bugün
- ibadethanelerin ürkünç olması4
- adana kebap9
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı18
- osuruktan şiirler41
- okul kıyafeti zorunluluğu4
- herşeye x projesi diyip rahatlıyoruz2
- kanal ayarlama 1500 lira11
- ben geldim kerkenezler18
- sözlükten soğuma nedenleri17
- devletin temeli adalettir9
- açılım5
- claudian clouds22
- gece pencereyi açık unutup yatmak2
- iyi parti17
- irfan can kahveci3
- simko315
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları9
- oyları bölmeyin diyen tipler nerde6
- karınızın mini giymesine izin verir misiniz6
- velvet'in aylık geliri6
- alttaki yazara motto ver16
- kısır9
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- marmara denizi ne yapay ay yıldızlı iki ada2
- buluşulan sözlük beyinin 16 yaşında çıkması6
- 777 diyen erkolar8
- yapay zekaya entry yazdıran yazar7
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- çerçeve yasa30
- küçük sürprizler yapmak5
- amedspor14
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- akrep burcu kini8
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler27
- müsavat dervişoğlu vs meral akşener4
- yeni anayasa4
- arkadaşlar benden el mankeni olur mu4
- sevgiliye sorulan ilginç sorular6
- mini elbise4
- şeytanın insanlardan ders alması4
- yazarların özel mesaj sayıları5
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- aleksey batrakov12
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- zorunlu eğitim9
- sözlük ırkçıları8
- gollumun gözü yüzükte6
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
- modern insanın mutlu olma ihtimali4
- bebek katili öcalan11
Tomurcuk göğüslü huriler ayetinde olduğu gibi(ki bu ayette de ne tomurcuk kelimesi geçer ne göğüs) bu kavramda olabildiğince çarpıtılmıştır. Kur'an'da evlilik dışı ilişki haramdır.
"önce altını kalın çizgilerle çizelim: kur’an’da “cariye” kavramı geçmez. sadece "meleket aymanukum" kavramı geçer:
meleket eymanukum: harfi harfine “sağ ellerinizin sahip olduğu” demektir. bu deyimle iki mananın kastedildiği anlaşılıyor;
1- veli, şahitler vb. meşru şartları yerine getirerek nikah sahibi olmak
2- savaş sonucu esir kadınlara sahip olmak.
yani ister hür ister esir böyle “meşru nikah sahibi olmadan” hiç kimseyle evlilik ilişkisine girilemeyeceği anlatılmak isteniyor. çünkü “sağ elin sahip olduğu” deyiminden maksat nikah mülkiyeti veya nikah sahibi olmaktır. zira bu tabir henüz savaş ve esir kadın ele geçirmenin söz konusu olmadığı mekke dönemi ayetlerinde de geçmektedir (70/30). bu kavramın maksadı insanları zinadan menetmek ve yeni bir nikah bulunmaksızın veya eğer kadın memluke (esir, köle) ise nikah sahibi olmaksızın onlarla cinsi temasta bulunmaktan men etmektir. cenabı-ı hak bunu “sağ elin sahip olduğu” ile ifade etmiştir. çünkü “sağ elin sahip olduğu” hem nikah ile evlenilen kadınlar hem de mülk olarak sahip olunan kadınlar hakkında söz konusudur (razi)
demek ki savaşta esir alınan kadınlar, mübadele (esir değişimi) veya serbest bırakma söz konusu değilse, siyasi olarak esaret altında olurlar fakat onlarla cinsel ilişkiye girilemez. bunun için her normal kadınla yapıldığı gibi ayrıca nikah kıyılması gerekir. buna ise “eş” denilir. islam vicdanı her ne şekilde olursa olsun “nikahsız” ilişkiye cevaz vermez.
şu ayet ise, esir alınarak köle yapılan ve böylece evlilik dışı nikahsız cinsel ilişki kurulabilen kadın demek olan “cariye” uygulamasına yol olmadığının apaçık delilidir: “hür mümin kadınlarla (muhsanât) bir yuva kurmaya güç yetirecek durumda olmayanlarınız, savaşta esir alarak sahip olduğunuz (ma meleket eymânukum) iman etmiş kadınları düşünebilir. allah imanınız ile ilgili her şeyi biliyor. iman edenler artık birbirinin can yoldaşıdırlar. şu halde onları namusuyla yaşamaları şartıyla, ailelerinden izin alarak ve mehirlerini vererek nikâhlayın.” (nisa; 4/25)
dikkate edin, düpedüz ailesinden izinli, mehirli, normal (meşru) evlilikten bahsediliyor. rızası olmadan, izin alınmadan, mehir verilmeden, nikah kıymadan, sırf savaşta elime esir düştü diye kadıncağızı cariye yapmak bunu neresinde? her şeyden önce bu kur’an’ın ruhuna ve vicdanına ters.
bugün yeniden üretilecek (inşa çağı) fıkhında bunun adı “savaş esirleri hukuku”dur. buna göre bugün bir savaş olsa ve müslümanların eline erkek ve kadınlardan oluşan yüzlerce esir düşse şunlar yapılır: güvenliği sağlanmış korunaklı bir yerde bekletilirler. ganimet olarak görülemezler. esir alan askerlere dağıtılamaz, hiçbiri köle ve cariye yapılamaz. evli olanların evlilikleri devam eder. esir düştü diye ailesinden veya eşinden zorla koparılamaz, hangi dine göre kıyarsa kıymış olsun nikahı feshedilemez. her türlü kötü muamele, angarya, işkence, tecavüz, cinsel taciz yasak olur.
"önce altını kalın çizgilerle çizelim: kur’an’da “cariye” kavramı geçmez. sadece "meleket aymanukum" kavramı geçer:
meleket eymanukum: harfi harfine “sağ ellerinizin sahip olduğu” demektir. bu deyimle iki mananın kastedildiği anlaşılıyor;
1- veli, şahitler vb. meşru şartları yerine getirerek nikah sahibi olmak
2- savaş sonucu esir kadınlara sahip olmak.
yani ister hür ister esir böyle “meşru nikah sahibi olmadan” hiç kimseyle evlilik ilişkisine girilemeyeceği anlatılmak isteniyor. çünkü “sağ elin sahip olduğu” deyiminden maksat nikah mülkiyeti veya nikah sahibi olmaktır. zira bu tabir henüz savaş ve esir kadın ele geçirmenin söz konusu olmadığı mekke dönemi ayetlerinde de geçmektedir (70/30). bu kavramın maksadı insanları zinadan menetmek ve yeni bir nikah bulunmaksızın veya eğer kadın memluke (esir, köle) ise nikah sahibi olmaksızın onlarla cinsi temasta bulunmaktan men etmektir. cenabı-ı hak bunu “sağ elin sahip olduğu” ile ifade etmiştir. çünkü “sağ elin sahip olduğu” hem nikah ile evlenilen kadınlar hem de mülk olarak sahip olunan kadınlar hakkında söz konusudur (razi)
demek ki savaşta esir alınan kadınlar, mübadele (esir değişimi) veya serbest bırakma söz konusu değilse, siyasi olarak esaret altında olurlar fakat onlarla cinsel ilişkiye girilemez. bunun için her normal kadınla yapıldığı gibi ayrıca nikah kıyılması gerekir. buna ise “eş” denilir. islam vicdanı her ne şekilde olursa olsun “nikahsız” ilişkiye cevaz vermez.
şu ayet ise, esir alınarak köle yapılan ve böylece evlilik dışı nikahsız cinsel ilişki kurulabilen kadın demek olan “cariye” uygulamasına yol olmadığının apaçık delilidir: “hür mümin kadınlarla (muhsanât) bir yuva kurmaya güç yetirecek durumda olmayanlarınız, savaşta esir alarak sahip olduğunuz (ma meleket eymânukum) iman etmiş kadınları düşünebilir. allah imanınız ile ilgili her şeyi biliyor. iman edenler artık birbirinin can yoldaşıdırlar. şu halde onları namusuyla yaşamaları şartıyla, ailelerinden izin alarak ve mehirlerini vererek nikâhlayın.” (nisa; 4/25)
dikkate edin, düpedüz ailesinden izinli, mehirli, normal (meşru) evlilikten bahsediliyor. rızası olmadan, izin alınmadan, mehir verilmeden, nikah kıymadan, sırf savaşta elime esir düştü diye kadıncağızı cariye yapmak bunu neresinde? her şeyden önce bu kur’an’ın ruhuna ve vicdanına ters.
bugün yeniden üretilecek (inşa çağı) fıkhında bunun adı “savaş esirleri hukuku”dur. buna göre bugün bir savaş olsa ve müslümanların eline erkek ve kadınlardan oluşan yüzlerce esir düşse şunlar yapılır: güvenliği sağlanmış korunaklı bir yerde bekletilirler. ganimet olarak görülemezler. esir alan askerlere dağıtılamaz, hiçbiri köle ve cariye yapılamaz. evli olanların evlilikleri devam eder. esir düştü diye ailesinden veya eşinden zorla koparılamaz, hangi dine göre kıyarsa kıymış olsun nikahı feshedilemez. her türlü kötü muamele, angarya, işkence, tecavüz, cinsel taciz yasak olur.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar