bugün
- herkese garip size normal gelen şeyler8
- bardak ticareti7
- sözlükte elit zevkleri olan insan olmaması13
- arkadaşlar iyi geceler7
- 2045 yılında ucan arabalar olacak mı sorunsalı5
- şuan sözlükte fingirdeyen yazarlar7
- aklınıza gelen şarkı sözü8
- kale3112'nin gece de artılaması5
- online kişi sayısının artık gözükmemesi4
- çerçeve yasa31
- sosyal olarak başarısız insanlar5
- nervio4
- şişman olmak istemeyenlere tavsiyeler7
- türbede dua etmenin şirk olması13
- 00 00 da entrylerin sıfırlanma saçmalığı5
- cinler bizim alemimize nasıl geçebiliyorlar4
- çok kitap okuyanı eleştirmek6
- hikayenin kötü adamı olmak4
- birazdan yer yerinden oynayacak10
- düğünde yemek yiyen davetliden para isteyen damat6
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- siber istihbaratta teknik derinlik4
- gece 3 te yatıp sabah 8 de işe gitmek3
- ahbap derneğine para kaptırıp elfida dinlemek3
- g i l d e d l i l y10
- tomşak dudaklı kezo4
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- kızlar çabuk bakar mısınız4
- arkadaşlar ben sarhoş oldum3
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- allah reisimizi başımızdan eksik etmesin2
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması9
- casperlar daltonlar redkitler şirinler6
- gece gece yarım ekmek sucuklu tost gömmek3
- perseid göktaşı yağmuru3
- yurt dışı çıkış harcı8
- sokakta öpüşmek7
- sözlük kızlarının çok sıkıcı olması3
- acıktım lan3
- ekşi sözlük referans19
- kitap okuma alışkanlığı4
- arkadaşlar aranızda rüya tabiri yapabilen var mı3
- özgür özel15
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- memleketime şiir3
- fingirdek erkek2
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- engelleyen insan kibri6
- bir kadın tarafından hükmedilmeyi istemek4
- ben bir ceviz agacıyım6
Tasavvuf kuran ve sünneti, yani dini islamı, ilk sufilerin (tabiin ve tabei tabiin) yaşadığı gibi yaşamaktır.
--spoiler--
Bir gün Abdullah bin Mübarek, Şam’a gitmek üzere sefere çıktı. Giderken, yolda ölmüş bir merkep gördü. Yanı başında ayakta bir fakir de ağlıyordu. Abdullah bin Mübarek ona niye ağladığını sordu. Fakir, cevap olarak; “Ben fakir bir kimseyim ve çoluk-çocuk sahibiyim. Bunu üç yüz dirheme almıştım. Bundan sonra ne yapacağımı düşünerek ağlıyorum!” dedi. Abdullah bin Mübarek; “Sen bunu sağ iken üç yüz dirheme almıştın. Şimdi ise bunu senden semeri ile beş yüz dirheme alıyorum” deyip, beş yüz dirhemi sayarak eline verdi. O gece fakir, rüyasında mahşeri gördü. Baktı ki, bahçeler, bağlar içerisinde bir merkep! Yularını ve palanını altın ve mercanlarla süslemişleri Yanı başında bir melek, şöyle nida ediyordu: “Kim buna binerse ona müjdeler olsun.” Fakir bunu duyunca, meleğin yanına gelip dedi ki: “Bu benim ölen merkebimdir. Bunu bana ver!” “Evet, bu senindir. Fakat ölüsüne sabır etmediğin için, şimdi başkasının oldu. Baksana, yuları üzerinde ne yazıyor?” Fakir yulara bakınca bir de ne görsün; “Bu, Abdullah bin Mübarek hazretlerinin bineğidir” yazılıydı. Sonra fakir, uykudan uyanıp, hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Kendi kendine; “Bana yazıklar olsun, bir hayvanın ölmesine bile sabredemedim” dedi. Hemen beş yüz dirhemi alıp, doğruca Abdullah bin Mübarek hazretlerinin yanına gitti. Parasını geri vermek istedi ve dedi ki: “Ben satıştan vazgeçtim.” “Sen akşam gördüğün rüya üzerine geldin. Ben de vazgeçtim. Beş yüz dirhemi de sana hediye ettim” buyurdu.
Abdullah bin Mübarek (rahmetullahi aleyh), bir hâtırasını şöyle anlatır: “Şiddetli bir kıtlık ve kuraklık senesi Medine’ye gitti m. Halk ile beraber yağmur duasına çıktık. Üzerinde adî ketenden iki elbise bulunan ve birini izâr, diğerini de peştemal olarak kullanan siyâhî bir genç, benim yanı başıma gelerek pturdu ve; “Yâ Rabbî! Amellerimizin kötülüğü’, günahlarımızın çokluğu, senin katında yüzlerimizi kararttı. Bizi terbiye etmek için rahmetini bizden kestin. Ey Hilm ü vakar sahibi olan ve ey kulları kendisinden iyilikten başka bir şey bilmeyen Rabbimiz! Şu anda kullarına rahmetini inzal etmeni senden dilerim” diye dua etti. “Bu saatte, bu saatte” derken gökyüzü bulutlandı ve her taraftan yağmur yağmaya başladı. Oradan ayrıldık. Fudayl’ın yanına gittim. Fudayl (rahmetullahi aleyh); “Ne oluyor, seni mahzun görüyorum?” dedi. Ben hâdiseyi kendisine anlattım ve siyâhî delikanlının bizi geçmiş olduğunu söyleyince, Fudayl, bir âh çekerek bayıldı ve yere düştü.”
http://www.ehlisunnetbuyu...y/ABDULLAH-BIN-MUBAREK/12
--spoiler--
--spoiler--
Bir gün Abdullah bin Mübarek, Şam’a gitmek üzere sefere çıktı. Giderken, yolda ölmüş bir merkep gördü. Yanı başında ayakta bir fakir de ağlıyordu. Abdullah bin Mübarek ona niye ağladığını sordu. Fakir, cevap olarak; “Ben fakir bir kimseyim ve çoluk-çocuk sahibiyim. Bunu üç yüz dirheme almıştım. Bundan sonra ne yapacağımı düşünerek ağlıyorum!” dedi. Abdullah bin Mübarek; “Sen bunu sağ iken üç yüz dirheme almıştın. Şimdi ise bunu senden semeri ile beş yüz dirheme alıyorum” deyip, beş yüz dirhemi sayarak eline verdi. O gece fakir, rüyasında mahşeri gördü. Baktı ki, bahçeler, bağlar içerisinde bir merkep! Yularını ve palanını altın ve mercanlarla süslemişleri Yanı başında bir melek, şöyle nida ediyordu: “Kim buna binerse ona müjdeler olsun.” Fakir bunu duyunca, meleğin yanına gelip dedi ki: “Bu benim ölen merkebimdir. Bunu bana ver!” “Evet, bu senindir. Fakat ölüsüne sabır etmediğin için, şimdi başkasının oldu. Baksana, yuları üzerinde ne yazıyor?” Fakir yulara bakınca bir de ne görsün; “Bu, Abdullah bin Mübarek hazretlerinin bineğidir” yazılıydı. Sonra fakir, uykudan uyanıp, hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Kendi kendine; “Bana yazıklar olsun, bir hayvanın ölmesine bile sabredemedim” dedi. Hemen beş yüz dirhemi alıp, doğruca Abdullah bin Mübarek hazretlerinin yanına gitti. Parasını geri vermek istedi ve dedi ki: “Ben satıştan vazgeçtim.” “Sen akşam gördüğün rüya üzerine geldin. Ben de vazgeçtim. Beş yüz dirhemi de sana hediye ettim” buyurdu.
Abdullah bin Mübarek (rahmetullahi aleyh), bir hâtırasını şöyle anlatır: “Şiddetli bir kıtlık ve kuraklık senesi Medine’ye gitti m. Halk ile beraber yağmur duasına çıktık. Üzerinde adî ketenden iki elbise bulunan ve birini izâr, diğerini de peştemal olarak kullanan siyâhî bir genç, benim yanı başıma gelerek pturdu ve; “Yâ Rabbî! Amellerimizin kötülüğü’, günahlarımızın çokluğu, senin katında yüzlerimizi kararttı. Bizi terbiye etmek için rahmetini bizden kestin. Ey Hilm ü vakar sahibi olan ve ey kulları kendisinden iyilikten başka bir şey bilmeyen Rabbimiz! Şu anda kullarına rahmetini inzal etmeni senden dilerim” diye dua etti. “Bu saatte, bu saatte” derken gökyüzü bulutlandı ve her taraftan yağmur yağmaya başladı. Oradan ayrıldık. Fudayl’ın yanına gittim. Fudayl (rahmetullahi aleyh); “Ne oluyor, seni mahzun görüyorum?” dedi. Ben hâdiseyi kendisine anlattım ve siyâhî delikanlının bizi geçmiş olduğunu söyleyince, Fudayl, bir âh çekerek bayıldı ve yere düştü.”
http://www.ehlisunnetbuyu...y/ABDULLAH-BIN-MUBAREK/12
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar