bugün
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı8
- bir erkeğin aşko demesi5
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- 24 tane fake hesabı olan yazar7
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- hangi yazar hangi başlığa ait5
- sözlükteki herkesin 2 hesap kullanması7
- diamond bosphorus27
- hoşlanılan kızı türkü bardan çıkarken görmek3
- biraz şımardım6
- çağımızın hastalığı8
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor8
- bu kadar feyk barındıran yerde ben kalamam3
- sevgilinizin sözlükte yazar olması6
- acıyo diyen kız4
- nickten isim tahmini yapmak72
- cem dizdar2
- yakisikli babam gibi asik oldum anam gibi2
- sözlük yazarlarının yaptığı yemekler2
- insanlar nasıl arkadaş ediniyor10
- seri gizli artı oy veren melek15
- gammaz çetesi7
- ayınan mıyorum ayınan mıyorum20
- aykirikadin2
- true'nin utanmadan gammazlara laf söylemesi3
- sapık olduğu için çaylak olan insan5
- yan ma leley yan ma leyyo3
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri10
- hayattan zevk alamamak17
- ferrasini satan yazar2
- kalabalıklar içinde yalnız olmak12
- arkadaşlar feyk misi ni z2
- götelek turşusu3
- ioçk'nın müziği5
- yazın dışarı çıkmanın zorluğu6
- eski sevgilisinin adını sözlükte anan yazar2
- arkadaşlar hoşçakalın4
- clean code alışkanlığı2
- bacınızın uluda yazar olmasını ister misiniz3
- hava ne kadar güzel ya3
- mutsuzluğun en büyük nedeni16
- hikayeyi devam ettir25
- bir hevesle alınıp kullanılmayan şeyler16
- insana kendini güvende hissettiren şeyler6
- yazarların sözlükte bulunma amaçları7
- erkeklerin obur olduğu algısı18
- ülkenin kötü halinden gammazların sorumlu olması3
- biber dolması olsa da yesek7
- g'i l d'e d l'i l y26
her şeye bir kalıp uydurulmasından nefret ediyorum, bir kahraman belirleme, bir ideoloji savunma fikrinden, insanların bu kadar kendini kanıtlama çabasına girmesinden. kavgalardan, savaşlardan. gereksiz mizahtan, boş arkadaşlıklardan, dedikodudan. birilerinin davranışını eleştirenlerden, kendini haklı görenlerden. düşünme yetisini zamanla egosu içinde yitirenlerden nefret ediyorum. kalıp kalıp insanlardan nefret ediyorum. tek yönlülükten, başka birine ihtiyaç duyma girişiminden. küfürü marifet, kabalığı gösteriş görenlerden. fazla ciddilerden, fazla samimilerden. burçlardan, magazin başlıklarından. fazla duyar kasıp başkasına rahat vermeyenlerden, hiçbir şey umrunda olmayıp dünyayı kendi etrafında çevirenlerden. ben farklıyım havasında seks, uyuşturucu, gece hayatı üçlüsünü farklılık olarak görüp diğer insanları ezenlerden. geleneklerden, dinlerden, törelerden nefret ediyorum. anlamlı olsun diye süslenen, içi bir kabuk boşluğu gibi tıkır tıkır ses getiren diyaloglardan tiksiniyorum. yaşamak için insanlara biçilen reflekslerden, refleks dışında olanlara anormal gözüyle bakılmasından. anormal olanların kendini keşfedince ben farklıyım havasına girmesinden ya da kendini bataklığa çekmesinden nefret ediyorum. fazla melankoliden, depresiflikten nefret ediyorum. beni memnun eden çok az şey var da diyemem, bunlardan ve daha nice şeyden nefret edebilirim ama üzerine düşünülen nefret değil bu. hiç umursamadığım şeyler bunlar. yaşamın maddiyat kavramını kabullenemiyorum. beni büyüten kadının mezarı başında okuduğum kitaptaki karakter öldüğünde ağladığımdan daha az ağladığım oldu. bu beni duygusuz mu yapar? burada beni duygusuz yapan nokta nedir, hangi kurala hangi zamanda konmuş duygu kipine göre konabilir bu kural? insanların entelektüellik çabalarından, eleştiri merakından ya da bir şeylerden anlamamayı marifet sanan tavırlarından o kadar bıktım ki. insanları oldum olası sevmedim. insanlık midemi bulandıran bir şey. hep zombiler dedim insanlara. yaşadığını sanan ama yaşamayan. yaşamak benim kendime göre bu değildir çünkü. yaşamak kimsece değildir. yaşamanın anlamı da yoktur bazen çünkü sadece o ana, ruha, içten gelene bırakmak gerekir. umursadığım o kadar az insan var ki, belki de dört civarı, ama melankolik yalnızlık değil bu, çünkü nefret ederim öyle şeylerden. oturup savunduğum hiçbir şey yok, fikirlerimi savunmak için ölmem çünkü yanılıyor olabilirim demiş yazar. hayat böyle. herkes gidebilir ve her şey bitebilir. ben hep yalnız yaşadım, yalnız sevdim, yalnız güldüm, yalnız doğdum ve yalnız kendimi keşfettim. her şeye o kadar olabilir, her olaya o kadar yapılabilir gözüyle yaklaşıyorum ki içimde bir ölüm sessizliği var. dikkatimi çeken pek çok az insan var, tadını çıkardığım çok fazla manevi his var, ruhumda hissedemediğim hiçbir şeye yanaşmam çünkü. üstü belirli kurallarla, belirli karakter tipleriyle, belirli sebep ve sonuçlarla yaşamaya karşıyım. acının sonu kederdir, güçlü olan kırılmaz, naziksen üzülürsün, şunu dinlersen bunu yapamazsın böyleysen şöylesindirlerden o kadar bıktım ki. sonu belli olan ucuz karakterli bir kitaptan başka bir şey değildir bu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar