekler karısızlıktan top olmuş4
- motorine 8 24 tl zam gelmesi13
- türklerin en sevdiğiniz yönü6
- mantı12
- çocuğunuzun olduğunu hayal edebiliyor musunuz5
- saraca096
- orospu çocuğu abdullah öcalan3
- asılacak olsanız son sözünüz ne olurdu9
- özel mesajları ifşa edecek kadar ucuz olmak6
- apo piçtir piç kalacak8
- niğde de restorana girip dayak yemek5
- doların sadece türkiye de yükseldiğini sanan solcu4
- istanbul ve bütün türkiye ev kiraları ne olacak6
- oğlunuza bedelli yaptırır mısınız5
- sarapci koala65
- keloğlanın sultanın kızına kafayı takması4
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri28
- dürüst olun sözlükte kaç hesabınız var7
- masklavi ile yeni parti mitingine gitmek38
- filenin sultanları yarı finalde8
- yazdıkları okunmayan efsane yazar3
- habire1221
- skoda fabia alınır mı5
- pornonun zararları4
- anın görüntüsü17
- sadece yemek konuşan erkek3
- süper yapay zeka üretildi ve aramızda dolaşıyor6
- herkesin fakir olmasını dileyen fakir2
- devlet bahçeli8
- hep kaybeden tarafı savunmak5
- 11 aydır yazmayan flört ne yapıyordur sorunsalı9
- and the oscar goes to7
- seri eksici tayfa2
- sözlüğe hiç ara vermemiş yazarlar2
- ellerim bos gonlum hos29
- bir bela geliyor8
- akrabalardan nefret etme sebepleri3
- sözlükte en çok kıskandığınız yazar12
- yazarların gizli gizli dinlediği şarkılar4
- arif kocabıyık16
- uçan adam sabri'ye ne oldu5
- sarapci koala'nın radikalkemalist'e aktroll demesi4
- lahmacun9
- hoşlandığın kızın komünist çıkması9
Bekledim ölesiye, hünerli.
Usturasında özlemenin kirli sarıydım.
Son yazını düşündüm ömrümün,
En çokta sonunu yalnızlığın..
Ben anlatmaya başladığımda,
Uykusuz bölünmüşlüklerde,
Simyalarına düş biçiyordum kelimelerin;
Elleri ile henüz tanışıksız idim.
Ben açık suları(mı) anlatacaktım size?
Ufuklarımdaki huzursuz cennetlerin,
Sergüzeştime eşlikçi albatrosların dirilişini(mi).?
Elleri ile beni tanıştırmadan önce!
Biz öyküsüne geri dönelim şiirin..
Umulanın aksine pruvamda bir kör kelebek,
Saniyelerin dönencesinde devrilirken asırlar,
Eksiltiyordu atlasından ölümlü geleceğini.
Burçlarına gerilirken çöl kalelerimin gün yıldızları,
Unuttum geride kalan yolu ve çıngıraklarını habercilerin.
Sislendi ormanlar denize doğru ve gün ışımadan önce,
Elbet yeniden yosun tutacaktı ölü meşe gövdelerinin kuzeyi..
Bilgeliğine soyunup baykuş yüzünü unutarak güzelliğin,
Umut tacirliğinin armağını ilk zeytin ağacının fışkırdığı,
Sarp kayalığa saklayacaktım çelimsiz gövdemi.
Esir düşen tanrıçaların atlarına kanımı içirecektim..
Ben size aşktan(mı) söz edecektim?
Uyuşurken göğsüm alıkoyucu bir başınalığımda,
Sesinde erirken benliğim ve yırtarken yazılarımı,
Etini nasıl kanattığımdan(mı) yalnızlığın..
Bir sevişme sonrası mecalsizliğinde,
Ukteler aynı, aşk aynı aşksa;
Sükun aynı, huzur aynı huzursa,
Emindim ve önemi de yoktu artık yalnızlığın..
Biz öyküsüne geri dönelim şiirin..
Umulanın aksine cehennemin yüzünde yanıyordu duvak,
Sorular soruluyordu arafta her firariye ve sanılanın aksine,
En derin kuyular hiç korkmayanlar için açılıyordu..
Ben bir düşteki kalabalığı anlatabilir(miy)dim size?
Ukte kalmışken kardeşlik ve tenhaya çekilmişken aşk;
Siz henüz uyanmamıştınız fısıltı kulelerinizde,
Esası usulden bozan yasaları vardı kitaplarınızın..
Bazen hayallerime yenik düştüğüm sabah ayazlarında,
Ustalaştırırken kafesinde hür atan yüreğimin ayrılıkçılığını,
Suskun yüzünü özleyerek daldığım aksak uykularımdan,
En büyük sırlarını keşfedip aşkın sıçrayarak uyanacaktım..
Bekledim onu, ölesiye hünerli.
Usulsüzlüğünü giyinip olur olmaz susmaların,
Süsleyerek sıralı sırasız sessizlikleri,
Eksilip artarak aşktan, bekledim..
Ben hep öyküsünden dönemediğim şiirlere sığınırım..
Uğurladım artık esmer bir avazla orta yerinden kırık sessizliklerimi,
Sonra düşünce kaleleri yalnızlığın, onun sevdasına soyundum usulca.
Elinden masalını düşüren çocukların telaşıdır şimdi busesinde gizlediğim.. * *
06.06.2006 / 03:40
Usturasında özlemenin kirli sarıydım.
Son yazını düşündüm ömrümün,
En çokta sonunu yalnızlığın..
Ben anlatmaya başladığımda,
Uykusuz bölünmüşlüklerde,
Simyalarına düş biçiyordum kelimelerin;
Elleri ile henüz tanışıksız idim.
Ben açık suları(mı) anlatacaktım size?
Ufuklarımdaki huzursuz cennetlerin,
Sergüzeştime eşlikçi albatrosların dirilişini(mi).?
Elleri ile beni tanıştırmadan önce!
Biz öyküsüne geri dönelim şiirin..
Umulanın aksine pruvamda bir kör kelebek,
Saniyelerin dönencesinde devrilirken asırlar,
Eksiltiyordu atlasından ölümlü geleceğini.
Burçlarına gerilirken çöl kalelerimin gün yıldızları,
Unuttum geride kalan yolu ve çıngıraklarını habercilerin.
Sislendi ormanlar denize doğru ve gün ışımadan önce,
Elbet yeniden yosun tutacaktı ölü meşe gövdelerinin kuzeyi..
Bilgeliğine soyunup baykuş yüzünü unutarak güzelliğin,
Umut tacirliğinin armağını ilk zeytin ağacının fışkırdığı,
Sarp kayalığa saklayacaktım çelimsiz gövdemi.
Esir düşen tanrıçaların atlarına kanımı içirecektim..
Ben size aşktan(mı) söz edecektim?
Uyuşurken göğsüm alıkoyucu bir başınalığımda,
Sesinde erirken benliğim ve yırtarken yazılarımı,
Etini nasıl kanattığımdan(mı) yalnızlığın..
Bir sevişme sonrası mecalsizliğinde,
Ukteler aynı, aşk aynı aşksa;
Sükun aynı, huzur aynı huzursa,
Emindim ve önemi de yoktu artık yalnızlığın..
Biz öyküsüne geri dönelim şiirin..
Umulanın aksine cehennemin yüzünde yanıyordu duvak,
Sorular soruluyordu arafta her firariye ve sanılanın aksine,
En derin kuyular hiç korkmayanlar için açılıyordu..
Ben bir düşteki kalabalığı anlatabilir(miy)dim size?
Ukte kalmışken kardeşlik ve tenhaya çekilmişken aşk;
Siz henüz uyanmamıştınız fısıltı kulelerinizde,
Esası usulden bozan yasaları vardı kitaplarınızın..
Bazen hayallerime yenik düştüğüm sabah ayazlarında,
Ustalaştırırken kafesinde hür atan yüreğimin ayrılıkçılığını,
Suskun yüzünü özleyerek daldığım aksak uykularımdan,
En büyük sırlarını keşfedip aşkın sıçrayarak uyanacaktım..
Bekledim onu, ölesiye hünerli.
Usulsüzlüğünü giyinip olur olmaz susmaların,
Süsleyerek sıralı sırasız sessizlikleri,
Eksilip artarak aşktan, bekledim..
Ben hep öyküsünden dönemediğim şiirlere sığınırım..
Uğurladım artık esmer bir avazla orta yerinden kırık sessizliklerimi,
Sonra düşünce kaleleri yalnızlığın, onun sevdasına soyundum usulca.
Elinden masalını düşüren çocukların telaşıdır şimdi busesinde gizlediğim.. * *
06.06.2006 / 03:40
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar