bugün
- geceniz nasıl geçiyor7
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- en iyi simit hangi şehirdedir19
- ağlamamak için kendini tutmak11
- ctrlx22
- gürcistan22
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- kalem şakir2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin11
- sözlüğü yakınlarının okuması hırsızlık mıdır3
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- neden namaz kılmıyorsun4
- yalnız yaşamak5
- hewal ebo18
- kendinize yaptığınız en büyük yatırım3
- e'e f e6
- cep telefonu2
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- sigortalı bir iş bul çalış4
- lahmacunu elle yiyen kız14
- kuran da namaz yok21
- içim yanıyor be sözlük7
- latin atasözleri2
- eskisi gibi olamamak2
- ilgi isteyen kız16
- güneş gözlüğü3
- zenci isyanı2
- intihar3
- beleş sigarayı öksürtüyor diyerek reddeden keriz4
- chatgpt ile dertleşmek3
- gece gece 3 tane kurabiye yemek2
- hata yapmak2
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- parcalandim toparlanamiyorum5
- öyle bir şey yaz ki okuyan şaşırsın5
- tuvalete gitmenin zaman kaybı olması2
- memelerini okşarken kız nasıl inler4
- asansörde kalmak7
- mutfağına konuk olunan yazarın işine karışmak3
- bütün hiçlerle toplanıp beyin fırtınası yapmak2
- velvet hanım iyi geceler2
- geçmişe özlemle bakmak3
- usualsuspectss3
- türk düşmanları4
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- şimdi arkadaşlar3
uçuk kaçık hayallerle yaşayan taraftarlara sahip takım.
şimdilerde de uefa kupasını kaldırmak ve kadıköy gibi kombinasyonlarla çeşitli hayaller kuruyorlarmış...
üzüldüm hallerine...
bile bile ladesti çünkü bu, en kalbi duygularla yaklaştım kendilerine, bi uyarayım dedim.
"çocuklar ayağınız biraz yere bassın" dedim, etmeyin dedim, eylemeyin dedim.
ama dinletemedim efenim, dinlemediler "hani senin sakalın yok ki", hani nerde dediler şen şakrak çocuklar gibi...
görmek istediklerini okudular, "ama bizim uefa kupamız var" dediler gözümün içine baka baka.
hiiiç şaşırmadım.
üzüntüm bin kat daha arttı, daha da üzüldüm.
hiç bir masraftan kaçınmadım, kaçınmazdım, içimde insan sevgisine ihanet edemezdim çünkü.
o kadar benzin harcadım, patagonya'ya gittim, sırf dedeme bir soru sormak için.
muz tarlasından geçip, dedemin evine vardım, "bu adamların kadıköy'deki son galibiyet tarihini hatırlasa hatırlasa sen hatırlarsın" dedim büyük bir hevesle.
"hele bi otur soluklan yeğenim" dedi, "hangi adamların ?" dedi,
"uefa kupası olanlar var ya hani, onlar" dedim.
güldü, "ha tamam, anladım anladım" dedi, hallederiz dedi.
geçti mekanına, düşündü, taşındı, olmadı... olmuyordu, ne yaptıysa olmadı, boşa koydu olmadı, doluya koydu olmadı.
sonra geçti yıllara meydan okuyan emektar zaman makinasının başına...
seçimleri eskitti, demirel'i gönderdi, sezer'i getirdi, tayyibi cezaevinden çıkardı, ecevit'i de başbakan yaptı, ileri sardı geri aldı ama olmadı, bilim çaresiz kalıyordu.
yine olmadı mamafih.
günler sonra, bu iş seni de beni de aşar oğul dedi kan çanağına dönmüş gözlerle.
söyle çocuklara fazla kurcalamasınlar, açıklarsam yer yerinden oynar, türkiye buna hazır değil dedi, harap bitap düşmüş haliyle.
peki, sen ne diyorsun bu kadıköy'de uefa kupası kaldırma hayali hakkında dedim, kafasını öne eğdi güldü, sonra bana baktı tekrar güldü yorgun gözlerle, "boşver be oğul" dedi acı mı acı bir gülümsemeyle.
ne demek istediğini anlamıştım aslında ya, "ama onların uefa kupası var, neden olmasın ki" diyerek üstelemeye çalıştım, yine sustu konuşmadı ama gülen gözleri hala konuşuyordu.
nasıl konuşsun ki, kelimeler git gide anlamsızlaşıyordı, o da farkındaydı.
sözün bittiği yerdeydi artık.
(bkz: çocuklar uyanın uyanın çocuklar)
şimdilerde de uefa kupasını kaldırmak ve kadıköy gibi kombinasyonlarla çeşitli hayaller kuruyorlarmış...
üzüldüm hallerine...
bile bile ladesti çünkü bu, en kalbi duygularla yaklaştım kendilerine, bi uyarayım dedim.
"çocuklar ayağınız biraz yere bassın" dedim, etmeyin dedim, eylemeyin dedim.
ama dinletemedim efenim, dinlemediler "hani senin sakalın yok ki", hani nerde dediler şen şakrak çocuklar gibi...
görmek istediklerini okudular, "ama bizim uefa kupamız var" dediler gözümün içine baka baka.
hiiiç şaşırmadım.
üzüntüm bin kat daha arttı, daha da üzüldüm.
hiç bir masraftan kaçınmadım, kaçınmazdım, içimde insan sevgisine ihanet edemezdim çünkü.
o kadar benzin harcadım, patagonya'ya gittim, sırf dedeme bir soru sormak için.
muz tarlasından geçip, dedemin evine vardım, "bu adamların kadıköy'deki son galibiyet tarihini hatırlasa hatırlasa sen hatırlarsın" dedim büyük bir hevesle.
"hele bi otur soluklan yeğenim" dedi, "hangi adamların ?" dedi,
"uefa kupası olanlar var ya hani, onlar" dedim.
güldü, "ha tamam, anladım anladım" dedi, hallederiz dedi.
geçti mekanına, düşündü, taşındı, olmadı... olmuyordu, ne yaptıysa olmadı, boşa koydu olmadı, doluya koydu olmadı.
sonra geçti yıllara meydan okuyan emektar zaman makinasının başına...
seçimleri eskitti, demirel'i gönderdi, sezer'i getirdi, tayyibi cezaevinden çıkardı, ecevit'i de başbakan yaptı, ileri sardı geri aldı ama olmadı, bilim çaresiz kalıyordu.
yine olmadı mamafih.
günler sonra, bu iş seni de beni de aşar oğul dedi kan çanağına dönmüş gözlerle.
söyle çocuklara fazla kurcalamasınlar, açıklarsam yer yerinden oynar, türkiye buna hazır değil dedi, harap bitap düşmüş haliyle.
peki, sen ne diyorsun bu kadıköy'de uefa kupası kaldırma hayali hakkında dedim, kafasını öne eğdi güldü, sonra bana baktı tekrar güldü yorgun gözlerle, "boşver be oğul" dedi acı mı acı bir gülümsemeyle.
ne demek istediğini anlamıştım aslında ya, "ama onların uefa kupası var, neden olmasın ki" diyerek üstelemeye çalıştım, yine sustu konuşmadı ama gülen gözleri hala konuşuyordu.
nasıl konuşsun ki, kelimeler git gide anlamsızlaşıyordı, o da farkındaydı.
sözün bittiği yerdeydi artık.
(bkz: çocuklar uyanın uyanın çocuklar)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar