bugün
- ilişkiye bir süre ara vermek6
- 19 yaşında kızla yatmak8
- deniz göktaş'ın 3 günde 4 milyon izlenmesi6
- tamar tanrıyar'ın berat albayrak'ı tehdit etmesi6
- mola4
- fait bey birader diamond biraderdir hedesi3
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik yazar2
- abd'nin iran'ı sıfırlaması2
- 1 temmuz kabotaj bayramı5
- genç olmanın en güzel yanı6
- ilgi manyağı4
- dünyaya artık gök taşı çarpmaması4
- tüm çıplaklığımla burdayım3
- akepe neden kültürel hegemonyayı ele geçiremedi19
- ona bir şey söyle11
- eski eşle tekrar evlenmek5
- bir şeyler söyle4
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet19
- 26 haziran 2026 türkiye abd maçı31
- kadir inanır22
- bisikletlilerin trafikteki meşruiyeti sorunsalı2
- 28 haziran 2026 hırvatistan gana maçı5
- genç görünmeye çalışmak7
- içtim şarabı13
- 28 haziran 2026 demokratik kongo özbekistan maçı4
- anın görüntüsü22
- özgürlük ve zorunlu eğitim paradoksu5
- kemalist dünya24
- giresun da otobüs durağında bekleyen turist kız8
- versuch2
- ankara nın en güzel yanı2
- sözlükteki gizli düşmanım10
- bu saatte hala uyumama sebebi2
- 28 haziran 2026 panama ingiltere maçı4
- insanın geçmişinin karanlık olması9
- gitme diye yalvarmak6
- demokratik kongo cumhuriyeti5
- sözlüğe kız girince telefona bildirim gelmesi5
- sözlük kızlarını harika yapan detaylar9
- velvet28
- eski işyerine tekrar başlamak4
- sabaha kadar okunacak kitap4
- true'nun çaylak olması16
- her insanın bir cini olması8
- öldükten sonra bana ne olacak5
- dua edince iletildi mesajı gelmesi3
- üniversitelerin gereksiz olması16
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- rakı sevmemek7
- aşure yapan sözlük kızları7
Tomurcuk göğüslü huriler ayetinde olduğu gibi(ki bu ayette de ne tomurcuk kelimesi geçer ne göğüs) bu kavramda olabildiğince çarpıtılmıştır. Kur'an'da evlilik dışı ilişki haramdır.
"önce altını kalın çizgilerle çizelim: kur’an’da “cariye” kavramı geçmez. sadece "meleket aymanukum" kavramı geçer:
meleket eymanukum: harfi harfine “sağ ellerinizin sahip olduğu” demektir. bu deyimle iki mananın kastedildiği anlaşılıyor;
1- veli, şahitler vb. meşru şartları yerine getirerek nikah sahibi olmak
2- savaş sonucu esir kadınlara sahip olmak.
yani ister hür ister esir böyle “meşru nikah sahibi olmadan” hiç kimseyle evlilik ilişkisine girilemeyeceği anlatılmak isteniyor. çünkü “sağ elin sahip olduğu” deyiminden maksat nikah mülkiyeti veya nikah sahibi olmaktır. zira bu tabir henüz savaş ve esir kadın ele geçirmenin söz konusu olmadığı mekke dönemi ayetlerinde de geçmektedir (70/30). bu kavramın maksadı insanları zinadan menetmek ve yeni bir nikah bulunmaksızın veya eğer kadın memluke (esir, köle) ise nikah sahibi olmaksızın onlarla cinsi temasta bulunmaktan men etmektir. cenabı-ı hak bunu “sağ elin sahip olduğu” ile ifade etmiştir. çünkü “sağ elin sahip olduğu” hem nikah ile evlenilen kadınlar hem de mülk olarak sahip olunan kadınlar hakkında söz konusudur (razi)
demek ki savaşta esir alınan kadınlar, mübadele (esir değişimi) veya serbest bırakma söz konusu değilse, siyasi olarak esaret altında olurlar fakat onlarla cinsel ilişkiye girilemez. bunun için her normal kadınla yapıldığı gibi ayrıca nikah kıyılması gerekir. buna ise “eş” denilir. islam vicdanı her ne şekilde olursa olsun “nikahsız” ilişkiye cevaz vermez.
şu ayet ise, esir alınarak köle yapılan ve böylece evlilik dışı nikahsız cinsel ilişki kurulabilen kadın demek olan “cariye” uygulamasına yol olmadığının apaçık delilidir: “hür mümin kadınlarla (muhsanât) bir yuva kurmaya güç yetirecek durumda olmayanlarınız, savaşta esir alarak sahip olduğunuz (ma meleket eymânukum) iman etmiş kadınları düşünebilir. allah imanınız ile ilgili her şeyi biliyor. iman edenler artık birbirinin can yoldaşıdırlar. şu halde onları namusuyla yaşamaları şartıyla, ailelerinden izin alarak ve mehirlerini vererek nikâhlayın.” (nisa; 4/25)
dikkate edin, düpedüz ailesinden izinli, mehirli, normal (meşru) evlilikten bahsediliyor. rızası olmadan, izin alınmadan, mehir verilmeden, nikah kıymadan, sırf savaşta elime esir düştü diye kadıncağızı cariye yapmak bunu neresinde? her şeyden önce bu kur’an’ın ruhuna ve vicdanına ters.
bugün yeniden üretilecek (inşa çağı) fıkhında bunun adı “savaş esirleri hukuku”dur. buna göre bugün bir savaş olsa ve müslümanların eline erkek ve kadınlardan oluşan yüzlerce esir düşse şunlar yapılır: güvenliği sağlanmış korunaklı bir yerde bekletilirler. ganimet olarak görülemezler. esir alan askerlere dağıtılamaz, hiçbiri köle ve cariye yapılamaz. evli olanların evlilikleri devam eder. esir düştü diye ailesinden veya eşinden zorla koparılamaz, hangi dine göre kıyarsa kıymış olsun nikahı feshedilemez. her türlü kötü muamele, angarya, işkence, tecavüz, cinsel taciz yasak olur.
"önce altını kalın çizgilerle çizelim: kur’an’da “cariye” kavramı geçmez. sadece "meleket aymanukum" kavramı geçer:
meleket eymanukum: harfi harfine “sağ ellerinizin sahip olduğu” demektir. bu deyimle iki mananın kastedildiği anlaşılıyor;
1- veli, şahitler vb. meşru şartları yerine getirerek nikah sahibi olmak
2- savaş sonucu esir kadınlara sahip olmak.
yani ister hür ister esir böyle “meşru nikah sahibi olmadan” hiç kimseyle evlilik ilişkisine girilemeyeceği anlatılmak isteniyor. çünkü “sağ elin sahip olduğu” deyiminden maksat nikah mülkiyeti veya nikah sahibi olmaktır. zira bu tabir henüz savaş ve esir kadın ele geçirmenin söz konusu olmadığı mekke dönemi ayetlerinde de geçmektedir (70/30). bu kavramın maksadı insanları zinadan menetmek ve yeni bir nikah bulunmaksızın veya eğer kadın memluke (esir, köle) ise nikah sahibi olmaksızın onlarla cinsi temasta bulunmaktan men etmektir. cenabı-ı hak bunu “sağ elin sahip olduğu” ile ifade etmiştir. çünkü “sağ elin sahip olduğu” hem nikah ile evlenilen kadınlar hem de mülk olarak sahip olunan kadınlar hakkında söz konusudur (razi)
demek ki savaşta esir alınan kadınlar, mübadele (esir değişimi) veya serbest bırakma söz konusu değilse, siyasi olarak esaret altında olurlar fakat onlarla cinsel ilişkiye girilemez. bunun için her normal kadınla yapıldığı gibi ayrıca nikah kıyılması gerekir. buna ise “eş” denilir. islam vicdanı her ne şekilde olursa olsun “nikahsız” ilişkiye cevaz vermez.
şu ayet ise, esir alınarak köle yapılan ve böylece evlilik dışı nikahsız cinsel ilişki kurulabilen kadın demek olan “cariye” uygulamasına yol olmadığının apaçık delilidir: “hür mümin kadınlarla (muhsanât) bir yuva kurmaya güç yetirecek durumda olmayanlarınız, savaşta esir alarak sahip olduğunuz (ma meleket eymânukum) iman etmiş kadınları düşünebilir. allah imanınız ile ilgili her şeyi biliyor. iman edenler artık birbirinin can yoldaşıdırlar. şu halde onları namusuyla yaşamaları şartıyla, ailelerinden izin alarak ve mehirlerini vererek nikâhlayın.” (nisa; 4/25)
dikkate edin, düpedüz ailesinden izinli, mehirli, normal (meşru) evlilikten bahsediliyor. rızası olmadan, izin alınmadan, mehir verilmeden, nikah kıymadan, sırf savaşta elime esir düştü diye kadıncağızı cariye yapmak bunu neresinde? her şeyden önce bu kur’an’ın ruhuna ve vicdanına ters.
bugün yeniden üretilecek (inşa çağı) fıkhında bunun adı “savaş esirleri hukuku”dur. buna göre bugün bir savaş olsa ve müslümanların eline erkek ve kadınlardan oluşan yüzlerce esir düşse şunlar yapılır: güvenliği sağlanmış korunaklı bir yerde bekletilirler. ganimet olarak görülemezler. esir alan askerlere dağıtılamaz, hiçbiri köle ve cariye yapılamaz. evli olanların evlilikleri devam eder. esir düştü diye ailesinden veya eşinden zorla koparılamaz, hangi dine göre kıyarsa kıymış olsun nikahı feshedilemez. her türlü kötü muamele, angarya, işkence, tecavüz, cinsel taciz yasak olur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar